İkinci Cumhuriyet


9.7.2018 - Bu Yazı 302 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Düşünüyorum da, Sayın Cumhurbaşkanı Yıldız Sarayı “külliyesine” Sultan Abdülhamit’in emperyal mimarlardan (Rum) Nikolaidis Jelpulyo’ya yaptırdığı caminin çizgilerine bakıp, “neden Sinan’ınkilere benzemiyor?” diye aklından geçiriyor mudur acaba?

Cumhuriyetleri numaralandırmakla ilgili sıkıntım yok. Derdim içeriğe dair. Bugün “İkinci Cumhuriyet” denilen şuna benzetilebilir: Eski bir medeniyetin, tarihi kesmetaştan yapılma kalıntılarının yerinde yükselen sıradan bir kasaba. Ancak bu benzetme de sorunlu, zira eskisine aslında var olmamış bir ihtişam atfediyor.

Belki şuradan tutturulabilir: O eski medeniyet neden yok olmuştu? Oradan geçen ticaret yollarının başka yerlere kaydığının öngörülememesi mi? Kötü, öngörüsüz yönetim mi? Savaşla yahut deprem gibi doğal afetle yıkım mı? Yıkımdan sonra neden ayağa kalkamamışlardı, örnekse bir Almanya veya Japonya gibi?

Daha iyisi Ankara’nın haline bakmak olabilir. Geç kalmadan, başkenti İstanbul’a taşıyıp, parantezi hepten kapatmak henüz gündeme gelmeden. Ankara, hem eski yönetime yani Osmanlı’ya, hem işgale, yok oluşa başkaldırının ana karargahı olarak seçildiğinde toz, toprak içinde, haritadaki yeri dışında hiçbir özelliği bulunmayan bir kentti. Kent bile değil, girişte değinildiği gibi, “sıradan bir kasaba”.

Nusaybin’de yıkılan Newroz Anıtı yerine dikilen “asri” Saat Kulesi (2018)

Gerçek yeni Türkiye’nin yüreği olarak düşünüldüğüne göre, cumhuriyetin toplum projesinin mayasını en güçlü tutması gereken yer de orası olmalı. Hitler faşizminden kaçan Alman mimar ve şehir planlamacıların yadsınamayacak katkılarıyla, ama kuşku yok ki vizyoner siyasi önderlikle temelleri atılmış bir kent. Yeni bir başlangıç, bir ivme, bir atılım tasarısı.

Kente Dışkapı yönünden yaklaşırken ve girerken geniş arazisiyle Ziraat Fakültesi, arkadan okullar, derken Ulus’ta tüm o temel kurum yapıları, Gençlik Parkı, opera, hariciye, sonra daha ötede Kurtuluş’a dönerseniz Mülkiye, yukarı devam ederseniz Meclis, en tepede Cumhurbaşkanlığı, oralarda büyükelçilikler. Bir gelecek projesinin mağrur ve kendinden emin, gösterişsiz ama özenli anahatları var.

Buradaki düşünce eskizini bugün görebilmek için gözlerinizi kapatıp, hayal gücünüze sığınmanız, biraz da okumuş, yazmış olmanız zorunlu. Aynı izlek üzerinden gidersek iki olumsuzlukla karşılaşırız. Birincisi, kentin Ulus’tan, Yenişehir’e, oradan Gaziosmanpaşa’ya, oradan da Balgat tarafına derken yerinde duramayıp bugün de İncek’te karar kılması. İkincisi ise, Eskişehir yönüne döndüğümüzde göreceğimiz tüm kuvvet komutanlıklarının temsil ettiği heyulalar. Üstelik bu yapılar öyle heyulalar ki, mimari açıdan yoklukları hiçbir kayıp teşkil etmez.

Yıldız Hamidiye Camii (1886)

Filmi ileri sarıp bugüne, bugünün kaygan kumları üzerine inşa edilen yeni “gecekonduya” gelelim. Bizde çoğu kamu binası daha yapılırken köhneleşir. Öyle ki, daha açılışı yapılırken içinize kasvet çöker. Mimari bir yenilik yoktur. Yapının anlattığı bir şey de yoktur. İşte yerine yapıldığı eskisinden büyüktür ve granit kaplamadan, mermer zeminden kaçınılmamıştır, o kadar.

Altı ay sonra gelin yine bakın, bazı yerlerde tavandan su sızar. Granitlerde çatlamalar vardır. Kafanızı uzatıp bürolara bakın, eskiden alışık olduğunuz tozlu klasörler darmadağınık yerlerini almıştır. Koridorun köşesine yerleşmiş çay ocağı size pastoral bir mutluluk taşıyacaktır. Değişen bir şey yoktur, binadan gayrı. O da yeniyken köhnemiştir.

Eskisi tül perde gerisinden sokağı izleyen bir iç sıkıntılı tek ayağı çukurda ihtiyar idiyse, yenisi metrobüste sürekli ayakkabılarının burnuna bakan o da iç sıkıntılı bir ergendir. Ne eskisinin geleceğe dair bir beklentisi yahut size anlatacak orijinal bir hikayesi kalmıştır, ne yenisinin size sunacak orijinal bir gelecek tahayyülü, bir vizyonu. “Aziz Allah” diyerek iç çeker, geçersiniz.

Hilmi Yavuz’un şu şiirindeki gibi: “Göl kendi dibindeki batıktan başka nedir?” Nasıl yeni Osmanlıcılar, Hamit hayranları, İttihat ve Terakki armasını bilinçsizce baştacı ediyorlar, tarihin neye gebe olduğu da iyi, kötü bellidir. Tüm bu görgüsüz debdebeye rağmen doğan yeni bir şey yoktur. Doğduğu müjdelenen içi boş, süslü bir kabuktan ibarettir. Bu dağdağa da o özgüven yoksunluğunu örtmek içindir.

Düşünüyorum da, Sayın Cumhurbaşkanı Yıldız Sarayı “külliyesine” Sultan Abdülhamit’in emperyal mimarlardan (Rum) Nikolaidis Jelpulyo’ya yaptırdığı caminin çizgilerine bakıp, “neden Sinan’ınkilere benzemiyor?” diye aklından geçiriyor mudur acaba? Aynı Hilmi Yavuz şiirinin son dizesiyse şöyleydi: “Ve hüzün, hüzün en büyük muhalefettir şimdi.” Öyledir şu Pazar günü, öyledir de muhalefet ve iktidar mücadelesi politikten ziyade, teknik bir iştir aslında.

.

Facebook Yorumları

Kod8
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
18.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
11.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8