Ali Saydam

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Meltem Cumbul Hanım'ın suçu yok…


3.10.2017 - Bu Yazı 1254 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bütün kabahat, ona bu görevi verenlerde…

Meltem Hanım'ın bu tür bir davranış sergileyeceğini önceden tahmin etmeleri gerekirdi. İnsanı tanımak demek, onu okumak demekse, Meltem Hanım’ın sadece siyasi görüşüyle mutabık olmadığı için, karşısındaki kişinin selamlaşmak üzere uzattığı eli geri çevirebileceğini, ‘Allah’ın selamını kuldan esirgeyebileceği’ni ‘okumaları’, öngörmelerigerekirdi.

Ayrıca bu festivalden geriye filmlerin, sanatçıların performansından çok böyle bir saygısızlığın kalacağını da hesaba katmak gerekirdi. Nasıl yıllar önceki magazincilerin gecesinden akıllarda Ahmet Kaya’ya karşı yapılmış kötü tezahürat ve fırlatılan bir çatal kalmışsa, Adana Film Festivali’nden de Meltem Cumbul’un sergilediği saygısızlık kalacaktır.

Kısaca hatırlayalım: Adana Film Festivali final akşamında yapılan ödül töreniyle son buldu. Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen törende sunuculuk yapan Meltem Cumbul, sahnede kendisine elini uzatan Yönetmen Semih Kaplanoğlu’na karşılık vermemiş; elini geri çekip sırtını dönmüş. Salonda bulunanlardan bazıları da ayağa kalkıp olaya tepkilerini dile getirmişler.

Bu durumdan hicap duyması gereken kişinin Meltem Hanım olamayacağı, hanımefendinin açıklamasında karşılığını bulmuş. Bizce asıl hicap duyması gereken kişiler, festivalin organizatörleridir. Tv’de canlı yayın sorumluluğu verilirken nasıl kılı kırk yararlarsa, böylesi bir organizasyonda da benzer bir titizlik ve duyarlılıkla hareket edilmeliydi.

Meltem Cumbul Hanım'ın yaptığı saygısızlığın arkasında durması da beni şaşırtmadı. Yıllar öncesinden, 90’lı yıllardan, İngiltere’den Türkiye’ye ilk kez geldiği günlerden kendisini tanırım. Davranışı duruşu bellidir. Kendi içinde de tutarlıdır. Yani hani Anglosaksonların deyişiyle ‘unpredictable’ (ne yapacağı önceden kestirilemeyen, her an herşeyi yapabilen) biri değildir. Ancak ‘öteki’ anlayışını da hayatının her anında gözlemlemek mümkündür.

Yani onun bu davranışı, onu tanıyan pek çok kişi için sürpriz değildir.

Yönetmen Semih Kaplanoğlu da sosyal medyada zaten hanımefendiyi hiç muhatap almadan şu açıklamayı yapmış: “Adana Film Festivali’nde sahnede maruz kaldığım kabalığın ardından bizi yalnız bırakmayan sanatseverlere ve dostlara teşekkürler...”

Bir sunucu, bir moderatör, bir ‘MC’ (master of ceremony), kesinlikle kendi duygularını ve dünya görüşünü işin içine katamaz. Seçilmiş davranış sergilemek durumundadır. Çünkü o geceye, o etkinliğe gelenler birinci derecede onun için değil, sunduğu etkinlik ve kişiler için gelmişlerdir. Mesela benzer bağlamda futbol maçına da hakemi seyretmeye gitmeyiz.

Peki insan ne zaman bu sınırları zorlar? 1. Kendisini bizzat (biraz da haksızlığa uğramış olduğu inancıyla) büyük bir star olarak görüyorsa. 2.Büyüdükçe küçülmeyi bilmiyorsa. 3. Yaptığı işi değil daha çok kendini önemsiyorsa…

Meltem Hanım'ın açıklaması, hiç de öyle “Şecaat arz ederken merd-i Kıpti sirkatin söyler” türü bir konumlanma, davranış ya da dil sürçmesinden dolayı bir özür niteliğinde değil. Bakın ne demiş:

“Eşitler arası bir selamlaşma ve yakınlaşma ritüeli olan el sıkışmayı; kendinden olmayanları ötekileştirenle, fakiri zengine böldürenle, güçlüleri tutup zayıfları hor görenle yapmayı reddediyorum. Yüreğime ve sevgiye düşman olanla, gözlerim ve ellerim dost olamaz”.

Buradaki soru şu: O ödül gecesinde kimlerin sahnede olabileceği, ayrıca Semih Bey’in şahsının adı, aylar öncesinden biliniyordu. Buna rağmen görevi neden kabul etmiş Meltem Hanım acaba? Canlı yayınları, ödül gecelerini slogan atmak, ucuz protestolar sergilemek için kullanmak, son derece demode ‘toplumsal jestus’tur. Bile bile izinsiz miting yapıp durduk yerde kolluk kuvvetleriyle çatışmak gibi…

Siyasi söylemini hayata geçireceği onca yer varken, gidip bir belediyeyi zor durumda bırakacak numaralara tenezzül etmek, kendisine iş vermiş olanlara karşı vefasızlık ve vicdansızlık yapmak, hiç yakışmamış Cumbul’a.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
12.09.2019
Babacan cephesinde yeni bir şey yok
10.09.2019
Toplumsal gestus son derece etkilidir
25.06.2019
Millî Bağımsızlık’ın bedeli…
7.05.2019
Cehennem yolu iyi niyet taşlarıyla döşeliymiş
11.4.2019
Reform mu devrim mi?
4.4.2019
Bir gerginliktir gidiyor…
2.4.2019
“Her olanda bir hayır vardır”
30.3.2019
Seçimi kimin kazanacağını açıklıyorum!
9.3.2019
8 Mart’ta Suriyeli kadınları kim hatırladı?..
7.3.2019
Araştırmacılar neredesiniz?
5.3.2019
Ekonomiden birilerine kötü haber: Enflasyon düştü!
14.2.2019
Tanzim tuttu, sıra iletişiminde…
8.1.2019
CHP’den kaybetme garantili iletişim stratejisi
29.12.2018
Genel Başkan çam değil orman deviriyor…
6.12.2018
Batı’yı taklit, iletişimde büyük sorun yaratabilir…
29.11.2018
KOBİ’lere evet, KOBİ mantığına hayır!
22.11.2018
CHP bir fırsatı daha tepti…
30.10.2018
Kendimizi kendimize bile anlatamıyoruz...
23.10.2018
Bir Mazıdağı hikâyesi
20.10.2018
Toplumu dikine kesmek…
14.10.2018
Brunson olayından çıkarılacak iletişim dersi
9.10.2018
İttifak akılla kurulur, duyguyla değil
6.10.2018
Zekâ testi: McKinsey
2.10.2018
Yeni Meclis’in açılışı aynı da…
28.9.2018
5N+1K sosyal medya saldırganlarına yenilecek mi?
25.9.2018
50. gün hesabı bir fırsat olabilir
23.9.2018
‘Denge-Disiplin- Değişim’ yakıştı
18.9.2018
Keşke bizde de olsa…
15.9.2018
Heyecan şart
13.9.2018
Kepenk kapatmanın bedeli
11.9.2018
Tam da israfın sırası… (!)
8.9.2018
Şarbon krizini kim yönetiyor?..
6.9.2018
Girişimciler Take-Off’la havalanacak
4.9.2018
Projelerde anlayış değişikliği
1.9.2018
Canlılık yoksa hiçbir şey yok
30.8.2018
‘Türkiye için risk yok!..’
28.8.2018
Hicaz Demiryolu ve yeni dev projeler...
25.8.2018
Özel derse rağmen hüsran…
23.8.2018
Çevre konusunda atılım yılı olabilir
21.8.2018
Proleterleştire- mediklerimizden misiniz?..
18.8.2018
Amma senaryo…
16.8.2018
Bir musibet…
14.8.2018
Bir kez daha şaşıracaklar…
11.8.2018
Milli bağımsızlığın bedeli…
9.8.2018
Siyasi intihar sürüyor…
7.8.2018
Kılıçdaroğlu 10’da 10 yapacak…
4.8.2018
Siyasî iletişimde devrim…
2.8.2018
Şeamet tellalları başaramayacak…
31.7.2018
Kemal bey kaybetmeye mahkûm…
28.7.2018
İstifa, İntihar, İnkâr…
17.7.2018
Tersi olsaydı yer gök inlerdi
14.7.2018
Kolay olmasa da ‘olacak’!..
12.7.2018
Önce insan sonra Bakan olmak…
7.7.2018
Tarihî kırılmanın tarihî konuşması
5.7.2018
Futbolun süperleri, Süper Lig’in itibarı
3.7.2018
Batı, batılığını yapmayı sürdürüyor
28.6.2018
Şaka gibi…
23.6.2018
Son düzlüğe girmişken
19.6.2018
‘Şimdi yeni şeyler söylemek lazım’…
16.6.2018
“Körlerle sağırlar birbirlerini ağırlar”…
14.6.2018
Güven duygusu her şeydir, vaat değil…
12.6.2018
7,4’ü adam gibi anlatmak gerekmez mi?
9.6.2018
Topu birden geliyor… Türkiye direniyor…
7.6.2018
Türkiye markalarının daha gidecek yolları var
31.5.2018
Kemal bey için kötü haberler
26.5.2018
“Türkiye piyasalarla inatlaşmayacak”
24.5.2018
“O masada birilerinin kolu hep kalır…”
22.5.2018
Bakın düğmeye nasıl basılmış?
19.5.2018
Bu ne subjektivist bir uçuştur…
17.5.2018
Muharrem bey, HDP’yi hükümete alacak mı?…
12.5.2018
‘West against Erdoğan’
10.5.2018
“Korkaklar köle olur, cesurlar efendi!…”
8.5.2018
Şimdi o üç kavramı anlatma zamanı…
5.5.2018
İnce ne kadar ciddiye alınmalı…
3.5.2018
‘Acezenin ittifakından korkarım’…
1.5.2018
Kılıçdaroğlu neden aday değilmiş?
28.4.2018
Millî irade ile dalga geçmek tehlikelidir…
26.4.2018
Köprüden önceki son çıkış…
24.4.2018
FETÖ’nün adayı kim olacak…
21.4.2018
‘Haziranda bu ülkeye huzur gelecek’…
19.4.2018
‘Mahşerin Dört Atlısı’na cevap!...
17.4.2018
‘Washington, medyayı kullandı!’..
14.4.2018
‘Başaramayacaksınız!’…
12.4.2018
Bir akıl tutulmasıdır gidiyor…
10.4.2018
Hüsnükuruntu ile temenni arası bir şey…
7.4.2018
Bir siyasetçinin elinde sadece iki silahı vardır…
3.4.2018
Emir kipiyle mesaj olmaz!..
29.3.2018
Kim ‘Kuvay-ı Milliye’?..
27.3.2018
Kılıçdaroğlu’ndan yerli ve millî kömüre destek (!)..
22.3.2018
Son noktayı Cumhurbaşkanı koydu...
18.3.2018
Müphemiyeti hep Cumhurbaşkanı mı çözecek?
15.3.2018
Medya, kederli insanları merak edenleri özellikle sever
10.3.2018
CHP Lideri, ölçüyor mu acaba?..
8.3.2018
Benzersiz bir ödül gecesiydi…
6.3.2018
Vicdanî kabule tarihi örnek…
1.3.2018
Deutsche Bank için mesele bile değilmiş gibi…
27.2.2018
Lider, önseçimle mi belirlenir?..
22.2.2018
Bürokrasiyi 2019’a hazırlamak…
13.2.2018
Yalancının mumu yatsıyı beklemedi
8.2.2018
‘Evrensel doğrular’ ve reel politika…
6.2.2018
‘Garp Cephesinde Yeni Bir şey Yok’…
1.2.2018
Kurultay da kurtarmayacak sanki…
25.1.2018
Emperyal güç olmak böyle bir şey
23.1.2018
Sahada kazanılanı masada kaybetmemek için
4.1.2018
Dönercide de Kripto var artık…
26.12.2017
Bizim yanımıza bırakmayacaklarmış…
21.12.2017
Az Star Wars, üstü Ertuğrul…
17.12.2017
‘Tarzan zor durumda’…
14.12.2017
İnsanın içi açılıyor…
12.12.2017
Asap bozucu durumlar…
7.12.2017
‘Etkileyiciler’i etkileyebilmek
2.12.2017
Zarrab, 30 yıl sonra hangi Hollywood filmine konu olacak?
14.11.2017
Karar vermek bir şiddet olayıdır…
9.11.2017
‘Avrasya’ya hâkim olan dünyaya hâkim olur!’
31.10.2017
Kim kimin için ‘büyük tehlike’ acaba?..
26.10.2017
Diriliş’in ruhu, İyi Parti’ye ilham olur mu?
21.10.2017
Suriyelilerin iletişimini kim yapacak?..
17.10.2017
Tanıtım Ajansı algıyı da yönetmeli
14.10.2017
Zorunlu hareketlerden artistik hareketlere…
12.10.2017
Haberler bir araya gelince gerçek ortaya çıkar…
10.10.2017
AK Parti hangi ayarları arıyor?
5.10.2017
Bedelsiz siyasetin kör alıcıları
3.10.2017
Meltem Cumbul Hanım'ın suçu yok…
28.9.2017
Kuzey Kürdistan neresi acaba?..
24.9.2017
CHP bir fırsatı daha kaçırmak üzere
21.9.2017
Başlangıç çok iyi! Peki, sonrası?..
14.9.2017
PR reklam eş değeri ile ölçülmez
12.9.2017
Melanet bulutları üstümüzde dolaşırken…
9.9.2017
Mertlik ve siyaset ne kadar bağdaşır?..
7.9.2017
İttifak olmadan olmaz; ama hangi ittifak?
5.9.2017
‘İlericiler’ ‘gerici’ oldular…
29.8.2017
Keşke…
26.8.2017
Sadece söylenmek, siyasi ikbal getirmez
24.8.2017
Bir cacık olur mu?..
22.8.2017
Almanya ne zaman rahat durmaya başlar…
19.8.2017
Trump’ın ‘satranç tahtası’…
15.8.2017
Şimdi zafer sarhoşluğundan uyanma zamanı…
12.8.2017
‘Devletin temeli millî kültürdür!’…
10.8.2017
Bu ne yaman ikiyüzlülüktür...
8.8.2017
“Ben nerede duruyorum?”..
5.8.2017
Almanya, Almanya…
3.8.2017
ABD’nin Türkiye’de algısı yerlerde…
1.8.2017
İslam Dünyası iletişimin önemini nasıl kavrayacak?…
29.7.2017
Neredesiniz?…
27.7.2017
İş üç nalla bir ata kalmış…
25.7.2017
Şimdi ‘Detant’ zamanı…
22.7.2017
Almanya fırça atacak, biz hizaya gireceğiz…
20.7.2017
Yalancının mumu yatsıyı bile beklemedi…
13.7.2017
Tecrit kırılıyor
11.7.2017
Türkiye yine çok oluyor…
8.7.2017
Bağımsız yargının iletişimi de bağımsız olmalıdır
6.7.2017
Bana arkadaşını söyle...
1.7.2017
Bu ne yaman şizofrenidir…
29.6.2017
‘Bozulma’nın ilacı ‘Organik İletişim’…
24.6.2017
Arter’in rekoru kolay kolay kırılamaz
20.6.2017
‘Adalet erdemlerin itidalidir’…
17.6.2017
Yollar yürümekle aşınmaz…
15.6.2017
Tek çıkış yolu, provokasyona gelmemektir…
13.6.2017
Ertuğrul’dan erdem dersi
10.6.2017
İletişimde başarının sırrı: Beklenti yönetimi…
8.6.2017
’15 Haziran’da darbe olacak’ (!)…
6.6.2017
Geleceğimizin garantisi geçmiştedir
3.6.2017
Trump neden ‘kodlamadan’ konuşuyor!..
1.6.2017
530 bin dolar ne ki? Hedefi büyütmek gerek!..
30.5.2017
Ufuk turu…
25.5.2017
Çin'in puanını düşürseniz ne olur düşürmeseniz ne olur…
23.5.2017
Cumhurbaşkanı ‘başlama vuruşunu’ yaptı…
18.5.2017
“İyi ki Erdoğan var”…
16.5.2017
Türkiye’ye sahte röportaj suçlaması kayaya çarptı…
13.5.2017
İletişimin olmazsa olmazı: Değerlerle didişmemek!..
11.5.2017
‘Hayaller Hollywood, gerçekler Eminönü…’
9.5.2017
‘Parti içi demokrasiyi getiren benim!’..
6.5.2017
Abdullah Gül noktayı koydu
4.5.2017
‘Nerede kalmıştık?...’
2.5.2017
Dilini kaybeden her şeyini kaybeder…
27.4.2017
Macron’la birlikte kim kazanacak?.
25.4.2017
Türkiye’yi tecrit etmek isteyenlere inat
22.4.2017
Alt alta okuyunca fıkra gibi…
20.4.2017
YSK mühür iletişimini yönetmeli …
18.4.2017
İyi bir ‘kaybeden’ olmayı bilmek…
15.4.2017
‘Evet’ çıkarsa ülkeyi terk etmeyi düşünenlere..
13.4.2017
Evet arttıkça, manipülasyon iddiası da artıyor..
11.4.2017
Araştırma şirketlerinin yeni sınavı..
8.4.2017
‘Kontrollü Darbe’ kime hizmet etti?..
6.4.2017
Sigortanın sigortası atmak üzere…
4.4.2017
Bir kriz nasıl yönetilmez…
1.4.2017
Ne dersiniz Binnaz Hocam?
28.3.2017
Türkiye’ye gel ve kendi hikâyeni keşfet!…
25.3.2017
Çok naz âşık usandırırmış…
24.3.2017
Kadıköy’ün rengini kararsızların kararı belirleyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive