Mam Celal'in ardından


8.10.2017 - Bu Yazı 1022 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Mam Celal’le Bağdat’taki ilk katıldığım görüşmede halinde, tavrında (“mimetizm” mi demeli?) Özal’a öykünme sezmiştim. Zeki, kıvrak dilli, esprili, konuklarını sürekli hatta belki abartılı biçimde rahat ettirmeye çalışan, bu yolla da kavga etmeye bile gelmişseniz “önce bir soluklan hele” yaklaşımıyla gardınızı düşüren bir diyalog yöntemi vardı.

Irak Kürtlerinin tarihsel liderlerinden Celal Talabani 83 yaşında öldü. Allah rahmet eylesin. Bu denli uzun bir ömür, bu denli uzun bir siyasi mücadelede elbette istenirse eleştirilecek çok yön bulunabilir. Ama sanırım bugün Mam Celal’in asıl siyasi mirası Irak Cumhurbaşkanlığı olarak anılacak. Öte yandan, henüz ilk gençlikte katılınan bir Kürt siyasi hareketini, tüm olağanüstü koşullarda süren varkalma savaşımına rağmen salt ayakta kalmak bile güçken, belirli bir hedefe ulaşarak sonuçlandırmayı da başarı olarak teslim etmek gerekir.

Yirmi yıllık hariciye kariyerimin ikinci on yılını Irak’ta (Bağdat 03-06 ve Erbil 10-13) veya Irak üzerine (Ankara 06-08, Vaşington 08-10) çalışarak geçirdiğimden merhum Talabani’yle farklı ortamlarda pek çok kez görüşmek olanağı buldum. Aile fertlerinden eşi Hero İbrahim Ahmed’i de Süleymaniye’ye gidişlerimde hep ziyaret ettiğim gibi, küçük oğlu şimdiki IKB Başbakan Yardımcısı Kubat Talabani’yle o IKB temsilcisiyken Vaşington’dan başlayan bir dostluğumuz oldu.

Mam Celal’le Bağdat’taki ilk katıldığım görüşmede halinde, tavrında (“mimetizm” mi demeli?) Özal’a öykünme sezmiştim. Zeki, kıvrak dilli, esprili, konuklarını sürekli hatta belki abartılı biçimde rahat ettirmeye çalışan, bu yolla da kavga etmeye bile gelmişseniz “önce bir soluklan hele” yaklaşımıyla gardınızı düşüren bir diyalog yöntemi vardı. Hele benim gibi ona göre çok genç ve öfkeli bir Bağdat Maslahatgüzarı’nı karşısında “PKK liderlerini derhal teslim edin, yoksa…” benzeri bir girişim içinde gördüğünde gözlerinin hepten velfecri okuduğunu, “bu pilav daha çok su kaldırır aslanım, daha pişeceksin” gibi bir tutumu hissettirdiğini ekleyebilirim.

Sözünü ettiğim görüşmenin sonunda sanki tatlı bir akraba ziyaretine gelmişim gibi, makamında çekilen fotoğrafın nüshasını yazıcıdan bastırıp elden hatıra olarak teslim etmesini de hatırlarım. Talabani’yle her görüşmem tatsız değildi tabi. Hatta çoğu diplomatik diyalogun derinleştirilip, tahkim edilmesi amaçlıydı. Irak Cumhurbaşkanlığı makamında oturması Mam Celal’i Ankara açısından Irak Kürtlerine açılım yapılacak meşru kanala dönüştürmüştü.

Esasen o dönemin Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari’nin (aynı zamanda Mesut Bey’in dayısı) hatırı sayılır katkılarını da saymak gerekir. Nedense, hem ıslık çalıp hem merdiven inmeyi hep zül addedegelen Ankara, aradan zaman geçip Mesut Barzani’yle ara düzelince Hoşyar Zebari’yi istiskal yolunu tercih etmişti. Oysa Mam Celal ve Zebari, yeni iktidara gelmiş AKP’ye Irak ve Kürt siyasetlerini asker sultasından çıkarıp, sivilleştirme, akılcılaştırma yolu açmışlardı.

Herhalde 2007 sonbaharı olacak, Talabani ev sahipliğinde Başdanışman Davutoğlu, Özel Temsilci Özçelik ile Bağdat’taki öğle yemeğine IKB Başbakanı Neçirvan Barzani de heyetiyle katılmıştı. Yemeğin ardından Neçirvan Bey’le görüşmeye Mam Celal’in yemek salonuna bitişik mütevazı çalışma odasına geçmiştik. Duvardaki tek asılı resmin Talabani ile Hafız Esat’ın yan yana oturmuş kahkahayla gülen bir fotoğrafı olması beni şaşırtmıştı. O duvarda Özal’ın yer almasını beklerdim.

Hem Özal’ın hem onun çok yakın dostu olan Cengiz Çandar Erbil’deki baş başa bir sohbetimizde “Mam Celal, Ortadoğu’nun tüm pistlerinde aynı anda dans edebilir” demiş, ardından bunun güvenilmezlik demek olmadığını da çok sağlam biçimde izah etmişti. Evet, “şeytan” sayılan Kak Mesut’un bizatihi sürekli peşmerge kılığında konuklarını kabul etmesi dahi Ankara için yeterli “tahrik” unsuruydu. Mam Celal ise belki “ateist”, Marksist, Maocu. Önce Hafız Esad’ın, sonra İran’ın adamı. Nihayet Fransa, Rusya, ABD ile içli-dışlı, kozmopoliten yani güvenilmez.

Mesut Bey’in sülalesinden tevarüs ettiği Nakşibendiliğin Halidiyye kolu mensubiyeti, temsilciliğini biraz da sayemde “keşfeden” Ankara, bu defa onun diğer şapkasının babası Molla Mustafa’nın istihbarat şefliği olduğu ve dağda eline tüfeği henüz 16 yaşında aldığını unutabilirdi. Aynı biçimde Mam Celal’in de eline tüfek aldığı, onun da 14 yaşında Molla Mustafa’nın KDP’sine katıldığı, bazı gerilla cephelerini komuta ettiği, 1970’lerde hem Hafız Esad’ın bölgede elinin kolunun uzun, hem Sovyet destekli silahlı grupların, hareketlerin güçlendiği dönemde KYB’yi kurduğu da unutulurdu.

ABD silahlı kuvvetlerinde “varsayımlar tüm hataların anasıdır” gibi (“assumption is the mother of all f***-ups”) yinelenen bir söz vardır. Bizde geleneksel asker terkisinde seyahat eden kurulu düzen Irak-Suriye-Kürt siyaseti bundan uzak değildir. Üzerine Dr. Davutoğlu’nun “ben öyle düşünüyorum, öyleyse doğrudur” yaklaşımı eklenince Mam Celal imgesi de zihinlerde kah feyz alınacak akil devlet adamı, kah oynak sadakatli terörist lider kimlikleri arasında salındı durdu.

Mam Celal, kurtarıcı olarak gördüğü ABD’nin 2003’teki askeri müdahale sonrası Irak siyasetini “bir yanlıştan başka bir yanlışa bir safari” (“a safari from mistake to mistake”) olarak nitelemişti. Bir Kürt olarak Irak’ın geleceğini kurtarmak için içtenlikle uğraştı. Ama doğum yeri Köysancak’a gelmeden hemen önceki iç sınır kontrol noktasında peşmerge berelerinin kırmızıdan yeşile dönmesi, KYB’yi birlikte kurduğu Nuşirvan Mustafa’nın Goran hareketinin KYB’den kopmasını engelleyememesi, yolsuzluğun yaygınlaşmasıyla layığınca mücadele edememesi, kendi ardından KYB’de sürekliliği sağlayacak bir düzen oturtamaması da yapabildiklerinin sınırını işaretler.

Değerli yazar Soli Özel’in bana da atıfta bulunma nezaketiyle dikkat çektiği gibi belki en büyük başarısı Süleymaniye’yi kadının hayatın her alanın etkin biçimde katılabildiği bir kent halinde koruyabilmesi ve geliştirebilmesi olabilir. Ömrünün son beş yılını sessizliğe mahkum geçirmesi ise onun gibi bir figür için çok ağır çile olmuştur, mukadderat böyleymiş.

Gereğinden uzun ve yamalı bohça gibi bir yazı oldu farkındayım. Belki Mam Celal gibi bir bölgemizin büyük bir siyasetçisini bir yazıya sığdırmak benim harcım değil ondan. Neticede ait olduğu o renkli devirle, bugün arasında bir köprü olabilmiş, hem yozlaşma hem Irak Kürdistanı’nın birliği konularında belki başarılı olamamış ama temelde hem Irak Kürtlerine hem Irak’a pek çoklarından daha fazla yararı olmuş, en önemlisi ülkemizin de çeşitli barış süreçlerinde hatta herhangi bir barış süreci fırsatı çıktığında (geçenlerde 17 yıldır yaşadığı Ankara’dan ailesiyle birlikte sınır dışı edilen KYB temsilcisi Behruz Galali’nin de aracılığıyla) elinden gelen olumlu katkıyı sunmuş bir devlet adamıydı. Kürtlerin başı sağolsun.

*Cengiz Çandar’ın Mezopotamya Ekspresi kitabını okurlarıma naçizane öneriyorum.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
16.09.2019
Suriye'de niyet neydi, akıbet ne oluyor?
11.09.2019
Yurttaşın devletle imtihanı
9.09.2019
Bir kıvılcım mı düşer önce?
26.08.2019
Batasuna'dan bata çıka kayyumlara
23.08.2019
Çember daralıyor, oksijen tükeniyor
11.08.2019
Güvenli bölge uzlaşısı üzerine
7.08.2019
Fırat'ın Doğusu ve Erdoğan'ın misyonu
4.08.2019
Güvenli bölge, özgüvensiz ülke
1.08.2019
Ülkemizdeki Suriyeliler ve Suriye üzerine
28.07.2019
Garib ve Köse suikastlarını anlamlandırmak
26.07.2019
Kürt meselesi için çözüm penceresi
17.07.2019
Ergin Ataman'la dış politika öğreniyoruz
15.07.2019
Daimi OHAL, daimi seferberlik, sürekli darbe
10.07.2019
Türkiye, Suriye, Barış Süreci
7.07.2019
Hangi barış süreci?
3.07.2019
Osaka'nın ardından son düzlükte S-400
26.06.2019
23 Haziran üzerine üfürizmalar
24.06.2019
Öcalan, Neçirvan, Osman, filan...
19.06.2019
Suriye siyasetimiz ve ülkemizdeki Suriyeliler
17.06.2019
Altın vuruş olarak S-400 alımı
12.06.2019
Dış politikada uçmak ve konmak üzerine
10.06.2019
B planı: Kürtlerle birlik?
5.06.2019
Futbolda ve dış politikada başarı
3.06.2019
Bankocudan dış politika kuponu
29.05.2019
Diyarbakır'da barışı konuşmak
27.05.2019
Elliden görünen...
20.05.2019
Ateş çemberinde, fay hattında Türkiye
16.05.2019
Öcalan'ın çağrısı: Onurlu barış
13.05.2019
Karadeliğin olay ufkunda Türkiye
8.05.2019
Her şey çok güzel olacak
6.05.2019
İçeride, dışarıda, ekonomide karar mevsimi
2.05.2019
Bıkkınlık veren Irak ve Kürt ezberlerimiz
29.04.2019
Devlet bunalımda, diplomasi çıkmazda
24.4.2019
Notre Dame'dan Çubuk'a
22.4.2019
Kaftancıoğlu savundu, İmamoğlu kazandı
15.4.2019
Belediyeyi kazanıp cumhuriyeti yitirmemek
10.4.2019
Mazbata'dan öteye, gidelum yali yali...
8.4.2019
Dış politika laubalilik kaldırmıyor
2.4.2019
İmamoğlu'nun nefesi, Demirtaş'ın hatırı
31.3.2019
Çokboyutlu bir Kürt çözümü önerisi*
27.3.2019
Pazar günü oy verelim
25.3.2019
Newroz piroz be?
20.3.2019
Yeni Zelanda: Din, şiddet, siyaset
18.3.2019
Yeni Zelanda, eski cehennem
10.3.2019
Cezayir: İstikrarlı hayal hakikat olabilir
6.3.2019
Dış politika ve savunma açmazları
4.3.2019
Özgürlüğün tadı
1.3.2019
Karga tulumba diplomasiyle Suriye
25.2.2019
Senin ben yapacağın dış politika analizini...
20.2.2019
Yerkürede Türkiye, Soçi, Münih ve ıslahat
18.2.2019
Suriye'den bıkanların diplomasisi
13.2.2019
İflastan konuşsak mı canım?
11.2.2019
ABD'nin Kürt siyaseti ve Türkiye
6.2.2019
Suriye'yi banttan görmek
3.2.2019
Doğan görünümlü Şahin diplomasi
30.1.2019
İşgal, mevcudiyet, meşruiyet
28.1.2019
Fırat'ın doğusunda Kuzey Irak
23.1.2019
Komşuda yeni sahneler, eski oyunlar
21.1.2019
Şol muhalafatın halları
16.1.2019
Suriye'de alacalı çözüme doğru
14.1.2019
ABD çekilir, Rusya kalır, Türkiye ne yapar?
10.1.2019
Tek kusurunuz Suriyeliler kaldı
6.1.2019
Anti-Kürt vizyon
3.1.2019
Suriye'de bir gaz, bir fren...
31.12.2018
Status quo ante bellum
27.12.2018
Suriye mi değerli, Zeki-Metin mi?
24.12.2018
Trump'tan hepimize bay bay...
20.12.2018
İrem, Ceren, Bertrand, Murat ve bizim büyük çaresizliğimiz
17.12.2018
Fırat'ın doğusuna harekat
13.12.2018
Siyasetin sonu
10.12.2018
Irak Kürdistanı'nda yeni dönem
5.12.2018
Sözün bittiği belde
3.12.2018
İsyan günlerinde G-20
29.11.2018
Kaotik dış politika
26.11.2018
Fındık, Boğazkere, soğan, Erdoğan
22.11.2018
Buralarda bitmeyen I. Dünya Savaşı
20.11.2018
Ebedi çatışma hali
17.11.2018
Arkadaşım Betül Tanbay
14.11.2018
Erdoğan'ın diplomasi oyunu
12.11.2018
Suriye'de müdahalenin takvimi ve bağlamı
7.11.2018
Barış değil kış geliyor
5.11.2018
Türkiye, Kürtler, Suriye
31.10.2018
Yetmez ama evet
29.10.2018
Kaşıkçı öldü, takkeler düştü
25.10.2018
Dış politikada hafıza
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
18.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
11.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive