Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Muhalefet ve hitabet


31.5.2018 - Bu Yazı 480 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Belagat, yani güzel ve etkili hitabet, Türkiye’de siyasal iletişimin hala en mühim aracı. İyi konuşabilen siyasetçi yarışta mutlaka birkaç adım öne çıkıyor. Recep Tayyip Erdoğan, icraatları kadar milletle gönül irtibatı kurabilen belagatiyle rakiplerine açık ara fark atıyor. Pekiyi muhalefet temsilcilerinin belagati nasıl? Meşakkatli oldu ancak muhalefet temsilcilerinin konuşmalarını dinleyerek kısa değerlendirmeler yaptık. Buyurunuz:

Kemal Kılıçdaroğlu: 22 Mayıs 2010’da CHP Genel Başkanı olarak kürsüye çıktığında konuşması tam bir faciaydı. Aradan geçen 8 yılda hitabeti ilerleme kaydetmiş olsa da hala facia. Konuşma metinleri okumaktan ısrarla kaçınıyor ve bu nedenle de hem çok gaf yapıyor, hem de kendisini çok tekrar ediyor. Hitabette tekrar iyidir ama Kılıçdaroğlu’nun tekrarlarında istikrar bulunmuyor. Konuşma notları kullansa da ekibi yeni, dikkat çeken, dinleten malzeme üretemiyor. Hitabetiyle el hareketleri arasında ciddi uyumsuzluk var. İddialarının altını dolduramadığı için sözünün ağırlığını azaltıyor.

Muharrem İnce: CHP’de öne çıkmasının, CHP Genel Başkanlığına ve Cumhurbaşkanlığına aday olmasının yegane sebebi belagati. Zaten belagati dışında bilinen bir siyasi başarısı da yok. Ayda bir güzel konuşmak mümkündür ancak Cumhurbaşkanlığı adaylığı vesilesiyle günde birkaç kez konuşarak belagatteki sihrini de hızla kaybediyor. Konuşmalarında çok belirgin şekilde Erdoğan’ı taklit ediyor. Ne var ki kötü şiir okuyor. Konuşmalarında giriş-gelişme-sonuç yok, insicam yok. Muhteva ise gittikçe boşalıyor. Kötü espriler yapıyor. Gereksiz yere sesini yükseltiyor ve daha şimdiden sesi kısıldı. Dinleyiciyle diyalogları yapay. Kendisini dinletemiyor, ilgi çekemiyor ve konuşmasını bitirdiğinde geriye hatırlanabilir hiçbir şey kalmıyor. Dinleyici miting alanına biraz da “şov” görmek için gelir ama Muharrem İnce’nin konuşmasını dinleyenler “vaktimi heba ettim” hissiyle alandan ayrılıyor. Hitabetine sağlam malzemeler üretecek bir ekip kuramazsa birkaç hafta içinde tamamen tükenecek.

Meral Akşener: Sahnede kendisi değil. Lider rolüne büründüğü için sesini doğal kullanmıyor. Tok, erkeksi, abartılı ciddi ve üstten bakan ses tonu ve hitabetiyle dinleyiciyi ürkütüyor. Konuşmuyor, kızıyor ve bağırıyor. Metin okumuyor ama tüm konuşmasını sanki metinden okuyormuş gibi yapıyor ve bu da hitabetini oldukça sıkıcı hale getiriyor. Konuşmalarında içtenlik yok, ikna edici değil. Konuşma metni ya da notu kullanmadığı için ilgi çekici, kendisini dinletecek mevzular açamıyor. El hareketleri ve mimikleri ise hitabetiyle uyumsuz. Eleştirileri etkisiz, gelecek vizyonu belirsiz. Konuşmalarının muhtevası Muharrem İnce’nin konuşmalarıyla aynı. Sanki aynı havuzdan besleniyorlar. Dinleyiciyle asla irtibat kuramıyor. Kendisini ilgiyle dinletemiyor.

Pervin Buldan: Türkçesi en güzel muhalefet hatibi. Açık, anlaşılır, kısa cümleler kuruyor. Derdini anlatıyor ve kendisini dinletiyor. Ancak her bir cümlesini slogan atar gibi kuruyor. Konuşmaları sadece belli bir kesime hitap ettiği için “etkilemek” gibi bir meselesi yok ve muhteva sıkıntısı çekmiyor.

Temel Karamollaoğlu: Ne de olsa eski siyasetçi ve ne de olsa Milli Nizam geleneğinden geliyor. Takılmadan uzun uzun konuşabiliyor. Tek sorunu kendisini yenileyememiş olması. Muhteva çağı yakalayamıyor. Kürsüye kimi zaman tablet bilgisayarla çıkıyor ama bu ona genç, dinamik bir hatip vasfı kazandırmıyor. Argümanları zayıf, zihin de biraz karışık. Çokça rakam kullanıyor ama abarttığı belli oluyor. İddiaları çok klasik, çözüm önerileri ikna etmiyor. En azından sağlam bir danışman ekibi kurmazsa, siyasetiyle olduğu kadar belagatiyle de öne çıkması mümkün gözükmüyor.

.

Facebook Yorumları

Kod8
10.12.2018
Kara yazı
6.12.2018
Heybetli hikmetli hâkim
29.11.2018
Magazin terörü
26.11.2018
Aday belirlemek artık kolay değil
22.11.2018
Aday çok, ya vizyon?
20.11.2018
Yerel seçim ve riskler
15.11.2018
Biz buraya nasıl geldik?
12.11.2018
“Yakarsa dünyayı garipler yakar”
8.11.2018
Dikkat, PKK dönüşüyor
1.11.2018
Tarih-resmî tarih
30.10.2018
100. yıldönümünde Mondros Mütarekesi
22.10.2018
Osmanlı’nın son savaşı
18.10.2018
Medine’de son Cuma (2)
15.10.2018
Şanlı Medine Direnişi - 1
11.10.2018
Hicaz’ı nasıl kaybettik?
8.10.2018
Yeter ki Enver gitsin!
4.10.2018
Büyük Nablus bozgunu
1.10.2018
Kara Ekim
28.9.2018
Yerel seçime doğru – 2
24.9.2018
Yerel seçime doğru – 1
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8