Biraz da kalkınmasak?


28.5.2018 - Bu Yazı 1146 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Eğer 24 Haziran-8 Temmuz sonrasında gerçekten yeni bir Türkiye’ye uyanabileceksek, ekonomik çöküş o gün önlenmiş, durmuş yahut yavaşlamış dahi olmayacak. Buna karşılık, yön değiştirdiğimizin, yeni bir deneyime giriştiğimizin göstergelerinin ilk günden belirmesini isteyebiliriz. Önerelim öyleyse...

Babam (1930-2000) bildiğiniz kalkınmacıydı. Sanırım II. Dünya Savaşı’ndan galip çıkan ABD’nin refahı ve önce ’46 sonra ’50 seçimleri onun siyasi bakışını temelden biçimlendirmişti. Menderes’in karayollarını (ki inşaat makineleri üreten bir ABD şirketinin pazarlama bölümünde çalışırmış o dönem), Demirel’in barajlarını, Özal’ın elektronik altyapı atılımını hayırla yad ve hatta çok daha sonraları (alnı secde görmemiş bir akşamcı olsa da) Erdoğan’ın belediyeciliğini de kendince takdir ederdi.

Benim memur olmama çok içerlemişti. “Mesela bir tamirhanen olsa, gün boyu kir pas içinde gezersin belki ama akşam evine gider, duşunu alır, en güzel kıyafeti giyer, en gözde gece kulübüne gidersin, cüzdanın iç cebinde ‘çocuk kundağı gibi’ dolgun olur, sırtın ısınır, yürüyüşün değişir” derdi. Soğuk Savaş döneminin insanıydı, kütüphanesinde görüp görmediğimi anımsamıyorum ama çizdiği resim Ayn Rand’ın ünlü “Atlas Silkindi” romanının Türkiye uyarlaması gibi bir şeydi. Ve hayal ürünüydü tabii.

Ben de kalkınma odaklı bir iktisat anlayışına sahip olageldim. Devlet aygıtının küçük dişlilerinden biri olarak yıllarca görev yaptıkça ve ara sıra Adana, Gaziantep gibi illere yolum düştükçe ‘Ankara’yı şu ülkenin sırtından kaldırmanın’, memur sayısını azaltmanın, bürokrasiyi etkinleştirmenin, serbest girişimin önünü açmanın öncelik olduğu düşünceleri kafamda iyice yerleşikleşti. “Sosyal devlet” isteyenlerin, “cehennemin yollarının iyi niyet taşlarıyla döşendiği” yanılsamasına kapıldıklarına inancım pekişti.

Daha sonraları herkes, hepimiz gibi ben de itildim, kakıldım, tökezledim, düştüm, kalktım. Kürt meselesine kafa yorar oldum. Daha çok okudum. Hep dekorasyonu söküp, yapının kendini arama yaklaşımıyla tek ve büyük önceliğimi “bireysel özgürlük” olarak belirledim. Sol-sağ ayrımı çizgisinin iki ucunun birbirine taban tabana zıt iki kutba sahip olmaktan ziyade bükük biçimde birbirine yanaşan “anarşist” (İspanya İç Savaşı’ndaki cumhuriyetçi POUM gibi) ve “liberter” (ABD cumhuriyetçilerinin aynı adlı kanadı gibi) iki ucu bulunduğunu düşünür oldum.

 

Antik Helen uygarlığının kent-devletleri deneyimi, ABD “istisnasının” kuruluşu, AB üyesi Fransa ve İspanya gibi üniter devletlerin yerinden yönetime yönelik reformları, ABD’li bazı doğa ve özgürlük tutkunu yazarların (Jim Harrison, Gary Snyder vb.) kitapları, Gramsci, Polanyi gibi düşünürlerin öğretilerinin yeniden moda olması, demokrasinin kökleri ve güncel tıkanıklığı, çağımızda bireyin yalnızlığı, ülkemizde bir türlü ne birey ne yurttaş olamayışımız, derken ceberrut devletin olanca hantallığıyla üzerimize çökmesi, eskiyen ne varsa köhne addedilip yıkılması, her toplum katmanına yayılan sonsuz bir tüketim şımarıklığı ve çevre düşmanlığı kafamı kurcalar oldu.

Neden söz ediyorum? Şimdi, bugün derin bir ekonomik bunalıma belki yıkıma, güle oynaya, hoplaya zıplaya, ulusça Hababam Sınıfı havasında gidiyoruz. Züğürt tesellisi midir bilemem ama belki bu musibetten bir hayır devşirebiliriz diye düşünüyorum. Ekonomik çöküş yaşamış Madrid, Atina gibi kentlere yolunuz düşerse bu bölüşme, dayanışma, tevazu havasını soluyabiliyorsunuz. Bizim barışmaya da gereksinimimiz var, oralarda nüfus artışı yok, ayrıca onlar AB üyesi, bunlar tamam ama yine de.

Şu yedi düvele duman attıracak III. Havalimanı tam da bu örüntüye iyi oturuyor. Bu havalimanını yapmak için Kuzey Ormanları’nın önemli bölümü yok edildi. Orman bu. Var olan Atatürk Havalimanı ise alelacele 30 Ekim’de kapatılıyor. Yerine “Millet Bahçesi” yapılacakmış. Ormanı kazıyıp, eski havaalanı yerine bahçe yapmak. Çukur kazıp, çukur doldurmak gibi. Hani “akıl tınne” diyesim var. III. Köprü ha keza. Arnavutköy’den geçse işe yarayacak ama pahalı olacaktı, onun içinde Kuzey Ormanları’na dalındı. Üzerinden geçen de, İstanbul trafiğine hiçbir olumlu etkisi de yok. Orman da yok oldu.

Eğer 24 Haziran-8 Temmuz sonrasında gerçekten yeni bir Türkiye’ye uyanabileceksek, ekonomik çöküş o gün önlenmiş, durmuş yahut yavaşlamış dahi olmayacak. Buna karşılık, yön değiştirdiğimizin, yeni bir deneyime giriştiğimizin göstergelerinin ilk günden belirmesini isteyebiliriz. Önerelim öyleyse: Beştepe Külliyesi’nin TÜBİTAK’a devri. Yıldız Külliyesi’nin saray binaları ve tüm arazisiyle YTÜ’ye devri. Milletvekili maaşlarının yarı yarıya azaltılması. Tüm makam araçlarının satılması. Diplomatik misyonlarda azaltma. Tunceli (Dersim) ve Artvin’i mevcut vilayet sınırları içinde ulusal doğal park ilan etmek. Tüm Ege ve Akdeniz kıyılarında, yarımadalarında inşaat moratoryumu.

“Şantiye” deyince biz inşaat anlarız. Fransızlar ulusal dönüşüm konularına da “grand chantier” diyor. Ademimerkeziyetçi idare reformu, katılımcı demokrasi, çoğulculuk reformları bizim yeni şantiyelerimiz olabilir. İnsancıl ölçek de yeni yaşama odağımız. Yönetilenin yönetene yakın olduğu, kendi temsilcisini tanıdığı, karar alma süreçlerine etkin ve doğrudan katılabildiği çok katmanlı bir yönetsel yapı. Devletin dış siyaset, savunma, eğitim, sağlık, denetim, altyapı gibi alanlara geri çekildiği, “biraz da bırakalım dağınık kalsın” yaklaşımıyla, yurttaşa özgürlüğü soluma olanağı tanıyacağı ferah ve müreffeh bir ülke tasarısı benimki.

Oturduğumuz yerlerden de başlayabiliriz. Bahane üretmeden küçük ama görünür atılımlarla: Her kesilen ağacın yerine on eşdeğer ağaç dikmek zorunluluğu. Kurtuluş’taki Ergenekon Caddesi’ne Hrant Dink adını vermek. Kadıköy Salı Pazarı’nı park yapıp, Kurbağalıdere üzerinden sahile, Yoğurtçu Parkı’na bağlamak. Rıhtıma dev cami yerine saçma sapan balon kalıntısı yerine Şemsipaşa’yı andıran bir mücevher cami. O dev cami kondurulacak otoparkı da ağaçlandırmak. Tüm ışıklı tabelaların sökülmesi.

“Hele dur bakalım”, “aman şekerim, teenniyle tedricen hareket edelim” rehavetine kapılmadan, hemen altı ay içinde doğru adımları peş peşe atalım. Kamu İhale Yasası’nı çağdaş bir metinle sabitleyelim. Suriye’deki askeri maceralara son verelim. Tüm örtülü ödenekleri kaldıralım. Biraz da yol, beton anlamında kalkınmayalım. Kafaca, insanca, alçak gönüllü kalkınalım. Yatırımı çocuklarımızın güleç yüzlerine, insan gibi yaşamaya yapalım. Kaynak mı? Kaynak sensin, kaynak benim, kaynak biz hepimiziz.

*İngilizce bilen okurlara bir kitap önerisi: “Orwell & Churchill: The Fight For Freedom”, Thomas Ricks, 2017, Penguin Press.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
5.07.2020
Cumhuriyeti vatanseverlikten korumak
2.07.2020
Venedik'ten Çağlayan'a
29.06.2020
Dış politika var mı?
25.06.2020
Avukatların yalnızlığı, CHP'nin çekingenliği
17.06.2020
Mavi Vatan ve vatana hizmet üzerine
15.06.2020
Putlar devrilirken...
11.06.2020
Libya: Amaç-tanım-kapsam
8.06.2020
Direniş belki biraz, başkaldırı sakın ha
4.06.2020
George Floyd olayı aynasında kendimize bakmak
2.06.2020
Dış politikalardan fal tuttum...
29.05.2020
İleri demokrasi mi, demokratik cumhuriyet mi?
25.05.2020
Askeri zaferlerin anlamı: Libya, Suriye ve Irak
21.05.2020
Buhrandan çıkış
18.05.2020
Demokrasi mi, cumhuriyet mi?
14.05.2020
Hükümdar 486 - Eşkıya 0
11.05.2020
Hava yolculuğunun geleceği
7.05.2020
Şam’da yalan rüzgârı
4.05.2020
Demokrasi ittifakı yanılsaması
30.04.2020
Velev ki i.neyim?
27.04.2020
Koronalı dış politika
23.04.2020
Maxmur
20.04.2020
Tarih hızlandı, coğrafya bitti, biz bildiğiniz gibi
16.04.2020
Irak Kürdistanı: Yeni yol ayrımı
13.04.2020
Sokağa çıkma yasağı: Abukluğun dayattığı sessizlik
10.04.2020
Deveciyan, Tekalif-i Milliye, Aleviler…
6.04.2020
Şahsımın koronayla imtihanı
2.04.2020
COVID19: Arkadan ücretini uzatamayan kalmasın
30.03.2020
Bütüncül bir salgınla savaşım stratejimiz yok
25.03.2020
COVID-19: Sonrasını düşünmeden hamle anı
23.03.2020
Korona: Yeni küresel normal
21.03.2020
Pınar Fidan'a teşekkür borçluyuz
19.03.2020
Korona: Ekonomi-politik
16.03.2020
Moskova Ek Protokolu sonrası
12.03.2020
Barışmak ve helâlleşmek mecburiyeti
9.03.2020
Her seçenekte kaybeden biziz
5.03.2020
Astana, Soçi ve şimdi Moskova
1.03.2020
Dalkavukluk değil diplomatlık zamanı
27.02.2020
'Birkaç tane şehit' bahsi üzerine
24.02.2020
Suriye'de bir savaş kaybetmek
19.02.2020
Aslolan yaşamaksa, Idlip için ölmesek?
17.02.2020
Bir sefir tanıdık, gereği kadar kibar...
13.02.2020
Yeni Eski Türkiye'ye hoşgeldik
10.02.2020
Suriye ve Libya'da modus vivendi arayışı
6.02.2020
Atara atar, gidere gider...
3.02.2020
Harbiden harbe mi giriyoruz?
30.01.2020
Dış politikada da mı 'Ha Ali, ha Veli' ?
27.01.2020
Uygun adım diplomasi
23.01.2020
Berlin'de olan ve olmayan
20.01.2020
Erdoğan'ın Berlin sahnesi
16.01.2020
Ankara'da akıl çağının şafağı mı?
13.01.2020
Bu kafalarla zor
9.01.2020
Açık ve yakın tehlike: İran? Libya?
6.01.2020
Süleymani: Kılıçla yaşamak
3.01.2020
2020: Nihai hedef Antarktika
30.12.2019
Trablusgarp Banzai
26.12.2019
Idlip'ten gelip Mavi Vatan'a uzanan...
23.12.2019
Sınırötesinden denizaşırıya: Sorun çözmemek, bela aramak
19.12.2019
Hangi terörle, nasıl mücadele?
16.12.2019
Britanya-Cezayir: İki seçim, çok ders
12.12.2019
Kürt Sorunu ve 'yeni' muhalefet
9.12.2019
Diplomatsız diplomasi
5.12.2019
NATO'nun sonu, alanı ve marjı
2.12.2019
Tamtamlar bize ne anlatıyor?
27.11.2019
Küresel ve yerel bütünün parçaları
25.11.2019
ABD ve İsrail: Demokrasinin bekası
21.11.2019
Değişim rüzgarı, küresel başkaldırı?
18.11.2019
Erdoğan Vaşington'da: Bu da mı gol değil?
13.11.2019
Hangi ortak vatan?
11.11.2019
Erdoğan'ın Vaşington seferi, Suriye ve Kürtler
7.11.2019
İki çifttir, üç kalabalık...
4.11.2019
Anlatı ve gerçek
31.10.2019
Devlete kutlama, yurttaşa kayyım
27.10.2019
Neyi kazandı(k)?
24.10.2019
Soçi'den önce
21.10.2019
Hoyratlık, aymazlık, hışırlık
17.10.2019
Suriye harekatının bilançosu
15.10.2019
Günü kazanmak, geleceği yitirmek
14.10.2019
Harekatın ilk kaybı CHP
7.10.2019
III. Suriye harekatının bedeli ve anlamı
2.10.2019
CHP Suriye Çalıştayı ve Diyarbakır izlenimleri
30.09.2019
Suriye'de müdahale ve barış süreci
28.09.2019
Genel Kurul
22.09.2019
Siyasal çözüm
16.09.2019
Suriye'de niyet neydi, akıbet ne oluyor?
11.09.2019
Yurttaşın devletle imtihanı
9.09.2019
Bir kıvılcım mı düşer önce?
26.08.2019
Batasuna'dan bata çıka kayyumlara
23.08.2019
Çember daralıyor, oksijen tükeniyor
11.08.2019
Güvenli bölge uzlaşısı üzerine
7.08.2019
Fırat'ın Doğusu ve Erdoğan'ın misyonu
4.08.2019
Güvenli bölge, özgüvensiz ülke
1.08.2019
Ülkemizdeki Suriyeliler ve Suriye üzerine
28.07.2019
Garib ve Köse suikastlarını anlamlandırmak
26.07.2019
Kürt meselesi için çözüm penceresi
17.07.2019
Ergin Ataman'la dış politika öğreniyoruz
15.07.2019
Daimi OHAL, daimi seferberlik, sürekli darbe
10.07.2019
Türkiye, Suriye, Barış Süreci
7.07.2019
Hangi barış süreci?
3.07.2019
Osaka'nın ardından son düzlükte S-400
26.06.2019
23 Haziran üzerine üfürizmalar
24.06.2019
Öcalan, Neçirvan, Osman, filan...
19.06.2019
Suriye siyasetimiz ve ülkemizdeki Suriyeliler
17.06.2019
Altın vuruş olarak S-400 alımı
12.06.2019
Dış politikada uçmak ve konmak üzerine
10.06.2019
B planı: Kürtlerle birlik?
5.06.2019
Futbolda ve dış politikada başarı
3.06.2019
Bankocudan dış politika kuponu
29.05.2019
Diyarbakır'da barışı konuşmak
27.05.2019
Elliden görünen...
20.05.2019
Ateş çemberinde, fay hattında Türkiye
16.05.2019
Öcalan'ın çağrısı: Onurlu barış
13.05.2019
Karadeliğin olay ufkunda Türkiye
8.05.2019
Her şey çok güzel olacak
6.05.2019
İçeride, dışarıda, ekonomide karar mevsimi
2.05.2019
Bıkkınlık veren Irak ve Kürt ezberlerimiz
29.04.2019
Devlet bunalımda, diplomasi çıkmazda
24.4.2019
Notre Dame'dan Çubuk'a
22.4.2019
Kaftancıoğlu savundu, İmamoğlu kazandı
15.4.2019
Belediyeyi kazanıp cumhuriyeti yitirmemek
10.4.2019
Mazbata'dan öteye, gidelum yali yali...
8.4.2019
Dış politika laubalilik kaldırmıyor
2.4.2019
İmamoğlu'nun nefesi, Demirtaş'ın hatırı
31.3.2019
Çokboyutlu bir Kürt çözümü önerisi*
27.3.2019
Pazar günü oy verelim
25.3.2019
Newroz piroz be?
20.3.2019
Yeni Zelanda: Din, şiddet, siyaset
18.3.2019
Yeni Zelanda, eski cehennem
10.3.2019
Cezayir: İstikrarlı hayal hakikat olabilir
6.3.2019
Dış politika ve savunma açmazları
4.3.2019
Özgürlüğün tadı
1.3.2019
Karga tulumba diplomasiyle Suriye
25.2.2019
Senin ben yapacağın dış politika analizini...
20.2.2019
Yerkürede Türkiye, Soçi, Münih ve ıslahat
18.2.2019
Suriye'den bıkanların diplomasisi
13.2.2019
İflastan konuşsak mı canım?
11.2.2019
ABD'nin Kürt siyaseti ve Türkiye
6.2.2019
Suriye'yi banttan görmek
3.2.2019
Doğan görünümlü Şahin diplomasi
30.1.2019
İşgal, mevcudiyet, meşruiyet
28.1.2019
Fırat'ın doğusunda Kuzey Irak
23.1.2019
Komşuda yeni sahneler, eski oyunlar
21.1.2019
Şol muhalafatın halları
16.1.2019
Suriye'de alacalı çözüme doğru
14.1.2019
ABD çekilir, Rusya kalır, Türkiye ne yapar?
10.1.2019
Tek kusurunuz Suriyeliler kaldı
6.1.2019
Anti-Kürt vizyon
3.1.2019
Suriye'de bir gaz, bir fren...
31.12.2018
Status quo ante bellum
27.12.2018
Suriye mi değerli, Zeki-Metin mi?
24.12.2018
Trump'tan hepimize bay bay...
20.12.2018
İrem, Ceren, Bertrand, Murat ve bizim büyük çaresizliğimiz
17.12.2018
Fırat'ın doğusuna harekat
13.12.2018
Siyasetin sonu
10.12.2018
Irak Kürdistanı'nda yeni dönem
5.12.2018
Sözün bittiği belde
3.12.2018
İsyan günlerinde G-20
29.11.2018
Kaotik dış politika
26.11.2018
Fındık, Boğazkere, soğan, Erdoğan
22.11.2018
Buralarda bitmeyen I. Dünya Savaşı
20.11.2018
Ebedi çatışma hali
17.11.2018
Arkadaşım Betül Tanbay
14.11.2018
Erdoğan'ın diplomasi oyunu
12.11.2018
Suriye'de müdahalenin takvimi ve bağlamı
7.11.2018
Barış değil kış geliyor
5.11.2018
Türkiye, Kürtler, Suriye
31.10.2018
Yetmez ama evet
29.10.2018
Kaşıkçı öldü, takkeler düştü
25.10.2018
Dış politikada hafıza
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
18.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
11.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive