Ali KİREMİTCİ



Bookmark and Share

TOPLUMUN GERİSİNDE KALMAMAK


21.06.2011 - Bu Yazı 2285 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Vesayetçi rejime ve darbe heveslilerine halk, gereken cevabı, sandıkta yüzde elli ile verdi. Silivri’den Meclis’e kanal açanlar da paylarına düşeni aldı. Şimdi sandığın aynasında kendileriyle yüzleşmek yerine, başarılı olup olmadıklarını tartışıyorlar.

Bu halk, artık yepyeni bir Sivil Anayasa yapmak ve Kürt Sorunu’nu silahtan arındırarak çözmek istiyor. Bu halk, artık insanca yaşamak için ulusal gelirden payına düşeni almak istiyor. Bu halk, üretmek ve ürettiğinin karşılığını almak istiyor. Bu halk, ileri demokrasiyi istiyor, kendi kendinin yöneticisi olmak istiyor.

Başbakan, balkon konuşmasında, “Gün hesaplaşma günü değil, helalleşme günüdür” diyerek barış elini uzattı. CHP, MHP ve BDP bu barış elini tutmaya istekli mi? Parlamentodaki dört parti (AK Parti, BDP, CHP ve MHP), yepyeni bir Sivil Anayasa hazırlamaya, Kürt Sorunu’nun çözüm yollarını müzakereye hazır mı? Bizim siyasi partilerden beklentimiz nedir?

BDP’den başlayalım. BDP, seçim öncesindeki uzlaşmaz dilini bırakacak mı? Öcalan, 15 Haziran 2011’de avukatlarıyla yaptığı görüşmede, 14 Haziran günü devlet adına gelen bir heyetle görüştüğünü söyledi ve önemli açıklamalarda bulundu. BDP’ye ve KCK’ye çağrılar yaptı. Seçimlerde AK Parti’nin yüzde elli oy almasını, BDP’nin oylarını ve vekil sayısını önemli ölçüde artırmasını, ayrıca CHP’nin de çözüme katkı mahiyetindeki seçim mesajlarını demokratik anayasal bir çözüm için umut verici veriler olarak sıraladı. Ve “Biz Kürt sorununun çözümü için demokratik anayasal çözümü esas alıyoruz” dedi. Şöyle bir uyarı da yaptı Öcalan: “Gösterilerde, öyle gelişigüzel, sağa sola molotof atmalarına gerek yok, bu da süreci zorlayan bir husustur. Devrimci direnişleri olacak ama bu sağa-sola gelişigüzel molotof atmak değildir. (…) Bir anayasal çözüm için koşullar uygun hale gelmiş sayılabilir. Bu noktada BDP’nin ve Blok bileşenlerinin, işin ciddiyetini ve alacakları rolün önemini iyi kavramaları, geç kalmamaları gerekiyor.”

BDP’den beklediğimiz, bu çağrıları dikkate alması ve sürece, kendi demokratik katkısını yapmasıdır. Böyle bir tutum, seçim sürecinde kaçırdığı Ana Muhalefet Partisi olma şansını yeniden yakalamasını sağlayabilir.

CHP de seçim öncesinde önemli mesajlar verdi. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na 1988’de imza sırasında, 1991’de 3723 sayılı yasa ile ve 1992’de Bakanlar Kurulu Kararı ile koyulan ve 1993’de Resmi Gazete’de yayımlanan çekincelerin kaldırılmasını kabul edeceğini açıkladı. Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulmasına destek vereceğini açıkladı. Demokratik Anayasa sürecine katılacaklarını açıkladı. Bir “akil adamlar grubu”nun oluşturulmasını önerdi. Ama öte yandan, Anayasa’nın ilk dört maddesinin ve dolayısıyla “Başlangıç” bölümünün “değiştirilmesi teklif dahi edilemezliği”ni “kırmızı çizgileri” olarak ilan etti. Oysa o “değiştirilmesi teklif dahi edilemez”ler, “Demokrasiye âşık Türk evlatları” diye adlandırdığı bir vasi tayin ediyor, millete. O “değiştirilmesi teklif dahi edilemez”ler, “Devletin milleti”ni tarif ediyor. Bize gereken ise “Milletin devleti”ni tarif eden bir Anayasa.

CHP’den beklediğimiz, yepyeni bir Sivil Anayasa hazırlama sürecine katılmasıdır. Böyle bir tutum ona, gerçekten değişme şansını verir. Toplumun gerisinde kalmama şansını verir.

AK Parti’den beklediğimiz ise, aldığı yüzde elli oyun hakkını vermesi, yepyeni bir Sivil Anayasa hazırlama sürecini iyi yönetmesi, özellikle BDP ile müzakere ve mutabakat imkânlarını değerlendirmesi, her durumda Sivil Anayasa taslağını referanduma götürmeye yetecek en az 330 milletvekilini bulmasıdır. Kürt sorununun çözüm yollarını silahtan arındırması, barışı getirmesidir. Türk ve Kürt evlerine ateş düşmesine son vermesidir.

12 Haziran 20011 seçimleri, halkımıza barışın ve huzurun yolunu açtı. Bu şansı iyi değerlendirmek, bir an önce yeni anayasamızı yapmak, Kürt sorununda sivil çözüm arayışına geçmek gerek.

 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
13.07.2019
DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
11.07.2019
İMAMOĞLU’NUN AKÇAKOCA ZİYARETİ
5.07.2019
PARTİ İÇİ SEÇİM SİSTEMİ ACİLEN DEĞİŞMELİ
26.06.2019
AK PARTİ NEREYE GİDİYOR?
18.06.2019
SEÇİM YENİLGİSİNİN TEK SORUMLUSU DERGAH AKÇA MI?..
28.3.2016
Kaybettiğimizi Nasıl Kazanırız
28.07.2014
AKÇAKOCA VE TURİZM
27.07.2014
Aynı tas aynı hamam devam etmemeli
05.11.2013
Kamuoyuna
05.10.2013
Fikret Başkan’ın unutturduğu seçim vaadleri
29.07.2013
“Parlayan kent”ten “lağım kokulu kent”e
19.04.2013
Akil İnsanlar Karadeniz Heyeti, İlk Toplantısını Düzce’den Başlattı
22.12.2012
Önünü göremeyenler
11.10.2012
Doğallıktan Yapaylığa Yeşil Akçakoca’dan Beton Akçakoca’ya
20.09.2012
Akçakoca’nın Sorunları Çözüm Bekliyor
05.12.2011
CHP, MECLİS’İN TAKOZ PARTİSİ Mİ?
25.11.2011
" Tarih ve Erdoğan"
17.11.2011
Kemalizm öldü, hepimiz Atatürkçüyüz!
03.11.2011
AKÇAKOCA’NIN “BILLBOARD BAŞKAN”I
24.10.2011
“BU DÜNYA HEPİMİZE YETER”
17.10.2011
AKÇAKOCA VE TURİZM
10.10.2011
“AĞAÇ KESEN BAŞKAN”DAN “ŞOVEN BAŞKAN”A
25.09.2011
ARAP BAHARI VE KÜRT SORUNU
19.09.2011
AKÇAKOCA BELEDİYESİ’NDE SEÇİM VAATLERİ YERİNE GELİYOR MU?
11.09.2011
12 EYLÜL ZULMÜNÜ BİZE REVA GÖRENLER
26.08.2011
BARIŞ VE ÖZGÜRLÜKLER İÇİN
09.08.2011
VESAYET REJİMİNİN SONU MU?
13.07.2011
PERŞEMBENİN GELİŞİ ÇARŞAMBADAN BELLİ Mİ?
06.07.2011
YORUMCU
29.06.2011
PARLAYAN KENT: AKÇAKOCA
21.06.2011
TOPLUMUN GERİSİNDE KALMAMAK
10.06.2011
HALKIYLA BARIŞMAK
02.06.2011
BDP’NİN CHP VE MHP İLE DANSI
26.05.2011
BU NE AYMAZLIK
06.05.2011
SEÇİMLER VE TERÖR
26.04.2011
SİYASETÇİ DÜRÜST OLMALI, PALAVRA ATMAMALI
10.04.2011
12 HAZİRAN SEÇİMLERİ VE YENİ ANAYASA
24.03.2011
YENİLİKÇİLER, STATÜKOCULAR VE SİVİL ANAYASA
07.03.2011
ERGENEKON VE DEMOKRASİ
09.02.2011
OKUMUŞ CAHİLLER
23.01.2011
GEÇMİŞİNE SAHİP ÇIKMAYANIN GELECEĞİ OLMAZ
28.12.2010
NEREYE GENÇLİK NEREYE ÇIKMAZ BU YOL BİR YERE
13.12.2010
ZABITA AMİRLİĞİ NE İŞ YAPAR?
29.11.2010
“BAŞKASI OLMA KENDİN OL”
09.11.2010
CHP'Lİ SOLCULAR
26.10.2010
SU, SU, SU
10.10.2010
STATÜKOCULAR NEYE KARŞI
07.10.2010
Halkın Zaferi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive