Bayram ZİLAN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Uluslararası Kudüs Konferansı’nda neler yaşandı?


17.4.2018 - Bu Yazı 674 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İlki, Filistin Davasının ilk lideri Hacı Emin El-Hüseyni tarafından, İngilizlerin Yahudileri Filistin’e yerleştirme politikalarına karşı 1931 yılında gerçekleştirilen ve ilk Kudüs Konsülü olarak tarihe geçen Uluslararası Beyt’-ül-Makdis Konferansı’nın 9.cusu, 11-12 Nisan 2018 tarihlerinde Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın önderliğinde Filistin’in Ramallah şehrinde gerçekleştirildi. 9. Konferansın teması, “Kudüs; Filistin Devleti’nin Ebedi Başkenti, Din’in ve Tarihin Emaneti” idi.

Konferans’a 57 farklı ülkeden 170 katılımcı kayıt yaptırmasına rağmen, katılımcıların Amman üzerinden Tel Aviv’e ulaşmak isteyen 55 kadarı İsrail tarafından kabul edilmedikleri için Amman’da bir otelden video konferans yöntemiyle Konferansı takip edebildiler. Birkaç katılımcının ise, Tel Aviv Havalimanından geri gönderildiklerine ise, Ben Gurion Havalimanında bizzat şahit oldum. Ancak İsrail kaynakları uluslararası medyaya, kimseyi engellemediklerine ilişkin demeçler vermeye devam ediyorlar. Konferansa, aralarında, Hindistan, Avustralya, Amerika, İtalya, Rusya, Beyaz Rusya, Kazakistan, İrlanda, Malta, Guney Kıbrıs Cumhuriyeti, Bulgaristan, Arnavutluk, Kenya, Guatemala, Peru, Kırgızistan, Portekiz, Ekvadosr, Ukrayna, Gana, Katar, Mozambik, Almanya, Brezilya, Hollanda, İsveç, İngiltere, Güney Afrika Cumhuriyeti, Fildişi Sahilleri, Ürdün, Gürcistan, Zambiya, Senegal ve elbette Türkiye gibi, dini dili ırkı farklı ülkelerden gerek, bizzat İsrail engelini aşarak salona ulaşabilen, gerekse video konferansla bağlanan çok renkli katılımcıları vardı. Katılımcıların birçoğu ülkelerinin parlamentolarında görev yapan milletvekilleri, yazarlar, akademisyenler, sivil toplum liderleri ve aktivistlerdi. Çok farklı ülkelerden farklı dinlerden gelen katılımcılar aynı zamanda farklı siyasi görüşlerin de temsilcisiydiler. Aralarında eski tüfek komünistler, sosyalistler, insan hakları savunucuları, İslamcılar ve bazı özgürlükçü liberaller vardı. Örneğin Hindistan Parlamentosu Milletvekili Molla Abu Bakr Ahmad, Hindistan Komünist Partisi üyesiydi. Güney Kıbrıs Parlamentosundan katılan AKEL Partisinden bir milletvekili yaptığı konuşmada, “Filistin ve Kudüs nasıl İsrail tarafından işgal edilmişse, Kıbrıs da 40 yıldır Türklerin işgali altındadır.” deyince, derhal söz aldım. Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’ta işgalci olarak tanımlanmasının ve İsrail’in Filistin topraklarındaki işgaline benzetilmesinin skandal olduğunu, konuşmacının derhal sözlerini geri alıp özür dilemesi gerektiğini sert bir dille ifade ettim. Filistinli Müslüman kardeşlerimizin Peygamber Efendimizin Halasının bile Kıbrıs’ta medfun olduğunu, Kıbrıs’ın Hz. Ömer döneminden beri bir İslam Adası olduğunu, ecdadımız Osmanlı’nın Kıbrıs’ı 1571’de fethederek adayı yeniden İslam Adası yaptığını hatırlamaları gerektiğini söyledim. AKEL Partisi milletvekili özür dilemedi ama salonda da kalamadı.

Hiç şüphesiz Konferansın en renkli siması, İrlanda’nın Başkenti Dublin’in Kraliyet Belediye Başkanı Michael Mac Doncha idi. Tel Aviv Havalimanından ismindeki bir harfin farklı olduğu diğer pasaportuyla turist gibi gizlice girerek Konferansa katılan Dublin Belediye Başkanı, bu davranışıyla önce İsrail’in Haretz gazetesine sonra da BBC’de önemli bir haber oldu. Konuşmasında, İngiltere’den bağımsızlık mücadelesi veren İrlanda Halkının Filistin’in haklı mücadelesinde Filistin Halkının yanında olduğunu, bu konuda, hem Dublin Şehir Konseyi hem de Cork Şehir Konseylerinde Filistin Halkına destek kararıyla, ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in Başkenti ilan etme kararını kınayan kararlar aldıklarını anlattı. Konferans boyunca fark ettim ki, halklar düzeyinde Dünyanın her tarafında Filistin ve Kudüs davasına yönelik çok ciddi bir destek var. Aktivistler, sivil toplum gönüllüleri, bazı siyasiler Filistin ve Kudüs konusunda farklı farklı alanlarda faaliyet gösteriyorlar. Ancak Dublin Belediye Başkanının konuşmasında ifade ettiği gibi, halklar üzerinde tahakküm eden medya organları, geniş kitlelerin bu faaliyetlerini ve desteklerini görmezden geliyor. Ancak, İrlanda gibi ülkelerde bilinçli olan halk, bu Siyonist algı bombardımanından etkilenmiyor.

Birinci gün akşam Filistin Devlet Başkanlığı Sarayında, Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın katılımıyla Konferansın resmi açılış oturumu yapıldı. Konferans katılımcılarının yanı sıra Filistin vatandaşlarının da yoğun ilgi gösterdiği kalabalık oturumda, Mahmud Abbas ve diğer konuşmacıların en fazla üzerinde durdukları konu ABD’nin Kudus’ü İsrail’i başkent ilan etme kararıydı. Oturumda, Tel Aviv’e, dolayısıyla da Filistin’e girmelerine izin verilmeyen ve Konferans’a videokonferansla Amman’dan bir otelden katılan konuşmacılar adına, Gana Parlamentosu Müslüman Milletvekili Ras Mubarek, yaptığı konuşma çok alkış aldı. Ganalı parlamenter konuşmasında, Dünya Müslümanlarının İsrail ve ABD mallarına karşı boykot çağrıları yaptı ve daha da ileri giderek, İslam Dünyasına Filistin konusunda güçbirliği çağrısı yaparak, Pakistan gibi ülkelerin nükleer silahlarını bile bu amaçla bir tehdit unsuru olarak kullanması gerektiğini söyledi. Afrika’da sanılanın çok üstünde bir Kudüs ve Filistin hassasiyeti olduğunu da sözlerine ekledi.

Konferans’a ülkemizden Vakıflar Genel Müdürlüğü’nü temsilen konuşmacı olarak ben ve beraberimde bir yöneticimizle iştirak ettik. Ayrıca, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğümüz de Konferans esnasında, “Osmanlı Arşivlerinde Kudüs” temalı bir sergi açtılar. Konferansın son günü kapanış oturumunda da Diyanet İşleri Başkanlığımızı temsilen üst düzey bir yöneticimiz de hazır bulundular. Ancak Konferans boyunca yapılan onlarca konuşmada, Türkiye’den, Sayın Cumhurbaşkanımızın adından, hatta Osmanlı’nın Kudüs ve Filistin’deki varlığından neredeyse hiç söz edilmemesi çok dikkat çekiciydi. Ürdün Eski Başbakanı Tahir el- Masri’nin oturum başkanı olduğu ilk oturumda, özellikle Kudüs Müftüsü Muhammed e- Hüseyni’nin Kudüs’ün tek hamisinin Ürdün olduğuna ilişkin sözleri iki günlük Konferans boyunca pek çok Filistinli ve Arap konuşmacı tarafından tekrarlandı. Ben de söz alarak, Kudüs ve Filistin mücadelesi deyince, öncelikle, 400 yıldan fazla süre bu coğrafyada barışın ve adaletin tek dönemi olan Osmanlı’dan söz edilmeyen, son 15 yılda maddi manevi tüm varlığı ile her platformda Filistin Halkının ve Kudüs’ün yanında yer alan Türkiye’den ve 21. Yüzyılda Kudüs davasının en büyük savunucusu Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsedilmeyen bir Uluslararası bir Kudüs Konferansının anlamsızlığına işaret ettim. Salondan yükselen alkış seslerinden sonra Kudüs Müftüsü, benim uyarılarımı dikkate alan bir konuşma yapmak zorunda kaldı. İkinci oturumdaki konuşmamın ana temasını, Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde bundan tam onbir ay önce Vakıflar Genel Müdürlüğünce İstanbul’da organize edilen “Uluslararası Kudüs Vakıfları Büyük Buluşması”’nın sonuçları oluşturdu. Sn. Cumhurbaşkanımızın İslam Dünyasına yaptığı Kudüs’e turistik ziyaretlerin artırılmasına yönelik çağrıya ilişkin görüşlerini aktardım. Nitekim bu konu Konferansın sonuç bildirgesine de yansıdı.

Ramallah’taki Konferans’ta ilgimi çeken hususlardan biri de, Filistinli ve Arap konuşmacıların, Kudüs’ün ve hatta Filistin’in İslami kimliğine değil de daha çok İslam ve Hristiyan kimliğine vurgu yapmaları oldu. Mescid-i Aksa kadar, ilk kilise olan ve Hz. İsa’nın yıkandığı gasil taşının ve gömüldüğü mezarın içinde olduğuna inanılan Kıyamet Kilisesi’nin Kudüs için önemine vurgu yapıldı ve onun da Siyonistlerin işgali altında olduğu vurgulandı. Hristiyanların da Kudüs ve Filistin’in asli unsuru olduğu tüm oturumların ortak temasıydı. Çok sayıda Hristiyan din adamı da oturumları takip ettiler hatta konuşmalar yaptılar. Hatta Mahmud Abbas konuşmasında, Nisan ayının ülkesindeki Müslümanlar için Miraç, Hristiyanlar için Paskalya, Samiriler için de Kurban Bayramı olduğunu ifade ederek tüm din mensuplarının günlerini kutladı. Ülkesinde bulunan Samirilerin liderlerini de katılımcılara tanıtarak, onların da Filistin’in dini çoğulculuğunun bir parçası olduğuna vurgu yaptı. Filistin’de toplam 800 kişilik Samiri nüfusu yaşıyor. Bunların 400’ü Nablus kentinde diğer 400’ü ise Batı Şeria’da yaşıyor.

Uluslararası 9. Beyt’ül Makdis Konferansı, İsrail’den kaynaklanan ulaşım sorunları, gerek uluslararası medyanın ilgisizliği, gerek konuşmaların içeriği ve bu konuşmaların yeterince kayıtlara geçirilmemesi nedeniyle, gerekse olağanüstü misafirperverliklerine rağmen, Konferansın organizasyonundaki yetersizlikler nedeniyle bana göre amacına ulaşamadı. Kısaca Türkiye’nin başat aktör olmadığı böylesi bir Konferansın Dünyaya vereceği mesajın çok sınırlı olacağına bizzat şahit olduk.

Konferans, 10. Uluslararası Beyt’ül Makdis Konferansının iki yıl sonra inşallah “Özgür Kudüs”te yapılması gibi ümitsiz dileklerle sona erdi.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
15.1.2019
AK Parti, Ankara’da neler yapıyor?
23.11.2018
AK Parti’nin ‘Ak Seçim’ programı
5.9.2018
AK Parti büyük değişime gidiyor
14.8.2018
Ey sermaye sahibi!
9.8.2018
TRT’ye kimler operasyon çekiyor?
31.7.2018
Yüzyılın lideri: Başkan Erdoğan
27.6.2018
Kürt seçmen ne mesaj verdi?
5.6.2018
Yeni dönemin şifreleri
5.5.2018
Doğu ve Güneydoğu’da sahada neler oluyor?
26.4.2018
Erdoğan’ın sırtında açılan yaralar!
19.4.2018
24 Haziran 2018: Güçlü Erdoğan, Büyük Türkiye
17.4.2018
Uluslararası Kudüs Konferansı’nda neler yaşandı?
5.4.2018
2019’da Var mısınız? Yok musunuz?
3.4.2018
Erdoğan, Kürtlerle köprüleri attı mı?
29.3.2018
Sivil iktidara ayak uyduramayan bürokratlar
22.3.2018
İttifakın oy pusulası AK Parti’nin aleyhine mi?
20.3.2018
Diyarbakır ve Mardin Kongrelerinde ne oldu?
13.3.2018
Erdoğan’a kurulan iki kumpas
8.3.2018
Erdoğan’ın karşısında ne diyeceksiniz?
6.3.2018
Erdoğan’ı dünya liderliğine taşıyan sosyoloji
1.3.2018
AK Parti’ye zarar veren ahlaksız troller!
22.2.2018
Biji Tayyip Erdoğan!
16.2.2018
ABD’den Afrin’e açılan tünel
7.2.2018
CHP’nin İstanbul planı ne?
2.2.2018
Seçim barajı yüzde 15’e çıkıyor
27.1.2018
Kürtler Afrin Operasyonunu neden desteklemeli?
13.1.2018
AK Parti ve MHP, Yerel ve Genel Seçimlerde ne yapacak?
3.1.2018
2018’de Türkiye siyasetini neler bekliyor?
30.12.2017
Milletvekili Seçimi 2018’de, Cumhurbaşkanlığı Seçimi 2019’da
8.12.2017
Bize Cumhurbaşkanımız yeter!
6.12.2017
ABD’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup
2.12.2017
Erdoğan’ı kuşatma operasyonu
21.11.2017
AK Parti’nin altını oyan bürokratlar kimler?
14.11.2017
Diyarbakır’da neler oluyor?
7.11.2017
AK Parti’ye en çok “medya” oy kaybettiriyor!
2.11.2017
Külliye’deki resepsiyonların artıları ve eksileri
27.10.2017
Siyasi Artıklar Partisi (SAP)
25.10.2017
Yenilenme sürecinde AK Partililere düşen?
20.10.2017
Gökçek ne zaman istifa edecek? Yerine kim gelecek?
17.10.2017
Erdoğan neden “değişim” istiyor?
13.10.2017
Medyadaki metal yorgunlukları
10.10.2017
Afyon kampında neler oldu?
8.10.2017
Referandumun Türkiye Kürtlerine izdüşümü
21.9.2017
AK Parti eleştirisi ve savunusunda marjinalleşmek
8.9.2017
Kayyımlar, Bölge Teşkilatları ve 2019
28.8.2017
AK Parti’nin 998 günlük fetret dönemi
23.8.2017
26 Ağustos, Malazgirt ve Bilal Erdoğan
15.8.2017
Ak Parti ve Kürtler
12.8.2017
2019’daki “iki sandık” tehlikesi!
1.7.2017
AK Parti kongrelerinde süreç nasıl işleyecek?
21.6.2017
Erdoğan’ın arkasında mısınız? Değil misiniz?
13.6.2017
Daraltılmış Bölge Seçim Sistemi geliyor
31.5.2017
AK Parti, 'artı 1'i nasıl alır?
24.5.2017
Reformcu Erdoğan Dönemi
17.5.2017
AK Parti’nin Kardeş Belediyeleri
3.5.2017
Yeni dönemde Ak Parti’nin Doğu ve Güneydoğu teşkilatları
25.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a açık mektup
18.4.2017
Evet, kazandık. Ama şimdi şapkayı öne koyma zamanı!
15.4.2017
KÜRTLERDEN BÜYÜK BİR SÜRPRİZ GELİYOR
12.4.2017
Karadeniz'in Nabzı
7.4.2017
Başbakan Yıldırım ile Van’da neler yaşadık?
12.8.2015
Şimdi, 100 yıl önceki coğrafyaya dönme zamanıdır
5.8.2015
Seçimler “parmak izi” ile yapılsın
29.7.2015
Bugün artık Kürt sorununun sebebi PKK’dır
17.7.2015
Koalisyon mu tekrar seçim mi?
2.7.2015
HDP'nin profesör seçmenleri
18.6.2015
Kürtler Ak Parti’ye neden reaksiyon gösterdi?
14.6.2015
Dindar Kürtler AK Parti'den korktu mu?
10.6.2015
Yeni bir Ak Parti ile yola devam
3.6.2015
Düşünenler için ibretlerle dolu bir seçim
29.5.2015
Başbakan Davutoğlu ile 2 gün, 6 miting
13.5.2015
Kenan Evren Diyarbakır cezaevi’ne gömülsün
6.5.2015
HDP kürtleri kaybediyor
21.4.2015
Öz yurdunda bir parya: Mehmet Akif
12.4.2015
Listelerin anlamı
01.04.2015
2017’de erken genel seçim var
26.03.2015
Son yaşananlar bir “kriz” mi?
24.03.2015
Cihangir kuşatması altında barıştan utanmak
12.03.2015
Barış treni kalkıyor
10.03.2015
Birinci Cumhuriyet enkazının altında kalanlar: 1-Ahmet Altan
24.02.2015
Dünden bugüne Süleyman Şah
12.02.2015
Sayın Erdoğan yalnız değilsiniz. Arkanızda milyonlarca “fidan” var.
05.02.2015
2015 SEÇİMLERİNDEKİ KİRLİ PLAN
04.02.2015
Yeni Türkiye’nin mütemmim cüzü: Sivil Anayasa
27.01.2015
DAVUTOĞLU’NUN DİYARBAKIR MENİFESTOSU
21.01.2015
CHP, MHP VE HDP BİRLEŞSİN
15.01.2015
Bir öğütme makinesi olarak liberalizm
13.01.2015
KÜRESEL 28 ŞUBAT SİNEMALARDA
30.12.2014
Müzeyyen Senar ve Putin “yalaka” mı sizce Sayın Kılıçdaroğlu?
18.12.2014
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ DEDİNİZ?
17.12.2014
YENİ TÜRKİYE, SAFRALARINI ATIYOR
13.12.2014
Nişantaşı kibri ve mahalle baskısı
02.12.2014
ZORUNLU ASKERLİK KALDIRILSIN
01.12.2014
İki Kutuplu Türkiye siyasetine hoş geldiniz
25.11.2014
BİR KÜRT OLARAK BEN NE İSTİYORUM?
18.11.2014
ÖZ YURDUNDA BİR PARYA: AHMET KAYA
14.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-2
13.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-1
11.11.2014
Seküler güçler kalmadı, Hello Kitty verelim ablama
07.11.2014
SAVAŞA DEĞİL BARIŞA BAK.!
28.10.2014
PKK bugün Kürt meselesinin sebebidir
19.10.2014
7-8 Ekim Olayları’nın Z raporu ve yeni bir perspektif
08.10.2014
SİZ NE YAPIYORSUNUZ EY TÜRKLER VE KÜRTLER!
30.09.2014
CHURCHİLL’İN CETVELLE ÇİZDİĞİ SINIRLARIN İFLASI
23.09.2014
YERLİ YÖNETİM, GÜÇLÜ TÜRKİYE
18.09.2014
ANADİLİME DOKUNMA
15.09.2014
Muz demokrasisi ihracatçısı: ABD
02.09.2014
Mühendisler Tarihinin Sonu ve Sünnetullah
28.08.2014
2. AK PARTİ DÖNEMİ
21.08.2014
YENİ TÜRKİYE PROSPEKTÜSÜ
20.08.2014
YENİ TÜRKİYE YENİ AK PARTİ
14.08.2014
YENİ TÜRKİYE’NİN MOTTOSU: TÜRKİYELİLİK
06.08.2014
KÜRTLER NEDEN ERDOĞAN’A OY VERMELİ?
01.08.2014
Diyarbakır’dan Hegelci bir Pozitivist geçti.
29.07.2014
Pensilvanya Kantonu’nun Otonom Polisleri
21.07.2014
EY YİĞİT KADIN, RACHEL…
18.07.2014
SİZ “VİCDAN BİLİRKİŞİSİ” MİSİNİZ?
16.07.2014
OYUM EKMEL BEYE, ÇÜNKÜ…
10.07.2014
Heybeden Rejim Bekçisi İsmail Hakkı Çıktı
08.07.2014
KİME OY VERECEKSİNİZ?
03.07.2014
1.CUMHURİYETİN SONU
01.07.2014
CHP’nin siyasal namusu ve Deniz Baykal
26.06.2014
Meğer İhsanoğlu Kağıttan Adaymış
25.06.2014
Eski Türkiye’ye veda virajları
20.06.2014
ÇATI DEĞİL “UYDU” ADAY
17.06.2014
Ortadoğu kilidini açacak anahtar: Türk-Kürt İttifakı
12.06.2014
ÇÖZÜM SÜRECİNDE YENİ BİR YOL?
10.06.2014
KÜRTLERİN TEPESİNDEKİ DEMOKLES KILICI
08.06.2014
Kürtlerin 2. Kemalizm Dönemi
06.06.2014
ÖCALAN İLE HDP ARASINDAKİ MAKAS
03.06.2014
Laik kibrin yeni hastalığı: Obsesif-Kompulsif Erdoğan Bozukluğu
29.05.2014
ÖCALAN, ÇOCUKLARI İADE EDECEK
25.05.2014
Vesayetin yeni sürüm yaşam kaynağı: Aleviler 2.0
20.05.2014
İSTİFA ETMEK BİR YENİLGİ MİDİR?
19.05.2014
Türkiye'nin McDonald's solcuları
13.05.2014
Yeni Türkiye'nin Cenne Çamurcuları
04.05.2014
GAME OVER TÜRK SOLU
29.04.2014
Emekliliği geçmiş liberallerin Erdoğan'la imtihanı
27.04.2014
YENİ SÜRÜM VESAYET: AYM 2.0
23.04.2014
1.CUMHURİYETİN ÇILGIN ÇOCUKLARI
21.04.2014
HER TÜRLÜ YASA İTİNA İLE İPTAL EDİLİR
15.04.2014
Resmi ideolojinin emniyet sübabı olarak AYM
13.04.2014
Ak Parti Olağanüstü kongreye gitmeli (mi?)
08.04.2014
BDP; Türkiye’deki muhalefet boşluğunu doldurabilir mi?
06.04.2014
Türkiye’nin Acil İhtiyaç Listesi: 1-Muhalefet
01.04.2014
SANDIKTAN NE ÇIKTI?
25.03.2014
TWİTTER CIVITTI MI?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8
Emlak8.Net