Mariano'nun sol ayağı


18.4.2018 - Bu Yazı 438 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İş Mariano’nun koşusunda, topu sürüşünde, sol ayağını kullanmasında. Yineleyerek: Beklenmeyeni yapmaya cüret etmekte. İş bir gün savaş bir gün barış dememekte. Hem organize, istikrarlı ve tutarlı davranmakta hem yeri geldiğinde içgüdüsel olarak başkaldırmakta. “Bu kadar da değil, artık yeter” diyebilmekte.

Dezenformasyonla mücadelede en önemli gereç anaakım medya. Dolayısıyla anaakım medyanın havuza alınması da bundan gerekli. Otoriterlikçi liderin sahneyi bütünlükçü biçimde düzenleyebilmesi için.

“Savunma hattı yoktur, savunma alanı vardır, o alan vatanın tamamıdır” ünlü sözündeki gibi. Siyaset sahnesi toplumun, olan bitenin, yazılan çizilenin tümü. Totaliterlikçi hegemonya da böyle kuruluyor.

Gerçek değil anlatı önemli. Anlatı sürekli kulaklarımızı meşgul ediyor, beynimizi uyuşturuyor. Abdülhamit’ten sonra “duraklama” dönemine girip, Erdoğan’la şahlanmak bu tür anlatıya nadide bir örnek. Sayın Cumhurbaşkanı’nın Fatih’ten “dedemiz” diye söz etmesi bir başkası.

Buradaki açmaz, sahnenin tamamını düzenleme iddiası bir kere ortaya koyulunca, Mariano gibi sol ayağını genelde yürümek için kullanan bir oyuncunun çıkıp, topu sol ayağıyla kullanarak o özenle kurulan sahneyi dağıtabilmesinde.

Kongre sabahı Çağatay Kılıç’la lise bahçesine gelerek gülücükler saçan Dursun Özbek’in Mustafa Cengiz’e geçilmesinde. Canan Kaftancıoğlu’nun CHP İstanbul Başkanlığı’nı kazanmasında. Elli bin Galatasaray taraftarının hançerelerini “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye spontane paralamasında.

Tabipler Odası seçimlerinde demokratik katılımcıların İstanbul’un ötesinde tüm illeri, İzmir’i de katarak almalarında. Mülkiye’den kopartılan Dinçer Demirkent’in yılmayıp Mülkiyeliler Birliği’ne başkan seçilmesinde.

Demirtaş’ın mahkemeye gelip “Hiç değilse karşılaştığım yerde, gücüm oranında kesinlikle şiddetin durabileceği, bu silah-şiddet döngüsünü ve bunun toplumsal dönüşümü koordine etmesi döngüsünü kırabilirim, bir yerde bu çarka çomak sokabilirim, bunun için siyasette güçlenebilir miyim diye kafamda olan hep buydu. Bu döngü kırılmazsa, bizler bu döngüyü değiştirmeyi başaramazsak, siyasete güveni oluşturamazsak, bu döngü devam edecek.” diyebilmesinde.

Özcesi iş apatiyi kırabilecek, ölü toprağını silkeleyecek, beklenmedik her türlü hamlede, çıkışta, her an her yerde olmakta. Gerçeği aramaktan vazgeçmemekte, kurumların aşınmasına direnç gösterebilmekte. Karmaşaya karşı duruluğun yanında durmakta.

Zevzekliğe karşı (Kemal Can’a atıfla) sesi değil sözü yükseltebilmekte. İş Mariano’nun koşusunda, topu sürüşünde, sol ayağını kullanmasında. Yineleyerek: Beklenmeyeni yapmaya cüret etmekte.

İş bir gün savaş, bir gün barış dememekte. Hem organize, istikrarlı ve tutarlı davranmakta, hem yeri geldiğinde içgüdüsel olarak başkaldırmakta. “Bu kadar da değil, artık yeter” diyebilmekte.

İş Hatay’ın künefesinde değil, Suriye’nin Kürtlerinde. Diyalogda, iletişim kanallarını açık tutmakta. Konuşmak kadar dinlemekte. Bugün değil, yarın da kimlerle komşu olunacağını, komşu kalınacağını anımsamakta. Yan yana değil iç içe yaşamayı öncelemekte.

İttifaklar kurmakta, safları sıklaştırıp, uzatmakta. Muktedire, iktidarının sınırlarını gösteren her hamlede. Zırhta açılan küçük çentiklerde.

Her şeyin, iktidarın da bir bitimi olduğunu, ama yüzyıllık çınarlar Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş aşklarına sınır çizilemeyeceğini gösteren her harekette. Mariano’nun sol ayağında.

Neden mi Suriye yazmadım? Eliot Cohen’den alıntı: “Bu saldırı gayriciddi ancak duygusal baskıdan kurtulmaya yönelikti, adeta strateji kisvesi altında yapılmış bir tür askeri mastürbasyondu.” Doğru. Üstüne Putin’e “boşa kostaklanma (o kadar da) kostak değilsin”, Putin’e güvenen bazı yerel ağadayılara da “yol arkadaşlarınızı iyi seçin” demekti.

Suriye’deki hedeflere gönderilen Tomahawk seyir füzelerinin beheri 1.87 Milyon ABD Doları. İçme suyuna katıldığı için kullanımı kısıtlanmayan kloru, merdiven altında varile basıp, helikopterden atmak ise bununla karşılaştırılınca neredeyse bedava.

Tiyatro da olsa yapılan müdahale, masada olmak için sahada olmak, ilkeli olmak adına (!) dümeni kah Rusya ve İran’a, kah ABD ve koalisyona kırmak siyasetinin sürdürülebilirlik ufkunu gösterdi. Esat’ın da koltuğunun garanti olduğunu kanıtlayıp, bizi Esat’la baş başa bıraktı.

Ankara’dan yapılan açıklamaların ise neresinden tutacağımı bilemedim. On beş yılı geçen AKP iktidarının, ülkemizin yetiştirdiği en ılımlı ve soğukkanlı büyükelçilerden şimdi CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz’e emeklilik yıllarının tadını köşe yazarı olarak geçirmek varken Taksim’in beton zemininde oturma eylemi yaptırdığını da görünce, Suriye yerine ben de oturdum Mariano’nun sol ayağını yazdım.

 
.

Facebook Yorumları

Kod8
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8