Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Yüzsüzlüğün bu kadarı!


15.3.2018 - Bu Yazı 643 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 28 Şubat darbesinin mimarı, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, Ankara’da görülmekte olan davada önceki gün savunmasını yaptı.

Çevik Bir, 2. Başkan olmasına rağmen 28 Şubat sürecinin birinci aktörüydü. Dönemin Genelkurmay Başkanı ve şimdinin sanığı İsmail Hakkı Karadayı, Çevik Bir’in gölgesinde kalmıştı. Televizyonlarda, gazete sayfalarında, brifinglerde, MGK toplantılarında en fazla görünen Çevik Bir’di. Çok “kudretli” bir görüntüsü vardı. Kendinden emindi. Kibir abidesiydi. Yüzüne, duruşuna, yürüyüşüne, konuşmasına, mimiklerine bakan, 28 Şubat’ın gerçekten bin yıl süreceğine o anda inanırdı…

Çevik Bir şimdi 80 yaşında. 20 ay hapis yattı. 28 Şubat davasında hesap veriyor.

28 Şubat döneminde Çevik Bir’in etrafına yaydığı o elektrikten, o gerilimden eser yok. Geriye ne kudret, ne kibir, ne de kararlılık kalmış. Süt dökmüş kedi gibi, mahkeme karşısında boynunu eğerek, yalan söyleyerek kendisine bir çıkış kapısı arıyor.

Oysa Çevik Bir, 80 yaşına gelmiş bir emekli general olarak, hayatında ilk kez ayağına gelmiş “onurlu duruş” fırsatını değerlendirebilir, hayatında bir kez olsun dik durabilir, hayatında bir kez olsun Türk askerine yaraşan cesur tavrı sergileyebilir, 28 Şubat’ın sırlarını anlatabilirdi. “Evet yaptık, şöyle şöyle yaptık” diyebilir, Kenan Evren gibi, en azından yediği haltın arkasında durma erdemini gösterebilirdi.

Öyle yapmıyor Çevik Bir. Hırsızlara, milli irade hırsızlarına yakışan şekilde kıvırmayı tercih ediyor. “Benim annem de türbanlıydı” diyerek, “ben yapmadım, İsmail Hakkı Karadayı” yaptı diyerek, eğilip bükülerek kendisini daha da rezil ediyor.

Önceki gün yapılan 28 Şubat Davası duruşmasında Çevik Bir büyük bir pişkinlik, büyük bir yüzsüzlük sergiledi. Kullandığı ifadelere dikkat edelim:

“28 Şubat dönemi ile suçlanmakta olan bizlerin, yani TSK’nın, 21 yıl önce irtica tehdidi konusunda, devletin yönetiminin aldığı MGK kararlarına dayalı yaklaşımının ne kadar haklı ve doğru olduğu apaçık ortaya çıkmıştır. Bu yaklaşımın doğruluğu, son olarak yaşanan 15 Temmuz olaylarında da belgelenmiştir…”

Yani? Yani şunu demek istiyor Çevik Bir: FETÖ’cüler irticacıydı. Biz de 28 Şubat darbesini irticaya karşı yaptık. Yaptığımızın ne kadar isabetli bir girişim olduğu da 15 Temmuz’da ortaya çıktı…

Çevik Bir, yaşanan bu kadar hadiseye, aydınlanan bu kadar karanlık noktaya rağmen, FETÖ’yü, “İrticacı” dediği başta Refah Partisi olmak üzere ülkenin samimi dindarlarıyla aynı kefeye koyarak öncelikle FETÖ’yü aklamaya çalışıyor.

İkincisi: 28 Şubat FETÖ’ye karşı yapılmadı, FETÖ’yü hedef bile almadı. 28 Şubat Fetullah Gülen’le birlikte yapıldı. Genelkurmay Başkanı Karadayı, 28 Şubat’tan 2 yıl önce FETÖ’cüleri makamında ağırlamış, elleriyle ödül vermişti. Fetullah Gülen, 28 Şubat’ta askerle birlikte hareket etmiş, merhum Erbakan ve hükümetine “beceremediniz, artık bırakın” çağrısını yapmış, başta Karadayı ve Bir olmak üzere darbe mimarlarına “hoşgörü” ödülleri dağıtmıştı. 28 Şubat darbesi, FETÖ’nün bizzat içinde olduğu ve sonuçlarından azami ölçüde istifade ettiği bir darbeydi.

Çevik Bir, 80 yaşında, bir kez olsun onurlu davranarak, 28 Şubat’ı FETÖ ile birlikte yaptıklarını, 28 Şubat sürecinde FETÖ’yü kayırdıklarını itiraf edebilirdi. 15 Temmuz darbe girişiminin kadrolarının 28 Şubat ve sonrasında şekillendiği hakikatını teslim edebilirdi. Hayatında bir kez dik durarak, FETÖ’yü bu ülkenin başına bela edenlerin bizzat kendileri olduğunu söyleyebilirdi.

Çevik Bir, bunu yapmak yerine kıvırmayı tercih ediyor.

Mahkemedeki savunmasında Çevik Bir’in kısmen haklı olduğu bir detay var. Bir, 28 Şubat davasının FETÖ kumpası olduğunu söylüyor.

Gerçekten de, görülmekte olan davayı, şu an FETÖ’den tutuklu eski savcı Mustafa Bilgili açmıştı. Ve dikkat edilirse, 28 Şubat davası ilk zamanlarda ciddiyetten uzak ilerlemişti. Kuşkusuz FETÖ’nün bu davayı açmakta sinsi planları vardı. 28 Şubat davası açılıp kapatılacak, dosyayla birlikte 28 Şubat meselesi de sona erdirilecek, Fetullah Gülen ve örgütü mağdur gösterilecek, aklanacaktı.

İşler beklendiği gibi gitmedi. 15 Temmuz şu anda son derece dikkatli ve kararlı şekilde yargılanıyor. Aynı şekilde 28 Şubat davası da önem kazandı ve o dava da dikkatle, kararlılıkla yargılanacak.

Tıpkı 15 Temmuz gibi, 28 Şubat davası da en kısa zamanda sonuçlanmalı ve sorumlular en ağır şekilde cezalandırılmalı. Gelecekte aklının ucundan “darbe” geçen her bir yetkilinin gözünün önüne İsmail Hakkı Karadayı’nın, Çevik Bir’in, Akın Öztürk’ün mahkeme karşısındaki görüntüleri gelmeli ve darbenin düşüncesinden bile çekinmeli.

Keşke Çevik Bir de, ahir ömründe, “irticacı” diyerek FETÖ’yü aklamak yerine gerçekleri tek tek anlatsa… Tarih onu her zaman “zalim” olarak hatırlayacak ama, en azından son anlarında doğruyu söylemiş, her şeyi itiraf etmiş, pişman bir “zalim” olarak hatırlansa…

.

Facebook Yorumları

Kod8
22.10.2018
Osmanlı’nın son savaşı
18.10.2018
Medine’de son Cuma (2)
15.10.2018
Şanlı Medine Direnişi - 1
11.10.2018
Hicaz’ı nasıl kaybettik?
8.10.2018
Yeter ki Enver gitsin!
4.10.2018
Büyük Nablus bozgunu
1.10.2018
Kara Ekim
28.9.2018
Yerel seçime doğru – 2
24.9.2018
Yerel seçime doğru – 1
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8