Status quo ante bellum


31.12.2018 - Bu Yazı 510 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Esasen Putin daha uzun süre top çevirmek isterdi. Erdoğan da Trump’a gürlemek ama yağmamak. Esat’ın da mecali yoktu, işin başında YPG denetimine kendi bırakıp çekildiği alanlara geri dönmeye. Trump, Boğaç Han misali, “yıkılacak çatıya neden dayanak oluyorum” deyip çekiliverince, hem masa hem saha hareketlendi.

Henüz Akar-Fidan-Kalın-Çavuşoğlu dörtlü heyeti Ankara’dan yola çıkıp, Moskova’ya varamadan, Suriye ordusu Münbiç’e girdiğini duyurdu. “Münbiç’e girdi” demekten anlaşılan yerleşim biriminin merkezine girmek değil. Aşağıdaki haritadan da görebileceğiniz üzere, Suriye, Münbiç’i olası TSK hamlesine karşı yalıtma gayretinde.

Hatta bu türden bir hareketlilik olduğu dahi ABD askeri kaynaklarınca doğrulanmadı. ABD Özel Kuvvetleri Münbiç’te Aun Dadat ve Saydiye’deki iki ileri harekat üssünde bulunuyor. Buralardan çekilmeleri zor değil ve herhalde ilk çekilecekleri yerler olacak. Nasıl çekilecekleri de, ibrenin Ankara’ya mı, Şam’a mı baktığını gösterecek. Avantaj, şimdilik Şam’dan yana görünüyor.

Öte yandan, TSK veya TSK destekli İslamcı milislerin önüne kesmek için Esat’ın göstermelik bayrak göstermesi yeterli. Zaten oralara açılacak bir silahlı kuvveti de yok elinde. Zamanında nasıl ABD bayrak gösterip araya girdiyse, nasıl Rusya Tel Rifat’ı yasakladıysa, öyle. Aradaki fark, Esat’ın bayrağın ardına koyacak adalesi yok. Bu durumda Moskova’ya bakıyoruz, oradan da çıkan sesler, Ankara’yı gücendirmeden idare edip, Esat’a yol vermek yönünde yine şimdilik.

Esasen Putin daha uzun süre top çevirmek isterdi. Erdoğan da Trump’a gürlemek ama yağmamak. Esat’ın da mecali yoktu, işin başında YPG denetimine kendi bırakıp çekildiği alanlara geri dönmeye. Trump, Boğaç Han misali, “yıkılacak çatıya neden dayanak oluyorum” deyip çekiliverince, hem masa hem saha hareketlendi.

Derken pus dağıldı, bir de baktık ki, az gitmişiz uz gitmişiz, İslamcı milislere dünya kadar silah ve para akıtıp, iki buçuk askeri harekat yapıp (“buçuk” dediğim İdlip), “Esat gitsin” derken kendimizi Esat’ın tesisini savunduğu “status quo ante bellum” (savaş öncesi durum) için asker yazılmış bulmuşuz. Bu 2011 öncesi statüko PKK’nin Beşar Esat’ça desteklenip, Moskova tarafından koltuklandığı döneme de işaret ediyor. “Asla!” deniliyorsa, o zaman da ne Vaşington, ne Moskova deyip Tel Abyad’dan içeri dalmak gerekiyor.

Harita: SyrianCivilWarMap.com

Galatasaray’ın stoperi Ozan Kabak, 2000 doğumlu. Necip matbuatta yazılıp çizilene göre Manchester City başta önde gelen bazı “Premier League” kulüpleri peşinde. Yirmi milyon sterlin gibi rakamlardan söz ediliyor. Sözleşmesinde 7.5 milyon avroya serbest kalabileceği maddesi bulunduğundan işin rengi devre arasında belli olacak.

Southampton’un, Ozan Kabak gibi çiçeği burnunda on sekiz değil, ta yirmi altı yaşındaki stoperi Virgil Van Dijk’ı geçen sene Liverpool 85 milyon sterline transfer ettiğinde ortalık birbirine girmişti. O zaman Ada’nın necip matbuatı, yaşına, yeteneklerine, kariyerine bakarak Van Dijk’a ödenen astronomik bedelin gerçeklerden kopuk olduğunu vurgulamıştı.

Liverpool’un bu sezonki performansına bakılırsa, Van Dijk konusunda aradan geçen bir yıl sanki matbuatı değil Klopp’u haklı çıkarmışa benzer. Bizim yerli ve milli koşullarımızda “astronomik” sayılacak yirmi milyonluk teklif de Ozan için, umuyorum ve diliyorum beklentileri de karşıladığı takdirde, çok değil gelecek seneye kelepir addedilecektir.

Ozan Kabak: Yolun açık olsun.

Anımsayalım, Ozan formayı giydiğinde ne buyurmuştu bizim mandarinler: Efendim, zamanla pişecek. “Ağabeylerinden” öğrenecekleri var. Çok hata yapıyor. Sürekli penaltı yaptırıyor, filan. Demek ki Ozan’ın bu eksiklerini, ManCity ve ManU izcileri (“scout”) görememiş, bizimkiler daha iyi biliyor.

Pekiyi, Galatasaray, diğer büyüklerle birlikte, maliyesi batak hale gelip, UEFA’nın cenderesine girmese, Ozan’a yine forma verilecek miydi? Forma verilse, gereken tahammül gösterilecek miydi? Söylenene inanırsanız, hep gençliğe yatırım yapılıyor ama. Duy da inanma.

Ozan Kabak örneği, bize bir şeylerin artık biz fark etmeden değiştiğini mi anlatıyor? Bülent Korkmaz da altyapıdan gelmişti, Milan’ın Maldini’si gibi başladığı Galatasaray’da bitirdi. O sahada, biz tribünde birlikte yaşlandık.

Şimdi Ozan’ın yaşıtı taraftarlar da muhtemelen onda tam bir Galatasaraylı görüyor, onu zihninde ilahlaştırıyor. Buna karşılık, Ozan formayı giydiği ilk sezon, değil ömür boyu oynamak, daha devre arasında yolcu. Ayrıca büyüklerin altyapısından çıkacak hiçbir oyuncuyu da bu kulüplerin artık elde tutamayacakları anlaşılıyor.

Aslında Ozan kalarak değil giderek, kim bilir kaç ergene esin kaynağı olacak. Tuzu kuru taraftar belki tribünde üzülecek, haklarıdır. Buna karşılık, Bağcılar’da, Zeytinburnu’nda, Gaziosmanpaşa’da kim bilir kaç genç kafalarını yastığa koyarken “ben de Ozan gibi çalışıp, başaracağım” diye hülyalar görecek.

Acaba Ozan Kabak bir “kara kuğu” mu? Tabii ki Tanrı vergisi yetenek ve vücut; özverili, disiplinli çalışma başat etken. Ancak, pek çok değişkenin kesiştiği anda forma şansı buldu, Satürn tam da Jupiter’in tepesinden geçti. O da fırsat ayağına gelince, “buradayım!” demeyi bildi. Geçen sezonun son maçında giydiği formayı, bu sezonun devre arasında ManCity veya dengi bir “Premier League” kulübü için çıkaracağını kim, nasıl öngörebilirdi?

Suriye’de dön, dolaş vardığımız yer de biraz öyle “kara kuğu”, biraz kara mizah: Bendeniz cennetkuşu da aralarında olmak üzere, Suriye üzerine yazan, konuşan kaç kişi Trump’ın Erdoğan’la bir telefon görüşmesinde “madem çok istiyorsun, al senin olsun” diyeceğini tahmin, tahayyül edebil(ir)di? Haydi beni bir yana bırakın, kendi Savunma Bakanı kıdemli-kademeli Mattis Paşa bile “ayol, ben şoklarda filan” deyip istifasını verdi.

Sahadaki tüm oyuncular Trump’ın ani kararıyla istemleri dışında hızlı hareket etmeye zorlandı. Savaş alanında sürat ve cüret belki gerekli ama aşırı hız da kaza ihtimalini artırıyor. Gelecek iki aylık süre içinde bizi bekleyen, ABD’nin alanı boşaltması, mükemmel olmayan melez (“hybrid”) bir çözüm ve yıllar geçtikçe hem dış, hem iç politikada baş ağrıtacak ucu açık sınırötesi bir askeri bölge.

Trump denli öngörülemez olan Erdoğan da yarın “madem PKK sınırlarımızdan uzaklaştırıldı, Şam egemenliğini yeniden tesis etti, biz de Şam’la eşgüdümle çıkıyoruz Suriye’den” der mi? “Ergenekon” ve “Avrasyacılar” içeride, dışarıda Kürtlerin tepesine binme derdindeydi. Siyasi iktidarın hareket alanını sürekli kısıtlıyordu. “Amerikancı FETÖ” her türlü belden aşağı vuruşla o ekibi tasfiyeye girişti. Ama FETÖ’nün de önceliği barış sürecini dinamitlemek değil miydi?

Askeri darbeye kalkışınca FETÖ de tepelendi. Öyleyse “Ergenekon” da, FETÖ de bertaraf edildi ve Erdoğan, hatırlatmayı sevdiği üzere, yüzde 52 halk desteğine sahip, ülkeyi on altı yıldır yöneten, güçlü, popüler, mahir bir lider. Anlatıya göre Erdoğan şimdi de rejim değişikliğiyle, De Gaulle’ün V’inci Cumhuriyeti gibi, Türkiye Cumhuriyeti’ne çağ atlatıyor.

O zaman neden dönüp dolaşıp 1990’lar modeli anakronik serüvenlere çakılıp kalmış durumdayız? Yani tüm bu “vesayeti kırıyoruz” serencamından murat edilen, 1990’ların Türkiye’sine atılacak ters perende miydi? Kötü bir yıl olan 2018’in yitirdiğimiz Cumhuriyet değerlerinden Refik Durbaş’ı yılın son yazısında rahmetle analım: “Elim sanata düşer usta/Dilim küfre, yüreğim acıya/Ölüm hep bana/Bana mı düşer usta?”

Bilvesile, büyüklerimin ellerinden, akranlarımın yanaklarından, küçüklerimin gözlerinden öperek yeni yılınızı kutlarım her biri yek diğerinden değerli okuyucularım. Hiç yoktan, bari 2018’den “bir tık” daha iyi bir yıl olsun 2019. Bir parolası olacaksa 2019’un “SAYGI” olsun isterim. Hepinize saygılarımı sunuyorum.

*Kitap Önerisi: Büyükelçi Murat Özçelik’in yeni çıkan “Oyun Kuruculuktan, Oyun Bozuculuğa” kitabında naklettiği “Kürt açılımı” babında deveye hendek atlatma cebelleşmelerini ilk ağızdan okumanızı öneririm.

**Film Önerisi: “Dovlatov”, yönetmen: Alexei German, 2018.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
17.06.2019
Altın vuruş olarak S-400 alımı
12.06.2019
Dış politikada uçmak ve konmak üzerine
10.06.2019
B planı: Kürtlerle birlik?
5.06.2019
Futbolda ve dış politikada başarı
3.06.2019
Bankocudan dış politika kuponu
29.05.2019
Diyarbakır'da barışı konuşmak
27.05.2019
Elliden görünen...
20.05.2019
Ateş çemberinde, fay hattında Türkiye
16.05.2019
Öcalan'ın çağrısı: Onurlu barış
13.05.2019
Karadeliğin olay ufkunda Türkiye
8.05.2019
Her şey çok güzel olacak
6.05.2019
İçeride, dışarıda, ekonomide karar mevsimi
2.05.2019
Bıkkınlık veren Irak ve Kürt ezberlerimiz
29.04.2019
Devlet bunalımda, diplomasi çıkmazda
24.4.2019
Notre Dame'dan Çubuk'a
22.4.2019
Kaftancıoğlu savundu, İmamoğlu kazandı
15.4.2019
Belediyeyi kazanıp cumhuriyeti yitirmemek
10.4.2019
Mazbata'dan öteye, gidelum yali yali...
8.4.2019
Dış politika laubalilik kaldırmıyor
2.4.2019
İmamoğlu'nun nefesi, Demirtaş'ın hatırı
31.3.2019
Çokboyutlu bir Kürt çözümü önerisi*
27.3.2019
Pazar günü oy verelim
25.3.2019
Newroz piroz be?
20.3.2019
Yeni Zelanda: Din, şiddet, siyaset
18.3.2019
Yeni Zelanda, eski cehennem
10.3.2019
Cezayir: İstikrarlı hayal hakikat olabilir
6.3.2019
Dış politika ve savunma açmazları
4.3.2019
Özgürlüğün tadı
1.3.2019
Karga tulumba diplomasiyle Suriye
25.2.2019
Senin ben yapacağın dış politika analizini...
20.2.2019
Yerkürede Türkiye, Soçi, Münih ve ıslahat
18.2.2019
Suriye'den bıkanların diplomasisi
13.2.2019
İflastan konuşsak mı canım?
11.2.2019
ABD'nin Kürt siyaseti ve Türkiye
6.2.2019
Suriye'yi banttan görmek
3.2.2019
Doğan görünümlü Şahin diplomasi
30.1.2019
İşgal, mevcudiyet, meşruiyet
28.1.2019
Fırat'ın doğusunda Kuzey Irak
23.1.2019
Komşuda yeni sahneler, eski oyunlar
21.1.2019
Şol muhalafatın halları
16.1.2019
Suriye'de alacalı çözüme doğru
14.1.2019
ABD çekilir, Rusya kalır, Türkiye ne yapar?
10.1.2019
Tek kusurunuz Suriyeliler kaldı
6.1.2019
Anti-Kürt vizyon
3.1.2019
Suriye'de bir gaz, bir fren...
31.12.2018
Status quo ante bellum
27.12.2018
Suriye mi değerli, Zeki-Metin mi?
24.12.2018
Trump'tan hepimize bay bay...
20.12.2018
İrem, Ceren, Bertrand, Murat ve bizim büyük çaresizliğimiz
17.12.2018
Fırat'ın doğusuna harekat
13.12.2018
Siyasetin sonu
10.12.2018
Irak Kürdistanı'nda yeni dönem
5.12.2018
Sözün bittiği belde
3.12.2018
İsyan günlerinde G-20
29.11.2018
Kaotik dış politika
26.11.2018
Fındık, Boğazkere, soğan, Erdoğan
22.11.2018
Buralarda bitmeyen I. Dünya Savaşı
20.11.2018
Ebedi çatışma hali
17.11.2018
Arkadaşım Betül Tanbay
14.11.2018
Erdoğan'ın diplomasi oyunu
12.11.2018
Suriye'de müdahalenin takvimi ve bağlamı
7.11.2018
Barış değil kış geliyor
5.11.2018
Türkiye, Kürtler, Suriye
31.10.2018
Yetmez ama evet
29.10.2018
Kaşıkçı öldü, takkeler düştü
25.10.2018
Dış politikada hafıza
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
18.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
11.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8
Emlak8.Net