Ali AYDIN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın STK raporu


18.2.2019 - Bu Yazı 432 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Sivil Toplum Kuruluşları Gençlik Çalıştayları Sonuç Raporu Takdim Programı, Bakanlığın konferans salonunda gerçekleştirildi. Davetli olarak katıldığım programda sonuç raporunda dikkat çeken birkaç nokta vardı. Sonuç raporuna geçmeden önce sivil toplum kavramına dair  birkaç noktaya değinmek istiyorum.

Sivil toplum nedir?

Sivil toplum üzerine pek çok düşünür teori geliştirmiştir. Antik Yunan’dan Aydınlanmaya, Tocqueville, Bodin, Marx’tan Gramsci’ye kadar uzanan zengin bir düşünce alanı içinde sivil toplum kavramının izi sürülebilir. Şahsen ben yaklaşım olarak Tocqueville çizgisine yakınım.

Alexis de Tocqueville sivil toplumun ilk modern teorisyeni olarak kabul edilir. Siyasi yapının tepesinde yoğunlaşan çoğunluğun gücünün, merkezi iktidar tarafından kötüye kullanılma ihtimaline karşı örgütlü toplum olan sivil toplum olgusuna dayanır. Siyasal iktidarın, devlet kurumlarının doğrudan denetimi dışında kalan sivil birliklerin oluşturulması ve geliştirilmesi yoluyla kayıt altına alınması ve sınırsız iktidarının bu şekilde sınırlandırılmasının yerinde olacağını söylemektedir. Tocqueville göre, devletten bağımsız, çoğulcu ve örgütlü bir sivil toplum, demokrasinin olmazsa olmaz koşuludur. Her kim devlet ile sivil toplumun birleşmesini teşvik ederse, demokratik devrimi tehlikeye atmış olur. Önünde toplumsal engeller olmayan devlet iktidarı her zaman tehlikeli ve sakıncalıdır.

Bizde sivil toplum

Prof.Dr. Ömer Çaha’ya göre Türkiye’de STK kavramı, sivil toplumu “kuruluşlar”la sınırlı tutmaktadır. ‘Kuruluş’ ise Emniyette kaydı bulunan resmi kurumlara işaret eder. Devlet STK kavramıyla böylece sivil toplumu, siyaset biliminde ve demokratik toplumlarda sahip olduğu anlamın dışına çıkarmakta ve resmi bir alanla özdeş tutmaktadır. Bu da sivil toplumun, “devletin sivil toplumu” olması anlamına gelir. Çaha, Türkiye’de, sivil toplum kavramını son derece otoriter, hatta totaliter bir toplum modeli için kullananların sayısının azımsanmayacak kadar fazla olduğunu ve devletin dayattığı sivil toplum anlayışının, 28 Şubat sürecinde bu kavramı bir kisve olarak kuşanan grupların şahsında pratik hayatta açıkça sergilendiğini ifade etmektedir. Bu yönüyle 28 Şubat, siyasi ve ekonomik süreci daraltan bir manevra olmanın yanında, devletçi bir sivil toplum anlayışının da geliştiği bir dönemdir aynı zamanda.

Sonuç raporu ve malumu ilam

Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Sivil Toplum Kuruluşları Gençlik Çalıştayları Sonuç Raporu Takdim Programı’nda bizlerle paylaşılan sonuç raporunun yarım saat süren özetinde birkaç husus Türkiye’de sivil toplumun haline dair çok şey söylüyordu.

İlki çalıştaya katılan yüzlerce STK’nın finans durumlarına ilişkin bilgiydi. Sonuç raporundan öğrendiğimiz kadarıyla yapılan bu çalışma kapsamında çalıştaylara katılan STK’ların finans kaynaklarının neredeyse tamamına yakını devletten aldıkları projelerdi.

İkinci husus ise çalıştaya katılan STK temsilcilerinin STK (Sivil Toplum Kuruluşu) kavramından ne anladıkları üzerineydi. Buna göre STK temsilcilerinin çoğunluğu sivil toplum faaliyetini hayırseverlik ve insani yardım olarak tanımlamaktaydılar.

Üçüncü husus ise bizde STK’ların “sivil toplum” kavramına ihanet edercesine nasıl konumlandıklarını gösteriyordu. Dikkat çekici biçimde raporun ‘beklentiler’kısmında çalıştaylara katılan STK temsilcileri devletin kendilerine daha çok yardım etmesini talep ediyorlardı.  

Sonuç raporunun takdiminden önce açılış konuşmasını yapmak için kürsüye gelen Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Mehmet Muharrem Kasapoğlu, sonuç raporunun bizleri muhasebeye davet ettiğini söylemişti. Sonuç raporunu dinledikten sonra gördüm ki Sayın Bakan haklı. Ne var ki sonuç raporu çift taraflı bir muhasebeye davet niteliğinde.

Bugün özellikle bürokraside görev yapmakta olan Ak Parti kadrolarının çoğunluğu geçmişte çeşitli STK’larda görev yapmış kişiler. Dolayısıyla sivil toplum çalışmalarına yabancı değiller. Bu nedenle devlet ve STK eklemlenmesinin eklemlenen STK üzerinde ne denli öldürücü bir etkiye sahip olduğunu ya da olacağını öngörebilecek bir müktesebatları vardır diye düşünüyorum. Zira devletle eklemlenen bir sivil toplum, toplumun aleyhine bir alan daralması anlamına gelmektedir. Sivil toplum üzerine çalışan pek çok teorisyene göre sivil toplum ve devlet arasında illa bir çatışma olması gerekmemektedir. Dolayısıyla devletin kendisine çeki düzen vermesine ön ayak olacak bir sivil alanı besleme kuruluşlar yaratarak kurutması, kendisi için de çürütücüdür.

Devletle eklemlenmeye koşar adım giden ve sivil toplum bilincine sahip olmayan bir STK’cılık ile kendisine bağımlı ve besleme bir sivil toplum yaratmak isteyen bir iktidar gerçekte kendilerine hiç de iyi davranmamaktadır. Kendi ayakları üzerinde duramayan hiçbir yapı özerkliğini muhafaza edemez. Özerkliğini yitirenlerin özgünlükleri de yoktur. O bakanlık senin şu bakanlık benim diyerek oradan oraya savrulan ve daha baştan ‘baştan çıkarılmaya’‘ayartılmaya’ hazır bir görüntü vererek asıl işlevinden firar eden bir STK’cılıktan bu ülkeye bir hayır gelmez. Öte yandan onlara kanat gerelim, anlayışı da aslında hiç kimseye bir iyilik yapmadığı gibi hem devleti hem toplumu çürütmektedir.

 

NOT: Sivil toplum kavramının detaylı bir analizi için Seyfettin Aslan’ın “Sivil toplum: Kavramsal değişim ve dönüşüm” isimli makalesine bakılabilir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
26.07.2019
Prekaryalaşan öğretmenler ve özel okul gerçeği
1.06.2019
Kapılar ardında değil, kamusal alanda!
22.05.2019
Yeni ortaöğretim modeli hakkında ilk izlenimler
19.05.2019
Bir savaş terimi olarak eğitim
14.05.2019
Belgeselde izleseniz ağlardınız, ne bu gaddarlığınız?
26.4.2019
Özgür eğitim sohbetleri
11.4.2019
Eğitim hepsine papatya çizdirmek için var zaten!
31.3.2019
Eğitimde sorunu bilmeden çözümü bulmak!
22.3.2019
arrant ile vurdular! biz Egg Boy ile dayanışacağız!
14.3.2019
Eğitimi kavrayışımız yüz yıl öncesinin gerisinde!
7.3.2019
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
21.2.2019
Çünkü herkes kendinden firardadır
18.2.2019
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın STK raporu
26.1.2019
’12 yıl zorunlu eğitim çok fazla’ ya da bir manşetin analizi
23.1.2019
Ziya Selçuk ve Süpermen’in pelerini
31.12.2018
Öztürk, Bauman, Rorty: Özgürlüğü korumak
25.12.2018
Katı olan her şey buharlaşıyor
16.12.2018
Milli Eğitim Bakanı popstar değil ki!
9.12.2018
Toplumun ekosistemini korumak
6.12.2018
Sahteliğin gerçekliğe dönüşmesi
17.11.2018
Kürşat Bumin’in ardından
2.11.2018
Teoman Duralı ve İlber Ortaylı ne dediler?
30.10.2018
Öğrenci andı ya da hani bilimsellik, nerede pedagoji?
11.10.2018
Yüzüklerin Efendisi sendromu ve Türkiye’de eğitim
5.10.2018
Godo’yu beklemek ya da 15 Ekim’i beklemek
3.10.2018
MEB’in ve YÖK’ün öğretmen yetiştirme sevdasına bir derkenar
20.9.2018
Ne o Maduro’yu da mı ayıplayamıyoruz!
20.9.2018
Eğitime yaklaşımımız: “Muz yiyim ama çilek tadı gelsin!”
12.9.2018
O zaman kopsun kıyamet!
11.9.2018
MEB’in en zor günü: 18 Ocak Cuma
29.8.2018
İnsanlar çocuklarına nasıl ihanet ederler?
22.8.2018
Mel Gibson, Malik Bin Nebi ve bayramlık sorular
15.8.2018
Kriz sıra dışı değil, sıra dışı olan…
8.8.2018
MEB’in eylem planı
1.8.2018
Ya inşa ederiz ya da sürükleniriz!
25.7.2018
Eğitimde çözüm mesele edildiği kadardır
18.7.2018
Yeni papaz eski rahipmiş
11.7.2018
Ziya Selçuk dikensiz gül bahçesine girmiyor!
4.7.2018
Olay gerçekleştikten sonra bilgeleşmek!
27.6.2018
24 Haziran sonrasını düşünmek
22.6.2018
Büyük çoraklık, seçimler ve esas kaybeden
20.6.2018
Bu çoraklığa siyaset ne yapsın seçim ne yapsın!
13.6.2018
Sivil toplum, seçimler ve ördek tüyü
6.6.2018
Dünya Kupası, istavroz ve yeni tip sekülerleşme
16.5.2018
Kudüs elbette Selahaddin’ine kavuşacak!
9.5.2018
Endüstri 4.0 peki teknomania kaç sıfır?
2.5.2018
Gökyüzüne bakamayan çocuklarımız var
25.4.2018
996 bin başvuru bize ne söylüyor?
18.4.2018
Beyaz Türk olsam MEB’e teşekkür ederdim!
11.4.2018
Öğretmenin performansı değil prekarizasyonu
5.4.2018
'Ev zencisi', 'tarla zencisi' ve öğretmenler
28.3.2018
O bıçak aslında bana saplanmıştır!
21.3.2018
Finlandiya’yı yedirtmeyiz!
14.3.2018
Modern hurafeler: Finlandiya eğitim sistemi filan!
8.3.2018
MEB’in “marka değeri”
28.2.2018
Cemaatle kitap okumanın hükmü nedir?
21.2.2018
Okulda katliam var!
7.2.2018
Cemaatleri kapatalım mı ya da köyün delisine sormayalım mı?
31.1.2018
Savaş karşıtı değilsiniz!
24.1.2018
Savaşa hayır mı? Hayırdır inşallah!
10.1.2018
Zorunlu eğitimin alternatifi ne?
3.1.2018
%3, zorunlu eğitim ve kutsanan 'süreç'
27.12.2017
Nereye gitti bu muhafazakâr anne babalar?
20.12.2017
Zorunlu eğitime hayır çünkü o bizi öldürüyor!
13.12.2017
Kudüs, Yılmaz Özdil ve Westminister Katedrali'nin çanları
6.12.2017
Tandoğan’dan farklı olmak da mümkün
29.11.2017
Nevzat Tandoğan ölmedi muhtelif illerimizde yaşıyor!
26.11.2017
Robot yapan Ali kodlama yapan Ayşe yerine Âşık direnişçi
22.11.2017
Etkinlik ile reform arasındaki 6 fark
15.11.2017
Geç dönem eleştirelliğin hazin hali
8.11.2017
Mahalli Yerleştirme Sistemi ve kışkırttığı sorular
1.11.2017
Amerika’nın maarif davası
18.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (II)
11.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (I)
4.10.2017
Beyazperde Karatahta
27.9.2017
Bürokratı, yazarı, yorumcusu tekmili birden!
21.9.2017
TEOG sonrası senaryolar
13.9.2017
Yeni müfredat demeyin 'yeni' sanacaklar
6.9.2017
Bir haberin anatomisi: Tıp fakültesini kazanan meslek liseli
30.8.2017
Bir arzu nesnesine dönüşen eğitimi sorgulamak
23.8.2017
Süpermen’i beklerken
16.8.2017
Milletin irfanı tükenmez bir doğal kaynak mıdır?
10.8.2017
Toplu sözleşme görüşmeleri ve konfederasyonlara çağrı
2.8.2017
Gözyaşı vadisinden çıkmak
26.7.2017
Eğitim meselesi, yanlış sorular ve uzaklaşan cevaplar
19.7.2017
Birisi ÖSYM’ye 15 Temmuz’u anlatsın
12.7.2017
15 Temmuz’u unutmamanın tek bir yolu var
5.7.2017
Pedagojik Cinayeti Ben Anlatayım Size!
29.6.2017
Milyonlarca öğrenci hiçbir şey öğrenemiyor!
21.6.2017
UNICEF’in eğitim raporuna farklı bakmak
14.6.2017
Böyle Öğretmen Strateji Belgesi olmaz!
7.6.2017
Zorunlu eğitim 13 yıla çıkarken
31.5.2017
Din, ekran ve tele-ramazan
24.5.2017
Bilim ve Sanat Merkezleri Festivali
17.5.2017
Nasıl bir gençlik ya da dala bakan oğlak
10.5.2017
“Evraka!” demedim bir sor niye demedim?
3.5.2017
Öğretmenler de mutsuz!
26.4.2017
Öğrenciler mazoşist mi niye memnun olsunlar?
19.4.2017
Referandum sonucunu nasıl okumalı?
12.4.2017
Yaşam boyu öğrenme ama nasıl?
5.4.2017
Bitişik eğik - dik temel ya da zokayı yutmak!
29.3.2017
Yeni ruhbanlar: kişisel gelişimciler
22.3.2017
Avrupa’nın akıbetinden iyilik umabilir miyiz?
15.3.2017
Sevgili ÖSYM
8.3.2017
Milli Kültür Şûrası ve düşündürdükleri
19.8.2015
Toplu sözleşmenin tek ilacı Özgür Eğitim-Sen’in çağrısı
12.8.2015
Kürt siyasetinin patolojisi: arkaik, anakronik, nostaljik
5.8.2015
İş işten geçmeden
29.7.2015
Tarihi fırsat kaçtı
22.7.2015
Toplum olma irademiz saldırı altında
24.6.2015
MHP’ye niye kızıyorlar?
17.6.2015
Eşik bu, aşacak mıyız?
10.6.2015
Hesabı sadece Ak parti mi verecek?
3.6.2015
Demirtaş’ın yolu: Post-siyasal patinaj
27.5.2015
“Konuşma lan! ”
20.5.2015
Yoldaki işaretler silinmez zulüm devam etmez
13.5.2015
Kenan Evren’in kızı ve canımı yakan düşünceler
6.5.2015
Yeni bir dünya talebi
30.4.2015
Tribüne koşanlar ve oyun kuranlar
22.4.2015
Yeni bir din doğuyor
15.4.2015
Mevcut ile ufuk arasında siyaset ve AK Parti
8.4.2015
#Yalovavalisigörevdenalınsın
01.04.2015
Vali’den yeni türkiye’ye sabotaj
25.03.2015
Kırılma mı tıkanma mı? : Kulis dedikodusundan fazlasına muhtacız
18.03.2015
Öğretmenin itibarını retorik kurtarır mı?
11.03.2015
Siyaset, ahir zaman ve biz
04.03.2015
Gerçekçi ol, barışı iste!
25.02.2015
Şah Fırat bahane ufka vurmak şahane
18.02.2015
Kadın yakan tecavüzcü için fetva bekleyen yazar
11.02.2015
Yeni anayasaya yeni bir eğitim ufku ile bakmak
04.02.2015
Tsipras’a kimler beddua ediyor?
28.01.2015
Değerler eğitiminin şansı var mı?
21.01.2015
Hrant İçin Kendimiz İçin 19 Ocak 2007…
14.01.2015
Sartre olsa yüzlerine tükürürdü!
07.01.2015
Niçin Eğitim?
31.12.2014
“Nasıl”dan Önce “Niçin” Sorusu
24.12.2014
14 Aralık, kervan ve hafıza
17.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (2)
10.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (1)
04.12.2014
Cumhuriyet 91 Eğitim Kongresi 1 yaşında
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive