Aslı Aydıntaşbaş

Cumhuriyet



Bookmark and Share

Diktatörlüğün sıradanlaşması


30.4.2018 - Bu Yazı 1424 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Diktatör olma niyetiniz varsa, ideal bir mevsimdeyiz. Sakın kaçırmayın! 

Neden mi? Dünyanın artık otoriter rejimleri demokrasiye zorlayacak mecali yok. Batı, kendini ideolojik ve ekonomik olarak zayıf hissediyor ve neredeyse yüz yıl önce kendi kurduğu “liberal demokratik düzenin” çöküşüne tanık oluyor. Dünya savaşı ihtimali, Soğuk Savaş yıllarında bile olmadığı kadar fazla. Bu yüzden de ABD ve diğer Batı ülkeleri, global sorunlara “Boş verelim dünyayı değiştirmeyi. Biz kendi evimizi kale duvarlarıyla sağlama alalım” diye bakıyor. 
Batı’dan gelen demokrasi ve reform baskısı olmayınca da dünyanın her yerinde pıtrak gibi diktatörler çıkıyor. Rahat rahat dolaşıyor, el-kol hareketleri yapıyor, iki üç tehditle ABD’yi pazarlık masasına oturtuyorlar. 
Bunun en son örneğini bu hafta iki Koreli liderin bir araya gelip el ele, kol kola barış yapmasıyla yaşadık. Daha 6 ay önce ABD ve Kore arasında füze ve savaş riskinden söz edilirken, bu hafta efsanevi Kuzey Kore diktatörü Kim Jong-Un, sınırda güneyli mevkidaşı ile buluştu, el ele yürüdü, hatta nükleer silahsızlanma görüşmeleri başlatmaya karar verdi. 
Bunda en önemli etken, Trump’un öngörülemez davranışları ve Twitter üzerinden tehditlerinin iki Kore liderini mecburen barışa itmesi. Deli deliyi görünce sopasını saklarmış! 
Yine de Kore yarımadasında barış ihtimali müthiş sevindirici. Savaş seçeneğinin bertaraf edilmesi, nükleer silahların sınırlandırılması herkes için iyi. 
Ancak unutmayın, Kim Jong-Un, ülkesinde reform vaat eden bir Gorbaçovdeğil. Gaddar bir diktatör. Böyle bir şahsiyetin güle oynaya dünya sahnesine kabul edilmesi, birkaç yıl öncesine kadar mümkün olmazdı. 
Neden mi? Yakın zaman öncesine kadar Batı, kendini güçlü hissediyor ve diktatörlerle pazarlık değil onları dize getirmek ya da devirmek üzerine bir oyun kuruyordu. Soğuk Savaşı kazanmış olmanın özgüveni ile tüm dünyada kendi yönetim sistemini oturtmak istiyordu. Açık toplum, serbest piyasa. Kore gibi ülkelerle kapalı kapılar ardında ara sıra pazarlık yapılsa bile, bu asla o rejimlerle eşitlik ilişkisi üzerine kurulmazdı. 
Şimdi ise Batı, güçsüz. İstikrarı korumak ve kendi kalelerini sağlama almak adına bu tarz liderlere katlanmaya razı. 
Donald Trump geçtiğimiz haftalarda CIA Başkanı (ve şimdiki Dışişleri Bakanı) Mike Pompeo’yu Kuzey Kore’ye gönderdi, ardından da bir yıl önce tehdit ettiği Kim Jong-Un’u öven twitler attı. Trump, Kim’in ‘onurlu’ bir lider olduğunu söyledi. 
Oysa Trump’ın “onurlu” dediği 34 yaşındaki Kim Jong-Un, düpedüz deli. Halkını açlığa ve inanılmaz bir baskı rejimine mahkûm eden, amcasını öldürten, kızınca generallerini kaplanlara yedirten, erkek kardeşini James Bond filmini aratmayacak bir sahneyle havaalanında sinir gazıyla öldürten birinden söz ediyoruz. Babadan devraldığı kapalı rejimi (İnternet dahi yok) efsanevi bir gaddarlıkla götürüyor. 100’e yakın üst düzey devlet görevlisini idam ettirdiği biliniyor. Bunlar arasında 2016’da kendi konuşması sırasında uyuklamaya başlayan ya da Meclis konuşması sırasında ‘kötü oturuşuyla saygısızlık gösteren’ bakanlar da var! 
Dedim ya, yepyeni bir dünya konjonktürü var ve diktatörlerle delilere gün doğdu. 
Saddam bugün yaşasaydı, çoktan Exxon Mobil ve Shell’le petrol anlaşması imzalamış, bir iki göstermelik reform hamlesiyle Davos’a davet edilmişti. Kaddafi ölmeseydi, bugün CNN’de Christian Amanpour’a röportaj veriyor, oğlu Seyfülislam Kaddafi her gün WhatsApp üzerinden Fransız lideri Macron’la konuşuyordu. 
Kim bilir, bizim Kim Jong-Un da belki günün birinde kendini Davos yollarında, BM koridorlarında bulur. 
Kuzey Kore lideri haziran ayında Donald Trump’la görüşecek. İkili görüşmelere katılan bir Güney Kore yetkilisi, CNN’e Kim’in savaş istemediğini, gerçekte ülkesinde McDonalds ve Trump Tower açmak istediğini söylemiş! 
Ne diyelim? Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete. Uluslararası ilişkilerde bildiğimiz doğrular, artık bu çivisi çıkan gezegenin yeni parametrelerini açıklamaya yetmiyor. Yeni bir dünya kuruluyor ve bir şekilde bu yeni düzenin yolu, diktatörler ve Trump Tower’dan geçiyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
6.9.2018
Yaklaşan facia
31.8.2018
Yalancı bahar mı ikinci bahar mı?
26.8.2018
Bu mu devlet aklı?
23.8.2018
Lale Devri bitti!
20.8.2018
Mutsuzluk beter umutsuzluk daha beter
18.8.2018
Avrupa ile yakınlaşmak için
13.8.2018
Trump, Brunson’la ilgili ne demiş?
10.8.2018
Alis harikalar diyarında
5.8.2018
Takas formülü: Önce Rahip Brunson sonra Hakan Atilla
3.8.2018
Brunson yaptırımları ve devam eden pazarlıklar
29.7.2018
Brunson’la takas fikri kimden çıktı
27.7.2018
Al Papaz’ı ver Halkbank’ı
23.7.2018
Sessizlik
19.7.2018
Bir demokrasi kendini nasıl savunur?
16.7.2018
Batı’yla pazarlık
12.7.2018
Osmanlı bu değildi
8.7.2018
Yeni dönem ne olur?
5.7.2018
Dünya karıştıkça biz geriliyoruz
1.7.2018
Hüzün
28.6.2018
Sonuçlara bir de böyle bakın
24.6.2018
Kazanacağız
21.6.2018
25 Haziran Türkiye’si
18.6.2018
Emanetim sende saklı
14.6.2018
İki seçim arası
11.6.2018
MERKEL: Kendine gel! TRUMP: Dükkân benim
10.6.2018
Oyun büyük
7.6.2018
Ver Papaz’ı, Al Münbiç’i
4.6.2018
Ben sana iktidar olamazsın demedim...
31.5.2018
Sessiz çoğunluk
28.5.2018
Burası Rusya değil kardeşim
24.5.2018
Ne yapmalı?
21.5.2018
Dip dalga ne gösteriyor?
17.5.2018
Baskıda kaosa geçiş süreci
13.5.2018
Dışarıda olan seçimi nasıl etkiler?
11.5.2018
Attım bunu cebe
6.5.2018
Bilinenler, bilinmeyenler
3.5.2018
Piyesin son sahnesi
30.4.2018
Diktatörlüğün sıradanlaşması
26.4.2018
CHP’nin zor kararı
23.4.2018
İki çift lafım var...
19.4.2018
Devlet Bahçeli’nin himayelerinde baskın seçim
16.4.2018
Tam bir tiyatro!
13.4.2018
Üçüncü dünya savaşı çıkar mı?
9.4.2018
Stalin’in özel kalemi
5.4.2018
Rusya ile dostluk...
2.4.2018
Yüzde 7’lik mutluluk
31.3.2018
Macron neden aradı?
30.3.2018
Varna’da ne oldu?
26.3.2018
Kendi elimizle Afganistan kuruyoruz
23.3.2018
İslamın güncellenmesi
19.3.2018
Seçilmiş imparatorlar dönemi
15.3.2018
Topluma umutsuzluk aşılamayın
12.3.2018
Bu gemi batmaz
9.3.2018
Saadet’in Bu Filmdeki Rolü
5.3.2018
Varna’nın kilidi Ahmet Şık’ta
2.3.2018
Şaşırmanıza şaşırdım
26.2.2018
Ne oldu hayır cephesine?
24.2.2018
Umarım yanılıyorumdur
19.2.2018
Yargı esprilerinden sıkıldım
16.2.2018
Washington’daki Tartışma
11.2.2018
Tillerson öncesi görünen resim
8.2.2018
O resim ve siyasetin tablosu
4.2.2018
CHP’nin misyonu
1.2.2018
Soçi ve Rusya ne istiyor?
29.1.2018
ABD’yle nasıl bir yol?
21.1.2018
Afrin aforizmaları
18.1.2018
Nazlı Ilıcak’ın kandırılma hakkı
15.1.2018
Kafana göre takıl kanka
11.1.2018
Devletin başına Devlet geldi
8.1.2018
Avrupa’yla imtiyazlı ortaklık
1.1.2018
Beklentiler
28.12.2017
Almanya’yla yumuşama
25.12.2017
Özlediklerimiz
21.12.2017
Çoğunluğun öfkesi
17.12.2017
Kaçış
14.12.2017
Kudüs’ü savunmak
10.12.2017
Tarihin neresindeyiz?
7.12.2017
Para ürkektir
3.12.2017
Twitter devrimleri
30.11.2017
Normal bir ülke değiliz ki
23.11.2017
Mesele NATO ya da Sarraf değil
19.11.2017
Bir sel var ki sürüklüyor bizi
16.11.2017
MHP’yle ittifak şaşırtmadı
12.11.2017
AK Kemalizm olur mu?
9.11.2017
İran’la savaş mı geliyor?
6.11.2017
Yıldırım, Washington’a gidiyor
30.10.2017
Transatlantik
22.10.2017
Büyük cehalet teorisi
19.10.2017
Aykırı sesler
15.10.2017
Şu devletin bekası meselesi
12.10.2017
ABD ile kriz nasıl biter?
8.10.2017
Kum fırtınası
5.10.2017
İran’la dostluk iyi, nedeni yanlış
1.10.2017
Bakarkörler ülkesi
28.9.2017
Sakin güç nasıl olunur?
21.9.2017
MGK’den ne çıkacak?
14.9.2017
Siz ne deseniz de dünya yuvarlak
11.9.2017
Cumhuriyet davası bitmeli
7.9.2017
Piyasa demokrasiyi iplemiyor
3.9.2017
Yunanistan’a kaçan kaçana
31.8.2017
Washington-Ankara hattında ne oluyor?
28.8.2017
Size ne Irak’taki Kürtlerden!
24.8.2017
2019’da ne yapmalı?
17.8.2017
Her yerde aynı dalga
13.8.2017
Fazla da ciddiye almayın
10.8.2017
Karanlık bir ufuk turu
6.8.2017
Rejim kim ola?
3.8.2017
Bağırıp çağırmak strateji değildir
27.7.2017
Yok böyle bir komedi
23.7.2017
Ahmet Şık uçak da kaçırmış
20.7.2017
Kabine değişikliği
13.7.2017
Darbeyi atlattık ama demokrasi kuramadık
9.7.2017
Kemal Bey’in stratejisi
6.7.2017
Yine mi Almanya!
26.6.2017
Demirel’i neden andım?
22.6.2017
Avrupa’yla karmaşa
18.6.2017
Gandi’nin dönüşü
15.6.2017
Nor-mal-leş-me
11.6.2017
Trump dikiş tutmaz
8.6.2017
Katar krizi Ankara’ya mesaj
4.6.2017
Bir cenazenin ardından...
1.6.2017
Yaktın bizi Trump
28.5.2017
Avrupa’yla takvim ne demek?
25.5.2017
Aman Trump’a kanmayın!
21.5.2017
Yeni dönem
18.5.2017
Beyaz Saray’da ne oldu?
14.5.2017
Trump ne isteyecek?
11.5.2017
Stratejik zekânıza hayranım!
7.5.2017
Geleceğe geri dönenler ülkesi
5.5.2017
O ses Türkiye: 2019
27.4.2017
Trump görüşmesi öncesinde
23.4.2017
Dost acı söyler
21.4.2017
‘Kürtler Evet dedi’ safsatası
13.4.2017
Bilinmeyenlerin referandumu
9.4.2017
Suriye’de ne değişir?
6.4.2017
Ergenekon savcılarından ders alaydınız bari
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive