Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Magazin terörü


29.11.2018 - Bu Yazı 484 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Amin Maalouf, “Afrikalı Leo” isimli eserinde Endülüslü Selma el Hürre’nin dilinden çarpıcı bir özgürlük-kölelik saptaması yapar. Granada’daki evlerinde Verda adındaki köleleri istediği gibi giyinebilmekte, hafif hareketler yapabilmekte, şarkı söyleyip dans edebilmektedir. Selma, “Ben özgürdüm, o ise köleydi. O nedenle karşılaştırılamazdık, eşit koşullarda değildik” der.

Özgür insan kendisini dini, ahlaki vb. kurallarla sınırlar; kölenin böyle mükellefiyetleri yoktur.

Özgür insan, kölelerin, ya da süfli yaratıkların, örneğin hayvanların hayatına merak duyar. Eski Roma’daki arenalarda tribünlere oturmuş özgür insan, ölmek ve öldürmek arasında bırakılmış köleleri, kendisinden çok uzaktaki canlıları güvenle ve keyifle izler. Sirkte, hayvanat bahçesinde, belgesellerde hep bizden uzaktakini izleriz, merakla, ilgiyle, ama güven içinde izleriz.

Sorun şurada: Modern dünya, köleleri özgürleştirerek eşitlemek yerine, özgürleri köleleştirerek eşitliği sağlıyor.

Arenadaki gladyatörü tribüne çıkarmak yerine, tribündekini arenaya indiriyor. Sirkteki maymun, hayvanat bahçesindeki domuz, belgeseldeki yılan aramıza karışıyor. Modern insan özgürleşmiyor; tüketimle, medyayla, sosyal medyayla, propagandayla, ideolojilerin, sapık cemaatlerin, süfli yaşam tarzlarının büyüsüyle köleleştiriliyor.

Magazin izlemek de biraz böyle değil midir? İnançlarımız, ahlakımız, geleneklerimiz özgür bireyler olarak bizi belli bir çerçevede tutar. O çerçevenin dışında, spot ışıklarının altında parıldayan, bizden olmayan hayatları, özgür insanlar olarak asla yaşamayacağımız hayatları, o hayatlardan çok uzakta olmanın verdiği güvenle seyrederiz.

Sinema ve televizyon modern insanın hayatına girdiğinde aktörler, aktrisler ve onların parlak yaşamları ulaşılamayacak, dokunulamayacak kadar uzaktaydı; bugün ise, karmaşık ilişkiler dünyası çoğu kişi için ulaşılabilir hayal olarak görülüyor.

Bizde de artık özgür insan ile süfli arasındaki perde yırtılıyor. Özgür ile köle, özgürlükte değil, süflilikte eşitleniyor.

Bundan bir müddet önce, bazı yarışma programları evlilik programları, kayıp aranıyor programları gibi televizyon şovlarının sunucu ve yapımcılarının PKK teröründen daha tehlikeli, daha tahrip edici olduğunu dile getirmiştim ve başıma gelmeyen kalmamıştı. Mahremiyeti yok eden, inançları, ahlakı sarsan, ailenin temeline sinsice dinamit koyan, milyonlarca insanı, özellikle de kadınları saatlerce ekrana kilitleyip adeta uyuşturan bu programları “masum”, yapımcılarını da “hayırsever”, “vatansever” olarak nitelendirenler bile çıkmıştı.

PKK’yı milletçe “düşman” olarak konumlandırıyoruz ve tehditlerine, tahribatına karşı tedbirliyiz. Ancak ekranlar aracılığıyla evlerimize kadar giren sinsi tehlikeyi “dost” sanmanın, “masum” sanmanın tedbirsizliği içindeyiz. Oysa PKK sadece kalleşçe saldırılar yapıp arada bir canımızı yakıyor; ekranlardaki sinsi terörist ise, çocukları, kadınları, erkekleri, aileyi, inancı, ahlakı, dayanışmayı, paylaşmayı ve daha nice özgürleştirici değeri yavaş yavaş tahrip ediyor, dinamitliyor, süflileştiriyor.

“Vatansever”, “hayırsever”, “masum”, “binlerce kişiye istihdam sağlayan” “işadamlarının” yapımlarıyla mahremiyet kavramı dönüşüyor, çıplaklık normalleşiyor, çarpık ilişkiler meşrulaşıyor; tüm değerler törpüleniyor. “Kayıp arama” ya da “evlendirme” gibi güya masum başlıklar altında, ya da “eğlendirme”, “yarıştırma” gibi maskelerin ardında bazen cahil, bazen ümmi Anadolu insanı, Anadolu kadını objektifin karşısında, spot ışıklarının altında, sahne dekorunun önünde masumiyetini ve mahremiyetini yitirip süfli bir seyirlik malzemeye dönüştürülüyor.

Evlerine televizyon sokmayan ya da televizyonu parçalayan delikanlı abilerimiz vardı; onlar bile karadelikte kayboldular, bu ilginç hikayelerini senaryo yapıyor, Youtube’da anlatıp takipçi kazanıyor, sosyal medyada binlerce tık alıyorlar.

Son iki asırdır bu toprakların dindarları/muhafazakarları modern teröre, medya terörüne asaletle ve cesaretle direniyordu; bugün ise çokları 15 dakikalığına şöhret olmanın peşinde koşuyor, her ne pahasına olursa olsun 125 bin Lira nafaka almanın hayalini kuruyor.

Amin Maalouf aynı eserde, son Endülüs sultanının Granada’yı düşmana teslim edip giderken bir tepede durduğunu, şehrini son kez seyrederken ağladığını, annesinin de “bir erkek gibi savunamadığın şehrin için şimdi bir kadın gibi ağlıyorsun” dediğini yazıyor. Kadın ya da erkek, Allah hiç birimizi değerlerimizi savunamayanlardan, magazin terörünün katlettiği, elimizden kayıp giden değerlerimiz için ağlayanlardan eylemesin.

.

Facebook Yorumları

Kod8
21.1.2019
Müsaadenizle…
10.1.2019
5 dakika dursak
3.1.2019
2019’un gündemi
31.12.2018
2018’den kalan
27.12.2018
Sarıkamış: Savaşlardan bir savaş
24.12.2018
Doğu notları
20.12.2018
Seçmeni okuyan kazanır
17.12.2018
Yeni bir Gezi olur mu?
10.12.2018
Kara yazı
6.12.2018
Heybetli hikmetli hâkim
29.11.2018
Magazin terörü
26.11.2018
Aday belirlemek artık kolay değil
22.11.2018
Aday çok, ya vizyon?
20.11.2018
Yerel seçim ve riskler
15.11.2018
Biz buraya nasıl geldik?
12.11.2018
“Yakarsa dünyayı garipler yakar”
8.11.2018
Dikkat, PKK dönüşüyor
1.11.2018
Tarih-resmî tarih
30.10.2018
100. yıldönümünde Mondros Mütarekesi
22.10.2018
Osmanlı’nın son savaşı
18.10.2018
Medine’de son Cuma (2)
15.10.2018
Şanlı Medine Direnişi - 1
11.10.2018
Hicaz’ı nasıl kaybettik?
8.10.2018
Yeter ki Enver gitsin!
4.10.2018
Büyük Nablus bozgunu
1.10.2018
Kara Ekim
28.9.2018
Yerel seçime doğru – 2
24.9.2018
Yerel seçime doğru – 1
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net