Baskın ORAN



Bookmark and Share

'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi


5.1.2018 - Bu Yazı 1195 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yine tutturdular: “18 adamız Yunan işgali altında!” Açık artırmaya, “Yüzlerce adamız Yunan işgali altında!” diye katılanlar da var.

Yazmak lazımdı, okumak isteyen de çoktu, ama bu memlekette “acil” konular on beş dakika arayla değişiyor ve artıyor. Aldırmayıp yazmak lazım. Çünkü cehalet Türkiye’yi kemiriyor ve insanları fena tahrik ediyor.

Bu adalar konusu AKP iktidarından çok, muhalif CHP’nin marifeti. Hem cehalet, hem de sanki bu konuda AKP’yle yarıştırabilirmiş gibi, Ulusalcı heyecanlara seslenip oy almak. Geçenlerde de yine bir CHP milletvekili kalktı, “Müftü nikahı Lozan’a aykırıdır” dedi. Pes! Bir ülkenin nikahına Lozan ne karışır yahu, Md. 42/1’de azınlıkların dinsel nikahlarının geçerli olmasını istiyor sadece. Milletvekili demiyor ki biz 1925 sonunda bağırta bağırta haram etmiştik o maddeyi Gayrimüslimlere! Ulusalcılığın laiklik anlayışı böyle bişey işte. Ve bu, İslam-Türk Sentezci AKP’nin çok işine yarıyor.

Uzatmayıp, konuya girelim; çok da uzun değil aslında.

                                                                                       ***

Bi aralar (Aralık 1995-Ocak 96) Kardak Kayalıkları krizi çıkmıştı. Bunlar, Bodrum Turgutreis ve Gümüşlük’e çok yakın, bit kadar, yan yana 2 kayalık. Bunlardan birine Yunan milliyetçileri marifet yapıyoruz diye çıkıp bayrak dikmişlerdi. Milliyetçi başbakanımız Tansu Çiller de en azından “sesini benzetmeye” çalışmış ve “O bayrak iner, o asker gider!” diye “erkeklik” yapmıştı.

Ardından da, tabii, kafiye tutturduk: Komandolar, bi de, 1950’lerin başındaki Kıbrıs meselesinden beri bu türden fırsatları değerlendirmekte pek mahir olan Hürriyet gazetesinin muhabirleri, yandaki kayalığa çıkıp bizim bayrağı diktiler. Neredeyse sıcak çatışmaya dönüşüyordu, arabulucu devletler zor önlediydi.

Her iki ülke politikacıları da oy almak veya dikkatleri dışarıya yöneltmek için Ege’deki “adacık ve kayalıklar”ı her zaman kullandılar. Şu anda da olan bu.

                                                                                          ***

Kime ait buralar? Hiç kimseye! Şöyle:

Bu tür oluşumların mülkiyetini saptama konusunda 3 tane uluslararası antlaşmanın hükümleri birbirinin içine geçmiş vaziyette: 1) Lozan Barış Antlaşması Md. 6, 12, 15 ve 16; 2) 4 Ocak 1932 Tarihli Türkiye ile İtalya Arasındaki Ankara Sözleşmesi ve Mektup Teatisi ile 28 Aralık 1932 Tarihli Belge; 3) 1947 Paris Barış Antlaşması.

Bunları Yunanistan ile Türkiye oturup kemal-i afiyetle yorumluyorlar ve kendilerine hak veriyorlar. Meraklısı iseniz ve işin karmaşıklığını bilimsel olarak görmek istiyorsanız, bizim Türk Dış Politikası (İletişim Y.) Cilt II s. 466-467’de Melek Fırat’ın yazdığı “Kardak Kayalıklarına İlişkin Türk ve Yunan Tezleri” adlı kutuya bakabilirsiniz. Ama size burada işin özünü aktarayım:

                                                                                          ***

Lozan’la, Anadolu kıyısına 3 milden daha yakın ada ve adacıklar Türkiye’ye verildi. 3 mil, çünkü o tarihte karasuları o kadardı.

Daha uzak olan adalar Yunanistan’a ve 1947’ye kadar İtalya’ya ait oldu. 47’de İtalya, Yunanistan’a devretti; kabaca anlatıyorum.

Fakat dikkat: “Adalar”dan bahsediyoruz. “Adacık ve kayalıklar”dan değil. Bunların üzerinde insan yaşamıyor ve 1982 Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre bunların kendilerine ait kıta sahanlığı ve karasuyu vs. yok.

Özetin özeti: Bu “adacık ve kayalık”ların mülkiyeti belli değil. Ege’de böyleleri sürü sepet var; martılar gidip “Bizimdir!” dese, hukuken kimse gık diyemez. Geçen gün sefir-i kebirlerden Yalım Eralp, bunların, Türkiye ile Yunanistan arasında yapılacak ikili görüşmelere konu olmasının Lozan’da kararlaştırıldığını söyledi. Ama iki ülke de zihnen azgelişmiş, pardon, “gelişme yolunda” oldukları için, bunun yerine, konuyu iç politikadaki şey yarışına konu yapmayı sürdürüyorlar.

                                                                                     ***

Kardak’tan sonra Türkiye oturdu, bu tür “formasyon”ların envanterini çıkardı ve “Gri Alanlar” tezini ortaya attı. Böylece, bu adacık ve kayalıkların aidiyetinin belli olmadığını, yani Yunanistan’a ait olmadıklarını söylüyordu. Doğru söylüyordu.  

                                                                                     ***

Söylüyordu da, Kardak krizinin ardından, Mayıs 1996’da bu sefer de Gavdos adacığı krizi patladı. Yunanistan, üzerinde insan yaşamayan bu adacığı NATO tatbikatına dahil ettirmek istemişti.

Yunanistan, kendi kamuoyundan zılgıt yememek için, bu krizleri iki yolla çözmek istiyordu: 1) Buralara insan yerleştirmek için, oralarda oturmayı kabul edecek AB yurttaşlarına bedava su ve elektrik taahhüdü vermek; kimse Robinson olmadığı için bu proje yattı; 2) Daha kestirmeden giderek, bu tür yerlerin tescilini NATO’ya yaptırmak.

80’ler ve 90’larda, bizim Genelkurmay dış politikayı yönetmek konusunda Dışişleri’yle rekabete girmiş, buna ilişkin daireler bile kurmuştu. Tatbikat planlarının yapıldığı bir NATO toplantısında kalktı, Gavdos’un “gri alan” olduğunu, yani statüsünün tartışmalı olduğunu söyleyerek adacığın tatbikata dahil edilmesine tepki gösterdi.

Gösterdi de, azıcık abartmıştı. Bizim Dışişleri saçını başını yoldu, çünkü Gavdos Türkiye’den çok Libya’ya yakındı, Girit’in güneybatısındaydı!

Nitekim ABD bir açıklama yaptı: İki NATO üyesi arasında bir yanlış anlama olmuştu, Gavdos bir Yunan adacığıydı…

                                                                                          ***

Neden bu kayalık ve adacıkların aidiyetini Türkiye kurcalamıyor da hep Yunanistan kurcalıyor?

Çünkü Yunanistan denizci ülke; buralara deniz fenerleri vs. yaptırıyor, bütün gemiler de yararlanıyor. Türkiyemiz ise Çorum-Yozgat-Afyon-Konya’dan ibaret.

Yoksa, al birini, vur ötekine.

Not: Bi de, Herkül Millas’ın dediği gibi, her iki millet de yaklaşık yüz yıl arayla (1821, 1919), ulusal bilinçlerinibirbirlerini kullanarak inşa ettiler. Hâlâ doyamadılar bi türlü. O da var maalesef.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
12.09.2019
Bir İngiliz bilimkurgu romanının alla turca çeşitlemesi
6.09.2019
Şu uluslararası hukuk bi olmasa…
25.08.2019
Çok berbat ve çok hayırlı bir musibet karşısındayız
9.08.2019
Oğlan analarına ilanen duyurulur: Fırat’ın Doğusu’na giriyoruz
29.07.2019
Bölücü ve bölücülük derken?
11.07.2019
Düzelmemek bir yana, CB Erdoğan kör kör parmağım gözüne gidiyor
5.07.2019
Bir mukayese: Kayyımlı+AKP’li belediyeler ile HDP’li+CHP’li belediyeler
28.06.2019
Olan nedir, niçin oldu, şimdi neler olmalı, olabilir
8.06.2019
S-400’leri alıp naapıcaz bilen var mı?
31.05.2019
TAY’ın son iki aylık seyir defterinden özet
24.05.2019
Yargı’nın silkinme vakti geldi ve geçiyor
17.05.2019
YSK esprileri: Bir derleme
6.05.2019
YSK ilan etmeden ben yazayım size
3.05.2019
CB Erdoğan büyünün bozulduğunu ne zaman fark edecek?
27.4.2019
'Tarihten Bir Yaprak': İsmet İnönü’ye 1959 Uşak saldırısı
20.4.2019
12 Eylül Davası’nın örtbas edildiği duruşmadan tarihe notlar
12.4.2019
Yükselen sarmalın son çemberi: 2019 seçimleri
6.4.2019
DP ile AKP, 1957 ile 2019
22.3.2019
Yazın bi kenara: Bu Kürt düşmanlığı iktidarı seçimlerde 'çikin' edecek
15.3.2019
İyi ki gitmişiz
1.3.2019
HDP hâlâ kapatılmadı mı yahu?
23.2.2019
Adana Mutabakatı'nda Suriye'ye girme hakkı diye bişey yok!
8.2.2019
Korkunç: Sadece ne söylediğinden değil, ne söylemediğinden de yargılanıyorsun artık
1.2.2019
Eşsiz kahraman Trump! Vatan sana minnettardır!
26.1.2019
Milletvekili Leyla Güven ölmeye yürürken seçim gözlemlerim
18.1.2019
Kenevir: AKP’nin seçim için nevzuhur tutamağı
4.1.2019
Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam
29.12.2018
Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat
21.12.2018
'Fırat’ın doğusu' derken…
15.12.2018
170 imzalı mektup
7.12.2018
İnsanı sinir eden Türkçe rezaletleri
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
14.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
21.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
22.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
2.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
8.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
18.8.2017
Hoş geldiiin, 30’ların “tenkil” ve “temsil” politikası
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
4.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
27.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
28.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive