Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Doğmamış çatı adaya ağıtlar


3.5.2018 - Bu Yazı 484 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Abdullah Gül’ü muhalefetin çatı adayı yapma projesi çöktü. Muhalefette, daha şimdiden, sanki seçimler yapılmış, sanki sandıklar açılmış, oylar sayılmış ve Recep Tayyip Erdoğan ile AK Parti zaferini ilan etmiş gibi bir moral bozukluğu, bir çöküntü psikolojisi var. 4 partinin ittifak yapması da umutları yeşertmeye yetmiyor. Şapkadan çıkacak tavşan adaylar ise muhalefette hiç heyecan oluşturmayacak.

Abdullah Gül’ün çatı adaylıkta devre dışı kalmasının ardından CHP medyasında, sol mecralarda ve Gül’e yakın çevrelerde yapılan yorumları keyifle izliyoruz.

Gül’ün aday olamamasına, “zaten oy vermezdim”, “zaten dinciydi”, “zaten Arapçıydı” türünden uzanamadığı ciğere murdar diyen kedi ya da uzanamadığı üzüme koruk diyen tilki misali tepkiler verenler var. Bir de, “badem gözlüm, sırma saçlım” şeklinde ağıtlar yakanlar var.

Doğmamış çatı adayın ardından ağıtlar yakanların argümanları dikkat çekici. Gül aday olsaymış demokrasi kazanacakmış, demokrasiye kalite gelecekmiş. Gül’ün adaylıktan çekilmesiyle özgürlük umutları yok olmuş. Gül’ün aday yapılamamasıyla Erdoğan’a “tek adamlık” yolu, “otoriterlik, diktatörlük” yolu tamamen açılmış…

Bu yorumlara bakınca insan gerçekten hayret ediyor…

Abdullah Gül’ün adaylıkta devre dışı kalmasında ne Erdoğan’ın ne de AK Parti’nin en küçük bir dahli olmadığını hepimiz biliyoruz.

Siyasetin en önemli enstrümanı sözdür. Gül’ün adaylık niyetinin anlaşılmasıyla birlikte AK Parti cephesinden bazı açıklamalar yapıldı. Açık söyleyeyim, bu açıklamaların dili de henüz “başlangıç” seviyesindeydi.

Eğer Gül, yapılan açıklamalar, yapılan yorumlar nedeniyle devre dışı kaldıysa, zaten hiç ortaya çıkmamış olması kendisi için iyi olmuş. Ne yani? Hakkında hiç konuşulmasın, hiç eleştirilmesin mi istiyordu? Siyaset arenasının ne kadar çetin olduğunu bilmiyor muydu? Hamama girdiğinde terleyeceğini hesaba katmamış mıydı?

Gül’ün devre dışı kalmasını AK Parti’nin propaganda gücüyle izah edenler de oldu. Son derece yanlış. En başta propagandanın bir gücü yoktur. Propaganda, olmayanı varmış gibi, olanı yokmuş gibi gösteremez. Ülkede çığ gibi işsizlik var, yoksulluk var, açlık var, özgürlükler kısıtlanıyor, insanların can güvenliği sağlanamıyor, ülke bataklık içinde, karanlık içinde de, bunu propaganda mı örtüyor? Açlıktan kıvranan seçmen sandık başına gidip silah zoruyla mı AK Parti’ye oy veriyor?

Seçmen nezdinde itibar kazanamamayı propaganda mazeretine sığınarak açıklamak da gülünçtür. Üstelik siyasette muhalefetin propaganda gücü iktidardan daha fazladır. Zira muhalefet sorumsuzdur.

Kısacası, Gül’ü devre dışı bırakan propaganda gücü de değildir.

Abdullah Gül’ü devre dışı bırakan bizzat muhalefetin kendisidir, bizatihi muhalefetin beceriksizliğidir.

Beceriksizliğin de faturasını AK Parti’ye ve Erdoğan’a kesmek hem haksızlıktır hem hazımsızlıktır.

Muhalefetin sorunu, karşısında gerçek, samimi, dürüst, cesur ve millet tarafından sevilen bir liderin var olması, yani Recep Tayyip Erdoğan’ın varlığıdır. Aynı şekilde, proje üreten, kendisini yenileyen, reformist, cesur, dinamik ve Türkiye’nin en iyi kadrolarını bir çatı altında toplayabilen AK Parti de muhalefetin aşması gereken bir sorundur.

Recep Tayyip Erdoğan’dan daha iyisini çıkarmadıkça, AK Parti’den daha iyisini kurmadıkça, muhalefetin milletten itibar görme, sandıkta milletten teveccüh görme imkânı yoktur.

Daha iyisini yapmayanların, yapmak için de çaba göstermeyenlerin, kendi elleriyle kazdıkları kuyulara düşmelerini, hezimetlerini, başarısızlıklarını, hayal kırıklıklarını izah edecek mazeret yoktur. Daha iyiyi suçlayarak varacakları bir hedef de yoktur.

Erdoğan’ın liderliği ve AK Parti’nin başarısı göz boyamaya ve propagandaya dayanmıyor; siyaset dışı güç odaklarına hiç dayanmıyor. Erdoğan’ı ve AK Parti’yi sandık iş başına getirdi, sandık zirvede tutuyor.

Kimse başarısızlığına, beceriksizliğine kılıf aramasın. Sandıktan çıkamayanlar ya da çıkamayacağını anlayanlar, “yok şöyleydi, yok böyleydi” diyerek, doğmamış çatı adaya ağıtlar yakarak, kendi kusurunu görmezden gelerek, “diktatörlük, tek adamlık, otoriterlik” türküleri söyleyerek bir yere varamazlar.

Kabul edin, sandık sizi sevmiyor; şöyle halinize bir bakınca, epeyce zaman da sevecek gibi görünmüyor.

.

Facebook Yorumları

Kod8
10.12.2018
Kara yazı
6.12.2018
Heybetli hikmetli hâkim
29.11.2018
Magazin terörü
26.11.2018
Aday belirlemek artık kolay değil
22.11.2018
Aday çok, ya vizyon?
20.11.2018
Yerel seçim ve riskler
15.11.2018
Biz buraya nasıl geldik?
12.11.2018
“Yakarsa dünyayı garipler yakar”
8.11.2018
Dikkat, PKK dönüşüyor
1.11.2018
Tarih-resmî tarih
30.10.2018
100. yıldönümünde Mondros Mütarekesi
22.10.2018
Osmanlı’nın son savaşı
18.10.2018
Medine’de son Cuma (2)
15.10.2018
Şanlı Medine Direnişi - 1
11.10.2018
Hicaz’ı nasıl kaybettik?
8.10.2018
Yeter ki Enver gitsin!
4.10.2018
Büyük Nablus bozgunu
1.10.2018
Kara Ekim
28.9.2018
Yerel seçime doğru – 2
24.9.2018
Yerel seçime doğru – 1
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8