Suriye'de bir gaz, bir fren...


3.1.2019 - Bu Yazı 495 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Erdoğan, Bab Cebi’ne yönelik Fırat Kalkanı’ndan sonra Afrin’e yönelik Zeytindalı Harekatı’na da (“Zeytinlik Operasyonu”?) özellikle Org.Temel’in komuta etmesini bizzat talep etmiş ve bu arzusunu defaatle duyurmuştu. Tam kendi bakanlığının bütçe görüşmeleri için lütfen TBMM’ne gelmiş MSB Akar, Manisa Milletvekili Özel (CHP) tarafından adamakıllı hırpalanmışken, Org.Temel’in de kızağa alınması içten içe yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunun göstergesi.

Yakın tarihin en bahtsız Genelkurmay Başkanı herhalde Org.Güler. Neden mi? Çünkü düşünün, kaç subay kurmay oluyor, kurmaylardan kaçı general, generallerden kaçı orgeneral. Nihayet içinde çalışıp en tepeye geldiğiniz kurumda bir de bakıyorsunuz, “ce-e”, yerine geçtiğini sandığınız en tepedeki, en en tepeye ve sizin de tepenize çıkmış, eski Genelkurmay Başkanı, Milli Savunma Bakanı olmuş. Tatsız bir durum. Ben olsam “tutun kollarımdan düşerim şimdi” der, “pofff” diye makam koltuğuma boşa bakarak yığılırdım.

E demiyor muyduk sittin senedir, “Genelkurmay Başkanlığı, MSB’na bağlansa” diye. Öyle diyorduk da, önceki Genelkurmay Başkanı, MSB atanınca biraz şey oldu. Üç yol var gibi önümüzde: Ya bildik Ortadoğu tek adam rejimlerinde olduğu gibi Akar, Erdoğan başta kaldıkça “değişmeyen MSB” olarak kalır. Ancak bu durum Akar’ın iktidarın gizil ortağı olduğu anlamına gelir ki, verili durum pek öyle görünmüyor. Veya, bundan böyle yeni başkanlık rejiminde artık görev süresi dolan Genelkurmay Başkanları, teamülen MSB atanacak demektir; böyleyse göreceğiz. Yahut, merhum Özal’ın Büyükelçi Köksal’ı müsteşar atayarak MİT’in sivilleşmesinin önünü açması gibi, Akar yumuşak geçişin Milli Savunma Bakanı olacak, (niyet ve irade varsa) “reform” Akar’ın ardından atanacak MSB ile tamamlanacaktır.

Ya, dönemin cumhurbaşkanı adayı Erdoğan’ın, yine dönemin aynı makama diğer adaylarından İnce’yi eleştirdiği konuşmasını alkışlayan dönemin korgenerali şimdi Org.Temel’in kızağa çekilmesi? Deniliyor ki, yukarıda değindiğim ikili, Akar ve Güler’le “anlaşamamış”. Hangi konuda anlaşamadı acaba? “Yürü” dediler yürümedi, “dur” dediler “duramam” mı dedi? Bilmiyoruz. Bildiğimiz, Erdoğan’ın “bir-iki gün içinde” başlayacağını söylediği Fırat’ın Doğusu’na yönelik askeri harekatın başlamadığı ve Org.Temel’in apar topar görevden alındığı.

Bir diğer bildiğimiz, MSB Akar’ın değil kendi kendine bu denli önemli bir idari tasarrufta bulunmak, Erdoğan’a sormadan saçını tarama biçimini dahi değiştirmeyeceği. Erdoğan’ın ise yakın zamana dek, Org.Temel’e düşkünlüğü biliniyor. Erdoğan, Bab Cebi’ne yönelik Fırat Kalkanı’ndan sonra Afrin’e yönelik Zeytindalı Harekatı’na da (“Zeytinlik Operasyonu”?) özellikle Org.Temel’in komuta etmesini bizzat talep etmiş ve bu arzusunu defaatle duyurmuştu. Tam kendi bakanlığının bütçe görüşmeleri için lütfen TBMM’ne gelmiş MSB Akar, Manisa Milletvekili Özel (CHP) tarafından adamakıllı hırpalanmışken, Org.Temel’in de kızağa alınması içten içe yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunun göstergesi.

Ama o kısım iç siyasi itişmelere dair. Zaten, mümtaz anamuhalefet tam açık bulduğu kanattan bindirip, ortalarla gol arayacağı yerde, hani sol açığı çıkarıp, stoper alan sağlamcı teknik direktör gibi “seni seviyorum” deyiverdi. Bence, MV Özel de parti çizgisinden ayrılmamalı, onu mahkemeye veren MSB Akar’a “seni seviyorum Hulusi” demeli. Normalleşecekse, böyle böyle normalleşecek yalnız ve güzel ülkemiz. Yahu dur, yılın ilk yazısından laubaliliğe sevk ediyorsun sen de beni be kıymetli okur!

Asıl diyeceğim, Erdoğan kısa süre içinde Rusya’ya gidip Putin’le Suriye’yi görüşeceğini açıklamışken, Kremlin Sözcüsü (Türkolog) Peskov “bizim programda yok” demişti. Bu yanıtın önemini abartmamalı ancak küçümsememeli de. Onun üzerine, Akar-Çavuşoğlu-Fidan-Kalın dörtlüsü mahut Moskova seferine kalktı. Fakat onlar da yola çıkamadan Suriye ordusunun sözcüsü “biz Münbiç’e girdik” dedi. ABD, “giren yok henüz” açıklaması yaparken, Rusya “teyit ettik, Suriye ordusu Münbiç’te” dedi. İlaç için, Suriye makamları bir foto, bir cep telefonundan çekilme video dahi paylaşamadı.

Günün sonunda, dörtlünün Moskova çıkartması sanki başlamadan bitmiş oldu. Nitekim, görüşmelerin süresinin kısıtlılığı bir gösterge. Dört kişi sırayla konuşsa, Rusçaya çeviri süreleri de dikkate alınırsa, Rus tarafı da konuştuğuna göre, varın siz hesap edin heyetin hangi mesajları verebildiğini, hangi talepleri ilettiğini. Belli ki iş, müteakip Erdoğan-Putin yüz yüze görüşmesine kaldı. “Buyur” diyecek olan da Putin olduğuna göre, Rusların diledikleri, daha doğrusu gereksinim duyacakları denli, top çevirme zamanları oluştu demektir.

Süreci hızlandırmak, daha önce burada yazdığım üzere, sahaya dalma cüreti göstermekle, askeri oldu-bitti yaratmakla mümkündü, işte geldik Org.Temel’in aktif görevden, pasif göreve çekilmesine. Fırsat penceresinin kapandığına işaret eden diğer başat gelişme ise Trump’ın ulusal güvenlik ve dış politika konularında kıdemli Senatör Graham’la görüşmesinin ardından Suriye’den çekilme süresini, bir aydan dört aya uzatması. Müstafi Savunma Bakanı Mattis, kalarak değil giderek istediğini yaptırmış oldu. Org.Temel gibi, o da, kaprisli siyasi karar alıcıyla çalışmanın cilvelerini ahir ömründe deneyip, yaşayarak gördü.

Şimdi, önümüzdeki söz konusu dört ay zarfında, Erdoğan’ın söylemindeki göreli yumuşama da, Türkiye’nin gerçeklerle yüzleştiği ve ona göre yön değiştirdiği anlamına geliyor olabilir. Trump’ın ani çekilme kararıyla ABD, Fırat’ın Doğusu’nda “ortağı” YPG/YPJ ile işbirliği yerine, “müttefiki” TSK ile çalışmayı seçmişti. Yeni durumda Türkiye de ayak değiştirerek, bugüne dek “gitsin” dediği Esat’la bilistişare YPG/YPJ’nin sınırlardan uzaklaştığı ve PYD’nin belirli bir bölgeyi yönetme iddiasının elinden alındığı koşulları kurmaya çalışır mı? Erdoğan, Trump gibi, kendi kararını kendi, “tek tabanca” alan bir lider. Ancak, olası Esat’la çalışma yönelimi, koalisyon ortağı Bahçeli yerine Perinçek’in zoraki ikame edilmesi sonucunu da doğurur. Doğurur mu?

ABD’nin, apar topar değil düzenli çekilme kararına evrilmesini Graham, “IŞİD’in kalıcı biçimde yenilgiye uğratılması, İran’ın ABD’nin boşaltacağı alanı doldurmaması ve ‘Kürt müttefiklerimizin’ korunması” önceliklerini sağlamaya yönelik olduğunu açıkladı. Bunlardan ilk ikisi, ABD çekilirken, Türkiye’ye ihale edilecek görevlerdi, üçüncüsü ise Erdoğan’ın önceliklerinin tam aksi. Üstelik Graham, Suriye Kürtlerinin PYD tarafından temsil edildiğini zımnen teyit etmiş ve dahası, YPG/YPJ’yi ortaklıktan, müttefikliğe terfi ettirmiş oluyor. Bu durumda, Türkiye-ABD ilişkisinde döndük başa.

ABD ile zaten limoni seyreden ittifakta başa döndük de, arada bir bakıma Rusya’nın Astana ortaklığını da büyük ölçüde yitirdik gibi. Zira, artık Astana ile Cenevre süreçlerinin birleşip, Kürtlere de hiç yoktan kültürel özerklik tanındığı bir ucu açık anayasa yazım sürecinin başladığı ve yeniden imarın küçük adımlarla da olsa başlayacağı bir kırılgan istikrarı berkiltme dönemine giriyoruz. Nitekim, Suriye Ekonomi ve Dış Ticaret Bakanı el Halil de, yeniden imarda önceliğin İran’ın özel ve kamusal şirketlerinde olacağını açıkladı.

İçerideyse, yeni başlayan 2019 yılının Mart ayı sonundaki yerel seçimlerin ardından, o seçimlerin sonuçlarına, daha doğrusu AKP’nin Ankara veya İstanbul büyükşehir belediyelerini elde tutup tutamayacağına göre, seçimsiz geçecek dört-dört buçuk yıllık bir dönem açılacak. Erdoğan seçimlerden siyasi gücünü koruyarak çıkarsa, Suriye’de bazı zor kararlar verip, zorlu ekonomik koşulları da göz önünde tutarak, askeri serüvenleri çoğaltma hamaseti yerine, diplomasinin ince işçiliğini önceleyen bir yönelim benimseyerek yine bizi şaşırtabilir. Uzak olasılık ama, yönelim öyle olursa, yeni siyaseti uygulayacak yeni atamalar da gerekecek demektir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
26.06.2019
23 Haziran üzerine üfürizmalar
24.06.2019
Öcalan, Neçirvan, Osman, filan...
19.06.2019
Suriye siyasetimiz ve ülkemizdeki Suriyeliler
17.06.2019
Altın vuruş olarak S-400 alımı
12.06.2019
Dış politikada uçmak ve konmak üzerine
10.06.2019
B planı: Kürtlerle birlik?
5.06.2019
Futbolda ve dış politikada başarı
3.06.2019
Bankocudan dış politika kuponu
29.05.2019
Diyarbakır'da barışı konuşmak
27.05.2019
Elliden görünen...
20.05.2019
Ateş çemberinde, fay hattında Türkiye
16.05.2019
Öcalan'ın çağrısı: Onurlu barış
13.05.2019
Karadeliğin olay ufkunda Türkiye
8.05.2019
Her şey çok güzel olacak
6.05.2019
İçeride, dışarıda, ekonomide karar mevsimi
2.05.2019
Bıkkınlık veren Irak ve Kürt ezberlerimiz
29.04.2019
Devlet bunalımda, diplomasi çıkmazda
24.4.2019
Notre Dame'dan Çubuk'a
22.4.2019
Kaftancıoğlu savundu, İmamoğlu kazandı
15.4.2019
Belediyeyi kazanıp cumhuriyeti yitirmemek
10.4.2019
Mazbata'dan öteye, gidelum yali yali...
8.4.2019
Dış politika laubalilik kaldırmıyor
2.4.2019
İmamoğlu'nun nefesi, Demirtaş'ın hatırı
31.3.2019
Çokboyutlu bir Kürt çözümü önerisi*
27.3.2019
Pazar günü oy verelim
25.3.2019
Newroz piroz be?
20.3.2019
Yeni Zelanda: Din, şiddet, siyaset
18.3.2019
Yeni Zelanda, eski cehennem
10.3.2019
Cezayir: İstikrarlı hayal hakikat olabilir
6.3.2019
Dış politika ve savunma açmazları
4.3.2019
Özgürlüğün tadı
1.3.2019
Karga tulumba diplomasiyle Suriye
25.2.2019
Senin ben yapacağın dış politika analizini...
20.2.2019
Yerkürede Türkiye, Soçi, Münih ve ıslahat
18.2.2019
Suriye'den bıkanların diplomasisi
13.2.2019
İflastan konuşsak mı canım?
11.2.2019
ABD'nin Kürt siyaseti ve Türkiye
6.2.2019
Suriye'yi banttan görmek
3.2.2019
Doğan görünümlü Şahin diplomasi
30.1.2019
İşgal, mevcudiyet, meşruiyet
28.1.2019
Fırat'ın doğusunda Kuzey Irak
23.1.2019
Komşuda yeni sahneler, eski oyunlar
21.1.2019
Şol muhalafatın halları
16.1.2019
Suriye'de alacalı çözüme doğru
14.1.2019
ABD çekilir, Rusya kalır, Türkiye ne yapar?
10.1.2019
Tek kusurunuz Suriyeliler kaldı
6.1.2019
Anti-Kürt vizyon
3.1.2019
Suriye'de bir gaz, bir fren...
31.12.2018
Status quo ante bellum
27.12.2018
Suriye mi değerli, Zeki-Metin mi?
24.12.2018
Trump'tan hepimize bay bay...
20.12.2018
İrem, Ceren, Bertrand, Murat ve bizim büyük çaresizliğimiz
17.12.2018
Fırat'ın doğusuna harekat
13.12.2018
Siyasetin sonu
10.12.2018
Irak Kürdistanı'nda yeni dönem
5.12.2018
Sözün bittiği belde
3.12.2018
İsyan günlerinde G-20
29.11.2018
Kaotik dış politika
26.11.2018
Fındık, Boğazkere, soğan, Erdoğan
22.11.2018
Buralarda bitmeyen I. Dünya Savaşı
20.11.2018
Ebedi çatışma hali
17.11.2018
Arkadaşım Betül Tanbay
14.11.2018
Erdoğan'ın diplomasi oyunu
12.11.2018
Suriye'de müdahalenin takvimi ve bağlamı
7.11.2018
Barış değil kış geliyor
5.11.2018
Türkiye, Kürtler, Suriye
31.10.2018
Yetmez ama evet
29.10.2018
Kaşıkçı öldü, takkeler düştü
25.10.2018
Dış politikada hafıza
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
18.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
11.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive