Ali AYDIN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

MEB’in en zor günü: 18 Ocak Cuma


11.9.2018 - Bu Yazı 496 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yeni eğitim yılı, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un geçen hafta tüm eğitimcilere hitaben yaptığı konuşmayla başladı. Önemli mesajların, dikkate değer vurguların yer aldığı konuşma müstakil bir yazının konusu olabilir. Ne var ki konuşmanın birkaç gün öncesinde MEB’in yapmış olduğu yönetmelik değişikliği Sayın Bakanın verdiği mesajların önüne geçti.

1 Eylül günü pek çok basın-yayın kuruluşu MEB’in Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yaptığı bir değişiklikle devamsızlık yapmayan öğrenciyi ödüllendirdiği haberini geçti. O gün, haber sitelerinin neredeyse tamamı birbirinin aynısı olan şu cümlelerle haberi aktardı:

“Bakanlıktan yeni düzenleme! Devamsızlık yapmayan öğrenciye ödül geliyor!”

“Devamsızlık yapmayan öğrenci ödüllendirilecek!”

Haberin sunumu öğrenciye müjde niteliğindeydi adeta. Oysaki başarılı öğrencilerin cezalandırılması anlamına gelen ve olası sonuçlarının çok da öngörülemediği anlaşılan bir değişiklikti bu. Büyük sıkıntıya yol açacak bir durum var ortada. Yönetmelikte değişikliğe konu olan madde üzerinden gidersek sıkıntıyı ortaya çıkaran durum anlaşılabilir.

1 Eylül tarihli değişiklikten sonra ilgili yönetmelik maddesinin tam metni şu:

“Okul öğrenci ödül ve disiplin kurulu, derslerdeki gayret ve başarılarıyla üstünlük gösteren, özürsüz devamsızlık süresi 5 günü geçmeyen, tüm derslerden başarılı olan, dönem puanlarının ağırlıklı ortalaması 70.00’ten aşağı olmayan ve davranış puanı 100 olan öğrencilerden; 70,00-84.99 arasındakileri teşekkür belgesi, 85.00 ve daha yukarı olanları takdir belgesi, Ortaöğrenim süresince en az üç öğretim yılının bütün döneminde takdir belgesi alanları üstün başarı belgesi ile ödüllendirir.”

Altı çizili ifade, değişiklikten sonra bu maddeye girdi. Özetle deniyor ki, öğrencinin davranış notları ve yıl sonu başarı puanı 100 dahi olsa, 6 gün özürsüz devamsızlık yapmışsa başarı belgesi alamaz. Öğrencinin yasal özürsüz devamsızlık süresi kaç gün diye baktığımızda 10 gün olduğunu görüyoruz. Yani adalet duygularını her geçen gün biraz daha körelttiğimiz öğrenciye şunu demiş oluyoruz; sana 10 gün devamsızlık hakkı veriyorum ama bunu 5 günden fazla kullanırsan benden başarı belgesi alamazsın.

Yapılan bu değişiklikle MEB’in öğrenciyi okulda tutma, devamsızlığı önleme amacında olduğunu anlayabiliyoruz. Fakat bunun yolu başarılı öğrenciyi yasal devamsızlık hakkını kullandığı (kullanmak zorunda kaldığı) için cezalandırmak şeklinde olmamalı. Devamsızlık hakkını 5 günden daha az kullanan öğrenciyi farklı yollarla da ödüllendirebiliriz. Kaldı ki bu mevcut uygulama içerisinde de var. Mesela akademik başarı durumuna bakılmaksızın öğrenciye verilen onur belgesi bunun örneği.

Takdir, teşekkür ve üstün başarı belgesi bir ödüldür ve öğrencinin akademik başarısına verilir. Bu yönetmelik değişikliği ile maalesef takdir, teşekkür ve üstün başarı belgesi almak, ödüllendirilen davranışla hiçbir ilgisi bulunmayan bir kritere bağlanmış oluyor. Böylece başarılı öğrenciler için sembolik anlamı olan bir ödül cezaya dönüşmüş oluyor. Ödülü akademik başarısıyla hak ettiği halde sırf kendisine verilmiş olan devamsızlık hakkını kullandığı için öğrenci ödülden mahrum bırakılarak cezalandırılıyor. Ödül-ceza mantığına kısa devre yaptıran bir yönetmelik değişikliğiyle karşı karşıyayız ve bunun sonuç olarak ciddi sorunlar çıkartması muhtemel.

Ödül-ceza mantığına kısa devre yaptıran bir yönetmelik değişikliği ile karşı karşıyayız ve bunun sonuç olarak ciddi sorunlar çıkartması muhtemel.

Olası senaryoyu zihnimizde hemen canlandırabiliriz: Diyelim ki bugün günlerden 18 Ocak Cuma. Tüm Türkiye’de çocuklarımız birinci dönemin son gününde sabırsızlıkla karnelerini almayı bekliyorlar. Akşam haberlerinde neşe içinde karnelerini alan öğrencileri göreceğimizi umut ediyoruz. Ne var ki haberlerde, tüm derslerinden başarılı olduğu halde yasal devamsızlık hakkı olmasına rağmen “5” gün kotasını geçtiği için takdir / teşekkür belgesi alamayan ve bunun için gözyaşı döken liseli gençleri izliyoruz. Bu görüntülerden sonra kamuoyunun infiale kapılmaması düşünülemez. Ve eğer yönetmelik mevcut haliyle kalırsa bu türden görüntülerle karşılaşmamız kaçınılmaz. Göreve geldiği günden itibaren öğretmenin yanında ama sürekli öğrenci merkezli bir duyarlılığı öne çıkaran Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk’un döneminde böyle bir manzaranın ortaya çıkması ise maalesef büyük bir talihsizlik olur. Henüz vakit varken Milli Eğitim Bakanlığı behemahâl bu yanlıştan dönmelidir.   

Takdir, teşekkür öğrencinin akademik başarısına verilir. Bu yönetmelik değişikliğiyle başarı belgesi almak, ödüllendirilen davranışla hiçbir ilgisi bulunmayan bir kritere bağlanmış oluyor.

Her eğitim yılı başında çocukları, kaşlarımızı çatıp, parmağımızı sallayarak tehdit etmekten, sürekli ceza müessesesini çalıştırarak yüklerini arttırmaktan vazgeçmeliyiz. Yeni eğitim yılına gerginlikle, stresle, korkuyla değil umut, neşe ve heyecanla başlamaları gereken öğrencilerin, kendi içinde tutarsızlık ve adaletsizlik barındıran yönetmelik maddeleriyle büyüklerine olan güven ve saygılarını yitirmelerine neden olacak uygulamalardan geri durmalıyız.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
1.06.2019
Kapılar ardında değil, kamusal alanda!
22.05.2019
Yeni ortaöğretim modeli hakkında ilk izlenimler
19.05.2019
Bir savaş terimi olarak eğitim
14.05.2019
Belgeselde izleseniz ağlardınız, ne bu gaddarlığınız?
26.4.2019
Özgür eğitim sohbetleri
11.4.2019
Eğitim hepsine papatya çizdirmek için var zaten!
31.3.2019
Eğitimde sorunu bilmeden çözümü bulmak!
22.3.2019
arrant ile vurdular! biz Egg Boy ile dayanışacağız!
14.3.2019
Eğitimi kavrayışımız yüz yıl öncesinin gerisinde!
7.3.2019
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
21.2.2019
Çünkü herkes kendinden firardadır
18.2.2019
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın STK raporu
26.1.2019
’12 yıl zorunlu eğitim çok fazla’ ya da bir manşetin analizi
23.1.2019
Ziya Selçuk ve Süpermen’in pelerini
31.12.2018
Öztürk, Bauman, Rorty: Özgürlüğü korumak
25.12.2018
Katı olan her şey buharlaşıyor
16.12.2018
Milli Eğitim Bakanı popstar değil ki!
9.12.2018
Toplumun ekosistemini korumak
6.12.2018
Sahteliğin gerçekliğe dönüşmesi
17.11.2018
Kürşat Bumin’in ardından
2.11.2018
Teoman Duralı ve İlber Ortaylı ne dediler?
30.10.2018
Öğrenci andı ya da hani bilimsellik, nerede pedagoji?
11.10.2018
Yüzüklerin Efendisi sendromu ve Türkiye’de eğitim
5.10.2018
Godo’yu beklemek ya da 15 Ekim’i beklemek
3.10.2018
MEB’in ve YÖK’ün öğretmen yetiştirme sevdasına bir derkenar
20.9.2018
Ne o Maduro’yu da mı ayıplayamıyoruz!
20.9.2018
Eğitime yaklaşımımız: “Muz yiyim ama çilek tadı gelsin!”
12.9.2018
O zaman kopsun kıyamet!
11.9.2018
MEB’in en zor günü: 18 Ocak Cuma
29.8.2018
İnsanlar çocuklarına nasıl ihanet ederler?
22.8.2018
Mel Gibson, Malik Bin Nebi ve bayramlık sorular
15.8.2018
Kriz sıra dışı değil, sıra dışı olan…
8.8.2018
MEB’in eylem planı
1.8.2018
Ya inşa ederiz ya da sürükleniriz!
25.7.2018
Eğitimde çözüm mesele edildiği kadardır
18.7.2018
Yeni papaz eski rahipmiş
11.7.2018
Ziya Selçuk dikensiz gül bahçesine girmiyor!
4.7.2018
Olay gerçekleştikten sonra bilgeleşmek!
27.6.2018
24 Haziran sonrasını düşünmek
22.6.2018
Büyük çoraklık, seçimler ve esas kaybeden
20.6.2018
Bu çoraklığa siyaset ne yapsın seçim ne yapsın!
13.6.2018
Sivil toplum, seçimler ve ördek tüyü
6.6.2018
Dünya Kupası, istavroz ve yeni tip sekülerleşme
16.5.2018
Kudüs elbette Selahaddin’ine kavuşacak!
9.5.2018
Endüstri 4.0 peki teknomania kaç sıfır?
2.5.2018
Gökyüzüne bakamayan çocuklarımız var
25.4.2018
996 bin başvuru bize ne söylüyor?
18.4.2018
Beyaz Türk olsam MEB’e teşekkür ederdim!
11.4.2018
Öğretmenin performansı değil prekarizasyonu
5.4.2018
'Ev zencisi', 'tarla zencisi' ve öğretmenler
28.3.2018
O bıçak aslında bana saplanmıştır!
21.3.2018
Finlandiya’yı yedirtmeyiz!
14.3.2018
Modern hurafeler: Finlandiya eğitim sistemi filan!
8.3.2018
MEB’in “marka değeri”
28.2.2018
Cemaatle kitap okumanın hükmü nedir?
21.2.2018
Okulda katliam var!
7.2.2018
Cemaatleri kapatalım mı ya da köyün delisine sormayalım mı?
31.1.2018
Savaş karşıtı değilsiniz!
24.1.2018
Savaşa hayır mı? Hayırdır inşallah!
10.1.2018
Zorunlu eğitimin alternatifi ne?
3.1.2018
%3, zorunlu eğitim ve kutsanan 'süreç'
27.12.2017
Nereye gitti bu muhafazakâr anne babalar?
20.12.2017
Zorunlu eğitime hayır çünkü o bizi öldürüyor!
13.12.2017
Kudüs, Yılmaz Özdil ve Westminister Katedrali'nin çanları
6.12.2017
Tandoğan’dan farklı olmak da mümkün
29.11.2017
Nevzat Tandoğan ölmedi muhtelif illerimizde yaşıyor!
26.11.2017
Robot yapan Ali kodlama yapan Ayşe yerine Âşık direnişçi
22.11.2017
Etkinlik ile reform arasındaki 6 fark
15.11.2017
Geç dönem eleştirelliğin hazin hali
8.11.2017
Mahalli Yerleştirme Sistemi ve kışkırttığı sorular
1.11.2017
Amerika’nın maarif davası
18.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (II)
11.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (I)
4.10.2017
Beyazperde Karatahta
27.9.2017
Bürokratı, yazarı, yorumcusu tekmili birden!
21.9.2017
TEOG sonrası senaryolar
13.9.2017
Yeni müfredat demeyin 'yeni' sanacaklar
6.9.2017
Bir haberin anatomisi: Tıp fakültesini kazanan meslek liseli
30.8.2017
Bir arzu nesnesine dönüşen eğitimi sorgulamak
23.8.2017
Süpermen’i beklerken
16.8.2017
Milletin irfanı tükenmez bir doğal kaynak mıdır?
10.8.2017
Toplu sözleşme görüşmeleri ve konfederasyonlara çağrı
2.8.2017
Gözyaşı vadisinden çıkmak
26.7.2017
Eğitim meselesi, yanlış sorular ve uzaklaşan cevaplar
19.7.2017
Birisi ÖSYM’ye 15 Temmuz’u anlatsın
12.7.2017
15 Temmuz’u unutmamanın tek bir yolu var
5.7.2017
Pedagojik Cinayeti Ben Anlatayım Size!
29.6.2017
Milyonlarca öğrenci hiçbir şey öğrenemiyor!
21.6.2017
UNICEF’in eğitim raporuna farklı bakmak
14.6.2017
Böyle Öğretmen Strateji Belgesi olmaz!
7.6.2017
Zorunlu eğitim 13 yıla çıkarken
31.5.2017
Din, ekran ve tele-ramazan
24.5.2017
Bilim ve Sanat Merkezleri Festivali
17.5.2017
Nasıl bir gençlik ya da dala bakan oğlak
10.5.2017
“Evraka!” demedim bir sor niye demedim?
3.5.2017
Öğretmenler de mutsuz!
26.4.2017
Öğrenciler mazoşist mi niye memnun olsunlar?
19.4.2017
Referandum sonucunu nasıl okumalı?
12.4.2017
Yaşam boyu öğrenme ama nasıl?
5.4.2017
Bitişik eğik - dik temel ya da zokayı yutmak!
29.3.2017
Yeni ruhbanlar: kişisel gelişimciler
22.3.2017
Avrupa’nın akıbetinden iyilik umabilir miyiz?
15.3.2017
Sevgili ÖSYM
8.3.2017
Milli Kültür Şûrası ve düşündürdükleri
19.8.2015
Toplu sözleşmenin tek ilacı Özgür Eğitim-Sen’in çağrısı
12.8.2015
Kürt siyasetinin patolojisi: arkaik, anakronik, nostaljik
5.8.2015
İş işten geçmeden
29.7.2015
Tarihi fırsat kaçtı
22.7.2015
Toplum olma irademiz saldırı altında
24.6.2015
MHP’ye niye kızıyorlar?
17.6.2015
Eşik bu, aşacak mıyız?
10.6.2015
Hesabı sadece Ak parti mi verecek?
3.6.2015
Demirtaş’ın yolu: Post-siyasal patinaj
27.5.2015
“Konuşma lan! ”
20.5.2015
Yoldaki işaretler silinmez zulüm devam etmez
13.5.2015
Kenan Evren’in kızı ve canımı yakan düşünceler
6.5.2015
Yeni bir dünya talebi
30.4.2015
Tribüne koşanlar ve oyun kuranlar
22.4.2015
Yeni bir din doğuyor
15.4.2015
Mevcut ile ufuk arasında siyaset ve AK Parti
8.4.2015
#Yalovavalisigörevdenalınsın
01.04.2015
Vali’den yeni türkiye’ye sabotaj
25.03.2015
Kırılma mı tıkanma mı? : Kulis dedikodusundan fazlasına muhtacız
18.03.2015
Öğretmenin itibarını retorik kurtarır mı?
11.03.2015
Siyaset, ahir zaman ve biz
04.03.2015
Gerçekçi ol, barışı iste!
25.02.2015
Şah Fırat bahane ufka vurmak şahane
18.02.2015
Kadın yakan tecavüzcü için fetva bekleyen yazar
11.02.2015
Yeni anayasaya yeni bir eğitim ufku ile bakmak
04.02.2015
Tsipras’a kimler beddua ediyor?
28.01.2015
Değerler eğitiminin şansı var mı?
21.01.2015
Hrant İçin Kendimiz İçin 19 Ocak 2007…
14.01.2015
Sartre olsa yüzlerine tükürürdü!
07.01.2015
Niçin Eğitim?
31.12.2014
“Nasıl”dan Önce “Niçin” Sorusu
24.12.2014
14 Aralık, kervan ve hafıza
17.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (2)
10.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (1)
04.12.2014
Cumhuriyet 91 Eğitim Kongresi 1 yaşında
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive