Facebook ve bizim seçimler


15.4.2018 - Bu Yazı 434 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ortadan, yasal çerçevede herhangi bir veya malum partinin Cambridge Analytica gibi bir şirketle şimdiden bir sözleşme imzalayıp imzalamadığını sorup, öğrenebiliyor muyuz? ABD’de ve AB ülkelerinde seçimlere her türlü belaltı müdahalede bulunduğunu artık bildiğimiz iri kıyım komşumuz Rusya’nın bizdeki siyasal süreçleri sadece izlemekle yetindiğini mi varsaymalıyız?

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg 10 Nisan günü ABD Senatosu’nda ilgili komitelerin önünde ifade verdi. Konu, yaklaşan seçimler bağlamında, “bize ne, oyuna devam” denilemeyecek denli önemli bence. Sosyal medya, hem (örnekse Levent Gültekin gibi) bir olası bağımsız adayın verili koşullarda varlık gösterebilmesi hem belki bu “akıllı” yöntemleri iktidarın hegemonik biçimde kullanabilecek olması bakımından fark yaratabilecek bir gereç.

Mesele nedir? Profesör Kogan adlı toplumbilimci 300 bin kullanıcıyla bir sosyal araştırma yapıyor. Ama, Facebook’un sağladığı olanakla, iş orada durmuyor, bu 300 bin kişinin yakınlarına da uzanıyor, bilgileri derlenen kullanıcı sayısı 87 milyona çıkıyor. Kogan tüccar adam, derlediği veri tabanını 800 bin ABD Doları karşılığında Cambridge Analytica şirketine satıyor. Doğrusu, Kogan hocamız pek iyi tüccar da değilmiş yani.

Kapsamın genişliği? Facebook’u her ay küresel ölçekte iki milyar kişi kullanıyor. Her gün 1.4 milyar kişi Facebook’a giriyor. Sunulan hizmet ücretsiz ama Facebook’un 2017 geliri kırk milyar ABD Doları. Bu gelirin yüzde 98’i reklam kaynaklı. İşte Cambridge Analytica bu kapıdan girip, başkanlık adaylarından Trump’a, Hillary Clinton’a karşı zaferi getiren sosyal medya kampanyasını tezgahlıyor. Etik dışı mı ayrı tartışılır da yasadışı bir konu yok, zira konuyu düzenleyen yasa yok.

Meleksima Zuckerberg ABD Senatosu’nda takım elbisesiyle ifade verirken

Burada çok üzerinde durmayacağım ama her daim kot pantolon, tişörtle arz-ı endam eylemesine alıştığımız Zuckerberg Bey’e bayramlık lacilerini çektirip Senato’ya koşturan diğer neden ise Rusların seçimlere müdahalesi. Soruşturmayı yürüten Özel Yetkili (“Special Counsel”) Mueller’in iddianamesine göre Rusya’da kurulu Internet Araştırma Ajansı (“IRA”) 470 “sahte” Facebook hesabı üzerinden ABD’de 157 milyon kullanıcıya erişmiş. O tartışma, seçim kampanyasının nerede bitip, psikolojik savaşın nerede başladığında düğümleniyor.

Konunun uzmanı Zeynep Tüfekçi, NYT’deki makalesinde sorunu, bize ait kişisel bilgilerin nasıl “hasat edildiği, kullanıldığı” ve bu bilgilerden nasıl “kâr edildiği” olarak özetliyor. Zuckerberg’in, şirketi Harvard Üniversitesi’nin yatakhanesinde kurduğu 2004’ten bu yana, 14 yıldır kötü bir “özür dileme” ve yola devam etme sicilinin bulunduğunu anımsatanlar da var. Veri derlemenin ötesinde balıkçılıkta trolle avlanmaya benzer bir “veri –tabanını- kazıma” (“data scraping”) yöntemlerinin kullanılması ise bir başka boyut.

Zuckerberg’in senatörlerin sorularını yanıtlarken defaatle vurguladığı gibi temel amaç insanların iletişimini kolaylaştıracak bedava bir platform yaratmak. Ancak hizmetin bedava olması için altyapı sağlayanın reklamdan kazanması gerek. Sorun kişisel bilgilerimizin kimlerle, ne amaçla paylaşıldığı üzerinde bireyin ne denli denetim sahip olduğu. Dramatik söylemle yinelersek, cehenneme giden yolun iyi niyet taşlarıyla döşenip döşenmediği.

Seçim kampanyalarında sosyal medyanın kullanılması akıllı ve akılcı bir yöntem. Dünyanın çeşitli köşelerinde türlü Goliath’larla mücadele edecek David’ler için, rakibin alnına vurdurulacak taşı atacak sapan sosyal medya. Tersten bakarsak, Goliath’lara David’leri daha beşiklerinde boğduracak olanakları da yine sosyal medya sağlıyor diyebiliriz. Kanun yapıcı, demokrasilerde tabii, işte bu yumağın içinden çıkmaya çalışıyor.

Zuckerberg: Suudi kullanıcılar hakkında veri ister misin?
Suudi Veliaht Prens MbS: Sağol habibi, bizde seçim yok.

Fransa örneğinde, seçim kampanyalarında “mikro-hedefleme” (“micro-targeting”) kanunen yasak. Ya bizim ülkemizde? Ortadan, yasal çerçevede herhangi bir veya malum partinin Cambridge Analytica gibi bir şirketle şimdiden bir sözleşme imzalayıp imzalamadığını sorup, öğrenebiliyor muyuz? ABD’de ve AB ülkelerinde seçimlere her türlü belaltı müdahalede bulunduğunu artık bildiğimiz iri kıyım komşumuz Rusya’nın bizdeki siyasal süreçleri sadece izlemekle yetindiğini mi varsaymalıyız?

Ayrıca konunun daha kuşbakışı etik, siyasi ve felsefi boyutu da var. Eğer özgürlükçülükten yanaysak, kişisel hak ve özgürlükleri, ifade özgürlüğü başta, savunuyorsak, “hürriyet ve birey” kavramlarını siyasi yaklaşımımızın omurgasına oturtuyorsak, devletin yasal düzenleme ve koruma adı altında burnunu sosyal medyaya sokmasını diler miyiz? Hangi devletin, hangi ülkede?

Benim de bu yazıda bıyık altından gülümseyerek betimlediğim üzere tişörtlü Zuckerberg takım elbisesini giyip ABD Senatosu’nda hesaba çekilmeye koşuşturmak zorunda kaldı. Gülümseyelim de, teslim edelim ki demokrasi iyi-kötü işliyor orada. Zuckerberg, Senato’yla işbirliğine hazır, sosyal medyaya müdahalelerin hem teknolojik hem hukuksal taraflarında ortaklık iradesi gösteriyor.

Sistemin tıkandığı, demokrasinin can çekiştiği ülkelerde ise David’ler zor durumda. Bireyin alanı tehdit altında. Düşünün ki anayasasında laiklik ilkesi kalın puntolarla yazılı ülkemizde, Diyanet İşleri Başkanı çıkıp deizmi “sapık ve batıl bir inanç” olarak tanımlıyor. E, sıralı tam liste istesek, hangi inançlar o listeye girer, ya inançsızlık hakkı var mıdır bilemiyoruz. Bu kafayla sosyal medya, sosyal medyanın seçim kampanyasında kullanımını konuşmak da eh, bize düşmüş olsun diyelim.

*Tüm bu konuları ArtıTV’de Çarşamba 21:00’de yayınlanan Dünya ve Biz programımda reklamcı ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sayın İhsan Özçıtak’la konuşacağız.

.

Facebook Yorumları

Kod8
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8