Baskın ORAN



Bookmark and Share

Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?


11.8.2017 - Bu Yazı 1147 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 19.00 gibi denizden dönüp eve girmek üzereyiz, iki yıldır Bodrum’a musallat olan ve adına “korsan teknesi” denilen ucubelerden inanılmaz yükseklikte ve adilikte bir “müzik”. Bunu talep eden kalitede müşteri çekmek için çalıyorlar desen değil, çünkü günlük tur bitmiş. Orada çalışanlar kafa bulmak için çalıyor ve bizim kafamızı…

153’ü arıyorum: “Bodrum Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’ne hoş geldiniz. For English please press 9. (…) Şikayet ve talepleriniz için lütfen ayrılmayınız.”

“İyi günler. Adım şu, adresim şu. Korsan teknesi denilen yerlerden insanın kulaklarını yırtan bir yayın buraya kadar geliyor. Evde oturmak mümkün değil. Lütfen müdahale edip susturur musunuz?”

“Şu anda denizde misiniz karada mı?”

“Evimdeyim, niye sordunuz?”

“Çünkü biz denizden gelen gürültüye karışamıyoruz, bunun için başka numarayı aramanız lazım. Yazıyor musunuz?”

“Dur kardeşim, mayoylayım, kalem buluyorum. (…) Bu nasıl şey anlamadım ama yazıyorum, söyleyin”

“0530-232 13 81. Denizde yapılan gürültüye orası karışıyor”

Teşekkür ve kapıyorum. Çeviriyorum

***

“Alo, buyurun!”

“İyi günler. Adım şu, adresim şu. Şimdi 153’ü aradım. Onlar karadaki gürültüye karışıyorlarmış, denizden gelen gürültüye siz karışıyormuşsunuz. Korsan teknesi denilen kıyıya yanaşmış şey kara mıdır deniz midir bilemem ama tahammül ötesi bir ses yayıyorlar. Lütfen çaresine bakar mısınız?”

“Yanlış aradınız beyefendi. Bu işler için 112’yi arayacaksınız. Bu işlere orası bakıyor”. Kapayıp 112’yi arıyorum

***

“112 Muğla Acil Çağrı Merkezi. Görüşmeleriniz kaydedilecektir (…)” 

Çıkan yetkiliye anlatıyorum: “Kardeşim, iyi günler. Adım şu, adresim şu. Kıyıya yanaşmış korsan teknelerinden gelen çıldırtıcı ses yüzünden evde oturamıyoruz. Şikayet için önce 153’ü aradım. Orası 0530’lu bir numaraya transfer etti. Orası 112’yi arayın dedi. Şimdi sizi arıyorum. 

“Size yanlış malumat vermişler. Denizdeki gürültüye Sahil Güvenlik karışıyor. 158 oluyor. Bağlıyorum”. Bağlıyor.

***

“Sahil Güvenlik, buyurun!” Benim sabırlar son kırıntılarında:

“Beyefendi, adım şu, adresim şu. Bodrum’da korsan teknesi denilen yerlerde çalınan gürültü yüzünden balkonda oturamıyoruz. Şikayet için önce 153’ü aradım. Orası biz buna karışmıyoruz deyip 0530’lu bir numaraya pasladı. Orayı aradım, biz buraya karışmıyoruz deyip 112’yi arayın dedi. 112’yi aradım, size bağladı. Siz de başka bir yeri aramam gerektiğini söyleyecek misiniz?”

Bu seferki muhatabım diğerlerinden daha yardımcı: “Epey gerginsiniz. Ben şimdi hepsine ihbarınızı bildiriyorum”. 

“Sağ olun. Ama temel kabahat galiba bende. Bu ülkede, bu devlette doğmak yüzünden”. 

Muhatabım medeni. Duymamış gibi yapıyor.  

(Not: Bu küçük macera dizisinde en fantastik olan 2 şeyi hangisi söyledi sinirden karıştırıyorum ve haksızlık olmasın diye şu şu söyledi diye yazamıyorum, ama yemin ederim birisinden birisi söyledi: 1) “Bu gürültü kaç desibel? 2) “Bahsettiğiniz canlı müzikse biz bakmıyoruz şurası bakıyor”).

***

Efendim, şimdi diyeceksiniz ki deprem orayı beşik gibi sallıyor, sen korsan bilmemnesinden şikayet ediyorsun. Haklısınız. Belki de bu gürültünün bu kadar sinirime dokunması deprem yüzündendir.

Şimdi bir adım öteye düşünüyorum da, belki de deprem ile gürültü aynı yerden kaynaklanmakta. Zaten bazıları Twitter’da “Zina ve günahlar Bodrum’da olduğu için deprem de Bodrum’da  yazarak zihnimi açmışlardı, bütün bunlar imansızlıktan kaynaklanıyor olabilir. 

Bu çizgiyi izleyerek şimdi biraz anlamaya başlıyorum AKP’nin niye dindar nesil yetiştirmeye bu kadar önem verdiğini: Gürültü gibi bir sivilceyle uğraşacağına, hastalığı kökünden çözmeye girişiyor. Yukarıda anlattığım telefon macerası yeterli devlet düzeninin olmamasından değil, yeterli imanın olmamasından. Son iki aydır müthiş hızlanan tedbirlerin amacı da buna çare bulmak. Dindar nesil yetiştirip Yeni Türkiye’yi kurmak. Bi göz atarsak:

***

Müfredattan Atatürk ve evrim gitti, yerine cihat yani “Din uğruna yapılan savaş” geldi. Cihat fikrini yerleştirmek açısından hizmet verenlerden Milletvekili Yeliz Adaley cihat bilmeyen çocuğa matematik öğretmenin faydasız olduğunu hatırlatmakta.

Müfredat önemli, ama yetişecek dindar neslin bunu nasıl hatmedeceği, hatmederken kimin tarafından nerede yatırılıp kaldırılacağı da çok önemli. Bu konuda da birbiri ardına tedbirler alındı:

MEB Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği, eğitim kurumlarına abdesthane ile kadın ve erkek için ayrı ayrı mescit zorunluluğu getirdi . Aynı gün, İmam-hatip açmak için 50.000 olan nüfus koşulu 5.000’e düşürüldü.   

Kur’an kurslarına ve dinî yurtlara hazine arazisini 49 yıllığına bedava veren yasa yayınlandı. MEB’yle en az 10 yıllık bir protokol yapan Ensar Vakfı, bütün yurt sathına yayılmış yaklaşık 1.000 adet Halk Eğitim Merkezi’ni kendi müfredatını uygulayarak kullanacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Mersin’deki yaz kampını AKP Gençlik Kollarına tahsis etti, onlar da 18 yaşından küçük erkek çocuklara Temmuz’da “Diriliş Muştusu” adı altında siyasi ve dinî eğitim verdi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, mağdur ve istismara uğramış çocukların sorumluluğunu bir protokolle Nakşibendi tarikatının Ankara kolu olarak bilinen Muradiye Kültür Vakfı’na devretti. MEB, 129 yıllık İzmir Atatürk Lisesini bu yaz Bilal’in vakfı TÜGVA’ya tahsis etti.

***

Bütün bu dinî tedbirler mevcut öğrencilerimiz için. Doğacak olanlar da doğmadan düşünülüyor ki artık müftülere resmî nikah yetkisi veriliyor. Onlar cami imamlarına, imamlar da vaizlere yetki verecek, hizmet köylere kadar gidecek.  

Yan destekler? Başını örtüp sigara savuran kadınların etrafa ne vereceği mesajını da vermekte olduğu konusunda en büyük din bilginlerimiz herkesi uyarıyor . Narkoz verirken Allahüekber diye tekbir getiren, hasta garipseyince “Beğenmiyorsan özele git” diyen diş hekimlerimiz var . 10’dan fazla kaçak imam-hatip yaptırdığını açıklayan bakanlarımız var . 

***

Üstelik, böyle önemli bir devrim yaşamakta olduğumuz halde özgürlüklere dokunulmuyor. Ne tvit attı diye tutuklanan var, ne de şort giydi diye . 

Bi dahaki seneye Bodrum’daki gürültü (ve deprem) işinin kökünden halledileceğini umuyorum inşallah.

(Güncel not: Cumhuriyet’in N. Mert kararı benim de hiç hoşuma gitmedi. Kendi ayağına sıkmaktır bu. A. Atalay’ın C. Dündar’ı getirmesi tam da böyle şeyler olmasın diyeydi. Yalnız, N. Mert de, bunca rezil bir baskı altındaki gazetenin okur desteğine nasıl bi ihtiyacı olduğunu düşünmeli ve azıcık dikkatli olmalıydı; acayip zamanlardayız. Yüz yaşında ölen okuma-yazma bilmez ninem şöyle derdi: “Her günü bir bilme evladım”).

.

Facebook Yorumları

Emlak8
11.07.2019
Düzelmemek bir yana, CB Erdoğan kör kör parmağım gözüne gidiyor
5.07.2019
Bir mukayese: Kayyımlı+AKP’li belediyeler ile HDP’li+CHP’li belediyeler
28.06.2019
Olan nedir, niçin oldu, şimdi neler olmalı, olabilir
8.06.2019
S-400’leri alıp naapıcaz bilen var mı?
31.05.2019
TAY’ın son iki aylık seyir defterinden özet
24.05.2019
Yargı’nın silkinme vakti geldi ve geçiyor
17.05.2019
YSK esprileri: Bir derleme
6.05.2019
YSK ilan etmeden ben yazayım size
3.05.2019
CB Erdoğan büyünün bozulduğunu ne zaman fark edecek?
27.4.2019
'Tarihten Bir Yaprak': İsmet İnönü’ye 1959 Uşak saldırısı
20.4.2019
12 Eylül Davası’nın örtbas edildiği duruşmadan tarihe notlar
12.4.2019
Yükselen sarmalın son çemberi: 2019 seçimleri
6.4.2019
DP ile AKP, 1957 ile 2019
22.3.2019
Yazın bi kenara: Bu Kürt düşmanlığı iktidarı seçimlerde 'çikin' edecek
15.3.2019
İyi ki gitmişiz
1.3.2019
HDP hâlâ kapatılmadı mı yahu?
23.2.2019
Adana Mutabakatı'nda Suriye'ye girme hakkı diye bişey yok!
8.2.2019
Korkunç: Sadece ne söylediğinden değil, ne söylemediğinden de yargılanıyorsun artık
1.2.2019
Eşsiz kahraman Trump! Vatan sana minnettardır!
26.1.2019
Milletvekili Leyla Güven ölmeye yürürken seçim gözlemlerim
18.1.2019
Kenevir: AKP’nin seçim için nevzuhur tutamağı
4.1.2019
Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam
29.12.2018
Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat
21.12.2018
'Fırat’ın doğusu' derken…
15.12.2018
170 imzalı mektup
7.12.2018
İnsanı sinir eden Türkçe rezaletleri
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
14.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
21.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
22.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
2.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
8.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
18.8.2017
Hoş geldiiin, 30’ların “tenkil” ve “temsil” politikası
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
4.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
27.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
28.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive