Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Bayram ZİLAN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

CHURCHİLL’İN CETVELLE ÇİZDİĞİ SINIRLARIN İFLASI


30.09.2014 - Bu Yazı 2167 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Churchill, 1922 yılında, bir pazar günü öğleden sonra, hayli yüklü bir öğle yemeği ve bol miktarda şarabın ardından sınırları çizmek üzere masa başına oturur. Eline cetvel alır ve Ortadoğu’nun sınırlarını çizmeye başlar. Rivayet odur ki Churchill, o gün şarabı fazla kaçırmıştır. Cetvelle sınır çizme budalalığında sıra Türkiye’nin Irak ve İran’la olan sınırlarına gelir. Churchill, tam Hakkâri sınırını çizerken eli kayar ve saçma sapan, alakasız, coğrafik düzlemlerle hiçbir ilgisi olmayan bir sınır çizer. Çizdiği sınır geometri kurallarını alt üst eden bir sınır olmasına rağmen düzeltmek istemez ve Hakkâri sınırı o şekilde günümüze kadar gelir.

Birinci Dünya Savaşı sonrası yeniden şekillenen ve sınırları cetvelle çizilen dünyada Kürtler dört parçaya bölündü. Bin yıldır süre gelen bir arada yaşamın arasına sınırlar çizildi. Akrabalar arasına duvarlar örüldü. Duyguların ve düşüncelerin arasına dikenli teller çekildi. Barış ve kardeşliğin arasına mayınlar döşendi.

Kürtlerin makûs talihi olsa gerek, bağlı oldukları bu dört devlette anti-demokratikti ve Kürtler bu ülkelerde yıllarca kimlik ve var olma mücadelesi verdi. Suriye Kürtleri Şam'dan nüfus cüzdanı dahi alamadı, Saddam'ın Irak'ı, en sert müdahale ve katliamları Kürtlere yaptı, İran, bugün hâlâ Kürtleri idam ediyor. Türkiye'de 2000’li yıllara kadar yaşanan acıları anlatmaya gerek yok.

2005’ten sonra Kürtlerin Ortadoğu’daki makûs talihi değişmeye başladı. Irak’ta Barzani, Irak’ın en istikrarlı ve ekonomik açıdan en güçlü bölgesini yönetmeye başladı. Yüzünü Bağdat’a değil, Ankara’ya çevirdi. Öyle ki, Irak dış politikasını 'Özerklik olmaz, Federasyon kabul edilemez' şiarıyla yürüten Türkiye, bugün Irak Kürdistan'ı ile 10 miyar dolarlık bir ticaret hacmine ulaştı. Bu rakamın 2014 sonunda 20 milyar doları aşması bekleniyor. Bu bölgede dolaşımda olan ürünlerin %80'i Türkiye menşeli. Suriye’deki Kürtler, Esed’in “Apartheid Rejim”ine isyan etti ve kuzey bölgede yarı-statü edindi. İran Kürtleri için iyi şeyler söyleyebilmek için henüz çok erken. Onlar için henüz koşulların değişmediğini de not düşmek gerekiyor.

Türkiye, Kürtlerle barıştı. 1.Cumhuriyet’in Kürtlerden gasp ettiği hakları yeniden tek tek Kürtlere iade etmeye başladı. Şimdi 30 yıllık savaşın ağır bakiyesi olan “toplumsal travmalar” onarılmaya çalışılıyor.İstikameti değiştirilen kadim tarih ve sosyoloji, yeniden kendi ırmağında akmaya başlıyor.

Öte yandan, Suriye’de her gün gelişen olaylar, defacto gelişmeler hem Kandil’in hem de KCK’nin Çözüm Süreci’ndeki pozisyonlarını yeniden değerlendirmelerine ve sürecin ruhuna aykırı açıklamalarda bulunmalarına neden oluyor.

KCK/PKK’nin mevcut pozisyon ve duruşlarında yaşadıkları bu gel-gitler, şüphesiz İmralı ile aralarında dönemsel kopuklar da meydana getiriyor.

Çözüm Süreci’nin ilk aşaması olan geri çekilme sürecinde de buna benzer durumlar yaşanmıştı. Kandil, Suriye’de PYD’nin elde ettiği bölgesel üstünlüğü gördükten sonra geri çekilmeyi durdurmuştu.

Oysa Irak-Suriye hattındaki “güncel değişimler” üzerine yapılan “güncel stratejiler”in ne Kürtlere, ne Türklere, ne Kürt Siyasi Hareketi’ne, ne de PKK-Kandil hattına bir faydası yoktur. Emperyal güçlerin ve Londra-Paris-Washington hattının “bozguncu-dizayncı akıl”la kurguladığı bütün planlar bugüne kadar hep Kürtlerin aleyhine olmuştur ve bundan sonra da Kürtlerin aleyhine olacağı aşikârdır.

Kürtler, özellikle de Kandil-KCK hattı, defacto durumlar üzerinden güncel stratejik hedefler belirlemekten bir an önce vazgeçmeli, İmralı’nın çizdiği rota çerçevesinde Kürtlerin geleceğinin yeniden belirlendiği bu konjonktürde Türklerle birlikte hareket etmeli, değişen devlet ve “Yeni Türkiye’nin yerli aklı”yla birlikte ortak stratejiler belirlemelidir.

“Türkiye’nin Batı gladyosunun taşeron örgütü IŞİD’e destek verdiği” yönündeki tezviratlarına inanmak ve Batı medyasının bu yöndeki algı operasyonlarına kanmak, Kandil için bir “akıl tutulması”dır.

Türkiye, IŞİD’in zulmünden kaçan Kürt kardeşlerine kucak açmıştır. Öte yandan Çözüm Süreci’nde ve Kürt barışında, bütün provokasyonlara ve sınırdaki gelişmelere rağmen ilk günkü kararlılığını sürdürmektedir. Kaldı ki, IŞİD’i var edenlerin temel stratejilerinden birisi de “Kürtlerin bölgede aktör olmasını ve Türk-Kürt ittifakını engellemek”tir.

Sonuç olarak, Ortadoğu’nun geleceği Türk-Kürt ittifakının kalıcı tesisine bağlıdır. Batı gladyosu bu kaçınılmaz gerçeğin farkındadır. Ve bu ittifakın gerçekleşmemesi için planlar yapmakta ve bu planları uygulamaktadır.

Peki, Kandil-KCK hattı ve Kürt Siyasi Hareketi bunun ne kadar farkındadır?

1920 ruhuna geri dönüyoruz. Bugün yaşananlar yeni bir Çanakkale Savaşı’dır. Kürtler ve Türkler eğer bu savaşta önce yaptıkları gibi ittifak ederlerse, sınırlar cetvelle değil, kadim tarih ve medeniyet değerleri ışığında, yeniden doğal sınırlarına dönecek.

Ve öyle görünüyor ki, Esed ve Maliki sonrası Kürtler, Irak ve Suriye’de özgür olacaklar ve kendi kendilerini yönetecekler. Bir sonraki aşama, Erbil-Rojava hattının, Kürtlerin eşit vatandaş olduğu, tam demokratik ve bağımsız bir Türkiye ile birleşme referandumu yapmasıdır.

Churchill, 1922’de masa başında eline cetvel alarak sınırlar ve sınırlılıklar çizdi. Çizerken eli kaydı. Aradan 92 yıl geçti. Şimdi, “Churchill aklı”nın ayakları, Türk-Kürt ittifakı ile bu coğrafyadan ebediyen kaydırılıyor. Sınırlar kalkıyor, sınırlılıklar kalkıyor. Geçmişte ayrılıklar getiren sınırlar bugün barış ve kardeşlik getiriyor.

Kürtler ve Türkler, ayaklarına kadar gelen bu büyük bir fırsatı ikinci kez geri tepmeyecek.!

@bayramzilan

.

Facebook Yorumları

Kod8
5.9.2018
AK Parti büyük değişime gidiyor
14.8.2018
Ey sermaye sahibi!
9.8.2018
TRT’ye kimler operasyon çekiyor?
31.7.2018
Yüzyılın lideri: Başkan Erdoğan
27.6.2018
Kürt seçmen ne mesaj verdi?
5.6.2018
Yeni dönemin şifreleri
5.5.2018
Doğu ve Güneydoğu’da sahada neler oluyor?
26.4.2018
Erdoğan’ın sırtında açılan yaralar!
19.4.2018
24 Haziran 2018: Güçlü Erdoğan, Büyük Türkiye
17.4.2018
Uluslararası Kudüs Konferansı’nda neler yaşandı?
5.4.2018
2019’da Var mısınız? Yok musunuz?
3.4.2018
Erdoğan, Kürtlerle köprüleri attı mı?
29.3.2018
Sivil iktidara ayak uyduramayan bürokratlar
22.3.2018
İttifakın oy pusulası AK Parti’nin aleyhine mi?
20.3.2018
Diyarbakır ve Mardin Kongrelerinde ne oldu?
13.3.2018
Erdoğan’a kurulan iki kumpas
8.3.2018
Erdoğan’ın karşısında ne diyeceksiniz?
6.3.2018
Erdoğan’ı dünya liderliğine taşıyan sosyoloji
1.3.2018
AK Parti’ye zarar veren ahlaksız troller!
22.2.2018
Biji Tayyip Erdoğan!
16.2.2018
ABD’den Afrin’e açılan tünel
7.2.2018
CHP’nin İstanbul planı ne?
2.2.2018
Seçim barajı yüzde 15’e çıkıyor
27.1.2018
Kürtler Afrin Operasyonunu neden desteklemeli?
13.1.2018
AK Parti ve MHP, Yerel ve Genel Seçimlerde ne yapacak?
3.1.2018
2018’de Türkiye siyasetini neler bekliyor?
30.12.2017
Milletvekili Seçimi 2018’de, Cumhurbaşkanlığı Seçimi 2019’da
8.12.2017
Bize Cumhurbaşkanımız yeter!
6.12.2017
ABD’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup
2.12.2017
Erdoğan’ı kuşatma operasyonu
21.11.2017
AK Parti’nin altını oyan bürokratlar kimler?
14.11.2017
Diyarbakır’da neler oluyor?
7.11.2017
AK Parti’ye en çok “medya” oy kaybettiriyor!
2.11.2017
Külliye’deki resepsiyonların artıları ve eksileri
27.10.2017
Siyasi Artıklar Partisi (SAP)
25.10.2017
Yenilenme sürecinde AK Partililere düşen?
20.10.2017
Gökçek ne zaman istifa edecek? Yerine kim gelecek?
17.10.2017
Erdoğan neden “değişim” istiyor?
13.10.2017
Medyadaki metal yorgunlukları
10.10.2017
Afyon kampında neler oldu?
8.10.2017
Referandumun Türkiye Kürtlerine izdüşümü
21.9.2017
AK Parti eleştirisi ve savunusunda marjinalleşmek
8.9.2017
Kayyımlar, Bölge Teşkilatları ve 2019
28.8.2017
AK Parti’nin 998 günlük fetret dönemi
23.8.2017
26 Ağustos, Malazgirt ve Bilal Erdoğan
15.8.2017
Ak Parti ve Kürtler
12.8.2017
2019’daki “iki sandık” tehlikesi!
1.7.2017
AK Parti kongrelerinde süreç nasıl işleyecek?
21.6.2017
Erdoğan’ın arkasında mısınız? Değil misiniz?
13.6.2017
Daraltılmış Bölge Seçim Sistemi geliyor
31.5.2017
AK Parti, 'artı 1'i nasıl alır?
24.5.2017
Reformcu Erdoğan Dönemi
17.5.2017
AK Parti’nin Kardeş Belediyeleri
3.5.2017
Yeni dönemde Ak Parti’nin Doğu ve Güneydoğu teşkilatları
25.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a açık mektup
18.4.2017
Evet, kazandık. Ama şimdi şapkayı öne koyma zamanı!
15.4.2017
KÜRTLERDEN BÜYÜK BİR SÜRPRİZ GELİYOR
12.4.2017
Karadeniz'in Nabzı
7.4.2017
Başbakan Yıldırım ile Van’da neler yaşadık?
12.8.2015
Şimdi, 100 yıl önceki coğrafyaya dönme zamanıdır
5.8.2015
Seçimler “parmak izi” ile yapılsın
29.7.2015
Bugün artık Kürt sorununun sebebi PKK’dır
17.7.2015
Koalisyon mu tekrar seçim mi?
2.7.2015
HDP'nin profesör seçmenleri
18.6.2015
Kürtler Ak Parti’ye neden reaksiyon gösterdi?
14.6.2015
Dindar Kürtler AK Parti'den korktu mu?
10.6.2015
Yeni bir Ak Parti ile yola devam
3.6.2015
Düşünenler için ibretlerle dolu bir seçim
29.5.2015
Başbakan Davutoğlu ile 2 gün, 6 miting
13.5.2015
Kenan Evren Diyarbakır cezaevi’ne gömülsün
6.5.2015
HDP kürtleri kaybediyor
21.4.2015
Öz yurdunda bir parya: Mehmet Akif
12.4.2015
Listelerin anlamı
01.04.2015
2017’de erken genel seçim var
26.03.2015
Son yaşananlar bir “kriz” mi?
24.03.2015
Cihangir kuşatması altında barıştan utanmak
12.03.2015
Barış treni kalkıyor
10.03.2015
Birinci Cumhuriyet enkazının altında kalanlar: 1-Ahmet Altan
24.02.2015
Dünden bugüne Süleyman Şah
12.02.2015
Sayın Erdoğan yalnız değilsiniz. Arkanızda milyonlarca “fidan” var.
05.02.2015
2015 SEÇİMLERİNDEKİ KİRLİ PLAN
04.02.2015
Yeni Türkiye’nin mütemmim cüzü: Sivil Anayasa
27.01.2015
DAVUTOĞLU’NUN DİYARBAKIR MENİFESTOSU
21.01.2015
CHP, MHP VE HDP BİRLEŞSİN
15.01.2015
Bir öğütme makinesi olarak liberalizm
13.01.2015
KÜRESEL 28 ŞUBAT SİNEMALARDA
30.12.2014
Müzeyyen Senar ve Putin “yalaka” mı sizce Sayın Kılıçdaroğlu?
18.12.2014
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ DEDİNİZ?
17.12.2014
YENİ TÜRKİYE, SAFRALARINI ATIYOR
13.12.2014
Nişantaşı kibri ve mahalle baskısı
02.12.2014
ZORUNLU ASKERLİK KALDIRILSIN
01.12.2014
İki Kutuplu Türkiye siyasetine hoş geldiniz
25.11.2014
BİR KÜRT OLARAK BEN NE İSTİYORUM?
18.11.2014
ÖZ YURDUNDA BİR PARYA: AHMET KAYA
14.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-2
13.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-1
11.11.2014
Seküler güçler kalmadı, Hello Kitty verelim ablama
07.11.2014
SAVAŞA DEĞİL BARIŞA BAK.!
28.10.2014
PKK bugün Kürt meselesinin sebebidir
19.10.2014
7-8 Ekim Olayları’nın Z raporu ve yeni bir perspektif
08.10.2014
SİZ NE YAPIYORSUNUZ EY TÜRKLER VE KÜRTLER!
30.09.2014
CHURCHİLL’İN CETVELLE ÇİZDİĞİ SINIRLARIN İFLASI
23.09.2014
YERLİ YÖNETİM, GÜÇLÜ TÜRKİYE
18.09.2014
ANADİLİME DOKUNMA
15.09.2014
Muz demokrasisi ihracatçısı: ABD
02.09.2014
Mühendisler Tarihinin Sonu ve Sünnetullah
28.08.2014
2. AK PARTİ DÖNEMİ
21.08.2014
YENİ TÜRKİYE PROSPEKTÜSÜ
20.08.2014
YENİ TÜRKİYE YENİ AK PARTİ
14.08.2014
YENİ TÜRKİYE’NİN MOTTOSU: TÜRKİYELİLİK
06.08.2014
KÜRTLER NEDEN ERDOĞAN’A OY VERMELİ?
01.08.2014
Diyarbakır’dan Hegelci bir Pozitivist geçti.
29.07.2014
Pensilvanya Kantonu’nun Otonom Polisleri
21.07.2014
EY YİĞİT KADIN, RACHEL…
18.07.2014
SİZ “VİCDAN BİLİRKİŞİSİ” MİSİNİZ?
16.07.2014
OYUM EKMEL BEYE, ÇÜNKÜ…
10.07.2014
Heybeden Rejim Bekçisi İsmail Hakkı Çıktı
08.07.2014
KİME OY VERECEKSİNİZ?
03.07.2014
1.CUMHURİYETİN SONU
01.07.2014
CHP’nin siyasal namusu ve Deniz Baykal
26.06.2014
Meğer İhsanoğlu Kağıttan Adaymış
25.06.2014
Eski Türkiye’ye veda virajları
20.06.2014
ÇATI DEĞİL “UYDU” ADAY
17.06.2014
Ortadoğu kilidini açacak anahtar: Türk-Kürt İttifakı
12.06.2014
ÇÖZÜM SÜRECİNDE YENİ BİR YOL?
10.06.2014
KÜRTLERİN TEPESİNDEKİ DEMOKLES KILICI
08.06.2014
Kürtlerin 2. Kemalizm Dönemi
06.06.2014
ÖCALAN İLE HDP ARASINDAKİ MAKAS
03.06.2014
Laik kibrin yeni hastalığı: Obsesif-Kompulsif Erdoğan Bozukluğu
29.05.2014
ÖCALAN, ÇOCUKLARI İADE EDECEK
25.05.2014
Vesayetin yeni sürüm yaşam kaynağı: Aleviler 2.0
20.05.2014
İSTİFA ETMEK BİR YENİLGİ MİDİR?
19.05.2014
Türkiye'nin McDonald's solcuları
13.05.2014
Yeni Türkiye'nin Cenne Çamurcuları
04.05.2014
GAME OVER TÜRK SOLU
29.04.2014
Emekliliği geçmiş liberallerin Erdoğan'la imtihanı
27.04.2014
YENİ SÜRÜM VESAYET: AYM 2.0
23.04.2014
1.CUMHURİYETİN ÇILGIN ÇOCUKLARI
21.04.2014
HER TÜRLÜ YASA İTİNA İLE İPTAL EDİLİR
15.04.2014
Resmi ideolojinin emniyet sübabı olarak AYM
13.04.2014
Ak Parti Olağanüstü kongreye gitmeli (mi?)
08.04.2014
BDP; Türkiye’deki muhalefet boşluğunu doldurabilir mi?
06.04.2014
Türkiye’nin Acil İhtiyaç Listesi: 1-Muhalefet
01.04.2014
SANDIKTAN NE ÇIKTI?
25.03.2014
TWİTTER CIVITTI MI?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8