Ahmet TAŞGETİREN

Karar



Bookmark and Share

Saldırı... Bahçeli... İttifak farklılaşması


23.4.2019 - Bu Yazı 248 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kılıçdaroğlu’na saldırı. Başlı başına vahim, mutlak manada tepki gösterilmesi gereken bir olay. Aynı zamanda Türkiye için tehlikeli bir olay.

Beklenebilir bir olay mı, evet. Provokasyon ihtimali bulunduğu için beklenebilir, son seçim sürecinde Türkiye böyle bir gerilim iklimine sürüklendiği için beklenebilir.

Provokasyon, örgütlü bir yapıyı gerektirir, Türkiye’de bunu organize edecek yapıların varlığı herkesin siyasi kültürünün bir yerinde vardır. İçerden siyasi hesapla provokasyon yapılabilir, dışardan Türkiye’yi istikrarsızlığa sürüklemek için provokasyon yapılabilir. Bir diğer ihtimal de içerdeki akılsız muhterislerin dışarının oyununa gelerek provoke olmasıdır. Hepsi mümkün.

Ama içine girilen iklimin geniş manada halkı da gerilim atmosferinde yoğurduğu bir gerçektir, onun için Çubuk’ta halktan insanların da tahrikin içinde sürüklenme ihtimalini (Daha önceki bir çok olayda olduğu gibi) yabana atmamak lazım. Zaten provokasyonu planlayanlar kendilerini ortadan çıkarıp halkı devreye soktukları oranda başarı kazanırlar.

Belli ki “demir kızdırılmıştı.” İnsanlar “Beka meselesi” etrafında ayrıştırılmaya çalışılmıştı. Vatan için hayat memat meselesi bir seçime giriyorduk. Baksanıza hâlâ mesela Bahçeli için “İstanbul seçimi beka meselesi.” Yani İmamoğlu İstanbul’u yönetirse en azından İstanbul’un, belki daha ötede tüm Türkiye’nin “Beka”sı elden gidecek. Baksanıza Bahçeli Kılıçdaroğlu’na saldırı konusunda bile netleşemiyor, “O adama yumruk attıracak ne yaptın? Bölgede ne işin var senin?”çıkışını yapıyor.

Hatta daha ileriye gidip, “Türkiye İttifakı” nereden çıktı üslubunda konuşuyor. “Kızgın demiri soğutma” çağrısına mesafe koyuyor. “Kızgın demiri soğutalım ama tertipleri ağırdan almayalım” diyor. İstanbul’u, Edirne’yi, Tunceli’yi saydıktan sonra “Böyle kişiler katıldıkları seçimde oyların tamamını alsalar bile meşruiyetleri tartışmaya açık kalacaktır” diyor, ardından da şu cümleleri kuruyor: 

“İstanbul’da bir şeyler olmuş, olmaya da devam etmektedir. Bu gelişmeler karşısında Türkiye ittifakından bahsetmek kafamızdaki soru işaretlerini çoğaltmıştır. Ülke bazlı, coğrafya tabanlı siyasi bir ittifak olmaz, olamaz. Bizim ittifakımız vatan ve millet sevgisinde erimiş AK Partili kardeşlerimledir. Cumhur İttifakı siyasi kaygı ve gayelerle kurulmamıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye ittifakıyla neyi kastettiğini elbette bilemeyiz. Ancak konunun istismar edildiğini de görüyor ve çok yakından takip ediyoruz.”

Ne bu?

“Türkiye ittifakı”nı ve “Kızgın demiri soğutma” söylemini gündeme getiren kişi Cumhurbaşkanıdır. Yani Türkiye’de seçim sürecinde oluşan iklimin risklerini gören ve yeni bir iklim oluşturma ihtiyacını hisseden kişi. Memleketi o yönetiyor. Barış iklimi de gerilim de onun nezdinde farklı anlamlar taşıyor. 

Bahçeli ise, “Cumhur İttifakı”nın ortağı, ya da paydaşı. Bahçeli çok net ki “Türkiye İttifakı” ile “Cumhur ittifakı” arasında bir tercihte bulunuyor. Nasıl bir tercih bu? Cumhur İttifakı’nın varoluş gayesini anlayanlar meşru, onun dışında kalanlar meşruiyeti tartışılacak olanlar… Yani?

Bahçeli’nin sözlerini dikkatle okuyanlar onun Cumhurbaşkanı’nın “Türkiye ittifakı”söylemine “kafasındaki soru işaretleri” ile baktığını göreceklerdir.

Bunlar “Erdoğan ile Bahçeli’nin Cumhur ittifakını oluştururken buluştukları ortak zemin aynı mıdır?” sorusunu akla getiriyor. Daha doğrusu Bahçeli’nin bu ittifaka “Beka” gibi bir misyon yüklediği, bunun da, toplumun aynı ittifak içinde yer almayan kesimlerini sadece “siyasi rakip” değil, “ülke için risk alanı - potansiyel düşman” olarak gördüğü anlaşılıyor. Böyle bir yaklaşım, marjinal bir grubun yönelişi olabilir. Ama ülkeyi yöneten bir kadro, hele Cumhurbaşkanlığı statüsü içinde ise, toplumun tamamını kuşatmak gibi bir duruştan vazgeçemez. Bunu, yeni sistemin getirdiği yüzde 50 artı 1 zorunluluğu için ittifak yapmak zorunda kalsanız bile yapamazsınız.

Gelinen noktada Ak Parti ile MHP arasında, Cumhurbaşkanı’nın yeni duruşu ve Bahçeli’nin koyduğu “rezerv” gibi bir hadise vardır. Bence bu, sanıldığından daha derin bir hadisedir. Adeta iki partinin temel farklılaşma alanıdır ve sanki Ak Parti kendi çıkış noktasını yeniden hatırlıyor, Bahçeli de, Ak Parti’deki bu “yeniden düşünme hali”ne mani olmak istiyor gibidir. 

Türkiye ittifakı ve medya dili

Ak Parti “Kızgın demiri soğutma” işinde partiye yaslanmış gözüken medyanın dili konusunu da gündeme almak zorunda. Oralarda “Durumdan vazife çıkarma”heyecanıyla bir şeyler yapmaya çalışanlar varsa – ki var- onların durumdan çok kötü vazifeler çıkardığını ve bunu Ak Parti iktidarının “himmet”iyle yapıyor göründüklerini görmek lazım.

Son söz: “Türkiye ittifakı” yepyeni bir yapılanma alanıdır ve oraya bu medya dili ile gidilmez, benden söylemesi.

Davutoğlu’nun manifestosu

Bu yazıyı yazdığım sırada gündeme Ahmet Davutoğlu’nun facebook sayfasında yayınlanan “GELECEĞE ÇAĞRI” başlıklı değerlendirmeleri düştü. Ak Parti’nin seçimle gelmiş son başbakanı olarak Davutoğlu’nun değerlendirmeleri ülkenin geldiği noktaya ilişkin tespitler ve partiye ilişkin kapsamlı bir özeleştiri niteliği taşıyor. Metnin hem Türkiye siyasetinde hem Ak parti bünyesinde yankılar oluşturacağı muhakkak. Sonraki yazılarımda geniş geniş değerlendireceğim.   

…ve Sri Lanka vahşeti:

3 kiliseye Paskalya ayini sırasında bombalı saldırıda 215 kişi can verdi. 500 yaralı var. Ne denir? Lanet! Lanet! Lanet! Masum insanların kanına bulanan el lanetlidir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
18.06.2019
ABD - Aptallık mı başka oyun mu?
17.06.2019
Hayreddin Hocamla hasbihal
14.06.2019
Şişede durduğu gibi durur mu?
11.06.2019
Hangi güç?
10.06.2019
Türkiye -Amerika -Rusya arasında ip inceliyor
8.06.2019
Yargıda asıl sancı
5.06.2019
Siyaset siyasetten öte…
3.06.2019
Konsey neyi amaçlıyor?
31.05.2019
Olsun da varsın AB endeksli olsun
30.05.2019
Yargı cinayeti
28.05.2019
AK Parti bünyesinde iki hareketli alan
26.05.2019
Kadim öğütler
24.05.2019
Cumhurbaşkanı propaganda için sahada olacak mı?
23.05.2019
‘Müslümanlık oranı’
21.05.2019
Siyasi bedel açısından bakıldığında…
19.05.2019
Satranç
17.05.2019
Bir kere daha yazayım
16.05.2019
Seçmeni yeniden kazanmak için
14.05.2019
İçerdekiler ve dışardakiler
12.05.2019
Siyasette muhafazakâr farklılaşma
11.05.2019
Son on günün diyeti
10.05.2019
Kampanya
9.05.2019
Rus ruleti!
8.05.2019
Hayatı ciddiye almak
7.05.2019
Umreden Ramazan’a...
23.4.2019
Saldırı... Bahçeli... İttifak farklılaşması
21.4.2019
Yeni ‘İTTİFAK’ söylemi
20.4.2019
İmamoğlu: Kendi üzerinde çalışmış bir adam
18.4.2019
Seçim yenilendiğinde Ak Parti kazanır mı?
16.4.2019
BOP-2
15.4.2019
Bi tık sonrası…
12.4.2019
‘Muhafazakâr medya’ olabilmek...
11.4.2019
Saygınlıkların korunması
9.4.2019
Sorun İstanbul’dan daha büyük
7.4.2019
Proje
5.4.2019
ABD kol bükmek istiyor
4.4.2019
AK Parti: Sorunu doğru okumak
2.4.2019
Millet aynasında partiler
31.3.2019
Ortak payda
28.3.2019
Seçim sonrasında neler tartışılacak
27.3.2019
Müthiş soru
25.3.2019
Golan için ne yapılabilir?
22.3.2019
‘İslam dünyasının yükünü çekmek’
19.3.2019
Egg-boy
15.3.2019
Başarmalıydık başarmalıyız
14.3.2019
Karşı tarafın konsolidasyonu
12.3.2019
Belge ideal, gereken uygulama
10.3.2019
Cemaatler ve siyaset
7.3.2019
Üç aylar Kişilik MR’ı
5.3.2019
Kaç yılda, nasıl?
1.3.2019
Seçime bir ay kala kampanyalar
26.2.2019
Devletin toplumsal zemini
24.2.2019
31 Mart’ı en çok ciddiye alan...
21.2.2019
Beka’ya böyle bakmak
19.2.2019
Kelimelerimiz – Ruhumuz - Hayatımız
17.2.2019
Suriye-Varşova
15.2.2019
Korkular- sistemin gücü
14.2.2019
Eğitim- Geleceğin inşası- Önce adalet
12.2.2019
Doğu Türkistan davası
11.2.2019
Allah korusun!
5.2.2019
İşte tam da bu!
3.2.2019
“Onun düşüncelerini benimsemiyorum ama...”
1.2.2019
Beka’nın ötesi...
31.1.2019
Diller... Diller
29.1.2019
İslâmi kesim ve adalet
28.1.2019
Putin’in sürprizi
25.1.2019
Kızlarımız
24.1.2019
Medya
22.1.2019
‘Gönül ve siyaset’
18.1.2019
Bekâ - Beka
13.1.2019
Mus'ab gündemden düştü mü?
11.1.2019
“Bizim cenah”tan sakınılmış eleştiriler
10.1.2019
Kürtler
8.1.2019
Suriye: Baba bir hırsız tuttum
4.1.2019
Eylemler... Anlam... Adalet...
3.1.2019
Yerel mi genel mi?
2.1.2019
İnsan bir durup kendine bakmalı
30.12.2018
Suriye’de çok rahat değiliz
28.12.2018
Sorunu görmek ve çözmek
27.12.2018
Suriye: Nereden nereye?
25.12.2018
Transatlantik nereye gidiyor?
23.12.2018
Anadolu’da bir gün
21.12.2018
Bir tweetlik strateji
20.12.2018
Operasyon için reel politik çerçeve
18.12.2018
Çin ve Rusya ile ilişkilerde denge sorunu
16.12.2018
Amerika ile hesaplaşırken...
14.12.2018
Gülen ve Özel Harp Dairesi
13.12.2018
Bölgede alt-üst yuvarlanma
11.12.2018
Çiçek: Adalette asıl sorun insan sorunu
9.12.2018
Türkiye’den bakınca Fransa...
8.12.2018
Yargı herkesin derdi ama...
6.12.2018
Putin-Trump cinayeti örtemiyor
4.12.2018
Engellilerden engelsizlere...
3.12.2018
‘Pardon, çok pardon!’
1.12.2018
Hangi dil?
29.11.2018
Sarsıcı özeleştiri
27.11.2018
Geç kalmışlık sendromu
26.11.2018
Yüz yıl muhasebesinde eğitim
24.11.2018
Kürt seçmenin duygu dünyası
22.11.2018
Cumhur İttifakı gerekçesiyle...
20.11.2018
O ve Biz
19.11.2018
Kavala işinde iktidarın payı var mı?
16.11.2018
Medya sorunu
15.11.2018
Kabe minberini kurtarmak
13.11.2018
100 yıl önce 100 yıl sonra
11.11.2018
Vatikan adam öldürtseydi...
9.11.2018
ABD’nin oyun planı sürdürülebilir mi?
8.11.2018
Selâm ile...
24.9.2017
Şebekeye iki isim daha
21.9.2017
Türkler... Kürtler... Duygular...
20.9.2017
TEOG muamması
19.9.2017
Kürtler
18.9.2017
Kafa karıştırmayacak bir yazı
15.9.2017
Lale soğanı - Beyin göçü
14.9.2017
Kral var mı Kral kim?
13.9.2017
Kol saati - milli dava ayrımı
12.9.2017
Hep eğitim utancını konuşmak
11.9.2017
Zarrab, Atilla, Çağlayan... Pis kokular
8.9.2017
FETÖ ders olacaksa...
7.9.2017
Erdoğan’dan Arakan için çözüm dili
6.9.2017
Yargı, Adalet, Ak Parti’ye maliyet
5.9.2017
Arakan’a yanarken TİKA ikazı!
4.9.2017
Batı ile 2019 hesaplaşması mı?
1.9.2017
Bayram: Bir evrensel barış projemiz olmalı
31.8.2017
Myanmar muhasebesi
30.8.2017
Kürtlerle büyümek-küçülmek
29.8.2017
Lekelenmeme hakkı önemseniyorsa...
28.8.2017
Bir çığlığın yankısı
26.8.2017
Akşener ne yapar?
24.8.2017
Nuh Albayrak'ın yazısı üzerine...
23.8.2017
Racon
22.8.2017
2019’a doğru en keskin eksen
21.8.2017
Batı ile gerilimin analizi
19.8.2017
Tehdidi anlamak - göğüslemek
17.8.2017
“İki Türkiye Tek Türkiye”
16.8.2017
'Sosyal tutuşma'
15.8.2017
Yeniden 'Erdemliler Hareketi'
31.7.2017
Hizbullah – FETÖ
28.7.2017
Yangının bu safhasında...
27.7.2017
Kaygı mı motivasyon mu?
26.7.2017
Güzel ölüm
25.7.2017
Piyonlardan Şaha...
24.7.2017
Mescid-i Aksa-Ayasofya Buluşması
21.7.2017
İdrak çağrısı - 3
20.7.2017
Metal yorgunluğunu aşma yolunda
19.7.2017
İdrak çağrısı-2
18.7.2017
İdrak çağrısı - 1
17.7.2017
Şehitler...
14.7.2017
Darbe girişimi ve FETÖ
13.7.2017
Türkiye’ye karşı operasyon rolü
12.7.2017
Cemaat - Paralel Devlet - FETÖ
11.7.2017
Yürüyüş: Kılıçdaroğlu'nun bagajları
9.7.2017
Üçüncü sayfa yüzümüz
7.7.2017
Zayıf mı görülüyoruz da üzerimize geliniyor?
6.7.2017
15 Temmuz’dan sonra askeri alan
5.7.2017
Ak Parti mutfağında Yürüyüş
4.7.2017
Ortadoğu'nun dizaynı meselesi
2.7.2017
Yüzde kaçımız Müslüman?
30.6.2017
Hukukçu uyarıları
29.6.2017
Yürütme, Yargı, Adalet
27.6.2017
Yüreklerin ağza geldiği o anlar
26.6.2017
Zor bayram yazısı
24.6.2017
2019 hesapları ve medya dili
22.6.2017
Musa - Firavun
21.6.2017
El ele eyleminden bugüne
20.6.2017
Yargı ve adalet
19.6.2017
Yürüyüş
17.6.2017
Berberoğlu kararı provokasyon mu?
15.6.2017
Dış politikada serzenişlerimiz
14.6.2017
Hukukçu diyor ki...
13.6.2017
İran'da jeton düşüyor mu?
12.6.2017
Kimsesi olanlar - olmayanlar
9.6.2017
Terör yaftasının araçsallaştırılması
8.6.2017
Katar operasyonunun mesajı
7.6.2017
Operasyon Katar'la sınırlı değil
6.6.2017
YPG babasının hayrına mı?
5.6.2017
Rusya’nın PYD politikası
2.6.2017
Cumhurbaşkanı, eğitim, kültür
1.6.2017
Cumhurbaşkanı’nın haberi olsaydı...
31.5.2017
Metal yorgunluğunu aşmak
30.5.2017
Şüpheden kim yararlanır?
29.5.2017
Allah için... Oruç ve başka şeyler
26.5.2017
Kalkışmanın anatomisini tam okuyan var mı?
25.5.2017
Kutlu Doğum alanındaki hesaplaşma!
24.5.2017
Ah İslam Dünyası!
23.5.2017
Sihirli rakam: Yüzde 50 artı 1
22.5.2017
2019 yolculuğunda bugün
19.5.2017
'Kuşak oluşumu' nasıl önlenecek?
18.5.2017
İlişkiler kopmadı ama...
17.5.2017
Kalb gündemi
8.5.2017
Gül konusu Erdoğan formatı
5.5.2017
2019 hesapları
4.5.2017
‘Sırat-ı Müstakim’
3.5.2017
‘Vuslat’la gelen sınav
2.5.2017
2019’a doğru: Hayırları anlamak lazım mı?
1.5.2017
Ne oldu?
28.4.2017
İktidar da muhalefet de okumalı
27.4.2017
Erdoğan’a en büyük kumpas
26.4.2017
Cinnet tırmanışına karşı
25.4.2017
Namazı - Kur’an’ı ne yapsak?
24.4.2017
Gelin Gül’ü - Davutoğlu’nu biçelim!
21.4.2017
Şu anda referandum olsa...
20.4.2017
80 milyonun Cumhurbaşkanı
19.4.2017
80 milyonun Cumhurbaşkanı
18.4.2017
Evet'in yorumu Hayır'ın yorumu
16.4.2017
Karar günü
14.4.2017
'Mustafa Kemal de...' argümanı
13.4.2017
'Türkiye tecrübesi'
12.4.2017
Stratejiler savaşında son durum
11.4.2017
2023 - 2053 - 2071
10.4.2017
Suriye daha çok su götürür
7.4.2017
Evet – Hayır rakamları ne durumda?
6.4.2017
Ah benim dünyam!
5.4.2017
Gizemli dosya fiyaskosu
4.4.2017
Bölge için gelecek tasarımı
2.4.2017
Akıl tutulması mı?
31.3.2017
Acaip işler
30.3.2017
Herkes bütün kartlarını açtı mı?
29.3.2017
Cinnetin adı Avrupa mı oldu?
28.3.2017
Cinnetin adı Avrupa mı oldu?
27.3.2017
Bir iletişim değerlendirmesi
24.3.2017
‘Savaş’ın yeni boyutları
23.3.2017
Beka meselesi
22.3.2017
Mağduriyet gündemi – Bahar söylemi
21.3.2017
Almanya’nın FETÖ çıkışına ilişkin sorular
19.3.2017
Çanakkale’den çağımıza ruh nakli
17.3.2017
Oradakiler
16.3.2017
Bizdeki algı Avrupa'daki algı 16 Mart 2017 Perşembe
15.3.2017
Gerilimden rasyonaliteye geçilebilecek mi?
14.3.2017
Avrupa: Akıl tutulması değilse...
13.3.2017
Başkanlık ve muhalefetin aday sıkıntısı
10.3.2017
Suriye'nin geleceği Türkiye'nin kaygıları
9.3.2017
'Hayır' ihtimali var mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8
Emlak8.Net