Ali AYDIN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Nereye gitti bu muhafazakâr anne babalar?


27.12.2017 - Bu Yazı 674 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 ‘Küçük resimden eğitime bakmak’başlıklı yazısında Ayşe Böhürler, sahipsiz gündemimize dokunmuş. Çoğumuzun büyük anlatılar, hacimli söylemler, cüsseli, iri kavramlar ile hemhâl olduğu şu günlerde yakıcı gerçeğimiz olarak deneyimlediğimiz böyle bir meseleye dokunmanın başlı başına kıymetli olduğunu düşüyorum. Böyle bir vasatta eğitim meselesine, bu sahipsiz gündeme dokunan her temas önemlidir.

Ayşe Böhürler yazısında, Müslüman ailelerin çocuklarına din eğitimi verme hususunda yaşadıkları sıkıntıyı dile getiriyor. Bu alanda içerik noksanlığının altını çiziyor. Bunu yaparken dindar muhafazakâr kesimin geçmişte bu meseleyle baş etme girişimlerini hatırlatıyor. Dünden bugüne Türkiye’de birçok şeyin değişmesine rağmen bu meselenin “mesele” olarak varlığını devam ettirdiğini söylüyor.

Yazıda Ayşe Böhürler’in şu tespitleri önemli;

“İktidarın yanına yaklaşamadığımız zamanlarda yapamadığımız herşey için haklı bir sebebimiz vardı. Resmî ideoloji, Atatürkçülük, Batıcılık, Elitizm, kalite sorunu, liyakat filan derken nihayet gelip işi Beyaz Türkler’de kilitliyorduk.

Zamanla tek sebeplerin bunlar olmadığını bu işlerin hiç de zannedildiği gibi kolay olmadığını elbette gördük. Bir ülkenin eğitim politikasını eleştirmek kolaydı, ama yapmak çok daha zordu.

Eğitim politikası oluşturmanın, bırakalım büyük resmi, küçük resimde bile bunu başarmanın, bir kimlik vermenin ne kadar zor olduğunu, bunların bizim bildiğimiz eski metotlarla olamayacağını da zamanla gördük.

Nerden çıktı bu diyebilirsiniz. Küçük resme bakıyorum bugünlerde. Gençlere, çocuklara! “Neyi nasıl anlatacağız?” sorusu çocuklarımız küçükken en çok kafa yorduğumuz konuların başında geliyordu. Öyle ki bu arayışlarımız neticesinde kendi girişimlerimizle muhafazakâr kesimin ilk anaokulunu evlerimizde örgütlemiştik. O yıllar çareyi devletten, resmî yapılanmalardan aramadığımız çözümleri kendimiz oluşturmaya çalıştığımız yıllardı!”

Meseleyi din eğitimi ve anne babaların ‘Ne öğreteceğiz?’ sıkıntısıyla çerçevelemiş olması Ayşe Böhürler’in de yazısının başlığında belirttiği gibi resmi bir hayli küçültmüş.

Eğitim bütün olarak bir mesele, din eğitimi onun bir parçası. Bu köşede defalarca dile getirdiğimiz, mesele ettiğimiz, tartışmaya açtığımız bir konu. Her ne kadar kolektif bir ilgiden yoksun olsa da böyle bir mesele var.

Eğer bugün eğitim konusunun bir mesele olarak varlığı hissedilmiyorsa; bu onun bir mesele olmadığından değil, onu dert edecek insanların bulunmayışındandır.

Muhafazakâr kesimin evlerde ilk anaokullarını örgütleyen anne babaları şimdi nereye gittiler? Dünün derdi bugün hangi devayı buldu da yok oldu. Nereye gitti bu muhafazakâr anne babalar?

Ben size ne olduğunu anlatayım;

Dindar muhafazakâr kesimin bir kısmı için mesele eğitim ortamlarına erişimin önündeki engellerin bertaraf edilmesiyle  ortadan kalktı. Onlar başörtüsüyle okula gidilince, üniversiteye girişte katsayı engeli kalkınca eğitim meselesinin hallolduğunu düşündüler. Belki de hâlâ öyle düşünüyorlar.

Bir kısmı ise 1-2 seçmeli dersle her şeyin gülük gülistanlık olacağını sandı.

Bir kısmı; Ak Parti’yi iktidar yaptık artık onlar düşünsün, diyerek kenara çekildi.

Bir kısmı bizim için bu mesele değil; çocuklara sular seller gibi sure ezberletebiliyoruz zaten, dediler.

Hayrettin Karaman bile İmam-Hatip okulları ile bu işi çözdü!

Oysaki gerçek hiç öyle değil!

İçerik ile ilgili “ne öğreteceğiz?” sorusu işin bir boyutu ve önemli. Bir de;  niçin öğreteceğiz, nerede öğreteceğiz, nasıl öğreteceğiz?, soruları var ki sıra onlara hiç gelmiyor!

Cumhurbaşkanı periyodik olarak eğitim ve kültür bahsinde başarısız olduğumuzun altını çiziyor. Daha yeni, Mili Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin; Cumhuriyetin başından beri eğitim politikası hiç değişmemiştir. Biz de aynı politikayı sürdürüyoruz, dedi.

Şimdi bu insanlar daha ne desinler?

Topu devlete, hükümete, MEB’e olmadı taca atarak meseleyi halledemediğimiz ortada.

Bu meseleyi, çözümü ancak okul formunda mümkün olan bir şey olarak görmek ise daha baştan tüm görüş alanını kapatıyor. Sonra da sağa sola alternatif soruyoruz. Daha baştan MEB’i tek mümkün seçenek olarak kabullenmişiz. Sonra imkânlar nerede?, diye soruyoruz.

Kelin merhemi olsa başına sürer, o kadar kolay değil. Hiçbir zaman değildi zaten.

Bunu gündem etmeden, konuşmadan, tartışmadan alınacak bir mesafe yok. Derinleşmeden, yoğunlaşmadan varılacak bir yer de yok. Bunu görelim artık!

Ailesi, medyası, derneği, vakfı, bakanlığı bunu dert edecek.

Dert ediliyor mu?

.

Facebook Yorumları

Kod8
17.11.2018
Kürşat Bumin’in ardından
2.11.2018
Teoman Duralı ve İlber Ortaylı ne dediler?
30.10.2018
Öğrenci andı ya da hani bilimsellik, nerede pedagoji?
11.10.2018
Yüzüklerin Efendisi sendromu ve Türkiye’de eğitim
5.10.2018
Godo’yu beklemek ya da 15 Ekim’i beklemek
3.10.2018
MEB’in ve YÖK’ün öğretmen yetiştirme sevdasına bir derkenar
20.9.2018
Ne o Maduro’yu da mı ayıplayamıyoruz!
20.9.2018
Eğitime yaklaşımımız: “Muz yiyim ama çilek tadı gelsin!”
12.9.2018
O zaman kopsun kıyamet!
11.9.2018
MEB’in en zor günü: 18 Ocak Cuma
29.8.2018
İnsanlar çocuklarına nasıl ihanet ederler?
22.8.2018
Mel Gibson, Malik Bin Nebi ve bayramlık sorular
15.8.2018
Kriz sıra dışı değil, sıra dışı olan…
8.8.2018
MEB’in eylem planı
1.8.2018
Ya inşa ederiz ya da sürükleniriz!
25.7.2018
Eğitimde çözüm mesele edildiği kadardır
18.7.2018
Yeni papaz eski rahipmiş
11.7.2018
Ziya Selçuk dikensiz gül bahçesine girmiyor!
4.7.2018
Olay gerçekleştikten sonra bilgeleşmek!
27.6.2018
24 Haziran sonrasını düşünmek
22.6.2018
Büyük çoraklık, seçimler ve esas kaybeden
20.6.2018
Bu çoraklığa siyaset ne yapsın seçim ne yapsın!
13.6.2018
Sivil toplum, seçimler ve ördek tüyü
6.6.2018
Dünya Kupası, istavroz ve yeni tip sekülerleşme
16.5.2018
Kudüs elbette Selahaddin’ine kavuşacak!
9.5.2018
Endüstri 4.0 peki teknomania kaç sıfır?
2.5.2018
Gökyüzüne bakamayan çocuklarımız var
25.4.2018
996 bin başvuru bize ne söylüyor?
18.4.2018
Beyaz Türk olsam MEB’e teşekkür ederdim!
11.4.2018
Öğretmenin performansı değil prekarizasyonu
5.4.2018
'Ev zencisi', 'tarla zencisi' ve öğretmenler
28.3.2018
O bıçak aslında bana saplanmıştır!
21.3.2018
Finlandiya’yı yedirtmeyiz!
14.3.2018
Modern hurafeler: Finlandiya eğitim sistemi filan!
8.3.2018
MEB’in “marka değeri”
28.2.2018
Cemaatle kitap okumanın hükmü nedir?
21.2.2018
Okulda katliam var!
7.2.2018
Cemaatleri kapatalım mı ya da köyün delisine sormayalım mı?
31.1.2018
Savaş karşıtı değilsiniz!
24.1.2018
Savaşa hayır mı? Hayırdır inşallah!
10.1.2018
Zorunlu eğitimin alternatifi ne?
3.1.2018
%3, zorunlu eğitim ve kutsanan 'süreç'
27.12.2017
Nereye gitti bu muhafazakâr anne babalar?
20.12.2017
Zorunlu eğitime hayır çünkü o bizi öldürüyor!
13.12.2017
Kudüs, Yılmaz Özdil ve Westminister Katedrali'nin çanları
6.12.2017
Tandoğan’dan farklı olmak da mümkün
29.11.2017
Nevzat Tandoğan ölmedi muhtelif illerimizde yaşıyor!
26.11.2017
Robot yapan Ali kodlama yapan Ayşe yerine Âşık direnişçi
22.11.2017
Etkinlik ile reform arasındaki 6 fark
15.11.2017
Geç dönem eleştirelliğin hazin hali
8.11.2017
Mahalli Yerleştirme Sistemi ve kışkırttığı sorular
1.11.2017
Amerika’nın maarif davası
18.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (II)
11.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (I)
4.10.2017
Beyazperde Karatahta
27.9.2017
Bürokratı, yazarı, yorumcusu tekmili birden!
21.9.2017
TEOG sonrası senaryolar
13.9.2017
Yeni müfredat demeyin 'yeni' sanacaklar
6.9.2017
Bir haberin anatomisi: Tıp fakültesini kazanan meslek liseli
30.8.2017
Bir arzu nesnesine dönüşen eğitimi sorgulamak
23.8.2017
Süpermen’i beklerken
16.8.2017
Milletin irfanı tükenmez bir doğal kaynak mıdır?
10.8.2017
Toplu sözleşme görüşmeleri ve konfederasyonlara çağrı
2.8.2017
Gözyaşı vadisinden çıkmak
26.7.2017
Eğitim meselesi, yanlış sorular ve uzaklaşan cevaplar
19.7.2017
Birisi ÖSYM’ye 15 Temmuz’u anlatsın
12.7.2017
15 Temmuz’u unutmamanın tek bir yolu var
5.7.2017
Pedagojik Cinayeti Ben Anlatayım Size!
29.6.2017
Milyonlarca öğrenci hiçbir şey öğrenemiyor!
21.6.2017
UNICEF’in eğitim raporuna farklı bakmak
14.6.2017
Böyle Öğretmen Strateji Belgesi olmaz!
7.6.2017
Zorunlu eğitim 13 yıla çıkarken
31.5.2017
Din, ekran ve tele-ramazan
24.5.2017
Bilim ve Sanat Merkezleri Festivali
17.5.2017
Nasıl bir gençlik ya da dala bakan oğlak
10.5.2017
“Evraka!” demedim bir sor niye demedim?
3.5.2017
Öğretmenler de mutsuz!
26.4.2017
Öğrenciler mazoşist mi niye memnun olsunlar?
19.4.2017
Referandum sonucunu nasıl okumalı?
12.4.2017
Yaşam boyu öğrenme ama nasıl?
5.4.2017
Bitişik eğik - dik temel ya da zokayı yutmak!
29.3.2017
Yeni ruhbanlar: kişisel gelişimciler
22.3.2017
Avrupa’nın akıbetinden iyilik umabilir miyiz?
15.3.2017
Sevgili ÖSYM
8.3.2017
Milli Kültür Şûrası ve düşündürdükleri
19.8.2015
Toplu sözleşmenin tek ilacı Özgür Eğitim-Sen’in çağrısı
12.8.2015
Kürt siyasetinin patolojisi: arkaik, anakronik, nostaljik
5.8.2015
İş işten geçmeden
29.7.2015
Tarihi fırsat kaçtı
22.7.2015
Toplum olma irademiz saldırı altında
24.6.2015
MHP’ye niye kızıyorlar?
17.6.2015
Eşik bu, aşacak mıyız?
10.6.2015
Hesabı sadece Ak parti mi verecek?
3.6.2015
Demirtaş’ın yolu: Post-siyasal patinaj
27.5.2015
“Konuşma lan! ”
20.5.2015
Yoldaki işaretler silinmez zulüm devam etmez
13.5.2015
Kenan Evren’in kızı ve canımı yakan düşünceler
6.5.2015
Yeni bir dünya talebi
30.4.2015
Tribüne koşanlar ve oyun kuranlar
22.4.2015
Yeni bir din doğuyor
15.4.2015
Mevcut ile ufuk arasında siyaset ve AK Parti
8.4.2015
#Yalovavalisigörevdenalınsın
01.04.2015
Vali’den yeni türkiye’ye sabotaj
25.03.2015
Kırılma mı tıkanma mı? : Kulis dedikodusundan fazlasına muhtacız
18.03.2015
Öğretmenin itibarını retorik kurtarır mı?
11.03.2015
Siyaset, ahir zaman ve biz
04.03.2015
Gerçekçi ol, barışı iste!
25.02.2015
Şah Fırat bahane ufka vurmak şahane
18.02.2015
Kadın yakan tecavüzcü için fetva bekleyen yazar
11.02.2015
Yeni anayasaya yeni bir eğitim ufku ile bakmak
04.02.2015
Tsipras’a kimler beddua ediyor?
28.01.2015
Değerler eğitiminin şansı var mı?
21.01.2015
Hrant İçin Kendimiz İçin 19 Ocak 2007…
14.01.2015
Sartre olsa yüzlerine tükürürdü!
07.01.2015
Niçin Eğitim?
31.12.2014
“Nasıl”dan Önce “Niçin” Sorusu
24.12.2014
14 Aralık, kervan ve hafıza
17.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (2)
10.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (1)
04.12.2014
Cumhuriyet 91 Eğitim Kongresi 1 yaşında
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8