Beril DEDEOĞLU

Star Gazetesi



Bookmark and Share

İdlib çığlığı


12.9.2018 - Bu Yazı 178 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Çatışmasızlık bölgesi İdlib’de çatışmaların bitirilmesi için çağrılar yapılıyor. ABD ve Avrupa ülkelerinin çağrılarında, Esad’ın kitle imha silahları kullanmaması konusu öne çıkıyor. Bu durumda konvansiyonel silahların kullanılmasına göz yumulabileceği sonucu çıkıyor. 

Türkiye ve yine bazı Avrupa ülkeleri, çatışmaların tümüyle durdurulması ve radikal silahlı grupların bölgeden çıkmaları için müzakerelere şans tanınmasını talep ediyor. 

Bi çok başka devlet ise sessiz. Sadece yeni göç dalgası kendi topraklarına ulaşmasın diye önlemler alıyorlar. Bu önlemler de genel olarak sınırların duvarlarını yükseltmek şeklinde oluyor. 

İdlib’deki çatışmasızlığın üç garantöründen ikisi ise, çatışmaların devam etmesi yönünde açıklamalar yapıyorlar. Çatışmaların durdurulması için çağırı yapanların temel gerekçesi, insani nedenler. Diğer bir ifadeyle sivillerin öldürülmesi ve göçe zorlanmalarının önüne geçilmesi için çağırıda bulunuluyor. 

  

Muhatap Rusya

Suriye ya da Ortadoğu’nun herhangi bir yerinde sivillerin ölümünden kimsenin uykuları kaçmıyor aslında. Saddam, Mübarek ve Esad kendi yurttaşlarını öldürdüler ve ölenlerin alt kimlikleri suskunlukların nedeni oldu. Buradaki esas mesele, öldürenin iktidarda kalmasının istenip istenmediği ile ilgili. Diğer bir ifadeyle İdlib meselesi Esad rejiminin tüm ülkede iktidarını pekiştirmesi ve dini-etnik gruplardan hangisiyle isterse onunla görüşerek devleti yeniden inşa etmesi. 

ABD ve bazı AB devletlerinin kimyasal silah kullanılmasını kırmızı çizgi olarak açıklamalarının nedeni ise, kendi etki alanlarındaki örgütlerin Esad denetimine geçecek olması. Koşullar farklı olsaydı, bu ülkeler Esad ile doğrudan ilişki kurar ve yine bölgedeki beklentilerine uygun politikalar geliştirebilirlerdi. 

Ancak bugün önlerinde Rusya engeli bulunuyor. 

En önemli sorun, İdlib’e yönelik çağırıların muhatabının bulunmamasıyla ilgili. Hemen her devlet, Esad rejimine sesleniyor. Oysa askeri operasyonların kumandanı Suriye değil, Rusya. Hemen her devlet, bir taraftan da yüzünü BM’ye çeviriyor; Rusya orada da veto hakkına sahip. Dolaysıyla çağrıların bir kısmı boşluğa gidiyor, bir kısmı ise dolaylı yoldan Rusya’ya yapılıyor. 

 

Müzakere esastır

Rusya, “çatışmalar dursun, insanlar ölüyor” uyarılarıyla politika değiştiren bir ülke değil. Terörle mücadele ettiği gerekçesini kullanıyor, tıpkı Afganistan ve Irak’ta ABD ve koalisyon güçlerinin yaptığı gibi. Dolayısıyla kimsenin fazla ağzını açacak durumu yok. 

Ayrıca, Rusya terörle nasıl mücadele ettiğini daha önce defalarca göstermiş bir ülke. 2002’de Moskova Tiyatrosu baskınında 50 teröristle birlikte 117 sivil, 2004’teki Beslan olayında da teröristlerle birlikte çoğu çocuk 331 kişi öldürülmüştü. Bu, Rusya’nın bir grup teröristi bertaraf etmek için herkesi öldürmekten çekinmediğini ortaya koymuştu. 

İdlib çığlığı, doğrudan Rusya’nın duyması gereken bir çağrı. Rusya’yı durdurmak ise tek tek devletlerin başarabileceği bir şey değil. Dolayısıyla bu noktada yapılabilecekler sınırlı. En makul olanı, Rusya’yı siyaseten geri adım atmaya zorlamayacak, ama silahı bırakmasını sağlayacak müzakerelere davet etmek olabilir. Müzakereyi ise Rusya gücünü dengeleyebilecek güçler yapabilir. Bu durumda ABD’ye düşen tehditler savurmak değil, çoğulcu diplomasi masasını teşvik etmek. 

İstesek de istemesek de, müzakere olmadığında Türkiye’nin güney komşusu adeta Rusya olacak ve Rusya kimseyle müzakere etme ihtiyacı duymayacak hale gelecek.  Türkiye’nin çığlıkları hem insanlık adına hem de olası riskler için dünyayı göreve çağırmak için. 

.

Facebook Yorumları

Kod8
7.12.2018
Sarı yelekliler’le açığa çıkan tehlike
30.11.2018
ABD arabulucu olamaz, ABD’ye arabuluculuk yapılır
29.11.2018
Karadeniz’de de sular ısınıyor mu?
23.11.2018
İngiltere Filistin’i tanır mı?
21.11.2018
Brexit’in stratejik boyutları
14.11.2018
Kaşıkçı, Fransa’yı da zor durumda bıraktı
9.11.2018
Trump’ın ‘büyük zaferi’
7.11.2018
Yaptırımlar: “sana söylüyorum kızım, sen anla gelinim”
2.11.2018
Kaşıkçı cinayetinin siyasi çıkmazları
31.10.2018
Havalimanları, taşımacılığın ötesinde değerler taşır
26.10.2018
Dörtlü zirvenin stratejik değeri
24.10.2018
Trump için Rusya bahane, Çin hedefi şahane
19.10.2018
ABD politika değişikliğine gidebilir
17.10.2018
Avrupa’da artan Rusya endişesi
12.10.2018
ABD’nin dostu olmak, düşmanı olmak kadar riskli
10.10.2018
Yönetemeyeceğin krizi çıkarmayacaksın
5.10.2018
ABD bir anlaşmadan daha çekildi
3.10.2018
ABD’den verilen mesajlar
28.9.2018
ABD’den verilen mesajlar
26.9.2018
ABD’den verilen mesajlar
21.9.2018
İkinci ‘uçak krizi’ yeni gelişmelerin habercisi
19.9.2018
Ayağımıza kurşun sıkmanın ne alemi var?
14.9.2018
AB fırsatında Rusya desteğini aramak
12.9.2018
İdlib çığlığı
7.9.2018
‘Dört ülke İstanbul’da toplanmalı’
5.9.2018
ABD, uluslararası örgütleri sevmiyor
31.8.2018
Oyunun adı: “Barış istiyorsan, savaşa hazır ol”
30.8.2018
İdlib: bazıları için tercih, bazıları için fırsat
24.8.2018
Bunlar Trump’ın iyi günleri
22.8.2018
Suudi Arabistan da ‘Trumplaştı’
17.8.2018
Biri ‘Türkiye NATO’dan atılsın’ demiş
15.8.2018
Barış bir niyettir, istenirse olur
10.8.2018
İran’ı cezalandırmanın da cezası olabilir
8.8.2018
Suikastçıların fanilasını kim veriyor?
3.8.2018
ABD neden bu kadar kızgın?
1.8.2018
Bağcı kovulmasa da üzüm yense
27.7.2018
Ulusal hukuk, evrensel hukuktan üstün mü oluyor?
25.7.2018
Irkçılık ve iki dünya arasına sıkışanlar
20.7.2018
Ticaret savaşlarında yeni bir aşama
18.7.2018
Top Trump’ın sahasında
13.7.2018
NATO’nun “birlik” gerekçesi Türkiye
11.7.2018
NATO zirvesi: Türk dış politikası için fırsatların tespiti
6.7.2018
“Öteki dünya”nın tıpasını çıkarınca, mültecilik sorun olur
4.7.2018
Dera’dan yeni sürgünler
27.6.2018
Yeni dönemde dış politika
22.6.2018
Trump’ın İsrail sevdası, ABD’yi 'insan hakları'nın dışına taşıyor
20.6.2018
Almanya Avrupa’yla, AB Almanya’yla, Almanlar iktidarla sıkıntıda
15.6.2018
Yan yana gelen bayraklar
8.6.2018
Putin’in Avrupa’yı ikna girişimi
6.6.2018
Münbiç’te anlaşma, Suriye için uzlaşma
1.6.2018
Hangi söz doğru, kim gerçeği söylüyor?
30.5.2018
Küresel krizden çıkış arayışları
25.5.2018
Fildişi Sahilleri örneği ve Afrika politikasının önemi
23.5.2018
ABD dünya ekonomisinin polisi
18.5.2018
Filistin için yeni girişim ihtiyacı
16.5.2018
Ayı yavrusunu severken öldürür
11.5.2018
Trump aslında kimi cezalandırıyor?
4.5.2018
Kore yarımadası yeni sistemin habercisi
27.4.2018
Fransa ABD’yi yeni oyun kurmaya zorluyor
25.4.2018
Macron’un Trump ilgisi
20.4.2018
Erken seçimlerin dış politikaya etkileri
18.4.2018
Uluslararası hukukun iflası
13.4.2018
ABD-Rusya: sanal restleşme, gerçek risk
11.4.2018
Yeni soğuk savaş inşasında kat çıkılıyor
6.4.2018
Almanya ne ima ediyor?
4.4.2018
Fransa’ya da ne oluyor?
30.3.2018
Rus diplomatlar neden “istenmeyen kişi” ilan ediliyor?
28.3.2018
AB-Türkiye zirvesi: En kötünün iyisi, iyinin kötüsü
23.3.2018
Dış Basında Afrin harekatı
21.3.2018
Suriye kaç bin dolar eder?
16.3.2018
Tillerson’ı değiştirmek için İran yeterli bir neden mi?
15.3.2018
Ne kadar savaş, o kadar silah
9.3.2018
BM’nin sivil kayıp hassasiyeti!
7.3.2018
Mali'den Suriye’ye hep aynı yöntem
2.3.2018
‘Senin teröristin benim dış politika aracımdır’
1.3.2018
Suriye’de pazarlığa bağlı ateşkes
23.2.2018
Afrin manipülasyonu kimi test ediyor?
16.2.2018
Suriye için uluslararası müdahaleye mi hazırlanılıyor?
14.2.2018
Yoksa her şey İran-İsrail mücadelesi yüzünden miydi?
9.2.2018
Biriyle iyi olunca, öbürüyle kötü mü olmak gerekiyor?
7.2.2018
Zeytin Dalı, sadece askeri bir mücadele değil
2.2.2018
Türk-Fransız ilişkilerini bozma girişimi
31.1.2018
Soçi’nin değişen yüzü, değiştirdiği yüzler
26.1.2018
ABD’den gelen hangi ses dinlenecek?
24.1.2018
Dünya’nın bakışı ve ısınan diplomasi
19.1.2018
ABD, Suriye’de sınır ordusu kuruyor mu, kurmuyor mu?
17.1.2018
ABD’ninki matematik değil, aritmetik
12.1.2018
Trump kazara barışa yol açtı
10.1.2018
Önce Avrupa, sonra AB ile normalleşme
5.1.2018
Trump Moskova’ya yerleşir mi?
4.1.2018
İran’ı 'mecburen' içe döndürecek gösteriler
29.12.2017
2018’de dostları çoğaltmak, düşmanları azaltmak
27.12.2017
Avusturya’nın tehlikeli icraatı
22.12.2017
Trump’ın esnaf zihniyeti
20.12.2017
İngiltere’den Trump’a: Rusya kabloları koparabilir
15.12.2017
Trump’ın Kudüs çıkışı en fazla Rusya’ya yaradı
13.12.2017
ABD-Rusya zımni uzlaşısı: 2009’a geri dönüş
8.12.2017
Trump’ın Kudüs çıkışı
6.12.2017
Türkiye Projesi
1.12.2017
Trump ABD politikalarından haberdar mı?
30.11.2017
ABD ile Rusya’nın Avrupa’sı
24.11.2017
Suriye’nin kazananı
22.11.2017
Dış müdahalede yeni yöntemler
17.11.2017
Rakka’da kirli pazarlık
15.11.2017
Trump’ın Ortadoğu Barış Planı varmış
10.11.2017
Musk’ın ziyareti Trump’ın ziyaretinden önemli
8.11.2017
ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinde darbeli model
3.11.2017
Böyle saça böyle tarak
1.11.2017
Trump’ın geleceği savaş çıkarmasına mı bağlı?
27.10.2017
Salman’ın ılımlı İslam tasarımı
20.10.2017
Almanya, Irak’ın bütünlüğünden yanaymış
18.10.2017
ABD ne yapmaya çalışıyor?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8