Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Terörü kaynağında kurutmak


29.1.2018 - Bu Yazı 564 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Dünyadaki terör örgütlerinin büyük çoğunluğu söylemlerinde ABD karşıtıdırlar. Ancak 10 milyon kilometrekare yüzölçümü, 350 milyona yaklaşan nüfusu olan ABD’ye, tarihi boyunca birkaç istisna dışında örgütlü ve sürekli terör saldırısı yoktur.

Aynı durum Avrupa Birliği ülkeleri için de geçerlidir. Birkaç küçük istisna dışında Avrupa Birliği ülkeleri teröre hedef olmamıştır. Nüfusun çeşitliliğine, geniş topraklarına, korunması zor sınırlarına rağmen Avrupa dünyanın en güvenli kıtasıdır.

İsrail aynı şekilde… Ortadoğu’daki terör örgütlerinin baş düşmanı olan İsrail’de hiçbir terör saldırısı olmaz.

Terör örgütleri, yine istisnalar hariç, Rusya ve Çin’e de dokunmazlar.

Söylemlerinde ABD, AB, İsrail, Rusya ve Çin’i “baş düşman”, “en büyük şeytan” olarak nitelendiren terör örgütlerinin, eylemlerinde bu ülkelerden hassasiyetle uzak durmalarının bir izahı var mı?

Bu yaman çelişkiyi neyle açıklayacağız?

Resmi dil ve küresel propagandanın bu soruya çeşitli cevapları var: Örneğin ABD ve AB, kendi topraklarında demokrasinin, insan haklarının, basın ve ifade özgürlüğünün çok geniş olduğunu, bunun da terörü engellediğini iddia ederler. Tabii ki kocaman bir yalan.

Söz konusu ülkeler, sınırları içinde mükemmel güvenlik sistemleri kurduklarını, bunun için terör eylemlerini engellediklerini iddia ederler. İstisnai terör saldırıları gösteriyor ki bu da yalan.

Gerçek şu ki, terör örgütleri, ABD, AB ülkeleri, İsrail, Çin, Rusya gibi “güçlü” devletlere dokunduklarında başlarına gelecekleri çok iyi bilirler.

Güçlü devletler, kendilerine yönelik bir terör saldırısı olduğunda dünyayı ayağa kaldırırlar. Doğrudan terörün kaynağına yönelirler. Terörün idare merkezini yerle bir ederler. Terörün finans kaynaklarını keserler. Teröre destek veren ülkelerin altını üstüne getirirler.

Terör büyük devletlere dokunursa, BM, NATO gibi örgütler o terör örgütlerine karşı anında karar alır ve eyleme geçerler. Gerektiğinde koalisyon güçleri kurulur.

Büyük devletlerin terörle mücadele yöntemlerini hiç kimse konuşmaz, kimse eleştirmez. Sivil kayıpları, işkence, insan hakkı ihlalleri, basın ve ifade özgürlüğü kısıtlamaları, hukuksuzluk asla gündem olamaz, gündemde kendisine yer bulamaz.

Büyük devletler terörün kaynağına hücum ederken sadece ordularıyla yürümezler. Arkalarından istihbarat örgütleri de gelir. Kamuoyu tek yürek halinde ordunun arkasında durur. Medya var gücüyle orduya destek verir. Siyaset ordunun yanında yer alır.

Türkiye yaklaşık 40 yıl boyunca terörle mücadelesinde işte bunu yapamadı; terörü kaynağında vuramadı.

DHKP-C örneğin… Avrupa’dan beslenip Türkiye’de kan akıttı. Türkiye, Avrupa’ya bu kanlı terör örgütüne karşı adım attıramadı.

PKK’nın kaynağını yıllarca Kandil zannettik, Kuzey Irak zannettik… PKK’nın en büyük üreme ve beslenme kaynağının AB ülkeleri olduğunu son yıllarda daha net gördük. İran’dan Rusya’ya, Suriye’den Yunanistan’a, İtalya’dan Almanya’ya kadar PKK’nın korunduğu mahfillere dokunamadık. Terörün, kökü Batı’da olan finans kaynaklarını kesemedik.

Birileri çıkıp “15 yıldır iktidardasınız, bunları neden yapmadınız?” diyebilir… Bunları yapmanın, “büyük devlet refleksi” göstermenin mücadelesi içinde olduk. 7 Şubat MİT krizini, Gezi kalkışmasını, 17/25 Aralık saldırısını, yoğun terör eylemlerini, terörün kaynağına yöneldiğimiz için yaşadık. 15 Temmuz darbe girişimine, “hem PKK terörünün, hem FETÖ terörünün kaynağı ABD’dir” sonucuna ulaştığımız için, “ABD terörü desteklemekten vazgeçsin” postasını koyduğumuz için maruz kaldık.

15 yıldır, terörle kararlı şekilde mücadele ederken, aynı anda terör destekçisi medyayla, terörün uzantısı ve işbirlikçisi siyasetle, terör savunucusu STK’larla, terör aşığı sözde sanatçılarla, aydınlarla, ajanlarla da mücadele ettik.

Türkiye’de, AK Parti’den önce, “terörün kökünü kazıyacağız” vaadiyle gelen nice hükümet, terörün kaynağını fark ettiği anda yıkıldı. Aynı yöntemleri AK Parti için de kullandılar ama ne AK Parti, ne de onun lideri Recep Tayyip Erdoğan pes etmedi, geri adım atmadı, bırakıp gitmedi, uzlaşmadı, boyun eğmedi.

İşte bugün, Afrin harekatıyla, terörün kaynağına, kalbine saldırıyoruz. Afrin harekatıyla Suriye’deki küçük bir toprak parçasına değil, 40 yıldır terörü besleyen merkezlere operasyon yapıyoruz.

Afrin harekatı “büyük ve güçlü devlet” refleksidir. Afrin harekatı, yıllardır terörü besleyen Batı’ya karşı kararlılık gösterisidir. Afrin harekatı, terörle mücadelede kesin bir dönüm noktasıdır.

Afrin’den sonra sıra Menbiç’e, Kobani’ye gelecek. O arada Pensilvanya’ya da dokunulacak.

Dünyadaki terör örgütleri, ABD’ye, Rusya’ya dokunduklarında başlarına ne geleceğini bildikleri gibi, Türkiye’ye dokunduklarında da başlarına geleceği çok iyi anlayacaklar. Sadece terör örgütleri değil, onları besleyenler de Türkiye’yi her denklemde hesaba katmak zorunda kalacaklar. “Fetullah’ı beslerim, PKK’ya silah veririm; iktidar itiraz ederse darbeyle indiririm” formülünün artık işe yaramadığını herkes görecek. Afrin de bunun unutulmaz hatırası olacak.

Türkiye, hiç kuşkusuz, Afrin’den büyük ve güçlü bir devlet olarak çıkacak; diğerlerinden farklı olarak, Türkiye, güçlü ve büyük bir ülkenin aynı zamanda hukuka saygılı ve merhametli olduğunu da dünyaya gösterecek.

.

Facebook Yorumları

Kod8
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8