Ahmet Nesin

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Salgın dünyada bittiğinde ölüm sayısı söylenenin fazlası olacak


29.03.2020 - Bu Yazı 301 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yıllar önce yazdığım bir yazımın başlığı şöyleydi: “Sadece Türkiye’de Tarih Tekerrür Ediyor” Bu dediğim hiç değişmiyor, Koronavirüs salgınını yaşadığımız bugünlerde aklıma nedense 1970 yılında yaşadığımız kolera salgını geldi. Kolera salgınıyla ilk aklıma gelen de permanganat oldu, suya karıştırılma oranına göre leylak ile menekşe rengini alan bu kimyasaldan Ali de ben de nefret etmiştik, çünkü annem onunla yıkamadan hiçbişeyi vermiyordu bize.

Çocuk aklı ne ilginç, kimyasal bişeyle yıkanmış meyveyi yediğimde zehirleneceğimi düşünürdüm. Babam bu konuda annemle çok şaka yapardı, çok şaşırırdım o zaman anneme babama neden kızmıyor diye. Baba olunca anladım ki anne ve babalar bizleri rahatlatmak için kimileyin bu tip oyunlar oynamak zorundalar.

Kolera o zaman lağım suyunun içme suyuna karışmasıyla Sağmalcılar’da başladı. Ne ilginç ki dönemin sağlık bakanı adını “Hafif kolera” diye adlandırmıştı, meğer dünya sağlık örgütü tarafından karantinaya alınmasını önlemek içinmiş bu çaba. Kolera diyenler terörist ilan ediliyordu o dönemde de. 1200’e yakın insan hastalandı ve 50 kişi yaşamını değiştirdi. Bölgenin adı kötü anılmasın diye de Sağmalcılar’ın adı Bayrampaşa olarak değiştirildi.

Şimdi bu olayı büyük olasılıkla bütün dünya yaşıyor ve bu kez öyle hafif filan değil, insanlar sapır sapır dökülüyor. Ancak dünya bunun da bir çözümünü bulmuş durumda, o yüzden ağız birliği etmiş durumda yaşlılar uyarılıyor ve başka hastalıkları olanların çok daha kolay öleceklerini söylüyorlar ve bilhassa çocukların ölme olasılığının olmadığı söyleniyor.

Bilimci de değilim, doktor da değilim ama beynim biraz çalışıyor. Bir mikrop aynı yaşta (Hangi yaş olursa olsun) 2 insana bulaşır ve hastalanmalarına neden olursa ve bu 2 kişiye aynı tedavi yapılırsa o insanlarda biri kurtulursa diğeri de kurtulur. Çok düz mantık gibi gelse de demek istediğim bu değil. O insanlardan birinde (Genç de olsa) şeker, kalp vb hastalıklar varsa, bünye zaten zayıf olduğundan diğer hastaya göre yaşama şansı azalıyor. Bu dediklerimin olması için 60 yada 65 yaş üzeri olması gerekmiyor insanın.

Kendimden örnek vereyim, 63 yaşımı sürüyorum, kalp krizi geçirdim, 2 kez anjiyo oldum ve 3 stentle yaşıyorum, yüksek tansiyon var ve ilaçla kontrol ediyorum, çocukluktan astımal bronşit var, kolestrolü yeni düşürdüm, şeker hastasıyım ve 1 ay önce düşmediği görüldü. Artı Gerçek ve Artı TV olarak bir karar aldık ve yazılarımı evden gönderiyorum, canlı yayını da Pazar günleri Skype ile yapacağım. Televizyonun mecburi teknik işlerinde çalışan arkadaşlar hariç bu karar yaş grubuna bakılmadan alındı ve evden alışverişe çıkışımı minimuma indirerek sağlıklı bir dönem geçiriyorum yada hep beraber geçiriyoruz.

İsterseniz yine kendimle ve benim durumumda olanlarla devam edeyim yazıma, hem de koronasız. Ben kalp krizi geçirdiğim ve yoğun bakımda kaldığım için soğuk algınlığı gibi durumlara çok dikkat etmek zorundayım. Çünkü bu var olan hastalığım dolayısıyla soğuk algınlığı durumunda sizin aldığınız ilaçları alma şansım yok ve bunun da zatürreye çevirmesi ve yaşamımı yitirmem benim yaşımdaki sağlıklı bir insana göre daha kolay. Yani aynı yaşta ama sağlıklı bir insanla yaşama şansım aynı değil.

Bu konuya neden bu kadar kafayı taktım, çünkü buradan bana pis kokular geliyor burnuma. Bütün uzmanlar ilaç konusundan tutun da her türlü konuda halkın önünde tartışıyorlar ama bitek bu konuda bütün dünya hemfikir.

Şimdi gelelim teorime, bu hastalığın bulunduğu, yani teşhisin konulduğu güne gidelim ve sayılara bakalım. Doktorlar teşhis koymadan bu hastalık var mıydı, evet vardı, peki bu hastalık teşhis konmadan önce kaç kişiye bulaşmıştı, biliyor muyuz, hayır bilmiyoruz. Bilmediğimiz için de zaten Adem-Havva rolü veriyoruz insanlara. Adem-Havva’dan kastım şu, yani oynanan oyun şu, bir kişi hastalandı, sonra o 1800 kişiye bulaştırdı (Rakamı attım, ciddiye almayın), o 1800 kişi de başkalarına bulaştırdı, bunlardan biri İtalya’ya, diğeri oraya, buraya ve şuraya gitti ve olan oldu.

Size inandırıcı geliyor mu, mesela Türkiye, ilk teşhisi 16 gün önce koydu, ilk hasta o gün mü çıktı ortaya, daha önce test yaptırmak için ne bekledi. Doktorların tespit ettiği ilk hastaya kadar başka hasta yok muydu? Evet, vardı, hem de bildiğimiz birisi, mesela eski kara kuvvetleri komutanı Aytaç Yalman ilk teşhisten önce kaptı bu hastalığı. Peki, bu hastalık kendisine kimden ve nerede bulaştı, ondan önce onun gibi ölenler var mıydı?

Evet, vardı ama o kişiler vücutlarındaki başka hastalıklardan öldü tanısıyla gömüldüler. Bu sayı dünyada biliniyor mu, hayır bilinmiyor, kötü niyetten değil, tanı konulmadığı için bilinmiyor.

Ama bunun farkına varan uluslararası arenanın işine geldi ve hep beraber 60-65 yaş üstü diye tutturdular. Bunun nedeni Koronaya rağmen bu tip insanların ölecek olması ve bir kısmını koronadan saymayacak olmaları.

Son olarak şunu söyleyeceğim, yaşlı safsatasına inanmayın, 70 yaşındaki bir kişinin bütün hastalıklarına yada bir tanesine bile sahipseniz aynı riski taşıyorsunuz. Bunu yazma nedenim taşıdığınız o hastalığı henüz bilmiyor olabilirsiniz, farkına varılmadan geçirilen kalp krizi oranına bakarsanız, ne demek istediğimi anlarsınız. Yada bizim gibi ülkelerde sosyal devlet olmadığından ve check-up yaptırma alışkanlığı ve olanağı olmadığından, hangi hastalığı taşıdığınızı bilmiyorsunuz.

Korona bütün dünyada sona erdiğinde, son 2 yılda koronasız ölenlere otopsi yapılırsa bence rakam en az % 50 artar gibi geliyor. O yüzden gençler, 60 yaşında gibi davranın, hem deneyim hem de sağlığınızı kazanırsınız. Bu dediğimi unutmayın ve yayın arkadaşlarınıza.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
4.05.2020
Erdoğan usulü şeriat ve Fethullah Gülen?
26.04.2020
Bilim Kurulu Erdoğanlaştı!..
18.04.2020
Derin devletin çukurunda bir Alaattin Çakıcı!..
12.04.2020
Maskeoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Maskeolog Hasan Mask dedi ki: “……………….”
9.04.2020
Koronavirüs ölümleri aleni saklanıyor!..
4.04.2020
Erdoğan seçimle kaçma ikileminde!..
29.03.2020
Salgın dünyada bittiğinde ölüm sayısı söylenenin fazlası olacak
25.03.2020
Türkiye koronavirüste rekora koşuyor…
21.03.2020
Erdoğan efsunlu mu, neden karantinaya alınmadı?
19.03.2020
Eyyy kanallar korona tartışma konusu, tartışma da ukalalık yapma değildir!
11.03.2020
15 Temmuz’da jandarmada neler oldu?
8.03.2020
Barış yasak değil, savaş serbest!..
4.03.2020
Minik Ahmet ölüm orucunu bıraktı, artık güç sende Kara Efe!..
3.03.2020
Erdoğan savaşla olası bir darbeyi mi önledi!..
27.02.2020
Ölen askerlere ‘tane’ diyen başkomutan Erdoğan!..
24.02.2020
Erdoğan 18 yıldır devletin elinde…
23.02.2020
Kararlarımızı RAND’çılar değil RANT’çılar alıyor Ahmet Ay…
19.02.2020
Abdülkadir Selvi Erdoğan’ın darbesini açıkladı…
17.02.2020
Siyasi kadro Erdoğan’a verilen listede değil mi?
14.02.2020
Bu ne pişkinlik Doğu Perinçek!..
13.02.2020
IŞİD ve ÖSO Türkiye’de canlanır mı?
10.02.2020
Berat Albayrak Trabzonspor’a başkan olsun!..
8.02.2020
Suriye’ye ‘Allah Allah’ derken neden ‘ateşkes’e döndük!..
7.02.2020
Çapa Hastanesi kemik kanseri Ahmet için rapor verdi mi?
5.02.2020
Madımak’ta önce sistem ve devlet yargılanmalı…
4.02.2020
Darbeyi bilen Erdoğan tatilde, komutanlar düğündeydi!..
2.02.2020
Madımak suçlusu da olsa 86 yaşında tahliye edilmeliydi…
30.01.2020
Damat boşandı mı?
27.01.2020
Sen de bir teslim olsan ya Erdoğan!..
26.01.2020
AKP’nin Fethullah Gülencileri: Erdoğan ve Arınç…
23.01.2020
Metin İyidil’in yeniden tutuklanması yasal mı?
20.01.2020
Aziz Nesin’de bir de benim silahım var…
19.01.2020
Tümamiral Cihat Yağcı esasında gizli tanık mı?..
15.01.2020
Ergenekon-MHP-Erdoğan kavgası ve darbe olasılığı!..
12.01.2020
Erdoğan’ın beklediği nasıl bir evlilik ve çocuk…
9.01.2020
Sadat-Mehdi-Libya, Erdoğan darbe hazırlığında mı?..
7.01.2020
Aziz Nesin’e Adana’da kurulan tuzak!..
6.01.2020
70 askeri öğrenciye müebbet = Trajik darbe tiyatrosu…
30.12.2019
Aziz Nesin’e 80 yılda 8 suikast!..
28.12.2019
Yobazım, ben almayayım Ahmet Hakan ve İndipendenta kazası…
25.12.2019
Ruh hastaları basında ve iktidarda…
24.12.2019
Gana’dan gelen uçak ve 1,5 ton kaçak altın…
23.12.2019
17-25 Aralık ve Yasin el Kadı 4 kez Türkiye’ye kaçak geldi mi?
19.12.2019
Seni kaçtığın yere kadar kovalarlar Cem Küçük…
16.12.2019
Erdoğan 15 Temmuz’da Mehmet Cengiz’in uçağıyla öğlen mi uçtu?
14.12.2019
Marmaris’te 3 bilinen ve 3 bilinmeyen 6 helikopter!..
11.12.2019
15 Temmuz’da Erdoğan hangi işinsanının uçağına bindi?..
10.12.2019
Erdoğan darbeyi 4 gün önceden Avrupa Konseyi’ne onaylattı…
8.12.2019
15 Temmuz Erdoğan’ın darbesini önlemek için mi erken başladı?
6.12.2019
15 Temmuz darbemsi davalarından ilginç notlar (1)…
2.12.2019
Erdoğan yargılanırsa, Gül Erdoğan ve Akar’la olan sır görüşmeyi açıklar!..
1.12.2019
Atma Soylu, din kardeşiyiz!..
27.11.2019
15 Temmuz tiyatrosu köprüde mi başladı acaba?
26.11.2019
Muharrem İnce’de bir sorun yok mu?
23.11.2019
1. Ordu komutanı 15 Temmuz gecesi köprüde hava mı alıyordu?
20.11.2019
15 Temmuz’u bilmeyen parmak kaldırsın, sen otur!..
18.11.2019
Hakan Fidan darbeyi 15 Temmuz’da mı öğrendi, 4 Temmuz’da mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive