Baskın ORAN



Bookmark and Share

Emareler belirdi, büyü bozuluyor…


7.4.2018 - Bu Yazı 1007 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Eskiler, sağlam koku aldıkları zaman derlerdi: “Emareler belirdi”. O noktadayız.

Bizzat en yakın çevre başladı itiraza ve dahi isyana. Çünkü her şey o kadar hızlı yozlaşıyor ki bu insanlar endişede. Şu an büyü bozulmuş vaziyette. Ve büyü bozulunca büyücü panikleyip dizginleri elden kaçırmaya başladı.

***

Abdullah Gül iki seçimi karşılaştırıp, “Görüntümüz bozuldu” yorumunu yapıyor. Ardından, suç işleyen sivillere muafiyet getiren KHK için konuşuyor: “Hukuk devleti açısından kaygı vericidir”. 

Buna AKP Gn. Bşk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan tepki: “Hayırdır? Bu bozgunculuk merakı nedir? Yazıklar olsun!”

Furkan adlı İslamcı vakfın başkanı Alparslan Kuytul dayanamıyor: “Artık AKP’nin adını değiştirmek lazım. ZKP. Zulümle Kalkınma Partisi”. Ve derhal operasyon. Vakıf kapatılıyor, Kuytul tutuklanıyor.

Bi zamanlar baş üstünde tutulan, ama insan haklarına “fazla” önem verince yönetimi AKP tarafından ele geçirilip birçok şubesi kapatılan koyu dindar MazlumDer nihayet patlıyor: “Darbelerden çektiğimiz kadar OHAL’den çektik!”.

Akit’ten Ali Akben yazıyor: “AKP kan kaybediyor. Birçok kişi artık belediye seçimlerinde partiye rey vermeyeceklerini söylüyor”.

Ünlülerden Şamil Tayyar, “Gaziantep’teki FETÖ borsasında milyon dolarlar dönüyor” diyor. Yine ünlülerden Mehmet Metiner daha kapsamlı konuşuyor: “Güç ve para insanı zehirler. İktidar hepimizi değiştirdi”.

Ve AKP derhal karar alıyor: “Bunlar sanki parti içinde kriz ve çatlak olduğu imajı yaratmaktadır, milletvekilleriyle sürekli toplantı yapılacaktır”. Türkçe tercümesi: Omerta. Sicilya’nın Susma Yasası.

***

Ama asıl olay, partili iktisat kurmaylarının huzursuzluğu. Zaten, ekonomiden sorumlu bakan Ali Babacandünyada faizler yükselirken Erdoğan’dan gelen indirme baskılarına direndiği ve özerk üst kurullara dokundurtmadığı için 2015’te tasfiye edilmişti. Şimdi de Başbakan Yd. Mehmet Şimşek “Dünya borç batağında, faizler yükseliyor, aman borç almayın, ortak alın. Tedbir getirmek zorundayız” deyince bizzat Erdoğan’dan azarı yiyor: “Bazı arkadaşlar ekonomik durumumuzun sıkıntılı olduğunu söyleyecek kadar yanlış içine düşüyorlar. Bir insan kendi ayağına kurşun sıkabilir mi? Felaket tellalları yetmiyor mu?”

Tabii bu arada, yasal hükümler neyse onu uygulamak isteyen bürokratlar da tehdit altında.  "İmza atmaktan çekinen”lerin derhal istifasını istiyor Reis. Onların yerine gül bahçesi atayacak: Özel maaşlı 500 üst düzey bürokrat. Bugünkü adıyla CEO, Osmanlı’daki adıyla kapıkulu…

***

Oysa, gidiş hakikaten kötü. Bütçeyi altüst eden bütün desteklere rağmen son 4 yılda iflas eden esnaf sayısı 430.275. İş insanları ağlaşıyor: “Donumuza kadar ipotekliyiz”. Yılsonu enflasyon hedefinin yarısı daha ilk çeyrekte aşıldı. Döviz ve cari açık durdurulamıyor. Üstelik, sanki şaka: Uluslararası kredi değerlendirme kuruluşları olumsuz rapor vermeye başlayınca “Yerli-Milli kuruluş kuracağız” gibi inanılmaz bir “çare” bulunuyor. Türkçe tercümesi: Kendin Çal, Kendin Oyna.

Aslında, iktidar nereye gidildiğinin farkında ki, toparlanmayı deniyor. Yandaş holdinglere ihsan edilen “davetli ihale”ler ve daha sürüyle sebepten bütçe çöktüğü için, mesela KDV iade tasarısını TBMM’den çekiyor. Mesela, vatandaşlık vermek için 1.000.000 dolarlık konut alma şartını 300.000 dolara indiriyor ki “sürümden” kazansın.Devlet kuruluşlarını ve topraklarını satıyor…

Ama gel gör ki aşağısı sakal yukarısı bıyık, çünkü ekonomi tam anlamıyla çökmeden erken seçime gitmek lazım. Demek ki para saçacaksın. Mesela hemen ilan: Emekliler, maaşlarının 3 katı kadar avans ve 10 katı kadar da faizsiz kredi çekebilecek.

Bu sırada, Suriye fütuhatındaki partnerimiz ÖSO savaşçıları gazilik ve şehitlik unvanı talep ediyorlar. Tabii ki unvan falan değil, parrraaa yani maaş istiyor bu ganimetçi ayaktakımı. Hadi bakalım, bedava peynir sadece fare kapanında olurmuş, bu yağmacıları kullandık, vereceğiz haklarını inşallah, para bol nasıl olsa.

***

Olağanüstü dopinglere rağmen ekonomi düzelmeyince; yasaklara, göz korkutmalara ve nihayet saldırgan üsluba müracaat kaçınılmaz.

Devletin kayyımı, Türkiye’nin tek Kürtçe günlük gazetesini ve matbaasını kapatıyor. Özel teşebbüs hemen kafiye tutturuyor: Bir inşaat şirketi işçilere “Türkçeden başka dil konuşma yasağı” getiriyor. Tepki yükselince, “Ayy, yaniii, biz Suriyelileri kastetmiştik” diyor, fakat şirkette Suriyeli işçi olmadığı öğreniliyor. Bu arada, mesela, popüler dizilerinden Çukur’daki bir şarkıda Hayyam’ın “şarap” kelimesi sansürleniyor.

AYM, Yargıtay ve bilumum yargı organlarının internet erişim yasakları ve gazetecilere yaptıkları ayyuka çıktığı için onlara değinmiyorum. Son olarak, Almanya’ya yerleşmiş Hayko Bağdat’a, içinde hakaretin zerresi olmayan (bakın okuyun) yazısı için yakalama kararı çıkarılıyor. Tamamen nafile olduğu biline biline Almanya’daki Can Dündar’a (ve ne hikmetse Brüksel için) “gıyabında tutuklama ve kırmızı bülten” çıkarılıyor.

Bütün bunların tek bir amacı var: Göz korkutmak. Tek bir de neticesi: Türkiye önce İnterpol, sonra da dünya kamuoyu ve hükümetleri nezdinde “keyfekeder” kategorisine demirbaş kaydediliyor…

***

İş geliyor, şovlara dayanıyor. Dikkat ederseniz, MİT’in Kosova’dan Türkiye’ye Fetöcü kaçırma ve sonuçta Kosova içişleri bakanının görevden alınmasına sebep olma olayı apayrı bir yazıyı hak ettiği için dış politikadan hiç bahsetmedim. Ama hiç olmazsa şunu not edelim ki asimile Kürt İbrahim Tatlıses komutasındaki “sanatçı”lar derlenip Suriye sınırı Hatay’a gidiliyor. Askerî vesayeti bitiren Erdoğan üniforma giymiş, selfiler çekiliyor.

Hatay’da Tatlıses, soluna cumhurbaşkanını sağına da genelkurmay başkanını almış, “Baktın Afrin Hoş Değil, Münbic’i Dolaş da Gel” diye değiştirdiği “Yaylalar”ı çığırıyor. Oysa, kadınları aşağılıyor diye bu türkü 2012’de Genelkurmay tarafından yasaklanmış.

Tabii, merak konusu: Niye Hatay’a gidiliyor da, mesela İçişleri Bakanı S. Soylu’nun kaymakam, emniyet müdürü ve jandarma komutanı atadığı Azez’e, Cerablus’a, Marel’e değil? Veya Erdoğan’ın vali atadığı K. Suriye’ye değil? Bi ihtimal, ekipteki Ajda Pekkan daha fazla panik atak yaşamasın diye.

***

Nihayet, şovlara ilaveten; mutlaka “Eyy!”lerle başlayan, sonları da “be!”lerle biten “cumhurbaşkansal” bir üslup da kaçınılmaz oluyor. Seçin alın: “Çatlayın patlayın AKM’yi yıktık” var. “Beyoğlu’ndaki marjinaller rahat durmazlarsa kulaklarından tutar fırlatırız” var. Pankart açınca Reis’in hedef göstermesi üzerine tutuklanan Boğaziçi öğrencilerine hitap var: “Vatan hainleri! Teröristler! Okuma hakkı vermeyeceğiz!”  

Bi de, “Ülkemizi yaşanmaz bulan nankörlere bilet paralarını verip göndermeli” var. MHP patentli Türkçe tercümesi: Ya Sev, Ya Terk Et. Yalnız, bilet için Allah bin bereket de, önce, gasp ettiğiniz pasaportlarını iade etseniz?

***

Bu yaşıma geldim, iyi öğrendiğim bikaç şey arasında şu öne çıkmakta:

Bir baba çocuğuna ihtarla laf dinletir, ihtarla dinletemiyorsa bağırır, bağırarak dinletemiyorsa döver.

Burada ne baba var ne çocuk, ama vaziyet benzerdir: Aynı sırayla dizginler elden kaçmıştır…

.

Facebook Yorumları

Emlak8
8.06.2019
S-400’leri alıp naapıcaz bilen var mı?
31.05.2019
TAY’ın son iki aylık seyir defterinden özet
24.05.2019
Yargı’nın silkinme vakti geldi ve geçiyor
17.05.2019
YSK esprileri: Bir derleme
6.05.2019
YSK ilan etmeden ben yazayım size
3.05.2019
CB Erdoğan büyünün bozulduğunu ne zaman fark edecek?
27.4.2019
'Tarihten Bir Yaprak': İsmet İnönü’ye 1959 Uşak saldırısı
20.4.2019
12 Eylül Davası’nın örtbas edildiği duruşmadan tarihe notlar
12.4.2019
Yükselen sarmalın son çemberi: 2019 seçimleri
6.4.2019
DP ile AKP, 1957 ile 2019
22.3.2019
Yazın bi kenara: Bu Kürt düşmanlığı iktidarı seçimlerde 'çikin' edecek
15.3.2019
İyi ki gitmişiz
1.3.2019
HDP hâlâ kapatılmadı mı yahu?
23.2.2019
Adana Mutabakatı'nda Suriye'ye girme hakkı diye bişey yok!
8.2.2019
Korkunç: Sadece ne söylediğinden değil, ne söylemediğinden de yargılanıyorsun artık
1.2.2019
Eşsiz kahraman Trump! Vatan sana minnettardır!
26.1.2019
Milletvekili Leyla Güven ölmeye yürürken seçim gözlemlerim
18.1.2019
Kenevir: AKP’nin seçim için nevzuhur tutamağı
4.1.2019
Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam
29.12.2018
Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat
21.12.2018
'Fırat’ın doğusu' derken…
15.12.2018
170 imzalı mektup
7.12.2018
İnsanı sinir eden Türkçe rezaletleri
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
14.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
21.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
22.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
2.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
8.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
18.8.2017
Hoş geldiiin, 30’ların “tenkil” ve “temsil” politikası
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
4.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
27.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
28.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8
Emlak8.Net