Ayşe HÜR

Radikal GAZETESİ



Bookmark and Share

Kürd Federasyonu'ndan Mahabad Cumhuriyeti'ne


05.08.2013 - Bu Yazı 3355 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kürd siyasal hareketi, 19 Temmuz 2013’te ‘Rojava Devrimi’nin birinci yıldönümünü’ kutladı. Rojava, Kürdçe ‘Batı’ demek. Rojava dendiğinde Türkiye’nin Suriye ile sınır boylarının büyük bölümü anlaşılıyor. Bu kutlama, devlet katında büyük rahatsızlığa neden oldu diye düşünürken, Rojava’daki 16 Kürd örgütünden en etkilisi olan PYD’nin eşbaşkanı Salih Müslim Türkiye’ye geldi, Ahmet Davutoğlu ile görüştü ve ardından Suriyeli Kürdlerin Esad karşıtı cepheye destek vermesi halinde, Türkiye’nin Rojava’da demokratik özerkliği tanıma sözü verdiğini açıkladı. Bu açıklama “Bağımsız Kürd Devleti kuruluyor mu?” sorusunu tekrar gündemin birinci sırasına taşıdı. 

Dünyanın devletsiz en büyük halkı olan Kürdlerin neden bir ulus-devletlerinin olmadığının hikâyesini bir gazete yazısında anlatmak çok zor. Bu nedenle tersten gidip, Kürdlerin son asırda devletleşme yolundaki üç kısa deneyiminden söz edeceğim. 

Şeyh Mahmud Berzenci’nin Kürdistan’ı

Birinci Dünya Savaşı sırasında, Britanya ile Fransa’nın Ortadoğu’yu paylaşmak için imzaladıkları Sykes-Picot Antlaşması’nda Araplar ve Ermeniler hakkında hükümler vardı ama Kürdlere değinilmemişti. Savaş biterken, Britanyalı siyaset yapıcıları Kürdlere bağımsız bir devlet kurma fikrini tartıştı ancak Kürdlerin aşiret düzeyinde yaşadıkları, coğrafi ve toplumsal olarak bölünmüş oldukları, dolayısıyla kendilerini yönetme yeteneğine sahip olmadığı fikri galip geldi. Bağımsız Kürdistan’a, Musul-Kerkük’ü kendi hakkı gören Fransa da karşı çıktı. Buna Britanya’daki siyasal çatışma ve ekonomik sorunlarla, Ermeniler ve İran’la ilgili engeller eklenince Britanya siyaset yapıcıları, bağımsız ‘Kürd Devleti’ planlarını rafa kaldırdı. Bunun yerini federasyon planı aldı.

Berzenci’nin isyanı
1918’de Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasını takiben Ali İhsan Sabis Paşa Musul’u İngilizlere terk etmeye razı olduktan sonra Binbaşı Noel, Süleymaniye’ye giderek, başta Şeyh Mahmud Berzenci olmak üzere Kürd aşiretleriyle bir Kürd federasyonu için anlaştı. Şeyh’e silah, mühimmat ve yüklüce bir aylık verilecekti. Ancak İngilizler, hayal ettikleri federasyonun aşiretlerin dinsel, ailesel ve tarihsel kavgaları yüzünden hayata geçmesinin güç olduğunu; Şeyh’in de kendilerini pek dinlemediğini görünce Şeyh’in yetkilerini kısıtladı. Bunun üzerine Şeyh Mahmud Berzenci, İran’dan bazı Kürd gruplarının yardımıyla 21 Mayıs 1919’da ‘cihat’ çağrısı yaptı, Süleymaniye’deki İngiliz birliklerini esir alıp bağımsız Kürdistan Hükümeti’ni ilan etti. İngilizlerin tepkisi sert oldu. 17 Haziran 1919’da Baziyan Geçidi’ndeki savaşta Berzenci güçleri ağır yenilgiye uğradı. Yaralı ele geçirilen Mahmut Berzenci idam cezasına çarptırıldı ama idamının yaratacağı toplumsal sonuçlar düşünülerek, Ağustosta Hindistan’a sürgüne gönderildi. Ayaklanmaya katılan Kürd köyleri havadan bombalanarak cezalandırıldı. İngilizler kendilerine yeni müttefikler aramaya koyuldu. Güney Kürdistan’da başarısız olan Binbaşı Noel şansını Kuzey Kürdistan’da denedi. Ancak Noel’in merkeze raporu bölgedeki Kürd aşiretlerinin ‘ulusal’ bir yapıyı taşıyacak güçte ve gelişmişlikte olmadığı yolunda oldu. 
Kürdler için ikinci şans 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr Barış Antlaşması’yla doğdu. Antlaşmanın 62, 63 ve 64. maddeleri bağımsız bir Kürd devleti kurulmasına ilişkin kararlar içeriyordu. Ancak antlaşma, imzacı ülkelerin parlamentoları tarafından onaylanmadığı için yürürlüğe girmedi. Dolayısıyla Kürdlerin devlet kurma hayali bir kez daha suya düştü.
Üçüncü şans, Kemalist hareketin İngilizlere karşı Kürd aşiretlerini yanlarına çekme politikalarının başarılı olması üzerine doğdu. İngilizler Eylül 1922’de Şeyh Mahmud Berzenci’yi Hindistan’dan getirip, Süleymaniye merkezli ‘Özerk Kürdistan’ın başına koydu. Ancak Şeyh âdeti olduğu üzere kendi başına hareket etmeye başladı. Bir yandan Kemalistlerin bölgedeki adamı Özdemir Bey’le, bir yandan da Necef ve Kerbela’daki Şii aşiretleriyle temas kurup, İngilizlere karşı bir ayaklanma örgütlemeye çalıştı. Hatta Ali Fuat Cebesoy’a göre, bir temsilcisini Ankara’ya gönderip İngilizleri bölgeden atmak için silah ve para yardımı talep etti. Ancak İngilizler Berzenci’yi hem entrikalarla hem de silahlı güç ile kontrol altına aldı. 1923’te Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye Musul’u dışarıda bırakarak bir anlamda bölgeyi İngilizlere terk etti. Britanya 1924 ve 1927’de tekrar başkaldıran Berzenci’ye son darbeyi 1930’da vurdu. Berzenci’yi 1931’de önce Nasıriye’ye sonra Bağdat’a sürdü. Berzenci 1956’da burada öldü. 

Lenin’in Kürdlere armağanı: Kızıl Kürdistan

Kürdlerin ikinci siyasi oluşumu, 1923-1929 arasında, bugün Azerbaycan’la Ermenistan arasında kan davası konusu olan Laçin, Kelbecer, Kubatlı ve Zengilan bölgesinde kurulan ‘Kızıl Kürdistan’ ‘uyezd’iydi. ‘Uyezd’ Sovyetler Birliği’nde özerklikten bir alt kademede bir idari birimdi. Bölgedeki Kürd varlığı bazı kaynaklara göre 9-10. yüzyıla, bazılarına göre 1600’lerin başında Safevi Hükümdarı Şah Abbas’ın, Osmanlı Devleti ile İran Devleti arasında bir tampon bölge oluşturmak üzere, Horasan’dan ve Musul’dan Kürd aşiretlerini bölgeye getirmesine kadar gidiyordu. 17. ve 18. yüzyılda bölge, Karabağ Hanlığı ve Erivan Hanlığı arasında kalmış ancak, daha çok Karabağ Hanlığı ile ilişkide olmuştu. 1805’te Kürekçay Antlaşması ile Rusya’ya bağlanan Karabağ Hanlığı, 1822’de ortadan kaldırılınca, Kürdler Rusya’nın hegemonyasına girmişti. Bu tarihten sonra, çeşitli nedenlerle bölgeye göç eden Kürdlere rağmen nüfus çok büyümemişti. 
Kafkasya’daki Kürdlere özerklik verme fikri Çarlık döneminde ortaya çıkmıştı ancak bunu gerçekleştirmek Bolşeviklere nasip oldu. 1918-1920 arasında Azerbaycan’daki Müsavat partisi iktidarı tarafından Ermenistan’a karşı kullanılmak üzere desteklenen Kürdler, 1920’den sonra, Azerbaycan’ın Bolşevik lideri Neriman Nerimanov’un da desteğini sağlamışlardı. 16 Temmuz 1923’te SSCB Komünist Partisi, ‘Kızıl Kürdistan Uyezdi’nin kurulmasına karar verdi. Uyezd, Laçin, Kelbecer, Zengilan, Kubatlı, Cebrail’in bir bölümünden oluşuyordu. Başa, Suşa doğumlu Azerbaycanlı Bolşeviklerden Gussi Gajiev geçirildi. Karar ilginçti, çünkü o tarihte Kürdler gerek nüfusça çok küçük bir gruptu, gerekse milliyetçi talepleri yoktu. 
Bazıları kararı Moskova’nın mikro milliyetçiliklerle bu önemli petrol bölgesini kontrol etme isteğiyle açıkladı. Azerbaycan kararı hevessizce karşıladı ama itiraz etmedi. Ermenistan ise o günlerde Dağlık Karabağ’ı Azerbaycan’a kaptırdığı için olayı memnuniyetle karşıladı. Ancak Kürdlerin mutluluğu çok sürmedi. Lenin’in Kürdlere verdiği armağanı Stalin geri aldı. 8 Nisan 1929’da, Azerbaycan’da idari bölgeler sistemi değiştirildiğinde, Kızıl Kürdistan Uyezd’i ilga edildi ve toprakları Karabağ’a katıldı. 25 Mayıs 1930’da Laçin merkezli ‘Kızıl Kürdistan Okrug’u kuruldu ve Zengilan, Cebrail bölgeleri buraya bağlandı. (Okrug, uyezd ile otonom bölge arasında bir birimdi.) Ancak, tekrar karar değiştirildi ve 23 Temmuz 1930’da SSCB Komünist Partisi Merkez Komitesi, ülke çapında özerk bölge statülerinin kaldırılmasına karar verdi. Böylece 6 yıllık ‘Kızıl Kürdistan’ tarihe gömüldü. 

Mahabad Cumhuriyeti 
Kürdlerin üçüncü siyasi oluşumu 1946-1947’de 11 ay yaşayan Mahabad Cumhuriyeti oldu. Mahabad, İran’ın kuzeybatısında, Türkiye ve SSCB sınırına yakın Urumiye Gölü’nün güneyinde yer alan yerleşimin adıydı. Bölgede çok eski zamanlardan itibaren kayda değer bir Kürd nüfusu vardı. 
İkinci Dünya Savaşı’nın ikinci yılında, Rıza Şah’ın Alman sempatizanlığı göze batacak kadar belirgin olduğunda, Ruslarla İngilizler el ele vererek ülkeyi işgal etmişti. Rıza Şah, 1941’de tahtı genç oğluna bırakıp Johannesburg’a gönderilmişti. 
İşgal yıllarında, SSCB kuvvetleri İran-Türkiye sınırında yaşayan Kürd aşiretlerinden Celali, Şikak ve Herkilerle ilişki kurmuş, hatta 1942’de bazı aşiret liderlerini Bakü’de ağırlamıştı. Bu sayede Kızıl Ordu’nun bölgede rahat hareket etmesini sağlamışlardı. 1943’te kısaca ‘Komela’ diye tanınacak Kürd gençlik komitesinin kurulması, sadece bölgenin eğil tüm Kürdistan’ın siyasi tarihini etkileyecekti. Sadece Kürd anne-babalardan doğan gençleri üye kabul eden Komela, gizli hücreler halinde Musul, Kerkük, Erbil, Süleymaniye, Revanduz’da faaliyet gösteriyordu. Kerkük’teki petrol bölgelerini gözleri gibi korumaya çalışan İngilizler, örgütten rahatsızdı ancak müttefikleri olan SSCB, İran’daki azınlıkları (Kürd ve Azerileri) İran’a karşı örgütleyerek Nazilerin geçemeyecekleri bir güvenlik koridoru oluşturmayı aklına koymuştu. Nitekim kısa süre sonra Sovyet subayı Yüzbaşı Jafarov, üzerinde Kürd milli giysileriyle Mahabad’daki aşiretlere askeri eğitim vermeye başlamıştı. 

Duygulu opera gecesi
Bir süre sonra ilişkiler öyle gelişti ki, Komela’nın başvurusu üzerine SSCB bölgede ‘Kürdistan-Sovyet Kültürel İlişkiler Cemiyeti’ni kurdu. Nisan 1945’te cemiyetin binası törenle açıldı. Açılış töreninde bir opera sergilendi. Operanın baş kahramanı olan genç kadın (anayurdu temsil ediyordu) üç düşmana (Irak, İran ve Türkiye) karşı yiğitçe duruyor ve nihayet üç oğlu tarafından kurtarılıyordu. Opera, izleyicileri çok duygulandırmıştı. Bunlardan biri bölgenin en önemli dini ve toplumsal önderlerinden olan Gazi Muhammed’di. Gazi Muhammed o tarihe kadar Komela’nın gizli örgütçülüğünden ve Sovyet yanlılığından rahatsızdı. 
Bu tarihten sonraki olaylar çok hızlı gelişti. Sovyet istihbaratçılar, bölgeyi Azerilerle paylaşmaya razı etmek için, Kürd kanaat önderlerini Bakü’ye götürdü. Sovyet Azerbaycan’ı lideri Bagirov tarafından kabul edilen Kürd liderlere İran’daki komünist Tudeh partisi ve Komela kötülendi. Komela’nın Irak’ta İngilizler tarafından ele geçirildiği söylendi. Dönüşte Gazi Muhammed, Demokratik Kürd Partisi adıyla bir parti kurduğunu açıkladı. Kürdlerin demokratik özerkliğini tarif eden 12 maddeli parti bildirisine 105 Kürd lideri imza koymuştu. Yeni partinin kuruluşu Komela’yı sarstı, pek çok Komela üyesi yeni partiye geçti. Gazi Muhammed’in siyasi gücünü 1932 ve 1945’te İngilizlere iki kez yenildikten sonra Irak’tan ayrılarak Mahabad’a gelen Melle (Molla) Mustafa Barzani’nin 3 bin kadar silahlı adamı pekiştiriyordu. 
1945 yılının ekim ayında, Sovyetler’in planları uyarınca, İran Azerbaycanı’nda bir isyan başlatıldı. Azerbaycan Demokratik Partisi (ADP) İran Azerbaycanı’nının en önemli kenti Tebriz’i ele geçirdi. 11 Aralık 1945’te Azerbaycan Özerk Cumhuriyeti ilan edildi. Bunu 22 Ocak 1946’da Çarçıra Meydanı’nda Mahabad Cumhuriyeti’nin ilanı takip etti. 
Mahabad Cumhuriyeti Başkanlığına Gazi Muhammed seçildi. Önde gelen Kürd şefleri Sovyet ordusunun giysilerini giyerek silahlandırıldılar. Kürd şair Dildar’ın 1938’de Bağdat’ta hapisteyken Sorani lehçesiyle yazdığı ‘Ey Reqîb’ şiiri bestelenerek milli marş ilan edildi. Üstte kırmızı, ortada beyaz, altta yeşil, onların üstünde de 21 köşeli, sarı bir güneş olan milli bayrak seçildi. Meclis, genel ve zorunlu ilköğretim için karar aldı. Camilerde vaazlar Kürdçe verilmeye başladı. 
Her şey yolunda görünüyordu ama içten içe büyük gerilimler yaşanıyordu. Bazı aşiretler Gazi Muhammed’e karşı çıkıyordu. Barzaniler bile Gazi Muhammed hükümeti onları besleyemez hale geldiği için yollarını ayırmak istiyordu. İngilizler, Iraklı Kürdlerin Mahabad’ı ziyaret etmesini engelliyordu. Urumiye Gölü’nün batısındaki bölgede yaşayan Azeriler Mahabad Devleti’ne hiç sıcak bakmıyordu. Sovyet yetkilileri 1946’nın nisanında Gazi Muhammed’le Azerilerin lideri Cafer Pişravi’yi Tebriz’de bir araya getirdi, bir dostluk anlaşması imzalandı ancak bu sefer de Tahran’daki merkezi hükümetin itirazları şiddetlendi. Nitekim, 9 Mayıs 1946’da SSCB kuvvetlerinin İran topraklarından çekilmesiyle en büyük destekçisini kaybeden Mahabad Cumhuriyeti’ne nihai darbeyi İran ordusu vurdu. İran 15 Aralık 1946 günü Mahabad’a girdi ve 11 aylık Mahabad Cumhuriyeti’ni tarihe gömdü. 
31 Mart 1947’de Cumhurbaşkanı Kadı Muhammed, Savunma Bakanı Muhammed Hüseyin Han Seyfi Kadı, Başbakan Hacı Baba Şeyh cumhuriyetin ilan edildiği Çarçıra Meydanı’nda asılarak idam edildiler. Zero Beg ve Mustafa Barzani haricindeki tüm Kürd beyleri İran ordusunun emrine girmeyi kabul ettiler. Barzani Aşireti, Irak’a döndü ve bazı liderleri Irak’ta idam edildi. Melle Mustafa Barzani ise, Haziran 1947’de bazı aşiret mensuplarıyla birlikte Aras Nehri’ni geçerek Sovyet topraklarına (Bakü’ye) ayak bastı. 
Bugün oğlu Mesut Barzani’nin lideri olduğu Kürdistan Bölge Yönetimi’ne giden uzun ve sancılı yol ise ayrı bir yazı konusu... 

Özet Kaynakça: İsmail Beşikçi, Devletlerarası Sömürge Kürdistan, Alan Yayınları, 1990, M.S. Lazarev, Emperyalizm ve Kürd Sorunu (1917-1923), Çeviren Mehmet Demir, Öz-Ge Yayınları, tarihsiz; Kürdistan 1919, Daniel Müller, “The Kurds of Soviet Azerbaijan 1920-91”, Central Asian Survey, Vol.19 (2000), s. 41-77; Ezizé Ziyo Bedirxan, Kızıl Kürdistan, Çeviren: Hejare Şamil, Peri Yayınları, 2010; Necefkuli Pısyan, Kanlı Mahabad'dan Aras'ın Kıyılarına, Çeviren: Evdila Piştderî, Avesta, 2001; William Eagleton, Jr., The Kurdish Republic of 1946, Oxford University Press, London 1963; Archie Roosevelt, Jr., “The Kurdish Republic of Mahabad”, Middle East Journal, 1947,1 (July), s. 247-269.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
8.06.2019
Çağımızın Bir (Başka) Kahramanı: Topal Osman
26.12.2017
'Fahreddin Paşa' polemiği ve Erdoğan'ın 'dikkat dağıtma' stratejisi
23.8.2015
Devletin karanlık yüzü: JİTEM
9.8.2015
Siyasi 'günah keçisi' olarak viski
2.8.2015
Resmi tarihin 'sözde' Kürt 'ayaklanmaları'
26.7.2015
'Kürt meselesi'nin 90 yıllık icmali: Tamam mı, devam mı?
12.7.2015
Bir Macar icadı: Turancılık
5.7.2015
"Ah bir ataş ver, cigaramı yakayım!"
28.6.2015
TBMM, hiç 'çok renkli' oldu mu?
21.6.2015
Takiyüddin ve kuyruklu yıldızlı 1577 ramazanı
14.6.2015
Teşkilat'ın tetikçisi: Yakup Cemil
7.6.2015
Resmi tarihin yazmadığı 1916 Ankara Yangını
31.5.2015
'Nevzuhur' Fetih Bayramı
24.5.2015
27 Mayıs'ın ardından: Yassıada, intiharlar, idamlar
17.5.2015
Şems'le Mevlana, Atatürk'le Mevlevilik ve Bektaşilik
10.5.2015
1942 Varlık Vergisi Kanunu
3.5.2015
'Ya Taksim, ya ölüm'den 'Birleşik Kıbrıs'a
26.4.2015
'23 Nisan', '24 Nisan', '25 Nisan' yıldönümü muharebeleri
19.4.2015
1905 Bomba Olayı ve 1909 Adana İğtişaşı
12.4.2015
1894-1896 Ermeni katliamları ve Osmanlı Bankası Baskını
05.04.2015
Rıza Şah'ın, Musaddık'ın, Humeyni'nin İran'ı
29.03.2015
"Kitaplarda değil türkülerde ara Yemen'i" (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
22.03.2015
Söylence, bayram ve serhildan olarak Newroz
15.03.2015
Dağdaki Efes, Kirkidje, Kırkıca, Çirkince, Şirince
08.03.2015
Araksi Çetinyan'dan Keriman Halis'e Türkiye'nin ilk güzelleri
02.03.2015
73 yıldır kanayan yara: Struma Faciası
23.02.2015
26 Şubat 1992 günü Hocalı'da neler yaşandı?
16.02.2015
'Tanrı'nın devleti' mi, 'yeryüzü devleti' mi?
09.02.2015
Ezanın Türkçeleştirilmesi ve Bursa olayı
01.02.2015
Verba volant, scripta manent /Yazı kalır, söz uçar
25.01.2015
Atatürk'ün Suudi misafiri: Emir Faysal
18.01.2015
'Fail-i devlet': Sabahattin Ali, Musa Anter, Uğur Mumcu, Hrant Dink cinayetleri
12.01.2015
Ay'ın karanlık yüzü: Kadın 'canlı bomba'lar
28.12.2014
Reisicumhur olabilirsiniz, fakat tiyatrocu olamazsınız!
22.12.2014
Henüz ağıtı yakılmamış 1978 Maraş Katliamı
14.12.2014
Göktürkçe, Lisan-ı Türkî Lisan-ı Osmanî ve Türkçe
07.12.2014
Yeniçerilik, zorunlu ve bedelli askerlik, vicdani ret
1.12.2014
Papalık-Bizans-Osmanlı-Türkiye ilişkileri
24.11.2014
1930'lar Türkiye'sinde Dersimli kimdir?
18.11.2014
Dersim hakkında 'kuyruklu' yalanlar
10.11.2014
Kudüs, Mescid-i Aksa ve zeytin
03.11.2014
Kerbela olayı: Gerçek mi mitoloji mi?
26.10.2014
Selahaddin Eyyubi'nin Çocukları: Suriye Kürtleri
19.10.2014
1916 Sykes-Picot Anlaşması 'suçlu' mu, 'günah keçisi' mi?
12.10.2014
Kafa kesmenin kısa tarihçesi
05.10.2014
Atatürk zamanında dini bayramlar nasıl kutlanırdı?
28.09.2014
Cumhuriyet'in 'kadın projesi'nde 'türban gediği'
22.09.2014
Erkek, savaş ve tecavüz: Ayrılmaz üçlü
15.09.2014
Amerika'nın keşfi insanlık için hayırlı mı oldu?
08.09.2014
6-7 Eylül yağmasının 59. yıldönümünde Cumhuriyet'in azınlık raporu
31.08.2014
Din eğitiminin 94 yıllık serencamı
24.08.2014
Süleyman Şah Türbesi hakkında yanlış bildiklerimiz
17.08.2014
Kasapyan Bağ Evi'nden Çankaya Köşkü'ne
10.08.2014
Çankaya'nın bütün adamları (2)
09.08.2014
Çankaya'nın bütün adamları (1)
03.08.2014
İstanbul'da 'aziz', Ankara'da 'mürteci', Mısır'da 'Hıristiyan': Mehmet Akif Ersoy
27.07.2014
Su içinde olup susuz kalmak
20.07.2014
Özgeci intihar': Şehitlik
13.07.2014
İsrail'i ve Filistin'i yakan ateş
07.07.2014
Mustafa Kemal'in 'altın vuruşu': Halifeliğin ilgası
29.06.2014
Kavel, Paşabahçe ve 15-16 Haziran direnişleri
22.06.2014
Bayrak, kırmızı, hilal ve yıldız
16.06.2014
Musul'u neden ve kaça sattık?
09.06.2014
İttihat Terakki'nin ve Kazım Karabekir'in çocuk askerleri
01.06.2014
561 yıldır fethetmeye doyamadığımız İstanbul
26.05.2014
'72 milletle barışık' Alevi - Kızılbaşlar
18.05.2014
150 yıllık Çerkes Sürgünü'nün 1920-1923 dönemi
12.05.2014
80 yıllık 'Misak-ı Dinî' davası
05.05.2014
'İstiklal Savaşı'nın iki casusu: Gavûr Mümin ve Mustafa Sagir
28.04.2014
İşçi sınıfının 63 yıllık Taksim ısrarı
21.04.2014
1915'e ad ver(eme)mek: Aghed, Medz Yeghern, Soykırım
13.04.2014
Yeşilçamcı mısınız, Sinematekçi mi?
06.04.2014
MEH, MAH, MİT
30.03.2014
Tek Parti Dönemi'nin ünlü şehreminleri
23.03.2014
II. Abdülhamit'in 'muzır'la savaşı
16.03.2014
İnsanoğlunun Leviathan'a karşı savaşı
09.03.2014
Mayan Hatun, Zarife Hanım ve Mina Hanım
02.03.2014
Erbakan, Milli Görüş, 28 Şubat
24.02.2014
Stalin, Naziler ve Kırım Tatarları
16.02.2014
Kardeş katli ve Fatih Kanunnamesi
09.02.2014
Semerkand'da Ölüm'le randevumuz mu var?
03.02.2014
Hem millici, hem beynelmilelci olmak kolay mı?
27.01.2014
Bank-ı Osmanî-i Şahane'den Merkez Bankası'na
20.01.2014
Hasan Sabbah ve Haşhaşilerin çarpıtılmış tarihi
12.01.2014
İnsanoğlunun kadim hastalığı: 'Cadı avcılığı'
05.01.2014
Meğerse Suriye'de Türkmenler yaşarmış!
29.12.2013
Kâfir işi güzel icatlar: Noel ve Yılbaşı
22.12.2013
König, İmpeks, Denizbank, Satie, Refah olayları
15.12.2013
Mevlana hakkında yanlış bildiklerimiz
08.12.2013
Anayurdu kim demirağlarla ördü dört baştan?
01.12.2013
En uzun yüzyılımız: 'Asr-ı fişleme'
24.11.2013
Türklerin ve Kürtlerin 'Kürdistan'ı
17.11.2013
Seyit Rıza 'nın TBMM'ye ve MC'ye mektupları
10.11.2013
'Elinde tesbih, evinde oğlan, dudağında dua...'
03.11.2013
Medine Vesikası ve Ömer Paktı
27.10.2013
CHP'nin Yol Vergisi ve Milli Koruma Kanunu
20.10.2013
Teşkilat-ı Mahsusa'yı nasıl bilirsiniz?
13.10.2013
İslam tarihinin 'hürre' kadınları
06.10.2013
Arap elifbasından Türk alfabesine
29.09.2013
İnönü 1937'de başbakanlıktan neden uzaklaştırıldı?
22.09.2013
Öfkesiz Kürt: 'Ape' Musa Anter
15.09.2013
Ulusların kendi kaderini tayin hakkı ve Kürtler
08.09.2013
'Korkunç' İvan ve 'Muhteşem' Süleyman'dan bugüne
01.09.2013
Lysistratalar Spartalıları durdurabilir mi?
25.08.2013
Üstün ama düşman Batı
18.08.2013
Vahhabilik, Suudiler ve Mekke Şerifi
11.08.2013
Cumhuriyetin üvey evladı: Halk türküleri
05.08.2013
Kürd Federasyonu'ndan Mahabad Cumhuriyeti'ne
29.07.2013
İttihat ve Terakki'nin Kürd politikaları
22.07.2013
1915'te Kürtlerin rolü neydi?
15.07.2013
"Hele kurulsun Ermenistan, Kürtlerden tek kişi kalmaz!"
09.07.2013
Sene 1952: Kahire'de 'Kara Cumartesi'
01.07.2013
İttihatçı ve Kemalistlerin Alevi-Bektaşi politikaları
23.06.2013
Sokrates, Thoreau, Gandhi, Martin Luther King
16.06.2013
'Matbuat kâmilen meddah oldu!'
10.06.2013
Siyasi ve kültürel bir karnaval: 'Paris Mayıs 1968'
02.06.2013
Tarihin nakşedildiği anıt ağaçlar
27.05.2013
'Meyhaneye gel, kim ne riya var ne mürai...'
19.05.2013
21 Mayıs 1864: Çerkeslerin kara günü
13.05.2013
Mustafa Kemal'in İttihatçılığı ve 1915'e dair tavrı
06.05.2013
Dersim'i bombalayan Sabiha Gökçen mi, Hatun Sebilciyan mıydı?
28.04.2013
1915 Ermeni soykırımında kötüler ve iyiler
21.04.2013
Zındık muhtesipleri ve Mihna mahkemeleri
20.1.2013
1915'ten 2007'ye Ermeni yetimleri
14.04.2013
Dört halife döneminden bugüne 'İslam kardeşliği'
08.04.2013
Bir 'Kürt Devleti' Cumhurbaşkanlığı Forsu'na girebilir mi?
31.03.2013
Hem 'gâvur' hem 'güzel' İzmir!
24.03.2013
Misak-ı Milli nedir, ne değildir?
17.03.2013
Alevistan, Zazaistan ve Kürdistan
10.03.2013
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
03.03.2013
Baba İlyas'la Baba İshak neden isyan etti?
24.02.2013
Yedikule Zindanı, Bekir Ağa Bölüğü ve İmralı Cezaevi
17.02.2013
Tanrı Dağları kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman!
10.02.2013
Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan ve Turancılar Davası
03.02.2013
Ne mutlu 'Türküm diyene' mi? Ne mutlu 'Türk olana' mı?
27.01.2013
'İdraksiz Türk'ten 'Türk Milleti'ne
23.01.2013
Kürtlere söz verildi mi?
20.01.2013
Bitarafhane'nin oluşturulması
13.01.2013
Türkiye yerine 'Anadolu Cumhuriyeti' olsaydı ne olurdu?
06.01.2013
Necip Fazıl Kısakürek'in 'öteki' portresi
30.12.2012
1930 Menemen Olayı bir Nakşibendi tertibi miydi?
23.12.2012
98 günlük 'güdümlü' muhalefet: Serbest Fırka
16.12.2012
Bir gün herkes 'özbeöz yerli' adaleti tadacaktır!
09.12.2012
Nisa taifesi ve Kadınlar Halk Fırkası
02.12.2012
FKÖ- HAMAS parantezindeki Filistin
27.11.2012
Sultan Süleyman'ı nasıl bilirsiniz?
25.11.2012
İsrail'in kuruluş, Filistin devletinin kurulamayış hikâyesi
18.11.2012
Seyit Rıza idamdan önce Atatürk'le görüştü mü?
11.11.2012
Kurtuluş Savaşı 'yedi düvel'e karşı mı verildi?
10.11.2012
Arız, Beşe, Etil, Tokuş mu yoksa Atatürk mü?
04.11.2012
Menderes ve Erdoğan'ın Jakoben belediyeciliği
28.10.2012
Cumhuriyetçiler ve Lâ Cumhuriyetçiler
21.10.2012
Lozan, Şark Islahat Planı ve Kürtçe
14.10.2012
Atatürk diplomasisinin başarı öyküsü: Hatay'ın ilhakı
07.10.2012
'Evveli Şam, ahiri Şam!'
30.09.2012
İdris-i Bitlisî:'Mevlana' mı 'iblis' mi?
23.09.2012
Parola: Halaskâr; İşaret: Fedailer; Hedef: Darbe!
16.09.2012
Haçlı seferlerinin açtığı yara mı?
09.09.2012
1922'de 'Gâvur İzmir'i kim yaktı?
02.09.2012
Anadolu'nun kapısını Türklerle Kürtler birlikte mi açtı?
27.08.2012
Malazgirt-Büyük Taarruz parantezi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive