Baskın ORAN



Bookmark and Share

Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat


29.12.2018 - Bu Yazı 540 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 M. Gezen-M. Akpınar olayında zırnık kadar hakaret olmadığını bir kere daha izaha girişmek abes. Metinler kırk bin yerde çıktı ve CB Erdoğan’ın bu son “zorlama alınganlık”ı hakkında kendi başdanışmanı ve sözcüsü İ. Kalın’ın söylediklerini aktarmak yeterli:

“Maksat mizah olsa bile bu böyle ifade edilmez. İfadeler Türkiye'de mevcut iktidarı, yönetimi, Cumhurbaşkanımızı eleştiren sözler. Bunlar Roma dönemi ile ilgili değil, bugünün Türkiyesi ile ilgili söylenen sözler."

Konumuza geçelim: CB Erdoğan’ın “alınganlık” gösterip ortamı sürekli germesi ve kutuplaştırması, AKP destekçileri dahil, toplumun bütün kesimlerini çökertiyor. Ülkeyi göçürüyor.

***

CB Erdoğan’ın bu zorlama alınganlık taktiğinin sebepleri fazlasıyla malum. En başta, korkan her iktidarın yaptığı gibi, insanların ödünü koparıp otoriteye sığınmaya zorlamak. Sonra, gittikçe batağa gömülen ortamda ‘cambaza bak!’ deyip çok şeyin üstünü örtmek. Son günlerden bikaç örnek:

Son seçimde mühürsüz pusulaları geçerli kılmak türünden sabıkaları olan, başkanı Sadi Güven’in de “İmam hatipli olarak her zaman horlandık” deyişi henüz belleklerde duran YSK’nin, aynı zamanda CB olduğu gerekçesiyle AKP Genel Başkanı Erdoğan’ı bu sefer de seçim yasaklarından bağışık tutması. Karşılığında da, YSK üyelerinin görev süresinin, trafik cezalarıyla ilgili torba yasayla 1 yıl uzatılması.

Anayasa’nın 94. maddesinin açık hükmüne rağmen (“TBMM başkan ve başkan vekilleri, üyesi bulundukları siyasî partinin Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine katılamazlar”) B. Yıldırım’ın, TBMM Başkanlığından istifa etmeden İBB Başkanlığına aday olabilmesi.

Açıklanan “zamlı” 2019 asgari ücretinin, dolar cinsinden hesaplandığında 2016 düzeyinin altında kalması.

2018’de elektriğe 4 kere (toplam % 31), doğalgaza da 3 kere (toplam % 27,7) zam yapılmış olduğu için elektrik ve doğalgazda % 10 “müjdesi”nin tam bir seçim oltası teşkil etmesi.

Ve tabii, klasik olay: Tek Adam Rejimi’ne sıkı muhalefet edenlerin TCK Md. 220/6’dan (“silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte…”) ve TCK 299’dan (Cumhurbaşkanına hakaret) suçlanması…

***

Çökertmelere gelince, yine bikaç örnek:

Hukuku ve Yargı’yı çökertiyor. Kendisi, adı sanı ilan edilmiş muhaliflerine (bunları defalarca yazdım) “alçak, zalim, cahil, tiksinti verici, vatan haini, terör örgütünün maşası, edep yoksunu, ahlaksız, sanatçı müsveddesi” diye alenen hakaret ettiği zaman Yargı ya “matufiyet yoktur” (kime hakaret ettiği belirsizdir) yahut da “bu, kendisinin ifade özgürlüğüne girer” diye beraat veriyor. Ama insanlar, gözünün üstünde kaşın var diyesi olduklarında CB’na hakaret denip derhal gözaltı, tutuklama, hapis.

CB Erdoğan bu konuda öyle rahat ki, son olarak CHP Milletvekili Özgür Özel’in hesabını Yargı’ya bırakmadan bizzat kesti: “Bunlara gerekli dersleri yargıda vermek zorundayız. Önce tazminat, ardından ceza”. Oysa, “yargıyı etkilemek” suç (TCK Md. 277 ve 288).

Malum, Yargı gerçekten kötü durumda. Ama diğer yandan da gerçekten zor durumda. Tek Adam’ın taleplerine uymasa yani hukuku bükmese, TCK 299’u AYM’ye gönderen Karşıyaka Hâkimi Murat Aydın gibi oradan oraya sürülüyor ve emekliye zorlanıyor.

Uyup da bükecek olsa, değneğin o ucu da çok tehlikeli: a) Meslekleri hukuk uygulamak olan bu insanların duçar olacağı vicdani ve ahlaki büyük çöküş; b) “Dün” AKP yönetiminde kartal olan Fethullahçıların yarattığı hukuk rezaletlerine alet olan Yargı mensuplarının bugün AKP yönetiminde çok ağır cezalara çarptırılmakta oluşlarının işaret ettiği, “Yarın”ın ne getireceği muamması…

***

Rejim, şiddete ve hoyratlığa emsal oluyor. İnsana ve hayvana şiddetin bugünkü görülmemiş tırmanışı İmam ile Cemaat hikâyesinden kaynaklanıyor olmasın? Üstelik, korkudan, cezaevlerindeki mahkûmlara değil papağana işkence yapıldığı manşet oluyor.

Korku İmparatorluğu, tüm milletin moralinin yanı sıra, ahlakını ve tutarlılığını da bozuyor. Milletin yarısının rol modeli olan CB Erdoğan, gençlere “Tatlı sözlü, zarif olun” diye öğüt veriyor. Ama değil bir cumhurbaşkanının, sokaktan geçenin ağzından işitseniz çok tedirgin olacağınız şeyleri her nutkunda rahatça söylüyor.

Türkiye Gençlik Vakfı genel kurulunda “Yere yıktığın düşmanını tekmeleme!” diyor ki, sadece Can Dündarolayını hatırlamak yeterli.

Eşi Emine Erdoğan konuşuyor: “'Adalet olmayınca bir yerde, insan düşer her derde' demiş atalarımız. Doğru yolun pusulası adalettir” diyor. Elhak doğru!

CB Erdoğan, “Yalanı leblebi çekirdek yer gibi yiyenler var” diyor. Ama iç politikada kalkıyor, bizzat imamın ve müezzinin yalanladığı olayı bir daha gündeme getirebiliyor: “Camiye bira soktular”. Dış politikada ilan ediyor: “Arap ve Kürt kardeşlerimizin özgürlüğü için Suriye'deyiz”.

“Suriye” deyince, unutmadan: Tek Adam Rejimi bu konuda da uluslararası hukuku ve TC Anayasası’nı ihlal ediyor. Çünkü Türkiye’nin Haziran 2003’te (AKP döneminde) onadığı BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 20. maddesi “Her türlü savaş propagandası”nı yasaklıyor ve Mayıs 2004’te (AKP döneminde) getirilen Anayasa Md. 90/5’e göre, bu türden uluslararası antlaşmalar T.C. yasalarından üstün.

***

Tek Adam Rejimi; Havuz Medyası’ndan başlayın, “AKP’nin silahlı milis gücü” diye anılan Halkın Özel HarekâtıHÖH’ten geçerek, Fatih Portakal’ı tehdide girişen Osmanlı Ocakları’na varıncaya kadar, yöntemini ve üslubunu her yere bulaştırıyor.

Sadece oralara da değil. Sanatçılara da bulaştırıyor. İbrahim Tatlıses ve Yavuz Bingöl gibilerinden bahsettiğimi sanmayın. İçinde “Bana yeniden şarkılar söyleten kadın / Baka baka doyamadım, hem kokladım” dizelerinin geçtiği “Yandım yandım” şarkısını Bodrum için yazdığını 20 yıl önce söylemiş olan Mazhar Alanson gibi birinin, şimdi “Medine’de Kâbe için yazmıştım”a dönüşmesinden bahsediyorum.

Diğer yandan CB Erdoğan, Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri töreninde, “Maalesef Türkiye, eğitim ve kültür sanat politikalarında arzu ettiğimiz mesafeyi katedememiştir” demeyi de ihmal etmiyor.

***

Bunlara yol açan zorlama alınganlıkları çok iyi anlıyoruz. Ama, 40’ların sonu ile 50’lerin başında ABD’de ne kadar aydın varsa komünisttir diye tutuklatan ve işten attıran McCarthycilik işin suyunu çıkartmak yüzünden nasıl kendi kendini ebediyen tasfiye ettiyse, Tek Adam Rejimi’nin bu inanılmaz aşırılıkları da aynı sonucu verecek.

Verecek de, ABD’nin aksine bizde amortisör kurumlar oluşmadığı için, yıllardır yapılanlar Türkiye için fazla tahrip edici oluyor.

Not: M. Gezen ve M. Akpınar olayı 22 Aralık Cumartesi oldu. CB Erdoğan’ın gösterdiği tepki üzerine Savcılık 23 Aralık Pazar günü soruşturma başlattı. 26 Aralık Çarşamba günü ise RTÜK, Fox TV’ye bir milyona yakın, Halk TV’ye de seksen bine yakın ceza kesti ve Fox Ana Haber’e 3 gün, Halk Arenası programına ise 5 kez yayın yasağı getirdi. Türkiye’de hiçbir şey ve makam bu kadar hızlı işlemiyor…

.

Facebook Yorumları

Emlak8
8.06.2019
S-400’leri alıp naapıcaz bilen var mı?
31.05.2019
TAY’ın son iki aylık seyir defterinden özet
24.05.2019
Yargı’nın silkinme vakti geldi ve geçiyor
17.05.2019
YSK esprileri: Bir derleme
6.05.2019
YSK ilan etmeden ben yazayım size
3.05.2019
CB Erdoğan büyünün bozulduğunu ne zaman fark edecek?
27.4.2019
'Tarihten Bir Yaprak': İsmet İnönü’ye 1959 Uşak saldırısı
20.4.2019
12 Eylül Davası’nın örtbas edildiği duruşmadan tarihe notlar
12.4.2019
Yükselen sarmalın son çemberi: 2019 seçimleri
6.4.2019
DP ile AKP, 1957 ile 2019
22.3.2019
Yazın bi kenara: Bu Kürt düşmanlığı iktidarı seçimlerde 'çikin' edecek
15.3.2019
İyi ki gitmişiz
1.3.2019
HDP hâlâ kapatılmadı mı yahu?
23.2.2019
Adana Mutabakatı'nda Suriye'ye girme hakkı diye bişey yok!
8.2.2019
Korkunç: Sadece ne söylediğinden değil, ne söylemediğinden de yargılanıyorsun artık
1.2.2019
Eşsiz kahraman Trump! Vatan sana minnettardır!
26.1.2019
Milletvekili Leyla Güven ölmeye yürürken seçim gözlemlerim
18.1.2019
Kenevir: AKP’nin seçim için nevzuhur tutamağı
4.1.2019
Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam
29.12.2018
Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat
21.12.2018
'Fırat’ın doğusu' derken…
15.12.2018
170 imzalı mektup
7.12.2018
İnsanı sinir eden Türkçe rezaletleri
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
14.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
21.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
22.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
2.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
8.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
18.8.2017
Hoş geldiiin, 30’ların “tenkil” ve “temsil” politikası
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
4.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
27.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
28.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive