Ali AYDIN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Modern hurafeler: Finlandiya eğitim sistemi filan!


14.3.2018 - Bu Yazı 639 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Birkaç yıl önce 86’ıncı Oscar Ödül Töreni’nde en iyi film ödülüne 12 Years a Slave (12 Yıllık Esaret) filmi layık görülmüştü. Film Solomon Northhup’un kölelikten özgürlüğe kavuşmasının hikâyesini anlatıyordu. Filmin yönetmeni Steve McQueenödülü kabul ederken yaptığı konuşmada köleliğin henüz bitmediğini ve modern yaşamda da şekil değiştirerek devam ettiğini belirttikten sonra; “Ödülü aynı zamanda modern dünyada da köleleliği sürdüren 21 milyon modern köleye adıyorum.”, dedi.

Steve McQueen’in modern kölelik hatırlatmasını yaptığı 86’ıncı Oscar Ödül Töreni’nin yapıldığı yıl modern yaşamın başka bir gerçeği ile de yüzleşmek zorunda kaldık. Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı’nın (FRA)yaptığı bir araştırmanın sonuçları çarpıcıydı. AB üyesi 28 ülkede 18-72 yaşları arasında 42 binden fazla kadının katılımıyla yapılan araştırma kıta çapında bugüne kadarki en geniş araştırmaydı.

Araştırmaya göre Avrupa Birliği’nde (AB) her üç kadından biri fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kalıyordu. Araştırmayı yürüten Joanna Goodey, ortaya çıkan rakamların büyüklüğünü şu sözlerle açıklıyordu: “Nüfus içindeki savunmasız olan spesifik gruplardan bahsetmiyoruz, burada söz konusu olan AB nüfusunun yarısı”. Rapora göre bu, 62 milyon kadın anlamına geliyordu. FRA verilerine göre, 13 milyon kadın - Belçika veya Yunanistan’ın toplam nüfusundan fazla - araştırma yapılmadan bir yıl önce fiziksel şiddete maruz kaldığını söylemiş. Bu süreçte cinsel şiddete uğradığını belirtenlerin sayısı ise 3 milyon 700 bin.

En yüksek oranlar ise cinsiyet eşitliğini yüceltmesiyle bilinen İskandinav ülkelerindeydi. Danimarkalı her 100 kadından 52’si, 15 yaşından beri en az bir defa fiziksel veya cinsel şiddete uğradığını söylüyor. Danimarka’yı, Finlandiya (yüzde 47) ve İsveç (yüzde 46) takip ediyor. İngiltere ve Fransa ise  % 44 ile beşinci sırada yer alıyorlardı.

Araştırmada kadınların % 22'sinin, birlikte yaşadıkları kişinin fiziksel ve cinsel şiddetine hedef olduğu, ancak bu kadınların % 67'sinin en ağır ev içi şiddet olaylarını bile polise bildirmediği saptanmış. Bu arada bizde de verilerin pek parlak olmadığını söylemeye bile gerek yok.

***

Adorno,  “Bir Alman söylediği yalana inanma zorunluluğu duyan kişidir.”, der. Alman olmanın ölçüsünü böyle koyacak olursak modernliğin hepimizi Almanlaştırdığını söylemek pekâlâ mümkün.

Aydınlanma, ilerleme, endüstrileşme yahut şimdilerde dijital çağ vurgulu güzellemeler... Aydınlanmanın iyimserliği hiçbir işe yaramadı. 17.yüzyıldan itibaren her derde deva olacağı düşünülen Bilimcilik ise duvara tosladı. Savaş, yıkım ve sömürü her yerde kol geziyor. Son iki yüz yılda insanlık, ilerleme ve gerilemenin nasıl da birbirine dolanmış olduğunu acı biçimde tecrübe etti.

Modern eğitim ise aydınlanmacı, endüstriyel hedefleri ile yeryüzü cennetinin ideal insanını topluma kazandırma sözü vermişti. Sonuç ortada! Sağına soluna bakınca cennetlik göreniniz var mı? 

Modern insanın ağzı ile kulağı arasındaki mesafe her geçen gün biraz daha açıldı. Çoğu insanın ağzından çıkanı kulağının duymadığı aşikâr. Modern toplumsal formasyonun çıktısı olan günümüz insanı, nedenler ile sonuçlar arasındaki bağı kuramamaktan mustarip. Sonuçlara öfkelenip nedenlerini baş üstünde tutmaktan imtina etmiyor. Modernliğin insandan doğaya, bireyden topluma, kentten kıra, üretimden tüketime, eğitimden öğretime kabulleri el üstünde tutulurken veriler de orta yerde bizlere bakıyor. Güzelim teoriler pis gerçeklerle çoktan berbat oldu.

Manzara orta yerde ama bakışları kaçırmak için İllüzyonistler devrede. STEM, kodlama, robotik vd. dillerde. On yıllardır Finlandiya eğitim sistemi denilerek adeta bir efsane yaratmışlardı. O eğitim sisteminden yetişen insanların anlamlı bir toplumsal hayata evrilemediğini adeta haykırıyor yukarıdaki veriler. Sadece onlar mı? Küresel bir kriz bu. Ne var ki modern parçalı zihin bütüncül bir bakış ile meseleyi tefekkür etmekten çok uzak. Daldan, yapraktan, kozalaktan bahsediyor da ağacı tasavvur edemiyor. Eğitim meselesinde her gün gözlemlediği, deneyimlediği sorunları biliyor da hâlâ nedenlerini göremiyor. Göremediği için ucuz cennet tacirliği yapan sahte mesihlerin peşindeki gafiller gibi kolay reçete yazan umut tacirlerine koşuyor.  

Aynı gazetede yazı yazmaktan onur duyduğum Abdulbaki Değer şöyle sormuştu bir yazısında: “ Ötekinin yanlışlarını biteviye sıralıyor olmamız ne doğruluğumuzu teyit ediyor ne de onları geri püskürttüğümüzü ima ediyor.Spengler “Batının Çöküşü”nü yüzyıl önce tartışıyordu. Onların çöküşü bizim gelişimizi - gelişimimizi ima ediyor olabilir mi? Başkasının sefaletinden bize saadet çıkabilir mi? ”

 “Batı çöküyor!” tespitini bizzat Batı kendisi için yapmaktan çekinmiyor. Çöküşünü durdurmanın yollarını arıyor. Bizim derdimiz yine kendimizle olmak zorunda. Batı’nın çöküşü biz halimizi değiştirmediğimiz müddetçe bize saadet vadetmiyor. Halimizi değiştirmek için modern hurafeleri sorgulamaya başlamak fena bir başlangıç sayılmamalı. 

.

Facebook Yorumları

Kod8
16.12.2018
Milli Eğitim Bakanı popstar değil ki!
9.12.2018
Toplumun ekosistemini korumak
6.12.2018
Sahteliğin gerçekliğe dönüşmesi
17.11.2018
Kürşat Bumin’in ardından
2.11.2018
Teoman Duralı ve İlber Ortaylı ne dediler?
30.10.2018
Öğrenci andı ya da hani bilimsellik, nerede pedagoji?
11.10.2018
Yüzüklerin Efendisi sendromu ve Türkiye’de eğitim
5.10.2018
Godo’yu beklemek ya da 15 Ekim’i beklemek
3.10.2018
MEB’in ve YÖK’ün öğretmen yetiştirme sevdasına bir derkenar
20.9.2018
Ne o Maduro’yu da mı ayıplayamıyoruz!
20.9.2018
Eğitime yaklaşımımız: “Muz yiyim ama çilek tadı gelsin!”
12.9.2018
O zaman kopsun kıyamet!
11.9.2018
MEB’in en zor günü: 18 Ocak Cuma
29.8.2018
İnsanlar çocuklarına nasıl ihanet ederler?
22.8.2018
Mel Gibson, Malik Bin Nebi ve bayramlık sorular
15.8.2018
Kriz sıra dışı değil, sıra dışı olan…
8.8.2018
MEB’in eylem planı
1.8.2018
Ya inşa ederiz ya da sürükleniriz!
25.7.2018
Eğitimde çözüm mesele edildiği kadardır
18.7.2018
Yeni papaz eski rahipmiş
11.7.2018
Ziya Selçuk dikensiz gül bahçesine girmiyor!
4.7.2018
Olay gerçekleştikten sonra bilgeleşmek!
27.6.2018
24 Haziran sonrasını düşünmek
22.6.2018
Büyük çoraklık, seçimler ve esas kaybeden
20.6.2018
Bu çoraklığa siyaset ne yapsın seçim ne yapsın!
13.6.2018
Sivil toplum, seçimler ve ördek tüyü
6.6.2018
Dünya Kupası, istavroz ve yeni tip sekülerleşme
16.5.2018
Kudüs elbette Selahaddin’ine kavuşacak!
9.5.2018
Endüstri 4.0 peki teknomania kaç sıfır?
2.5.2018
Gökyüzüne bakamayan çocuklarımız var
25.4.2018
996 bin başvuru bize ne söylüyor?
18.4.2018
Beyaz Türk olsam MEB’e teşekkür ederdim!
11.4.2018
Öğretmenin performansı değil prekarizasyonu
5.4.2018
'Ev zencisi', 'tarla zencisi' ve öğretmenler
28.3.2018
O bıçak aslında bana saplanmıştır!
21.3.2018
Finlandiya’yı yedirtmeyiz!
14.3.2018
Modern hurafeler: Finlandiya eğitim sistemi filan!
8.3.2018
MEB’in “marka değeri”
28.2.2018
Cemaatle kitap okumanın hükmü nedir?
21.2.2018
Okulda katliam var!
7.2.2018
Cemaatleri kapatalım mı ya da köyün delisine sormayalım mı?
31.1.2018
Savaş karşıtı değilsiniz!
24.1.2018
Savaşa hayır mı? Hayırdır inşallah!
10.1.2018
Zorunlu eğitimin alternatifi ne?
3.1.2018
%3, zorunlu eğitim ve kutsanan 'süreç'
27.12.2017
Nereye gitti bu muhafazakâr anne babalar?
20.12.2017
Zorunlu eğitime hayır çünkü o bizi öldürüyor!
13.12.2017
Kudüs, Yılmaz Özdil ve Westminister Katedrali'nin çanları
6.12.2017
Tandoğan’dan farklı olmak da mümkün
29.11.2017
Nevzat Tandoğan ölmedi muhtelif illerimizde yaşıyor!
26.11.2017
Robot yapan Ali kodlama yapan Ayşe yerine Âşık direnişçi
22.11.2017
Etkinlik ile reform arasındaki 6 fark
15.11.2017
Geç dönem eleştirelliğin hazin hali
8.11.2017
Mahalli Yerleştirme Sistemi ve kışkırttığı sorular
1.11.2017
Amerika’nın maarif davası
18.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (II)
11.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (I)
4.10.2017
Beyazperde Karatahta
27.9.2017
Bürokratı, yazarı, yorumcusu tekmili birden!
21.9.2017
TEOG sonrası senaryolar
13.9.2017
Yeni müfredat demeyin 'yeni' sanacaklar
6.9.2017
Bir haberin anatomisi: Tıp fakültesini kazanan meslek liseli
30.8.2017
Bir arzu nesnesine dönüşen eğitimi sorgulamak
23.8.2017
Süpermen’i beklerken
16.8.2017
Milletin irfanı tükenmez bir doğal kaynak mıdır?
10.8.2017
Toplu sözleşme görüşmeleri ve konfederasyonlara çağrı
2.8.2017
Gözyaşı vadisinden çıkmak
26.7.2017
Eğitim meselesi, yanlış sorular ve uzaklaşan cevaplar
19.7.2017
Birisi ÖSYM’ye 15 Temmuz’u anlatsın
12.7.2017
15 Temmuz’u unutmamanın tek bir yolu var
5.7.2017
Pedagojik Cinayeti Ben Anlatayım Size!
29.6.2017
Milyonlarca öğrenci hiçbir şey öğrenemiyor!
21.6.2017
UNICEF’in eğitim raporuna farklı bakmak
14.6.2017
Böyle Öğretmen Strateji Belgesi olmaz!
7.6.2017
Zorunlu eğitim 13 yıla çıkarken
31.5.2017
Din, ekran ve tele-ramazan
24.5.2017
Bilim ve Sanat Merkezleri Festivali
17.5.2017
Nasıl bir gençlik ya da dala bakan oğlak
10.5.2017
“Evraka!” demedim bir sor niye demedim?
3.5.2017
Öğretmenler de mutsuz!
26.4.2017
Öğrenciler mazoşist mi niye memnun olsunlar?
19.4.2017
Referandum sonucunu nasıl okumalı?
12.4.2017
Yaşam boyu öğrenme ama nasıl?
5.4.2017
Bitişik eğik - dik temel ya da zokayı yutmak!
29.3.2017
Yeni ruhbanlar: kişisel gelişimciler
22.3.2017
Avrupa’nın akıbetinden iyilik umabilir miyiz?
15.3.2017
Sevgili ÖSYM
8.3.2017
Milli Kültür Şûrası ve düşündürdükleri
19.8.2015
Toplu sözleşmenin tek ilacı Özgür Eğitim-Sen’in çağrısı
12.8.2015
Kürt siyasetinin patolojisi: arkaik, anakronik, nostaljik
5.8.2015
İş işten geçmeden
29.7.2015
Tarihi fırsat kaçtı
22.7.2015
Toplum olma irademiz saldırı altında
24.6.2015
MHP’ye niye kızıyorlar?
17.6.2015
Eşik bu, aşacak mıyız?
10.6.2015
Hesabı sadece Ak parti mi verecek?
3.6.2015
Demirtaş’ın yolu: Post-siyasal patinaj
27.5.2015
“Konuşma lan! ”
20.5.2015
Yoldaki işaretler silinmez zulüm devam etmez
13.5.2015
Kenan Evren’in kızı ve canımı yakan düşünceler
6.5.2015
Yeni bir dünya talebi
30.4.2015
Tribüne koşanlar ve oyun kuranlar
22.4.2015
Yeni bir din doğuyor
15.4.2015
Mevcut ile ufuk arasında siyaset ve AK Parti
8.4.2015
#Yalovavalisigörevdenalınsın
01.04.2015
Vali’den yeni türkiye’ye sabotaj
25.03.2015
Kırılma mı tıkanma mı? : Kulis dedikodusundan fazlasına muhtacız
18.03.2015
Öğretmenin itibarını retorik kurtarır mı?
11.03.2015
Siyaset, ahir zaman ve biz
04.03.2015
Gerçekçi ol, barışı iste!
25.02.2015
Şah Fırat bahane ufka vurmak şahane
18.02.2015
Kadın yakan tecavüzcü için fetva bekleyen yazar
11.02.2015
Yeni anayasaya yeni bir eğitim ufku ile bakmak
04.02.2015
Tsipras’a kimler beddua ediyor?
28.01.2015
Değerler eğitiminin şansı var mı?
21.01.2015
Hrant İçin Kendimiz İçin 19 Ocak 2007…
14.01.2015
Sartre olsa yüzlerine tükürürdü!
07.01.2015
Niçin Eğitim?
31.12.2014
“Nasıl”dan Önce “Niçin” Sorusu
24.12.2014
14 Aralık, kervan ve hafıza
17.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (2)
10.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (1)
04.12.2014
Cumhuriyet 91 Eğitim Kongresi 1 yaşında
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8