Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Vefa


4.1.2018 - Bu Yazı 894 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Başkent Ankara çetin bir imtihan alanıdır; dikkatli olunmazsa, karanlık dehlizlerinde insanları yutar, başlarını döndürür, ayaklarını kaydırır. Gözlerimizin önünde nice temiz insan, nice koca yürekli kahraman, nice bahadır, nice Anadolu çocuğu Başkent’in ayak oyunlarına, hilelerine, desiselerine, zor imtihan sorularına yenik düşmüş, kaybetmiştir.

Kendini bilene dokunamaz Başkent Ankara… Kendini bilmeyene, haddini bilmeyene, nereden gelip nereye gittiğine dikkat etmeyene ise tuzaklar kurar. Önce perçeminden tutup en yukarıya kaldırır, sonra o en yüksekten yere bırakıverir. Başkent’in siyaset ve bürokrasi çöplüğü “ne oldum” delileriyle, “küçük dağları ben yarattım” mağrurlarıyla, elbette hainlerle, vefasızlarla doludur. Nice kudretli, nice “astığı astık, kestiği kestik” adam, hiç ölmeyecekmiş, hiç hesap vermeyecekmiş gibi acımasız, zalim, ilke ve sınır tanımadan böbürlenen nice insan Başkent Ankara’nın çöplüğünde ebediyyen unutulmuştur. Zirvelerde oksijen zehirlenmesine düçar olup başı dönen, zemine sert bir şekilde çarpıp kolu kanadı kırılan, akıl muvazenesini kaybeden nice devletlu Başkent çöplüğünde deli-divane dolaşmaktadır.

Kendini bilen siyasetçi ya da bürokrat, Başkent Ankara’da bir ayağını topraktan hiç ayırmaz.

Kendini bilmeyenin ise durumu içler acısıdır: Sabah bir makama getirilir, öğlene kadar tebrikleri kabul eder, öğlen yemeğinde, ya da öğlen namazında, o makama nasıl da “tırnaklarıyla kazıyarak” geldiğini, o makamı nasıl “hakettiğini”, aslında ne kadar “yetenekli, birikimli, tecrübeli” olduğunu, diğerlerinden ne kadar “farklı” olduğunu, Allah’ın kendisini bu vazife için görevlendirdiğini, dünyanın kendisi etrafında döndüğünü düşünmeye başlar. Hemen, öğleden sonra ise, “yerinin aslında buradan daha yüksekler olduğunu” “devletin kendisinden yeterince istifade edemediğini”, “devletin kötü yönetildiğini ve kendisine ihtiyaç duyulduğunu” vehmeder.

İşte o zaman şükürsüzlük, vefasızlık başlar; o yol, ihanete kadar gider.

O makamlara kendisini kocaman ve koca yürekli bir teşkilat taşımıştır; onlara sırtını döner.

Lider, canını ortaya koyarak bir mücadele vermiştir; Lider’i tanımaz, beğenmez olur.

“Olmasaydın olmazdık” gibi itikaden sorunlu, sapkın, boş ve manasız bir anlayışa teveccüh edecek değiliz. “Zaferin sahibi ancak Allah’tır” emrine ve kadere imanımız tamdır. O koca yürekli teşkilat ve o kahraman lider olmasaydı da olurduk; ama buralarda olmazdık. Teşkilatın o cehdi, gayreti, mücadelesi olmasaydı, bitmeyen umudu, inancı, heyecanı olmasaydı, fedakarlığı, cefakarlığı olmasaydı, hayal kırıklıklarına direnci olmasaydı; Liderimizin o dik duruşu, samimiyeti, cesareti, kararlılığı olmasaydı, yine de olurduk ama farklı yerlerde olurduk.

Hiç kuşkusuz, çok bilgili, çok yetenekli, çok tecrübelisiniz… Ama o teşkilat neferleri ve o neferlerin Başkumandanı olmasaydı, onların destansı mücadelesi olmasaydı, sizi kim farkeder, sizin bilginize, birikiminize, yeteneklerinize kim değer verirdi?

Tek başınıza hangi seçimi kazandınız? Hangi başarının altına imzanızı attınız? Hangi saldırıyı göğüslediniz? Hangi riskin altına elinize soktunuz? Kimle kavga ettiniz? En son ne zaman yumruklarınızı sıktınız?

“El bebek gül bebek” pamuklar içinde büyütüldünüz. Hep korundunuz. Hep saygı duyuldunuz. Her kavgadan kaçtığınız, her başarının üzerine atladığınız için bir şey sanıldınız. Arkanızda sağlam bir teşkilat, sabırlı bir lider olmasaydı, Allah aşkına, siz neydiniz?

“Zaferi yenilgi yenilgi büyüten” bir teşkilat, karargahında oturmak yerine her saldırıyı en önde göğüsleyen, her taarruzda en önde koşan, sizin yapmadığınızı yapan, sizin cesaret edemediğinize cesaret eden, siz boyun eğmeye hazırken dim dik duran bir Lider olmasa, acaba, genel müdürlüğün, müsteşarlığın, başkanlığın, milletvekilliğinin, bakanlığın, cumhurbaşkanlığının hayalini dahi kurabiliyor olur muydunuz?

Lider çok sert, çok öfkeli, çok uzlaşmaz… Evet ya… Oysa sen öyle değilsin… Yapıcısın, kucaklayıcısın, anlayışlısın, uzlaşmaya hemen hazırsın… İyi de, liderdeki o öfke olmasa, Gezi’de önüne konulan o ihanet dolu talep listesini yırtıp atmasa, “mesaj alınmıştır, sandık her şey değildir” deyip alttan alsa, acaba sen şimdi burada mıydın? Bütün terör örgütleri ittifak edip saldırırken, “aman tatsızlık olmasın” deyip terör örgütlerinin suyuna gitse acaba ülken şimdi burada mıydı? Senin “Hocaefendin” maskesini indirip ülkeyi gavura peşkeş çekerken, Lider, “aman fitne olmasın” deyip canı pahasına bir mücadeleyi göze almasaydı; bütün Türkiye düşmanlarının sırtını sıvazlayan Avrupa’ya “one minute” demeseydi, acaba bir ülkeden, bir milletten, bir istiklalden söz edilebilir miydi?

Elindeki pasaportun itibarını, o koca yürekli teşkilat ve onun liderine borçlu değil misin? Kudüs sokaklarında, Ortadoğu sokaklarında “Türkiye’den geliyorum” dediğinde kucaklanman, coşkuyla karşılanman, gözyaşıyla uğurlanman, senden mi menkul, yoksa sarsılmadan dik duran o teşkilattan, o Lider’den mi?

Teşkilatın ve Lider’in kavgası olmasa, İmam Hatiplere, başörtüsüne, Kürtçe’ye özgürlük mü gelecekti? Askeri vesayet mi geriletilecekti? Bu milletin özgüveni mi yükselecekti? 15 Temmuz gecesi sokağa çıkan yürekli teşkilat, milletini meydanlara çağırıp kendisi de meydanlara inen o lider olmasa, darbe mi durdurulacaktı?

Başkent Ankara’nın siyaset ve bürokrasi çöplüğünde başları dönüp kibirlenen, kendisini bir şey zanneden, küçük dağları ben yarattım gururuyla yükseklerden tepe üstü çakılan nice meczup var.

Hepsinin de ortak yanı vefasızlık…

.

Facebook Yorumları

Kod8
15.11.2018
Biz buraya nasıl geldik?
12.11.2018
“Yakarsa dünyayı garipler yakar”
8.11.2018
Dikkat, PKK dönüşüyor
1.11.2018
Tarih-resmî tarih
30.10.2018
100. yıldönümünde Mondros Mütarekesi
22.10.2018
Osmanlı’nın son savaşı
18.10.2018
Medine’de son Cuma (2)
15.10.2018
Şanlı Medine Direnişi - 1
11.10.2018
Hicaz’ı nasıl kaybettik?
8.10.2018
Yeter ki Enver gitsin!
4.10.2018
Büyük Nablus bozgunu
1.10.2018
Kara Ekim
28.9.2018
Yerel seçime doğru – 2
24.9.2018
Yerel seçime doğru – 1
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8