Baskın ORAN



Bookmark and Share

Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay


30.6.2017 - Bu Yazı 1277 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Twitter kullanmadığım için dolaylı haberim oldu. Süleyman Soylu diye biri bitvit atmış: “Kendisini ilim adamı diye pazarlamış yazısının her kelimesini alçakça kurgulamış bir uşak Baskın Oran hakkında suç duyurusunda bulunuyorum."

Bir bakanın böyle bir düzey tutturabileceğini düşünemediğim için önce sandım ki adı Süleyman soyadı da Soylu olan biridir. Fakat arkadaşlar ismin yanında mavi tık olduğu için hesabın resmî olduğunu, DP genel başkanlığını bırakıp AKP’ye geçen Soylu’ya ait bulunduğunu söylediler. Şaştım kaldım.

Sonra düşünmeye başladım. Saldırdığı yazım (geçen haftaki), medya haberleri derlemesinden ibaretti. Kendimden hiçbir şey eklememiştim. O kadar ki, hani intihalden dem vursalar tutturacaklar! Üstelik hepsi de doğru haber, aksi halde bunları yazanların tepesine ânında binerlerdi ki bunların hiçbiri hakkında soruşturma bile açılmadı.

Acaba Soylu, bu olaylar kendisinin bakanlığı sırasında cereyan ettiğinden mi alınganlık yapmıştı? Yani, “Yağmur geliyor dedin, bana Ördek Hayri diyorsun” cinsinden bir durum?

***

Farkına vardım ki olay bu fıkranın maalesef çok ötesindedir:

1) Kürtlerin uğradığı hukuk ve hatta insanlık dışı muameleler AKP tarafından hep “münferit olay” diye geçiştirildi. Şimdi kronolojik sırayla dökümünü yapınca oluşan tablo bakana biraz fazla geldi. AKP’nin en korktuğu şeylerden biri arşivlenmek.

2) Trajedinin içine komedi de girince olayın dozu taşar. Bu trajikomik hadiselerin en sivrileri polis ve özellikle belediye kayyımları tarafından icra edilmiş vaziyette ve bunların atayanı da, amiri de İçişleri Bakanı Soylu. Yani bana yaptığı suç duyurusunu, resmen, kendi sebep olduğu hadiselere yapmış oluyor.

3) Belki de en vahimi: Bir yandan dağda PKK’ya operasyon yürütülür ve her gün birkaç PKK’lı “etkisiz hale” getirilirken, bir yandan da PKK’yla zerre ilgisi olmayan hatta hendek-barikat derken ondan zarar görmüş Kürtler (ki bu konuda ben çok yazdım) bu hadiselerle deli ediliyor. Bunu yapmanın en az üç sebebi olabilir:

a) Biricik ortak paydası Kürt düşmanlığı olan Mahşerin Dört Atlısı’nı, yani “Dinci AKP + Türkçü MHP + TSK + Ulusalcılar” koalisyonunu canlı tutarak iktidarda kalma stratejisi.

b) Bunlar zamanla kendini toparlar, isyan etsinler de bu işi kökünden bitirelim düşüncesi. Ankara’dan Erkan Eminoğlu imzasıyla aldığım bir ileti aynı şeyi aynen şöyle ifade etmiş: “Baskın Bey, haberimiz yoktu, kayyımlar ne güzel hizmetler yapmışlar. Düşman izi bırakmamışlar, daha ne isteriz.”

c) Bitip tükenmeyen bir “Allah’ın lütfu”ndan yararlanarak durmadan uzatılan OHAL rejiminin AKP’yi fazla rahatlattığı bir atmosferde bu olayların Kürtlerin sinir uçlarıyla fena halde oynamak anlamına geldiğini anlayamama durumu.

Bu üç olasılıktan hangisi geçerli, bilemiyorum. Bildiğim, geçen hafta yaptığım alıntıların (anıt yıkma, vs.) PKK’yla ilgisi olmayan Kürtleri çıldırtacak sembolik olaylar olduğu. Baskı altındaki insanlar için en kıymetli şeydir semboller. Kimliğini koruyacak başka bişeyi kalmamıştır çünkü.

***

Yazımda polisin ve kayyımların gadrine uğradığını listelediğim unsurları hatırlatayım da, siz söyleyin bunlar mı PKK’lı:

Tunceli Pertek’teki düğünde Kürtçe türkü okuyan Grup Çığlık Orkestra üyeleri. Adana’da düğün konvoyunda sarı-kırmızı-yeşilli mendil sallayan kişiler. Aydın’da Kürtçe müzik dinleyip halay çeken 14 yaşındaki imam hatip lisesi öğrencileri. Üç kuruş para kazanmak isterken Uludere/Roboski’de TSK jetleri tarafından bir saat içinde iki kere bombalanma sonucu ölen 34 kaçakçı.

Tabelasını Türkçe, Kürtçe, Ermenice yazdırmış Derik Belediyesi. Caddeye sarı-kırmızı laleler diken Diyarbakır Belediyesi. Bir sokağına “Barış-Aşiti” adını veren Beşiktaş Belediyesi.

***

Şimdi de söyleyin, Kürtlerin sembollerini yerle bir eden aşağıdaki kamu makamları Kürtlük bilincini YOK mu ediyorlar yoksa İHYA mı:

Farklı dillerdeki belediye tabelalarını söktüren kayyım. Köprünün yeşil-sarı-kırmızı korkuluklarını kırmızı-beyaz olarak değiştirten kayyım. Milletvekili Orhan Doğan’ın anıtını, Roboski anıtını, Uğur Kaymaz anıtını, Mem u Zin adlı temel eseri Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2010 ve 2012’de iki defa bastırılan 1650 doğumlu şair ve filozof Ahmed-i Hani’nin Doğubeyazıt’taki anıtını yıktıran kayyımlar. Tahir Elçi Parkı’nın adını atıp bir korucunun adını koyan kayyım.

Diyarbakır Belediye Tiyatrosunda Kürtçe oynayan 31 oyuncuyu işten atan kayyım. Adı Asur dilinden gelen Amedspor’un isminin değiştirilmesini, aksi halde kulübe maddi yardımın kesileceğini bildiren kayyım.

Mahkeme kararı olmadan toplattığı kitapları basın toplantısında “Zerdüştlük, Marksizm, Leninizm, dağdaki insanların hayatlarını, Yahudiliği ve Hıristiyanlığı anlatan,  bu toprakların değeri olan İslam inancı ile kendi kültürümüz ile zerre kadar ilgisi olmayan örgütsel suç kitapları” olarak tanıtan kayyım.

Ve, çatışmalarda öldürülen PKK’lıların cenazelerinin yıkanmasını ve defin işlemini Tunceli’de yasaklayan kayyım.

Bir de Yargı’dan: Lozan Md. 39/5 hükmüne dayanarak mahkemede Kürtçe sözlü savunma yapanları 60.000 TL tercüme parası ödemeye mahkum eden mahkeme.

***

Şimdi; “kendisini ilim adamı diye pazarlamış” bir emekli, “yazısının her kelimesini alçakça kurgulamış bir uşak”, Tek Adam rejiminin içişleri bakanı olmanın getirdiği kudretin cür’etiyle bu açık hakaretleri savuranadava açacak ve ayrıca suç duyurusunda bulunacak. Anayasamıza göre “tarafsız ve bağımsız” olan Yargı’da.

Bu davalar basit hakaretle ilgili olmayacak sadece. PKK’lılar dışında bu ülkenin bütün Kürtlerini “terörist” diye suçlayarak “milli birlik ve beraberlik”i yerle bir etmeyi de gündeme getirecek.

Eğer iki eğitimcinin açlık grevi yapıyorlar diye içeri atılmasının marifet sayıldığı şu cennet vatanda “milli ve yerli” yargımızdan yine bir sonuç çıkmayacak olursa, o zaman “Ankara’da yoksa, Strasbourg’da yargıçlar var” demek gerekecek. Normal bir rejime geri dönünce Türkiye’de seri haldeaçılacak davalara da mis gibi bir örnek daha eklenecek.

Bu fırsatı yarattığı ve ayrıca, yazımı okumamış olanların şimdi T24 ve Artıgerçek gibi nice sitede tam dipnotlu biçimini okumalarına yardımcı olduğu için Soylu Bakan’a müteşekkirim.

Not: Davut ile Calut’un/Golyat’ın kavgasını mı hatırladınız? Kim kazanmıştı?

.

Facebook Yorumları

Kod8
8.06.2019
S-400’leri alıp naapıcaz bilen var mı?
31.05.2019
TAY’ın son iki aylık seyir defterinden özet
24.05.2019
Yargı’nın silkinme vakti geldi ve geçiyor
17.05.2019
YSK esprileri: Bir derleme
6.05.2019
YSK ilan etmeden ben yazayım size
3.05.2019
CB Erdoğan büyünün bozulduğunu ne zaman fark edecek?
27.4.2019
'Tarihten Bir Yaprak': İsmet İnönü’ye 1959 Uşak saldırısı
20.4.2019
12 Eylül Davası’nın örtbas edildiği duruşmadan tarihe notlar
12.4.2019
Yükselen sarmalın son çemberi: 2019 seçimleri
6.4.2019
DP ile AKP, 1957 ile 2019
22.3.2019
Yazın bi kenara: Bu Kürt düşmanlığı iktidarı seçimlerde 'çikin' edecek
15.3.2019
İyi ki gitmişiz
1.3.2019
HDP hâlâ kapatılmadı mı yahu?
23.2.2019
Adana Mutabakatı'nda Suriye'ye girme hakkı diye bişey yok!
8.2.2019
Korkunç: Sadece ne söylediğinden değil, ne söylemediğinden de yargılanıyorsun artık
1.2.2019
Eşsiz kahraman Trump! Vatan sana minnettardır!
26.1.2019
Milletvekili Leyla Güven ölmeye yürürken seçim gözlemlerim
18.1.2019
Kenevir: AKP’nin seçim için nevzuhur tutamağı
4.1.2019
Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam
29.12.2018
Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat
21.12.2018
'Fırat’ın doğusu' derken…
15.12.2018
170 imzalı mektup
7.12.2018
İnsanı sinir eden Türkçe rezaletleri
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
14.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
21.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
22.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
2.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
8.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
18.8.2017
Hoş geldiiin, 30’ların “tenkil” ve “temsil” politikası
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
4.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
27.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
28.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net