Bayram ZİLAN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

2017’de erken genel seçim var


01.04.2015 - Bu Yazı 1892 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ak Parti’nin 2002’de iktidara gelmesinin üzerinden 13 yıl geçti. Tam 13 yıldır Ak Parti tek başına iktidar. 2002’den bu yana girdiği tüm seçimleri kazanan, muhalefete nefes aldırmayan ve siyaset arenasında boşluk bırakmayan Ak Parti, Türkiye siyasetini de yapısal olarak değiştirdi şüphesiz.

Neredeyse %50’lik bir seçmen kitlesini konsolide etmeyi başarmış bir siyasi parti ile mücadele etmek için muhalefete ittifak veya birleşmekten başka bir seçenek kalmıyor. Zira güçlü bir iktidar, güçlü bir muhalefeti de zorunlu kılıyor. Ne var ki, Türkiye’de güçlü muhalefet henüz ortaya çıkmış değil. Bu tablo, yani güçlü muhalefetin olmayışı, iktidar açısından hem avantaj hem de dezavantaj. Avantaj, çünkü iktidar deyim yerindeyse her seçime “rakipsiz” giriyor. Çok fazla kendisini zorlamıyor. Bu “zorlamama hali” aynı zamanda bir dezavantaj. Zira iktidarı daha işlevsel, daha başarılı kılacak olan muhalefettir. Güçlü bir muhalefet, iktidarı daha motive, daha aktif eder. Bu açıdan bakıldığında iktidarın bazı hususlarda zaman zaman yavaş davranmasının sebebigüçsüz muhalefettir.

Öte yandan cari siyaset, doğal olarak “parlamenter sistemi” de tartışmaya açıyor. Zira Türkiye’de %50’nin üzerinde oyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanı ve %50’ye yakın oyla seçilmiş bir iktidar var.  Her ne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ak Parti iktidarını seçen aynı taban olsa da, diğer bir deyişle, hem Cumhurbaşkanı hem de siyasal iktidar aynı kitleden beslense de, bu sistem aynı zamanda ciddi bir kaosa gebedir. Çünkü Cumhurbaşkanlığı makamı 1982 darbe anayasası ile “rejimin sigortası ve emniyet sübabı” olarak kurgulanmış ve bu kurgu ışığında aşırı yetkilendirilmiştir.

Bu aşırı yetkilendirme, Cumhurbaşkanlığı makamının cumhuru değil devleti temsil etmesini sağlamış, milli iradenin tecelligahı olan TBMM üzerinde de “Demoklesin Kılıcı” gibi sallanmasına yol açmıştır. Nitekim Ahmet Necdet Sezer, Cumhurbaşkanlığı süresince “milli iradeyi hep veto etmiş”, köşkte oturduğu müddetçe sadece “rejim bekçiliği” yapmıştır.

Şimdi yüzleşmemiz gereken soru(n) şudur: Cumhurbaşkanlığı makamına farklı, Başbakanlık makamına farklı partiden bir isim seçilirse o zaman ne olacak?

Nihayetinde hem Cumhurbaşkanı hem de Başbakan halkoyuyla seçiliyor. Her ikisinin de meşruiyeti ve geniş yetkisi var. O halde mevcut durum isimlerden bağımsız olarak düşünüldüğünde, ileride yürütmeyi kilitlemez mi? Sistemi işlemez hale getirmez mi?

Bütün bu çıkmazlar, sistemin bir an önce değiştirilmesini zorunlu kılıyor.

7 Haziran 2015 Seçimlerinden sonra mecliste oluşacak aritmetik yapı, bu sistemin değişip değişmeyeceğini gösterecek.

Eğer Ak Parti 330’un üzerinde bir Milletvekili ile iktidara gelirse Başkanlık Sistemi’ni kapsayan anayasa değişikliğini referandumla halkın oyuna sunacak.

Burada kilit nokta HDP ve Çözüm Süreci’dir.

HDP, öyle görünüyor ki seçimlere parti olarak girecek. %10 barajını zorlayacak. Fakat HDP’nin bugünkü koşullarda parti olarak %10 barajını geçmesi mümkün değil. Oy oranları şuanda %8 görünüyor. Doğu ve Güneydoğu’da oy bazında doyum noktasında olduğu söylenebilir. Dolaysıya bu bölgelerden “ekstra oy” alması çok zor. Bu durumda barajı geçebilmesi için Batı’dan oy alması gerekiyor.  Haliyle HDP, Türk (Solu) oylarına talip olmaya mecbur kalıyor. Demirtaş’ın son grup toplantısında “seni başkan yaptırmayacağız” çıkışını bu minvalde değerlendirmek gerekiyor. HDP, bundan sonraki seçim kampanyasını “mutsuz CHPliler” üzerine inşa edecek. Bir başka deyişle HDP, “ekstra oyları” mutsuz ve umutsuz CHP’lilerden, emekliliği geçmiş liberallerden, marjinal sol örgütlerden ve Paralel Yapı’dan alacak. HDP’ye ekstra oy sağlayacak konsorsiyumun birleşme motivasyonu “Ak Parti karşıtlığı ve Erdoğan nefreti” olacak.

Ne var ki, her şeye rağmen HDP’nin 7 Haziran gecesi %9 gibi bir oy oranıyla meclis dışında kalma ihtimali oldukça kuvvetli. Bu durum, yani parlamentoya girememek, HDP’yi şiddete yöneltebilir. Hatta denilebilir ki, HDP eğer meclise girmezse Kandil’le iş tutarak Öcalan’ı by-pass edebilir. Böyle bir yönelim, Çözüm Süreci’ni de riske atar. Fakat tam bu noktada HDP’nin tabanını kaybetme riski de açığa çıkıyor. Zira başta Kürtler, barış masasından kalkan her kim olursa olsun ondan hesabını sorar.

Siyaset bir risk işidir. Parti olarak seçimlere girmeye karar vermek, %10 barajını aşmama riskini üstlenmeyi de ima eder. Dolaysıyla bu riskin bedelini barıştan çıkarmak HDP’nin ayrıca bir bedel ödemesine, yani var olan tabanını kaybetmesine neden olabilir.

Son tahlilde, 7 Haziran sonrasında kurulacak parlamento, her halükarda Başkanlık Sistemi’ni ve Sivil Anayasa’yı içeren anayasa değişikliğini yapmaya mecbur görünmektedir.

Bu anayasal değişiklikler sonrasında Türkiye, muhtemelen “erken seçime” giderek “ilk başkanını” seçecek.

Ne dersiniz?

2017, “Erken Genel Seçim” yılı mı?

.

Facebook Yorumları

Kod8
5.9.2018
AK Parti büyük değişime gidiyor
14.8.2018
Ey sermaye sahibi!
9.8.2018
TRT’ye kimler operasyon çekiyor?
31.7.2018
Yüzyılın lideri: Başkan Erdoğan
27.6.2018
Kürt seçmen ne mesaj verdi?
5.6.2018
Yeni dönemin şifreleri
5.5.2018
Doğu ve Güneydoğu’da sahada neler oluyor?
26.4.2018
Erdoğan’ın sırtında açılan yaralar!
19.4.2018
24 Haziran 2018: Güçlü Erdoğan, Büyük Türkiye
17.4.2018
Uluslararası Kudüs Konferansı’nda neler yaşandı?
5.4.2018
2019’da Var mısınız? Yok musunuz?
3.4.2018
Erdoğan, Kürtlerle köprüleri attı mı?
29.3.2018
Sivil iktidara ayak uyduramayan bürokratlar
22.3.2018
İttifakın oy pusulası AK Parti’nin aleyhine mi?
20.3.2018
Diyarbakır ve Mardin Kongrelerinde ne oldu?
13.3.2018
Erdoğan’a kurulan iki kumpas
8.3.2018
Erdoğan’ın karşısında ne diyeceksiniz?
6.3.2018
Erdoğan’ı dünya liderliğine taşıyan sosyoloji
1.3.2018
AK Parti’ye zarar veren ahlaksız troller!
22.2.2018
Biji Tayyip Erdoğan!
16.2.2018
ABD’den Afrin’e açılan tünel
7.2.2018
CHP’nin İstanbul planı ne?
2.2.2018
Seçim barajı yüzde 15’e çıkıyor
27.1.2018
Kürtler Afrin Operasyonunu neden desteklemeli?
13.1.2018
AK Parti ve MHP, Yerel ve Genel Seçimlerde ne yapacak?
3.1.2018
2018’de Türkiye siyasetini neler bekliyor?
30.12.2017
Milletvekili Seçimi 2018’de, Cumhurbaşkanlığı Seçimi 2019’da
8.12.2017
Bize Cumhurbaşkanımız yeter!
6.12.2017
ABD’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup
2.12.2017
Erdoğan’ı kuşatma operasyonu
21.11.2017
AK Parti’nin altını oyan bürokratlar kimler?
14.11.2017
Diyarbakır’da neler oluyor?
7.11.2017
AK Parti’ye en çok “medya” oy kaybettiriyor!
2.11.2017
Külliye’deki resepsiyonların artıları ve eksileri
27.10.2017
Siyasi Artıklar Partisi (SAP)
25.10.2017
Yenilenme sürecinde AK Partililere düşen?
20.10.2017
Gökçek ne zaman istifa edecek? Yerine kim gelecek?
17.10.2017
Erdoğan neden “değişim” istiyor?
13.10.2017
Medyadaki metal yorgunlukları
10.10.2017
Afyon kampında neler oldu?
8.10.2017
Referandumun Türkiye Kürtlerine izdüşümü
21.9.2017
AK Parti eleştirisi ve savunusunda marjinalleşmek
8.9.2017
Kayyımlar, Bölge Teşkilatları ve 2019
28.8.2017
AK Parti’nin 998 günlük fetret dönemi
23.8.2017
26 Ağustos, Malazgirt ve Bilal Erdoğan
15.8.2017
Ak Parti ve Kürtler
12.8.2017
2019’daki “iki sandık” tehlikesi!
1.7.2017
AK Parti kongrelerinde süreç nasıl işleyecek?
21.6.2017
Erdoğan’ın arkasında mısınız? Değil misiniz?
13.6.2017
Daraltılmış Bölge Seçim Sistemi geliyor
31.5.2017
AK Parti, 'artı 1'i nasıl alır?
24.5.2017
Reformcu Erdoğan Dönemi
17.5.2017
AK Parti’nin Kardeş Belediyeleri
3.5.2017
Yeni dönemde Ak Parti’nin Doğu ve Güneydoğu teşkilatları
25.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a açık mektup
18.4.2017
Evet, kazandık. Ama şimdi şapkayı öne koyma zamanı!
15.4.2017
KÜRTLERDEN BÜYÜK BİR SÜRPRİZ GELİYOR
12.4.2017
Karadeniz'in Nabzı
7.4.2017
Başbakan Yıldırım ile Van’da neler yaşadık?
12.8.2015
Şimdi, 100 yıl önceki coğrafyaya dönme zamanıdır
5.8.2015
Seçimler “parmak izi” ile yapılsın
29.7.2015
Bugün artık Kürt sorununun sebebi PKK’dır
17.7.2015
Koalisyon mu tekrar seçim mi?
2.7.2015
HDP'nin profesör seçmenleri
18.6.2015
Kürtler Ak Parti’ye neden reaksiyon gösterdi?
14.6.2015
Dindar Kürtler AK Parti'den korktu mu?
10.6.2015
Yeni bir Ak Parti ile yola devam
3.6.2015
Düşünenler için ibretlerle dolu bir seçim
29.5.2015
Başbakan Davutoğlu ile 2 gün, 6 miting
13.5.2015
Kenan Evren Diyarbakır cezaevi’ne gömülsün
6.5.2015
HDP kürtleri kaybediyor
21.4.2015
Öz yurdunda bir parya: Mehmet Akif
12.4.2015
Listelerin anlamı
01.04.2015
2017’de erken genel seçim var
26.03.2015
Son yaşananlar bir “kriz” mi?
24.03.2015
Cihangir kuşatması altında barıştan utanmak
12.03.2015
Barış treni kalkıyor
10.03.2015
Birinci Cumhuriyet enkazının altında kalanlar: 1-Ahmet Altan
24.02.2015
Dünden bugüne Süleyman Şah
12.02.2015
Sayın Erdoğan yalnız değilsiniz. Arkanızda milyonlarca “fidan” var.
05.02.2015
2015 SEÇİMLERİNDEKİ KİRLİ PLAN
04.02.2015
Yeni Türkiye’nin mütemmim cüzü: Sivil Anayasa
27.01.2015
DAVUTOĞLU’NUN DİYARBAKIR MENİFESTOSU
21.01.2015
CHP, MHP VE HDP BİRLEŞSİN
15.01.2015
Bir öğütme makinesi olarak liberalizm
13.01.2015
KÜRESEL 28 ŞUBAT SİNEMALARDA
30.12.2014
Müzeyyen Senar ve Putin “yalaka” mı sizce Sayın Kılıçdaroğlu?
18.12.2014
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ DEDİNİZ?
17.12.2014
YENİ TÜRKİYE, SAFRALARINI ATIYOR
13.12.2014
Nişantaşı kibri ve mahalle baskısı
02.12.2014
ZORUNLU ASKERLİK KALDIRILSIN
01.12.2014
İki Kutuplu Türkiye siyasetine hoş geldiniz
25.11.2014
BİR KÜRT OLARAK BEN NE İSTİYORUM?
18.11.2014
ÖZ YURDUNDA BİR PARYA: AHMET KAYA
14.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-2
13.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-1
11.11.2014
Seküler güçler kalmadı, Hello Kitty verelim ablama
07.11.2014
SAVAŞA DEĞİL BARIŞA BAK.!
28.10.2014
PKK bugün Kürt meselesinin sebebidir
19.10.2014
7-8 Ekim Olayları’nın Z raporu ve yeni bir perspektif
08.10.2014
SİZ NE YAPIYORSUNUZ EY TÜRKLER VE KÜRTLER!
30.09.2014
CHURCHİLL’İN CETVELLE ÇİZDİĞİ SINIRLARIN İFLASI
23.09.2014
YERLİ YÖNETİM, GÜÇLÜ TÜRKİYE
18.09.2014
ANADİLİME DOKUNMA
15.09.2014
Muz demokrasisi ihracatçısı: ABD
02.09.2014
Mühendisler Tarihinin Sonu ve Sünnetullah
28.08.2014
2. AK PARTİ DÖNEMİ
21.08.2014
YENİ TÜRKİYE PROSPEKTÜSÜ
20.08.2014
YENİ TÜRKİYE YENİ AK PARTİ
14.08.2014
YENİ TÜRKİYE’NİN MOTTOSU: TÜRKİYELİLİK
06.08.2014
KÜRTLER NEDEN ERDOĞAN’A OY VERMELİ?
01.08.2014
Diyarbakır’dan Hegelci bir Pozitivist geçti.
29.07.2014
Pensilvanya Kantonu’nun Otonom Polisleri
21.07.2014
EY YİĞİT KADIN, RACHEL…
18.07.2014
SİZ “VİCDAN BİLİRKİŞİSİ” MİSİNİZ?
16.07.2014
OYUM EKMEL BEYE, ÇÜNKÜ…
10.07.2014
Heybeden Rejim Bekçisi İsmail Hakkı Çıktı
08.07.2014
KİME OY VERECEKSİNİZ?
03.07.2014
1.CUMHURİYETİN SONU
01.07.2014
CHP’nin siyasal namusu ve Deniz Baykal
26.06.2014
Meğer İhsanoğlu Kağıttan Adaymış
25.06.2014
Eski Türkiye’ye veda virajları
20.06.2014
ÇATI DEĞİL “UYDU” ADAY
17.06.2014
Ortadoğu kilidini açacak anahtar: Türk-Kürt İttifakı
12.06.2014
ÇÖZÜM SÜRECİNDE YENİ BİR YOL?
10.06.2014
KÜRTLERİN TEPESİNDEKİ DEMOKLES KILICI
08.06.2014
Kürtlerin 2. Kemalizm Dönemi
06.06.2014
ÖCALAN İLE HDP ARASINDAKİ MAKAS
03.06.2014
Laik kibrin yeni hastalığı: Obsesif-Kompulsif Erdoğan Bozukluğu
29.05.2014
ÖCALAN, ÇOCUKLARI İADE EDECEK
25.05.2014
Vesayetin yeni sürüm yaşam kaynağı: Aleviler 2.0
20.05.2014
İSTİFA ETMEK BİR YENİLGİ MİDİR?
19.05.2014
Türkiye'nin McDonald's solcuları
13.05.2014
Yeni Türkiye'nin Cenne Çamurcuları
04.05.2014
GAME OVER TÜRK SOLU
29.04.2014
Emekliliği geçmiş liberallerin Erdoğan'la imtihanı
27.04.2014
YENİ SÜRÜM VESAYET: AYM 2.0
23.04.2014
1.CUMHURİYETİN ÇILGIN ÇOCUKLARI
21.04.2014
HER TÜRLÜ YASA İTİNA İLE İPTAL EDİLİR
15.04.2014
Resmi ideolojinin emniyet sübabı olarak AYM
13.04.2014
Ak Parti Olağanüstü kongreye gitmeli (mi?)
08.04.2014
BDP; Türkiye’deki muhalefet boşluğunu doldurabilir mi?
06.04.2014
Türkiye’nin Acil İhtiyaç Listesi: 1-Muhalefet
01.04.2014
SANDIKTAN NE ÇIKTI?
25.03.2014
TWİTTER CIVITTI MI?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8