Ali AYDIN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Cemaatle kitap okumanın hükmü nedir?


28.2.2018 - Bu Yazı 666 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Epey bir zamandır MEB’e bağlı tüm okullarda “Kitap okuma saati” adı ile bir etkinlik düzenleniyor. Buna göre her gün belirlenen bir ders saatinde tüm öğrencilere kitap okutuluyor. Bu etkinlik o ders saatinde sınıfa dersi olan öğretmenin nezaretinde okul idaresinin takibi ile yapılıyor. Belli ki MEByöneticilerinde öğrencilerin toplu olarak öğretmen gözetiminde kitap okumasının kitap okuma alışkanlığı yaratacağına dair bir kabul var. Son birkaç yılda okullardaki bu kitap okuma/okutma etkinliğinin dallanıp budaklandığına şahit oluyoruz. Artık sadece öğrencilerin toplu halde kitap okumaları MEB’i kesmiyor. Bu okuma saatlerine öğrencilerin anne babaları da çağrılıyor artık. Yine öğretmenin nezaretinde ailenin tümünü içine alan bir kitleselleşme söz konusu. Başta öğretmen arkasında öğrenciler ve aileleri cemaat olup hep birlikte kitap okuyorlar.

Cemaatle namaz kılmanın hükmünü biliyoruz da bu cemaatle kitap okuma işi nereden çıktı?

Herkesin sorgusuz sualsiz kabul ettiği “Öğrencilere kitap okuma alışkanlığını kazandırmak” gibi bir amacı ileri sürerek bizzat o amacın ruhuna ters işlere meşruluk kazandırmanın ibretlik örnekleri bunlar.

Bir şeyi yapma amacınız kadar onu nasıl yaptığınız da önemlidir. Esas maksadınızdan çok esas bildiğinize giden yolda benimsediğiniz usulünüz sizin esas ile ilişkininizin mahiyetini belirler. Bu açıdan bakınca vaziyetin iç açıcı olmadığı muhakkak.

Herkesin kitap okuması gerektiğine dair ezberin de sorgulanması gerekmiyor mu ayrıca?

Kitap okuma alışkanlığı öyle herkesin kazanabileceği bir şey midir?

Kitleselleşmeye müsait midir?

Kitabın kitleselleştiği yaygınlaşıp kolayca ulaşılabilir olduğu modern dönemde beliren kitaba ilişkin kabuller hangi nedenler ile ortaya çıkmıştır? Kitap ile tüm toplumun aydınlanabileceğine dair modern dönemde beliren mite odaklanmak gerekiyor. Bu ezber gerçeği ne ölçüde yansıtıyor?

Bu sorular şimdilik burada dursun. Şu sıralar kitap okuma alışkanlığı üzerine MEB’in yaptığı bir araştırmanın sonuçları çok tartışılıyor.

Okul müdürlerinin okuma alışkanlıkları ve okuduğunu anlama düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılan “Okul müdürlerinin okuma alışkanlıkları ve okuduğunu anlama düzeyleri” başlıklı araştırmanın sonuçları medya tarafından “ilginç” bulmuş.

Ankara’daki 339 ilkokul müdürü arasında yapılan araştırmaya göre, okul müdürlerinin yüzde 53.3’ü boş zamanlarını televizyon izleyerek geçirdiğini söylemiş, bu kişilerin okuma alışkanlıkları ise yüzde 1.7’lik oran ile önem bakımından ancak 13’üncü sırada yer almış.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Dr. Ali Baltacı tarafından yapılan araştırmaya katılan okul müdürlerinin yüzde 71.7’si hiç kitap okumadığını belirtirken, okuduğunu anlama düzeyleri ise erkek müdürler için yüzde 37.1, kadın müdürler için yüzde 35.2 olarak belirlenmiş.

Bizde lisans mezununun kültür abidesi filan olduğu varsayıldığı için medya organlarının şaşkınlığı anlaşılabilir. Ancak sanıldığının aksine bu araştırmanın sonuçları o kadar da şaşırtıcı değildir belki de!

Araştırma okul yöneticilerinin 71.7’sinin hiç kitap okumadıklarını söylüyor. Neye göre bunu söylüyor? Tabi ki o kişilerin sorulara verdikleri cevaplara göre. Demek ki okul müdürlerimizin 71.7’si son derece açık yüreklilikle durumlarını beyan etmekten çekinmeyerek dürüst davranmışlar. Belki de asıl şaşırmamız gereken oran 71.7 değildir! Bu araştırmanın sonuçlarına göre okul yöneticilerinin 28.3’ünün kitap okuru oldukları iddia ediliyor. Herkes sağına soluna, bugüne kadar girip çıktığı ortamlara alıcı gözüyle bir daha baksın lütfen! Öyle bakınca kitap okuru oldukları söylenen 28.3 oranın Maşallahı var gibi!

*

Kültür hayatına değer katan, bu alanda çaba sarf eden insanlar çok kıymetli işler yapıyorlar. Benim derdim bu alanın inceliklerini ve hususiyetlerini gözetmeden, neden ve niçin sorularını sormadan, kullandığı araçlar ile varmak istediği amaçlar arasında bir ahengi dikkate almadan, “bir şeyler yapıyoruz” havası ile aklına gelen her şeyi festivalleştirebileceğini sanan çiğlik ile. MEB’in de bu konudaki üretkenliği malum.

En azından yapmadığımız bir şeyi gençlerden istemek huyundan vazgeçelim artık. Pedagojinin temel ilkesidir: Hâl ile terbiye. Hâlimiz belli!

Kendi halimizi değiştirmeden gençlere alışkanlık tedarik etme yarışına girmeyelim. Böyle bir gayret ancak işleri karikatürleştirip yüzüne bakılmaz kılıyor. Başka da bir şeye hizmet ettiği yok!

.

Facebook Yorumları

Kod8
16.12.2018
Milli Eğitim Bakanı popstar değil ki!
9.12.2018
Toplumun ekosistemini korumak
6.12.2018
Sahteliğin gerçekliğe dönüşmesi
17.11.2018
Kürşat Bumin’in ardından
2.11.2018
Teoman Duralı ve İlber Ortaylı ne dediler?
30.10.2018
Öğrenci andı ya da hani bilimsellik, nerede pedagoji?
11.10.2018
Yüzüklerin Efendisi sendromu ve Türkiye’de eğitim
5.10.2018
Godo’yu beklemek ya da 15 Ekim’i beklemek
3.10.2018
MEB’in ve YÖK’ün öğretmen yetiştirme sevdasına bir derkenar
20.9.2018
Ne o Maduro’yu da mı ayıplayamıyoruz!
20.9.2018
Eğitime yaklaşımımız: “Muz yiyim ama çilek tadı gelsin!”
12.9.2018
O zaman kopsun kıyamet!
11.9.2018
MEB’in en zor günü: 18 Ocak Cuma
29.8.2018
İnsanlar çocuklarına nasıl ihanet ederler?
22.8.2018
Mel Gibson, Malik Bin Nebi ve bayramlık sorular
15.8.2018
Kriz sıra dışı değil, sıra dışı olan…
8.8.2018
MEB’in eylem planı
1.8.2018
Ya inşa ederiz ya da sürükleniriz!
25.7.2018
Eğitimde çözüm mesele edildiği kadardır
18.7.2018
Yeni papaz eski rahipmiş
11.7.2018
Ziya Selçuk dikensiz gül bahçesine girmiyor!
4.7.2018
Olay gerçekleştikten sonra bilgeleşmek!
27.6.2018
24 Haziran sonrasını düşünmek
22.6.2018
Büyük çoraklık, seçimler ve esas kaybeden
20.6.2018
Bu çoraklığa siyaset ne yapsın seçim ne yapsın!
13.6.2018
Sivil toplum, seçimler ve ördek tüyü
6.6.2018
Dünya Kupası, istavroz ve yeni tip sekülerleşme
16.5.2018
Kudüs elbette Selahaddin’ine kavuşacak!
9.5.2018
Endüstri 4.0 peki teknomania kaç sıfır?
2.5.2018
Gökyüzüne bakamayan çocuklarımız var
25.4.2018
996 bin başvuru bize ne söylüyor?
18.4.2018
Beyaz Türk olsam MEB’e teşekkür ederdim!
11.4.2018
Öğretmenin performansı değil prekarizasyonu
5.4.2018
'Ev zencisi', 'tarla zencisi' ve öğretmenler
28.3.2018
O bıçak aslında bana saplanmıştır!
21.3.2018
Finlandiya’yı yedirtmeyiz!
14.3.2018
Modern hurafeler: Finlandiya eğitim sistemi filan!
8.3.2018
MEB’in “marka değeri”
28.2.2018
Cemaatle kitap okumanın hükmü nedir?
21.2.2018
Okulda katliam var!
7.2.2018
Cemaatleri kapatalım mı ya da köyün delisine sormayalım mı?
31.1.2018
Savaş karşıtı değilsiniz!
24.1.2018
Savaşa hayır mı? Hayırdır inşallah!
10.1.2018
Zorunlu eğitimin alternatifi ne?
3.1.2018
%3, zorunlu eğitim ve kutsanan 'süreç'
27.12.2017
Nereye gitti bu muhafazakâr anne babalar?
20.12.2017
Zorunlu eğitime hayır çünkü o bizi öldürüyor!
13.12.2017
Kudüs, Yılmaz Özdil ve Westminister Katedrali'nin çanları
6.12.2017
Tandoğan’dan farklı olmak da mümkün
29.11.2017
Nevzat Tandoğan ölmedi muhtelif illerimizde yaşıyor!
26.11.2017
Robot yapan Ali kodlama yapan Ayşe yerine Âşık direnişçi
22.11.2017
Etkinlik ile reform arasındaki 6 fark
15.11.2017
Geç dönem eleştirelliğin hazin hali
8.11.2017
Mahalli Yerleştirme Sistemi ve kışkırttığı sorular
1.11.2017
Amerika’nın maarif davası
18.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (II)
11.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (I)
4.10.2017
Beyazperde Karatahta
27.9.2017
Bürokratı, yazarı, yorumcusu tekmili birden!
21.9.2017
TEOG sonrası senaryolar
13.9.2017
Yeni müfredat demeyin 'yeni' sanacaklar
6.9.2017
Bir haberin anatomisi: Tıp fakültesini kazanan meslek liseli
30.8.2017
Bir arzu nesnesine dönüşen eğitimi sorgulamak
23.8.2017
Süpermen’i beklerken
16.8.2017
Milletin irfanı tükenmez bir doğal kaynak mıdır?
10.8.2017
Toplu sözleşme görüşmeleri ve konfederasyonlara çağrı
2.8.2017
Gözyaşı vadisinden çıkmak
26.7.2017
Eğitim meselesi, yanlış sorular ve uzaklaşan cevaplar
19.7.2017
Birisi ÖSYM’ye 15 Temmuz’u anlatsın
12.7.2017
15 Temmuz’u unutmamanın tek bir yolu var
5.7.2017
Pedagojik Cinayeti Ben Anlatayım Size!
29.6.2017
Milyonlarca öğrenci hiçbir şey öğrenemiyor!
21.6.2017
UNICEF’in eğitim raporuna farklı bakmak
14.6.2017
Böyle Öğretmen Strateji Belgesi olmaz!
7.6.2017
Zorunlu eğitim 13 yıla çıkarken
31.5.2017
Din, ekran ve tele-ramazan
24.5.2017
Bilim ve Sanat Merkezleri Festivali
17.5.2017
Nasıl bir gençlik ya da dala bakan oğlak
10.5.2017
“Evraka!” demedim bir sor niye demedim?
3.5.2017
Öğretmenler de mutsuz!
26.4.2017
Öğrenciler mazoşist mi niye memnun olsunlar?
19.4.2017
Referandum sonucunu nasıl okumalı?
12.4.2017
Yaşam boyu öğrenme ama nasıl?
5.4.2017
Bitişik eğik - dik temel ya da zokayı yutmak!
29.3.2017
Yeni ruhbanlar: kişisel gelişimciler
22.3.2017
Avrupa’nın akıbetinden iyilik umabilir miyiz?
15.3.2017
Sevgili ÖSYM
8.3.2017
Milli Kültür Şûrası ve düşündürdükleri
19.8.2015
Toplu sözleşmenin tek ilacı Özgür Eğitim-Sen’in çağrısı
12.8.2015
Kürt siyasetinin patolojisi: arkaik, anakronik, nostaljik
5.8.2015
İş işten geçmeden
29.7.2015
Tarihi fırsat kaçtı
22.7.2015
Toplum olma irademiz saldırı altında
24.6.2015
MHP’ye niye kızıyorlar?
17.6.2015
Eşik bu, aşacak mıyız?
10.6.2015
Hesabı sadece Ak parti mi verecek?
3.6.2015
Demirtaş’ın yolu: Post-siyasal patinaj
27.5.2015
“Konuşma lan! ”
20.5.2015
Yoldaki işaretler silinmez zulüm devam etmez
13.5.2015
Kenan Evren’in kızı ve canımı yakan düşünceler
6.5.2015
Yeni bir dünya talebi
30.4.2015
Tribüne koşanlar ve oyun kuranlar
22.4.2015
Yeni bir din doğuyor
15.4.2015
Mevcut ile ufuk arasında siyaset ve AK Parti
8.4.2015
#Yalovavalisigörevdenalınsın
01.04.2015
Vali’den yeni türkiye’ye sabotaj
25.03.2015
Kırılma mı tıkanma mı? : Kulis dedikodusundan fazlasına muhtacız
18.03.2015
Öğretmenin itibarını retorik kurtarır mı?
11.03.2015
Siyaset, ahir zaman ve biz
04.03.2015
Gerçekçi ol, barışı iste!
25.02.2015
Şah Fırat bahane ufka vurmak şahane
18.02.2015
Kadın yakan tecavüzcü için fetva bekleyen yazar
11.02.2015
Yeni anayasaya yeni bir eğitim ufku ile bakmak
04.02.2015
Tsipras’a kimler beddua ediyor?
28.01.2015
Değerler eğitiminin şansı var mı?
21.01.2015
Hrant İçin Kendimiz İçin 19 Ocak 2007…
14.01.2015
Sartre olsa yüzlerine tükürürdü!
07.01.2015
Niçin Eğitim?
31.12.2014
“Nasıl”dan Önce “Niçin” Sorusu
24.12.2014
14 Aralık, kervan ve hafıza
17.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (2)
10.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (1)
04.12.2014
Cumhuriyet 91 Eğitim Kongresi 1 yaşında
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8