Aslı Aydıntaşbaş

Cumhuriyet



Bookmark and Share

Osmanlı bu değildi


12.7.2018 - Bu Yazı 1211 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Mizah dergisi Uykusuz’un bugün piyasalara çıkan sayısının kapağında, şehirli modern bir çift var. Adamcağız, alı al moru mor, belli ki günlerdir bilgisayar kucakta, birinci cumhuriyetin bitiş senfonisi sonrasında açıklanan yeni kabineyle ilgili yazılanları okuyor. Eşi ya da sevgilisi, yanına giderek ‘Hadi gel artık. Bir hava alalım. Yeter’ diyor. Haberlerden kopamayan, ruhunu çoktan teslim eden adam, zoraki bir iyimserlikle:

“En azından Milli Eğitim Bakanı’mız iyi gibi sanki di mi?” diyor.

Öteki Türkiye’de ruh hali, tam da bu. Rıza vermediği ve sonuçlarından son derece ürktüğü radikal bir değişimi, oturup kanepeden izlemek zorunda kalmak...

Bunu yaparken de, tabir yerindeyse, kafayı yemek.

İyi de, kafayı yemesi gereken, kanepedeki adam mı, yoksa Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi adıyla önümüze gelen bu tuhaf merkezileşme çabasını tasarlayanlar mı? Ben onların yerinde olsam, bugün hiç de rahat hissetmezdim.

Neden mi? Bakın anlatayım. Dün yeni sistemdeki işleyişi, daha doğrusu devletin yapısını anlatan Bir Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ni okumaya çalıştım. 192 sayfalık metni tümüyle okudum diyemem. Ama şunu anladım: Devlet, Tayyip Erdoğan etrafında yeniden organize ediliyor; tiyatrodan köydeki ziraat ofisine kadar atama ve yönetim yetkileri, Cumhurbaşkanlığı’na veriliyor.

Tüm yetkilerin tek elde toplanması, nasıl olacak da bu ‘hantal’ devlet işleyişini hızlandıracak? Gazeteciliğe başladığım günden bu yana devletin ‘ceberut’ ve ‘hantal’ oluşu, bizzat devletin en tepesindeki isimler tarafından dile getirilir, çözüm olarak da yönetimde yerelleşme ve adem-i merkeziyetçilik önerilirdi. Bu, ANAP’dan AKP’ye kadar tüm sağ partilerin reform programının da temel taşıydı.

Şimdi ise önerilen, her alanda merkezileşme. Tüm yetkilerin bir elde toplanması. Bu, sadece insanlık tarihinden çıkardığımız sonuçlara değil, bizim kendi tarihimize bile ters. Osmanlı, neredeyse son 300 yılını devlette reform çabalarına harcadı ve bu çabaların merkezinde, padişahın yetkilerini devlet bürokrasisine dağıtarak daha etkili bir yönetim kurması emeli vardı. Sadrazamlık müessesi, bu yüzden 18’inci yüzyıl sonlarında Saray’ın dışına taşındı.

Osmanlı’nın bile reddettiği bir merkezi yapıyı bugüne uyarlamak, ne fayda sağlayacak?

Kuşkusuz ki Türkiye’nin yönetim reformuna ihtiyacı vardı. Devlet sahiden tekliyordu. Ancak yeni sistem, eski sistemdeki sıkıntıları bizzat büyütme riski taşıyor.

Prensipte, başkanlık sistemi devletin, hatta demokrasinin daha iyi işlemesine neden olabilir. Ancak önümüzdeki, başkanlık sistemi falan değil. ABD’de uygulanan haliyle başkanlık sisteminin tüm esprisi, başkanın yetkilerinin kongre ve yargı tarafından ‘dengelenmesi’ ve ‘denetlenmesi.’ Ayrıca başkanlık sisteminin olmazsa olmazı, eyaletler. Eyalet yapısı sayesinde, devlet hizmetleri yerelden dağıtılıyor. Evet, Donald Trump Anayasa Mahkemesi’nde bir koltuk boşaldığında atama yapabiliyor; ancak tutup da Massachusetts’e polis şefi ya da Boston’da tiyatroya müdür atamıyor. Bırakın bunları, hiçbir üniversiteye rektör ya da hiçbir eyalete vali dahi atayamıyor.

Maalesef bizdeki yeni sistemde kuvvetler ayrılığı yerine yandaş haber kanalları, denge denetleme yerine MHP düşünülmüş. Avrupa ve Osmanlı tarihinden hiçbir ders çıkarmadan, alelacele hazırlanmış bir yapı. Üstelik sadece Tayyip Erdoğan düşünülerek hazırlanmış olduğunda, uzun vadede sıkıntılı olacak.

Ne diyeyim. Günün moda terimiyle ‘Hayırlı olsun.’ Ben bu güç yoğunlaşmasının Türkiye’yi yoracağını, devleti kilitleyeceğini, ekonomiyi hantallaştıracağını düşünüyorum.

Umarım yanılıyorumdur.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
6.9.2018
Yaklaşan facia
31.8.2018
Yalancı bahar mı ikinci bahar mı?
26.8.2018
Bu mu devlet aklı?
23.8.2018
Lale Devri bitti!
20.8.2018
Mutsuzluk beter umutsuzluk daha beter
18.8.2018
Avrupa ile yakınlaşmak için
13.8.2018
Trump, Brunson’la ilgili ne demiş?
10.8.2018
Alis harikalar diyarında
5.8.2018
Takas formülü: Önce Rahip Brunson sonra Hakan Atilla
3.8.2018
Brunson yaptırımları ve devam eden pazarlıklar
29.7.2018
Brunson’la takas fikri kimden çıktı
27.7.2018
Al Papaz’ı ver Halkbank’ı
23.7.2018
Sessizlik
19.7.2018
Bir demokrasi kendini nasıl savunur?
16.7.2018
Batı’yla pazarlık
12.7.2018
Osmanlı bu değildi
8.7.2018
Yeni dönem ne olur?
5.7.2018
Dünya karıştıkça biz geriliyoruz
1.7.2018
Hüzün
28.6.2018
Sonuçlara bir de böyle bakın
24.6.2018
Kazanacağız
21.6.2018
25 Haziran Türkiye’si
18.6.2018
Emanetim sende saklı
14.6.2018
İki seçim arası
11.6.2018
MERKEL: Kendine gel! TRUMP: Dükkân benim
10.6.2018
Oyun büyük
7.6.2018
Ver Papaz’ı, Al Münbiç’i
4.6.2018
Ben sana iktidar olamazsın demedim...
31.5.2018
Sessiz çoğunluk
28.5.2018
Burası Rusya değil kardeşim
24.5.2018
Ne yapmalı?
21.5.2018
Dip dalga ne gösteriyor?
17.5.2018
Baskıda kaosa geçiş süreci
13.5.2018
Dışarıda olan seçimi nasıl etkiler?
11.5.2018
Attım bunu cebe
6.5.2018
Bilinenler, bilinmeyenler
3.5.2018
Piyesin son sahnesi
30.4.2018
Diktatörlüğün sıradanlaşması
26.4.2018
CHP’nin zor kararı
23.4.2018
İki çift lafım var...
19.4.2018
Devlet Bahçeli’nin himayelerinde baskın seçim
16.4.2018
Tam bir tiyatro!
13.4.2018
Üçüncü dünya savaşı çıkar mı?
9.4.2018
Stalin’in özel kalemi
5.4.2018
Rusya ile dostluk...
2.4.2018
Yüzde 7’lik mutluluk
31.3.2018
Macron neden aradı?
30.3.2018
Varna’da ne oldu?
26.3.2018
Kendi elimizle Afganistan kuruyoruz
23.3.2018
İslamın güncellenmesi
19.3.2018
Seçilmiş imparatorlar dönemi
15.3.2018
Topluma umutsuzluk aşılamayın
12.3.2018
Bu gemi batmaz
9.3.2018
Saadet’in Bu Filmdeki Rolü
5.3.2018
Varna’nın kilidi Ahmet Şık’ta
2.3.2018
Şaşırmanıza şaşırdım
26.2.2018
Ne oldu hayır cephesine?
24.2.2018
Umarım yanılıyorumdur
19.2.2018
Yargı esprilerinden sıkıldım
16.2.2018
Washington’daki Tartışma
11.2.2018
Tillerson öncesi görünen resim
8.2.2018
O resim ve siyasetin tablosu
4.2.2018
CHP’nin misyonu
1.2.2018
Soçi ve Rusya ne istiyor?
29.1.2018
ABD’yle nasıl bir yol?
21.1.2018
Afrin aforizmaları
18.1.2018
Nazlı Ilıcak’ın kandırılma hakkı
15.1.2018
Kafana göre takıl kanka
11.1.2018
Devletin başına Devlet geldi
8.1.2018
Avrupa’yla imtiyazlı ortaklık
1.1.2018
Beklentiler
28.12.2017
Almanya’yla yumuşama
25.12.2017
Özlediklerimiz
21.12.2017
Çoğunluğun öfkesi
17.12.2017
Kaçış
14.12.2017
Kudüs’ü savunmak
10.12.2017
Tarihin neresindeyiz?
7.12.2017
Para ürkektir
3.12.2017
Twitter devrimleri
30.11.2017
Normal bir ülke değiliz ki
23.11.2017
Mesele NATO ya da Sarraf değil
19.11.2017
Bir sel var ki sürüklüyor bizi
16.11.2017
MHP’yle ittifak şaşırtmadı
12.11.2017
AK Kemalizm olur mu?
9.11.2017
İran’la savaş mı geliyor?
6.11.2017
Yıldırım, Washington’a gidiyor
30.10.2017
Transatlantik
22.10.2017
Büyük cehalet teorisi
19.10.2017
Aykırı sesler
15.10.2017
Şu devletin bekası meselesi
12.10.2017
ABD ile kriz nasıl biter?
8.10.2017
Kum fırtınası
5.10.2017
İran’la dostluk iyi, nedeni yanlış
1.10.2017
Bakarkörler ülkesi
28.9.2017
Sakin güç nasıl olunur?
21.9.2017
MGK’den ne çıkacak?
14.9.2017
Siz ne deseniz de dünya yuvarlak
11.9.2017
Cumhuriyet davası bitmeli
7.9.2017
Piyasa demokrasiyi iplemiyor
3.9.2017
Yunanistan’a kaçan kaçana
31.8.2017
Washington-Ankara hattında ne oluyor?
28.8.2017
Size ne Irak’taki Kürtlerden!
24.8.2017
2019’da ne yapmalı?
17.8.2017
Her yerde aynı dalga
13.8.2017
Fazla da ciddiye almayın
10.8.2017
Karanlık bir ufuk turu
6.8.2017
Rejim kim ola?
3.8.2017
Bağırıp çağırmak strateji değildir
27.7.2017
Yok böyle bir komedi
23.7.2017
Ahmet Şık uçak da kaçırmış
20.7.2017
Kabine değişikliği
13.7.2017
Darbeyi atlattık ama demokrasi kuramadık
9.7.2017
Kemal Bey’in stratejisi
6.7.2017
Yine mi Almanya!
26.6.2017
Demirel’i neden andım?
22.6.2017
Avrupa’yla karmaşa
18.6.2017
Gandi’nin dönüşü
15.6.2017
Nor-mal-leş-me
11.6.2017
Trump dikiş tutmaz
8.6.2017
Katar krizi Ankara’ya mesaj
4.6.2017
Bir cenazenin ardından...
1.6.2017
Yaktın bizi Trump
28.5.2017
Avrupa’yla takvim ne demek?
25.5.2017
Aman Trump’a kanmayın!
21.5.2017
Yeni dönem
18.5.2017
Beyaz Saray’da ne oldu?
14.5.2017
Trump ne isteyecek?
11.5.2017
Stratejik zekânıza hayranım!
7.5.2017
Geleceğe geri dönenler ülkesi
5.5.2017
O ses Türkiye: 2019
27.4.2017
Trump görüşmesi öncesinde
23.4.2017
Dost acı söyler
21.4.2017
‘Kürtler Evet dedi’ safsatası
13.4.2017
Bilinmeyenlerin referandumu
9.4.2017
Suriye’de ne değişir?
6.4.2017
Ergenekon savcılarından ders alaydınız bari
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive