Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Suriye: Veriler ve öngörüler


5.2.2018 - Bu Yazı 798 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Günün sonunda, Türkiye Fırat’ın doğusuna geçmemek kaydıyla sınırlarının ötesinde belirli bir derinliğe ulaşan tampon bölge kurar, PYD Afrin’de Esat’ın egemenliğini tanır, ABD Münbiç’in tamamını veya bir bölümünü Türkiye denetimine bırakır, Fırat’ın doğusunda ise TSK ile YPG/YPJ arasına kendi tampon olur, SDG’nin de Şam’la uzlaşması için RF aracılı temaslara destek olmasa da göz yumar deniliyor.

Afrin cebinin büyüklüğü 4 bin kilometrekare civarında. Demek ki 60x70km gibi boyutları var. Tel Rifat ve Minnag Hava Üssü’nü içeren “tava sapı” kısmın büyüklüğü de 295 kilometrekare.

Mıntıkanın Türkiye’ye sınır kuzey ve batı bölümlerdeki dağlık alanlar 600 ila 1000 m yüksekliğinde tepelerden oluşuyor. Yükseltiler, çanağın merkezindeki Afrin yerleşim birimine hakim. Obüs menzili 30 ila 40 km.

Bunu fikir vermesi bakımından Kuzey Irak’ın dağlık sınır bölümüyle karşılaştırırsak, orada yükseklikler 1000 ila 4000 m ve bu dağların doğusu İran. Kuzey ve doğu sınırlarının da boyutları kabaca 300kmx500km.

Afrin mıntıkasının 2011 öncesi nüfusu 350-400 bin civarındaydı. İç göçle Afrin merkez ve mıntıkadaki 350 köy dahil bu sayının 700 bini bulduğu sanılıyor. Nüfusun da çoğunluğu Kürt, iç göçle gelenlerin de, YPG/YPJ mevcudiyetinin de çoğunluğu Afrinli Kürt.

TSK, Fırat Kalkanı’nda yaklaşık 4 bin kişilik bir güç seferber etmişti. Fırat Kalkanı cebinin büyüklüğü ise 2 bin  kilometrekare civarında. Hava sahasının harekata açılması FK’de olduğu gibi Afrin’de de Rusya’ya bağlı. Bu defa, Afrin’de TSK destekli ÖSO gücünün büyüklüğü 15 bin civarında. Afrin cebinde silahlı YPG/YPJ mevcudiyetinin 8 ila 10 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. (Harita-1)

Harita-1: Afrin Zeytin Dalı Harekatı

Esat Baraj Gölü’nün güneyinde kalan Tabka Üssü cebini saymazsak, ABD destekli SDG elinde Fırat’ın batısındaki tek alan Münbiç cebi. Münbiç’ten Türkiye sınırındaki (Fırat Kalkanı’nın doğu ucu) Cerablus’a uzaklık 35 km.

Münbiç ve Fırat’ın doğusundaki SDG kuvvetlerinin toplamı yaklaşık 50 bin kişi. Kabaca bunun yarısı YPG/YPJ’den oluşuyor. Bu alanın büyüklüğü yaklaşık 45 bin kilometrekare ve Suriye yüzölçümünün toplamda dörtte birine tekabül ediyor.

Suriye içindeki davetli/davetsiz güçlere gelirsek: ABD’nin 1500 ila 2000, İran’ın 15 bin, Rusya’nın ise (çekilmeden önce/sonra? hangi çekilme?) 10 bin civarında mevcudiyeti olduğu ileri sürülüyor. Bu rakamlar ABD hariç biraz karakuşi.

İran destekli Hizbullah ve sair milis gücünün Suriye içindeki toplam büyüklüğüne 150 bin (bence çok abartılı) diyen de var, 70 bin de (daha gerçekçi). Suriye ordusundan arta kalan ise keza yaklaşık 70 binlik bir güç.

Saha böyle, masa nasıl? Cenevre patinajda. Yapılan toplantılar neredeyse haber olma özelliğini yitirdi. Rusya, Soçi’yi Cenevre’nin yerine (belki artık Astana’nın da) ikame ederek diplomatik bir başarı kazandı. Artık Cenevre de, Esat’sız Suriye’ye geçiş müzakereleri süreci olma niteliğinden, yeni Suriye’nin anayasasını yazım süreci olmaya evrildi. Rusya (ve İran) Esat’ı başta tuttu.

Türkiye, Suriye Kürtlerini PYD bir yana ENKS de dahil Soçi’ye sokturmadı. Soçi’de Suriye çok düşük profille temsil edildi, anayasa yazım komitesinin yüz delegesi Esat, kalan 50’si “muhalefet” tarafından belirlenecek. O kalan muhalefete PYD’nin girmemesi Ankara’nın önceliği.

Ancak Irak’ta olduğu gibi Suriye’de Kürtlersiz yeni ülke kurmak mümkün değil. Türkiye’nin Astana Troykası ortağı Rusya ve İran’ın sahada bulunma sebebi Esat’ı ayakta tutmak. Türkiye’nin NATO müttefiği ve koalisyon ortağı ABD’nin hedefi Esat’sız Suriye’ye geçiş -ve IŞİD’i bitirmek, geri dönmemesini sağlamak.

Kürtler, ne RF’nin, ne ABD’nin sorunu. Ne RF, ne ABD’nin münhasır bir Kürt siyaseti var. Esat’sız Şam isteyen Ankara’nın, Esat yönetimindeki Şam’la Suriye’deki ortak sorunu ABD mevcudiyeti. Her ikisi de ABD’nin kendi ülkelerini böleceğinden kaygılı. Rusya, Türkiye-ABD ittifak ilişkisinin mümkün olduğunca sorunlu ama kopmadan sürmesi hedefini de güdüyor. Kürt meselesi bu yönden RF’nin işine geliyor.

Arkasında ABD olmasa YPG/YPJ’nin (PKK’nin doğrudan uzantısı da olsa) Türkiye için ulusal güvenlik tehdidi olma özelliği yok. Esasen Ankara’nın PYD’yi destekleyen Suriye Kürtlerinden tehdit algısı, ulusal güvenlik değil cumhuriyetin (bitmeyen) beka sorunu.

Trump başkanlığındaki ABD’nin bir diğer ve belki başat önceliği de İran’ın önünü kesmek, İsrail’in güvenliği. İran’ın önünün kesmekte, nihai tahlilde, Türkiye SDG’ye oranla çok daha değerli oyuncu. O arada, biz kuzeybatıyla ilgilenirken güneybatı Suriye ve belki Güney Lübnan’da yeni bir İsrail-Hizbullah (İran) savaşı olasılığı da güçlendi.

Günün sonunda, Türkiye Fırat’ın doğusuna geçmemek kaydıyla sınırlarının ötesinde belirli bir derinliğe ulaşan (30 km olur mu bilemem) bir tampon bölge kurar, PYD Afrin’de Esat’ın egemenliğini tanır, ABD Münbiç’in tamamını veya bir bölümünü Türkiye denetimine bırakır, Fırat’ın doğusunda ise TSK ile YPG/YPJ arasına kendi tampon olur, SDG’nin de Şam’la uzlaşması için RF aracılı temaslara destek olmasa da göz yumar, Afrin Harekatı’nın “tamamlanması” bu yılın yaz ortalarını bulur hatta geçer, Idlip’in tamamına da aynı dönemde Suriye ordusu RF hava desteğiyle yakıp, yıkarak hakim olur (deniliyor).

Olur mu gerçekten tüm bunlar? Olursa hangi zaman aralığında, hangi sekansla olur? Olursa, kalıcı çözüm olur mu? Kaç kişi daha hayatını kaybeder? Kaç aile daha yerinden, yurdundan olur? 2011’den bu yana Suriye’den ayrılmak zorunda kalanlardan yüzde kaçı geri dönebilir? Dönebilen olur mu? Yanıtları biliyorum dersem o da yalan olur. Saha ve masa dağılımına bakarak sizler de kendi çıkarsamalarınızı yapabilirsiniz.

Konunun cumhuriyetin kuruluşundaki temel çelişki 1921 ve 1924 “teşkilat-ı esasiye” tahayyülleri, 1925 Şeyh Sait İsyanı (mandater Fransa’nın sınırın Suriye tarafında kalan demiryolunu kullandırması), 1926’da Musul vilayetinin Irak’ta kalması, 1926-30 Ağrı İsyanı bastırıldıktan sonra 1932’de İran’la yapılan hudut tadilatı, 1937 Sadabat Paktı, 1938 Dersim tertelesi, Hatay’ın 1938-39’da yurda katılıp, Afrin’in dışarıda kalması, merhum Menderes dönemindeyse 1957’de Suriye’ye, 1958’de Irak’a (kraliyet darbeyle yıkılıp, Molla Mustafa Barzani SSCB’den geri dönüp, Kerkük’te KDP ve komünistlerce Türkmenler katledildiğinde) askeri müdahale seçeneğinin çok ciddi biçimde gündeme gelmesi, ötesi 1971 yılının 11 Mart’ında aynı Barzani Bağdat’ı temsilen Saddam’la özerklik anlaşmasını imzaladığının ertesi günü 12 Mart’ta bizde darbe olması gibi boyutları da “Türkiye ve Kürtlerin(in) Tarihi” penceresinden, sağlam bir bilim insanının elinden öpecek güzel bir tarih kitabı olur herhalde.

Barışı bekleyen biçare kumrular gibi bir pazar günü dilerim. “Benim oğlum bina okur, döner döner baştan okur” diye bir söz vardır hani, nedense aklıma bak o geldi.

 
.

Facebook Yorumları

Kod8
18.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
11.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8