Suriye'de alacalı çözüme doğru


16.1.2019 - Bu Yazı 471 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 "Bir-iki gün içinde alana giriyoruz” derken inisiyatifi eline almış Türkiye, şimdi savunma konumunda, ABD’nin ortaya koyduğu koşulları müzakere ederek, bunları kabul eder görünüp, etrafından dolaşmaya çalışarak oyun kurmaya uğraşıyor.

ABD Başkanı Trump, Pazar neş’esi tüvütlerinde önce “(Suriye’de) Kürtleri vurursa, Türkiye’yi iktisaden mahvederiz” sonra, “20 mil (yani 30-35 km derinliğinde) güvenli bölge yarat” dedi. Herhalde aldığı brifinglerden aklında kaldığı yahut not aldığı kadarıyla ABD’nin Suriye siyasetinin anahatlarını ortaya koymak istedi. “Yarat” diye kendine mi hatırlatıyor, bize mi söylüyor anlaşılamadı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Kalın’dan, Trump’ı muhatap alarak, “Teröristler ortak ve müttefikleriniz olamaz. DAEŞ, PKK, PYD ve YPG arasında fark yok. Hepsiyle savaşacağız. Kürtleri tüm terörist tehditlere karşı koruyacağız.” yanıtı geldi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun ise “Türkiye Cumhuriyeti devleti Kürtlerin düşmanı değil hamisidir. Türkiye’nin Kürtlerle hiçbir sorunu yoktur.” buyurdu. “Hiç değilse bazı Kürt yurttaşlarının kendi devletleriyle sorunları var mıdır”, “cumhuriyetlerde anayasal yurttaşların devlet denilen aygıtla sorunu olmalarına izin var mıdır”, bunlar Altun’u meşgul eden konular değil.

“Hamilik” işin içine girince “eşit anayasal yurttaşlık” nereye gidiyor, “hamilik” üzerinden bölgemizde sağduyulu, uzgörülü, barışçıl, gerçekçi dış siyaset kurabilir miyiz, bu sorular da gündem dışı. Şu “kerim devlet” ve “devlet aklı” putlarından yüzümüzü çevirmezsek, burnumuzun ucunu göremeyeceğimiz belli.

Ayrıca Idlip’te silah zoruyla saha hakimiyeti kuran ve Türkiye’nin resmen “terör örgütü” ilan ettiği HTŞ’nin şeyhi Colani’nin de Fırat’ın doğusuna yönelik “PKK’nin kökünü kazıyacak bir askeri harekata” karşı çıkmayacaklarını açıkladığını bir kenara yazıp devam edelim.

Harita: www.suriyegundemi.com

Nihayet Erdoğan telefonu alıp Trump’ı aradı. Görüşmeden sonra Trump yine tüvütre üzerinden “20 mil güvenli bölge” dedi. Ulusal Güvenlik Danışmanı ve bana göre “de facto persona non grata” Bolton “Kürtlerin ve ABD’yle birlikte çarpışanların yanında durduğuna dair tutarlı ABD pozisyonu yeniden vurgulandı” açıklaması yaptı. Trump’ın sözcüsü Sanders “Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’ye dair güvenlik kaygılarını karşılamak için birlikte çalışma arzusu” ve “Türkiye’nin (Suriye’de) Kürtleri kötü muameleye tabi tutmaması” unsurlarını kaydetti.

Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamada da “Türkiye’nin Kürtlerle hiç bir sorunu olmadığı” yinelendi, “DEAŞ, PKK ve PKK’nın Suriye uzantılarıyla (bu defa isim zikretmeden) mücadele” noktaları öne çıktı.

Nihayet Erdoğan’ın kendi salı günkü AKP grup konuşmasında “Trump Amerikan askerlerini Suriye’den çekme kararını teyit etti. Bizim tarafımızdan oluşturulacak güvenli bölge kendisi tarafından da ifade edildi. 30 kilometreyi aşkın derinlikte bir güvenli bölge konusu kendisi tarafından da ifade edildi. Gündemimizdeki tüm konularda ekiplerimizin görüşmesine karar verdik. Önceliğimizin DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle mücadele etmek olduğunu vurguladık.” dedi.

Erdoğan-Trump telefon görüşmesinin olması bizatihi olumlu. En tepeden istendiğinde işleyen bir iletişim kanalı var demek. Vaşington tarafında PKK, YPG, PYD vs. bir kenara bırakılmış durumda, doğrudan “Kürtler” deniyor. Böylece Ankara da “Türkiye’nin Kürtlerle derdi, düşmanlığı yok” vurgusunu yinelemeye imale ediliyor. Bu söyleme “hamilik”, (illa Arapları da dahil ederek) “kardeşlik” renkleri verilmeye çalışılıyor. Kürt ile terörist PKK ayrımına yaslanmaya özen gösteriliyor ancak YPG, YPJ, PYD hele SDG gibi isim vererek hedef göstermelerden kaçınılmaya çalışıldığı izlenimi ortaya çıkıyor.

Yani diğer deyişle “bir-iki gün içinde alana giriyoruz” derken inisiyatifi eline almış Türkiye, şimdi savunma konumunda, ABD’nin ortaya koyduğu koşulları müzakere ederek, bunları kabul eder görünüp, etrafından dolaşmaya çalışarak oyun kurmaya uğraşıyor. Milli Savunma Bakanı Akar’ın sınır boylarında denetlemeler yapmaları, askeri birlik hareketleri ABD üzerinde arzu edilen “Ayşe tatile çıkabilir” etkisini yaratmıyor.

Tabiatıyla dünya da Ankara’nın çevresinde dönmüyor. ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, Türkiye’nin Arap aleminden geriye kalan biricik ortağı Katar’a gidip, ABD’nin oradaki El Udeyid Hava Üssü’nün genişletilmesine dair mutabakat muhtırasını imzalıyor. Keza ABD’nin El Udeyid’den 1600 km. batıda, Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü’nü de çarpıcı biçimde genişleteceği  duyuruluyor. Bu adımlar, Türkiye’nin ABD karşısındaki en güçlü, hatta belki tek pazarlık kartı İncirlik’in önemini aşındıran, giderek sıfırla çarpabilecek gelişmeler.

Ankara ne Şam’la, ne (zinhar) PYD ile doğrudan temas kurmamakta kararlı. Ancak sevilmeyen Bolton’un aksine beğenilen ABD Suriye ve IŞİD’le Mücadele Temsilcisi Büyükelçi Jeffrey, Ankara’ya geri dönmek üzere Kuzeydoğu Suriye’ye gidiyor. ABD Genelkurmay Başkanı Org. Dunford da yeniden Ankara’ya geliyor. Bu arada nedense Dunford’un muhatabı bizde Genelkurmay Başkanı değil eski Genelkurmay Başkanı yeni Milli Savunma Bakanı Akar oluyor. Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Önal da Vaşington yolcusu.

Moskova, Cumhurbaşkanı Erdoğan ziyaretini beklerken, aynı başkentte İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Caberi Ansari de Rus muhataplarıyla, özellikle Suriye Özel Temsilcisi Lavrentiev ve mevkidaşı Bogdanov’la görüşüyor. Durup düşünelim mi, bizim Lavrentiev, Bogdanov, Jeffrey vb isimlerimiz kim? Düşünmeyin, yok. Kim var? Eski Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun, Irak Cumhurbaşkanı Salih’in Ankara’yı ziyaretinin ardından münhasıran Irak’ın su sorunlarıyla ilgilenmek üzere Özel Temsilci atandığını Bağdat Büyükelçisi Fatih Yıldız’dan öğreniyoruz.

Bağdat demişken, Irak başkentinin de aynı gün içinde on bir yıl aradan sonra Ürdün Kralı Abdullah’ı, ardından Fransa Dışişleri Bakanı LeDrian ve İran Dışişleri Bakanı Zarif’i ağırladığını belirtelim. Söz konusu zevattan LeDrian Bağdat’tan geçtiği Erbil’de “Esat adaysa aday. Kendi geleceklerine Suriyeliler karar verir.” dedi. Bu açıklamanın altını çizelim, zira bugüne dek Esat’ın gitmesi konusunda en yakın durduğumuz Paris’in de Ankara’yla arasına artık bir nüans koyduğu anlaşılıyor. İlaveten LeDrian Fransa’nın, Fırat’ın doğusundan çekilme niyetinin olmadığını da teyit etti.

Hani maçlarda bir ara “vur, kır, parçala, mutlaka kazan” diye bağırılırdı ya, şimdi Türkiye Fırat’ın doğusu konusunda sanki öyle bir yerde duruyor. ABD’nin çekilmesinin altı ay gibi bir süreye yayılacağı anlaşılırken, 31 Mart’a dek mühleti olan iç politika gündemine bir fütuhat öyküsünün yetişmemesi olasılığı ağırlık kazanıyor. Oysa Ankara, dış politikayı diplomaside de tek adam Erdoğan’ın sırtına yüklemeden, sorumluluğu da, başarıyı da, başarısızlığı da dağıtsa, etkin diplomasiyi çok kanaldan, kendi Lavrentiev’leri, Jeffrey’leri üzerinden şu yazıda geçen tüm başkentler nezdinde devreye soksa fena mı olur?

MİT de kendi kanallarından Kandil’le de, PYD ile de gözlerden uzak iletişim kurabilir. Öyle bir heyula resmediliyor ki PKK, ta Kandil’den Afrin’e uzanan bir alanda mutlak hakimiyet iddiasında ve Türkiye’nin bekasını tehdit ediyor. Eşzamanlı olarak bir acuze karikatürü de dolaşımda, öyle ki İçişleri Bakanı Soylu’ya göre geriye kalan üç yüz PKK’li silahlı militan kışın soğuğunda dağlarda kaçacak delik arıyor ve imha edilmeleri yakın.

Gerçeği yansıtan hangi anlatı? Şu yukarıdaki haritadaki “tampon” tahayyülü gerçekleşse, Türkiye sınırını alıp 30 km. aşağıya kaydırsak, sınır hattındaki Kürtleri de çöle doğru kovalasak, hangi ulusal güvenlik hedefine erişmiş olacağız? Sonra, durmak yola devam, Sincar Dağı’nda, Irak Kürdistanı’nda, Hakurk ve Kandil’de mi savaşmayı sürdüreceğiz? Günün sonunda ABD’nin TSK’yi YPG ile aynı stratejiye koşma girişimleri havada kalacağına göre, Moskova’ya gidip Putin’den Fırat’ın doğusunu Şam’a teslim etmemesini mi istirham edeceğiz? Yoksa “kötünün iyisi, en azından Esat binsin Kürdün tepesine” deyip sevinecek miyiz? Açıkçası, bilemiyorum.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
17.06.2019
Altın vuruş olarak S-400 alımı
12.06.2019
Dış politikada uçmak ve konmak üzerine
10.06.2019
B planı: Kürtlerle birlik?
5.06.2019
Futbolda ve dış politikada başarı
3.06.2019
Bankocudan dış politika kuponu
29.05.2019
Diyarbakır'da barışı konuşmak
27.05.2019
Elliden görünen...
20.05.2019
Ateş çemberinde, fay hattında Türkiye
16.05.2019
Öcalan'ın çağrısı: Onurlu barış
13.05.2019
Karadeliğin olay ufkunda Türkiye
8.05.2019
Her şey çok güzel olacak
6.05.2019
İçeride, dışarıda, ekonomide karar mevsimi
2.05.2019
Bıkkınlık veren Irak ve Kürt ezberlerimiz
29.04.2019
Devlet bunalımda, diplomasi çıkmazda
24.4.2019
Notre Dame'dan Çubuk'a
22.4.2019
Kaftancıoğlu savundu, İmamoğlu kazandı
15.4.2019
Belediyeyi kazanıp cumhuriyeti yitirmemek
10.4.2019
Mazbata'dan öteye, gidelum yali yali...
8.4.2019
Dış politika laubalilik kaldırmıyor
2.4.2019
İmamoğlu'nun nefesi, Demirtaş'ın hatırı
31.3.2019
Çokboyutlu bir Kürt çözümü önerisi*
27.3.2019
Pazar günü oy verelim
25.3.2019
Newroz piroz be?
20.3.2019
Yeni Zelanda: Din, şiddet, siyaset
18.3.2019
Yeni Zelanda, eski cehennem
10.3.2019
Cezayir: İstikrarlı hayal hakikat olabilir
6.3.2019
Dış politika ve savunma açmazları
4.3.2019
Özgürlüğün tadı
1.3.2019
Karga tulumba diplomasiyle Suriye
25.2.2019
Senin ben yapacağın dış politika analizini...
20.2.2019
Yerkürede Türkiye, Soçi, Münih ve ıslahat
18.2.2019
Suriye'den bıkanların diplomasisi
13.2.2019
İflastan konuşsak mı canım?
11.2.2019
ABD'nin Kürt siyaseti ve Türkiye
6.2.2019
Suriye'yi banttan görmek
3.2.2019
Doğan görünümlü Şahin diplomasi
30.1.2019
İşgal, mevcudiyet, meşruiyet
28.1.2019
Fırat'ın doğusunda Kuzey Irak
23.1.2019
Komşuda yeni sahneler, eski oyunlar
21.1.2019
Şol muhalafatın halları
16.1.2019
Suriye'de alacalı çözüme doğru
14.1.2019
ABD çekilir, Rusya kalır, Türkiye ne yapar?
10.1.2019
Tek kusurunuz Suriyeliler kaldı
6.1.2019
Anti-Kürt vizyon
3.1.2019
Suriye'de bir gaz, bir fren...
31.12.2018
Status quo ante bellum
27.12.2018
Suriye mi değerli, Zeki-Metin mi?
24.12.2018
Trump'tan hepimize bay bay...
20.12.2018
İrem, Ceren, Bertrand, Murat ve bizim büyük çaresizliğimiz
17.12.2018
Fırat'ın doğusuna harekat
13.12.2018
Siyasetin sonu
10.12.2018
Irak Kürdistanı'nda yeni dönem
5.12.2018
Sözün bittiği belde
3.12.2018
İsyan günlerinde G-20
29.11.2018
Kaotik dış politika
26.11.2018
Fındık, Boğazkere, soğan, Erdoğan
22.11.2018
Buralarda bitmeyen I. Dünya Savaşı
20.11.2018
Ebedi çatışma hali
17.11.2018
Arkadaşım Betül Tanbay
14.11.2018
Erdoğan'ın diplomasi oyunu
12.11.2018
Suriye'de müdahalenin takvimi ve bağlamı
7.11.2018
Barış değil kış geliyor
5.11.2018
Türkiye, Kürtler, Suriye
31.10.2018
Yetmez ama evet
29.10.2018
Kaşıkçı öldü, takkeler düştü
25.10.2018
Dış politikada hafıza
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
18.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
11.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8
Emlak8.Net