YAKIN GEÇMİŞİMİZDE AKÇAKOCA...

11.02.2020 - Bu Yazı 1486 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

YAKIN GEÇMİŞİMİZDE AKÇAKOCA...

 Tanzimat’tan sonra tutulmayan başlayan temettuat defterlerinden birine göre Akçaşehir’de 223 ailenin kereste ve odun temini ile meşgul eden bir bilgi var.

Bu rakam göreceli olarak çok büyük bir rakam 19. Yüzyılın ilk yarısındaki Akçaşehir nüfusuna göre.

19. yüzyılda buharlı teknelerin yelkenli gemilerin yerini alması işe birlikte geçimini kereste temini ve nakliyesinden temin eden aileler için iş kaybıdır.

Özel sektörün gemi yapımı devam ediyor bile olsa askeri gemilerin yapılması Akçaşehir’de sona ermiştir.

İmdada Zonguldak kömür madenlerinin açılması yetişir.

Maden galerilerinde çökmeyi önlemek için hat safhada kereste ihtiyacı hâsıl olur.

Akçaşehir’de Zonguldak’a yakın olmasının avantajıyla bu kerestelerin temini ve nakliyesi bir geçim kaynağı olur.

Fındık tarımının Akçakoca’da gelişmesine kadar yani 50’li yıllara kadar devam eden bir geçim kaynağı olur Zonguldak kömür madenleri için kereste temini ve nakliyesi.

Özellikle de Çuhallı için.

1940 yıllarında babamın tanıklığına göre aynı anda 3-4 teknenin Çuhallı önünde demirlediği olurmuş.

Sahile yığılmış keresteler önce Gürcü kayıklarına kayıklardan gemilere yüklenirmiş.

Gemi derken öyle çok büyük gemiler düşünmemek gerekir en büyükleri 300-400 ton civarında hamule taşıyacak gemilerdir bunlar.

Büyük miktarda kas gücü gerektiren bir organizasyondur önce Gürcü kayıklarına sonra da gemilere yüklemek.

40’lı yılların bu organizasyonu yapan kişisi ise hep aynı kişidir, Hasan Kahya(Güçlü).

Hasan Kahya’nın bu organizasyon karşılığı aldığı bedel ise günümüz şartları ile kıyasladığında düşük bir bedeldir.

Hasan Kahya’nın ücreti iki yevmiyedir.

Zaman içerisinde madenlerin kereste temini daha büyük miktarlarda daha büyük gemilerle yapılmaya başladığında Akçakoca bu geçim kaynağını kaybetmeye başlamıştır.

Akçakoca’nın geçimi bu yıllardan sonra fındık ve turizm üzerinden gerçekleşmeye başlar ağırlıklı olarak.

Çocukluğumda Kızlarağası Çarşısındaki iskeleden 60’lı yılların sonunda direk yüklendiğini hatırlıyorum.

Bu direkler belki hala Zonguldak için kömür madenleri yükleniyordu belki de telgraf direği benzeri işlerde kullanılmak üzere yükleniyordu.

**

Yine de Akçaşehir’de gemi yapımı devam eder.

Birçok kişinin hatırına hemen Ayazlı’daki tersanelerin gelmesi doğaldır.

Ayazlı’daki bu tersaneler 70 li yıllara kadar üretime devam ederler.

Ancak çok az bilinen bir tersane daha vardır Akçakoca’da Değirmenağzı’nda.

Hem de zamanın ölçeğine göre çok büyük tekneler yapılmış.

40’lı yılların başında yapılan en büyük teknenin adı Aydan.

500 tonlukmuş. O güne kadar Akçakoca’da yapılan en büyük tekneymiş.

Söylenenlere göre tekne sahibinin kızının adıymış, tekneye verilen Aydan adı.

Tekne sahibinin adı ise İNGO Mehmet.

Yukarı Mahalleden Nalbant soyadı olan aile ile akrabalığı varmış.

Tekne denize indikten ve yüzdükten sonra yapan ustaya 500 lira prim verdiği de halk arasında çok konuşulmuş.

500 lira çok büyük para, Flamingo diye tabir edilen bölgenin yarısını satın alabilirmişsiniz bu paraya.

Yapan ustanın ismi ise İngo Mehmet kadar kalıcı olamamış ne yazık ki.

İkinci bir gemi daha inşa ettirmiş İngo Mehmet 200-250 ton kapasiteli.

Bu geminin de adı bir ihtimal “Sessiz” olabilir.

**

Yetmişli yılların sonundan sonra büyük saç tekneler de yapılmaya başladı Akçakoca’da ancak şimdilerde bu da yok.

Yük gemisi ve askeri gemi inşası sadece geçmişimizde yer alan bir sektör olarak yer alıyor.

Gemi inşası sadece balıkçı teknesi imal eden son birkaç usta sayesinde korunması gereken meslekler grubunda nostaljik bir değer olarak var Akçakoca’da.

Ergun Aşçı

Emlak8

Facebook Yorumları

0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive