Referandumdan sonra


27.9.2017 - Bu Yazı 688 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Referandumun ardından hükümetimizi soğukkanlı davranmaya davet edeceksek somut, ihtirassız öneri ve öngörülerde bulunmamız da haliyle gerekir. IKB referandumu ülkemiz açısından bir ulusal güvenlik tehdidi olarak değerlendirilmemeli.

Zuhal Olcay’dan dinlerdik hani: “Dünden sonra yarından önce / Yaşam durur umut bitince / Yaşayamadıkça özgürce.” Irak Kürdistanı’nın bağımsızlık referandumu ilan edildiği gibi 25 Eylül’de yapılıp, ve (eğrisi doğrusuna gelip tahmin ettiğim üzere) yüzde 70 üstü katılım ve yüzde 90 küsur evet oyuyla sonuçlanınca o şarkıyı mırıldanırken buldum kendimi.

Şimdi gönül tellerini tımbırdatma muhabbetini bir yana bırakıp “dünden sonra” Ankara ne yapar, ne yapmalı, diğer ilgili bölgesel veya küresel devletlerin yaklaşımı ne olur ona bakalım. Zira malumunuz devletlerarası ilişkilerde dostluk, hatır-gönül ilişkisi, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifade buyurdukları “kadir-kıymet bilmemek” yoktur. Karşılıklı çıkarlar vardır. Bunun için hariciyenin geleneksel tavsiyesi hep “teenni ile hareket etmek” olagelmiştir.

Teenni yani soğukkanlı, sağduyulu davranışın tercümesi ise Sayın Davutoğlu’nun devr-i saltanatında vehmettiği gibi “suya-sabuna dokunmamak” değildir. Askerlikte çoğu işi yapmak için bizim deyişle “yürek”, Anglo-Sakson tabiriyle “bağırsak” yani korkudan altına etmemek, dışişlerinde ise “mide” yani bizim deyişle “burnunu tutmak” gerekir.

Soğukkanlı, uzgörülü, sağduyulu davranacaksak veya öyle davranmaya hükümetimizi davet etmek gibi bir ödevimiz olduğunu varsayıyorsak somut, ihtirassız öneri ve öngörülerde bulunmamız da haliyle gerekir. Özellikle ülkelerin, çarşıdaki dükkanlar gibi kapılarına “yeni yerimizde hizmetinizdeyiz” yazıp, taşınamayacaklarını anımsarsak.

Yapılan açıklamalar ortada: MGK bildirisi, Bakanlar Kurulu sonrası hükümet sözcüsü Sayın Bozdağ’ın sözleri, ertesi gün Sayın Başbakan ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifadeleri. TBMM’de kabul edilen iki tezkere ve üzerine yapılan görüşmeler. Hatta mümtaz anamuhalefetin lideri Sayın Kılıçdaroğlu’nun hangi akla hizmet olduğunu en azından bendeniz fakirin çözemediği “Türkiye-Irak-İran işbirliği” çağrısı.

Bir de sahada olanlar var: Tek yönlü kapatıldı denilen Habur’un halen açık oluşu, Sayın Cumhurbaşkanı’nın “vana elimizde” demesine rağmen içinden Kerkük’ünkü dahil günde 550 bin varil ham petrolün gürül gürül Ceyhan’a akmaya devam ettiği boru hattı, süregiden THY uçuşları ve faaliyetine devam eden Erbil Başkonsolosluğu’muz. Daha önemlisi Habur’da yapılan ve seviyesi yükseltilen askeri tatbikat ve söz konusu tatbikata Irak Genelkurmay Başkanı Ganimi’nin Ankara’yı ziyaretinin ardından Irak kara kuvvetlerinin de katılması.

Söylem-Eylem makasındaki açıklık üzerine durmuştuk, onun öyle devam edeceği izlenimi güçleniyor. Buna karşılık, tatbikata Irak kuvvetlerinn davet edilmesi alışılmışın dışında, “eksantrik”, nevzuhur bir gelişme. Bizim askeriyenin ta Tannenberg’den galat sürpriz unsuru zaferin kapısını açar yaklaşımının tezahürü olmalı.

Belki nasıl İdlip’ten tahliye edilen ÖSO unsurları Türkiye’den Fırat Kalkanı sahasına sürüldüyse, benzer biçimde 1992’den bu yana KDP denetiminde olan Habur Sınır Kapısı’nın TSK desteğiyle yeniden Bağdat’a iadesi gibi bir “çılgın proje” vardır zihinlerde. Bu şüphem geçerliyse on yıl Irak’ta veya Irak üzerine görev yapmış biri olarak acizane düşüncem “lütfen tekrar düşününüz” olacaktır.

Bizde “olan” hanesinde bir de Rudaw’ın RTÜK tarafından Turksat’tan çıkarılması var. KDP’nin Türkiye’de parti kurma izni verilmesinden Rudaw’ın kapatılmasına diyelim, yeterli olur sanırım.

Bağdat, Vaşington, Tahran, Şam, Moskova’ya da bakalım. Irak Başbakanı Abadi, IKB hükümetinden havaalanları ve sınır kapılarının denetimini istedi. Nitekim beni pirelendiren ortak tatbikat da o açıklamadan sonra başladı.

Putin’e en yakın kişilerden Seçin’in yönettiği Rosneft, bu yıl yaptığı petrol ve gaz anlaşmalarıyla IKB’nin en güçlü işbirliği ortağı haline geldi. Pekiyi Rusya o petrolün ülkemiz üzerinden geçip Almanya’daki rafinerilerini beslemesinin durdurulmasına ne tepki verir? Gaz yatırımı Türkiye düşünülmeden mi yapılmıştır?

ABD’nin alan denetimi değil alana hasım sokmamaya dayalı bir askeri stratejisi ve bunun siyasi yansımaları var. ABD’nin bir “Kürt Siyaseti” de yok. ABD Fırat’ın doğusundan IKB’nin İran sınırına (Zagros dağ silsilesi diyelim) dek olan alanı IŞİD, İran ve Rusya’ya terk edemeyeceğine göre IKB’yi bugün veya görünür gelecekte Bağdat’ın insafına da bırakacak değil.

Şam’dan Dışişleri Bakanı Velit Muallim, IŞİD belası defedildikten sonra Kürtlerler özerklik müzakeresine girilebileceğini açıkladı. Bir kenara (muhtemelen Rusya destekli) bir karşı-hamle olarak herhalde not edilmeli.

Tahran ise DMO Kudüs Tugayı komutanı Kasım Süleymani’nin Erbil-Süleymaniye arasında beyhude mekik dokumaları ve havada kalan tehditlerinin ardından sınırı kapatmadı ancak IKB’ne doğrudan uçuşları kaldırdı. 2003’ten bu yana İran’ın IKB ile olan Türkiye’nin iki katı uzunluğundaki sınırı bir gün dahi kapatmadığını da anımsayalım.

Görünen o ki, Abadi’nin Tahran ve Ankara’dan dileği, Irak’a yapılmış addedilecek bir askeri müdahaleden imtina etmeleri, buna karşılık IKB’ne Bağdat’a mecbur olduklarını hissettirecek her türlü yalıtma politikalarını uygulamaya koymaları.

IKB’nin önünde ise bağımsızlık ilan değil Bağdat’la yapılacak müzakereler var. Çelişkili biçimde IKB üzerinde baskı artarsa, onlar da zoraki biçimde bağımsızlık ilanını öne çekmek zorunda kalabilirler. Ötesi, savunma ve maliye politikaları başta olmak üzere devlet inşası zor iş. Tanınmaya hiç değinmiyorum. Hava kuvvveti ve savunması olmadan IKB diken üstünde oturmaya ve diplomatik ittifaklarla vaziyeti idare etmeye devam edecek.

Nihayet, madem bütün toplar yeni yönetim sistemimizde gidip Sayın Cumhurbaşkanı’nın ayağında duruyor, bence taze bir bakış açısı için yapılması gereken yeniden sivil bir Irak-Suriye Özel Temsilcisi atamak olmalı. Haddim olmadan aklıma ilk gelen iki ismi de zikredeyim: Bağdat Büyükelçisi Fatih Yıldız veya Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Ahmet Yıldız (isim benzerliği) bu görevi layıkıyla yerine getirebilir.

Zamanında ABD hükümetine Irak’ta yön değiştirten Baker-Hamilton Raporu gibi bir çalışma yapılmak istenirse, 2003 sonrasında farklı dönemlerde Bağdat’ta görev yapmış (E.) Büyükelçiler Ünal Çeviköz ve Murat Özçelik’e de benzeri bir çalışma yürütme görevi Sayın Cumhurbaşkanı tarafından tevdi edilebilir. Böylece Sayın Cumhurbaşkanı son sözü söylemeden elinde güvenlik bürokrasisi ve müesses nizam sarmalından geçmemiş sağlam bir veri seti de olur.

IKB bağımsızlık referandumu ülkemiz açısından bir ulusal güvenlik tehdidi olarak değerlendirilmemeli, içeride çoğulculuk ve katılımcılık yönünde atılacak adımların, bölgemizde Kürtlerle onlar kendilerini hangi siyasi mecralar üzerinden ifade ederse etsinler iyi ilişkilerin önünü açacağı hatırda tutulmalıdır. Bölgesel Güç olmanın yolu da oradan geçiyor. Önümüzde Başkanlık Seçimleri varken bu yönde adımlar Ankara’dan beklenir mi? Sanmıyorum.

 
.

Facebook Yorumları

Kod8
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
18.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
11.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8