Ret edilen EYT önergesinin düşündürdükleri


25.10.2018 - Bu Yazı 581 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Boş umut deyip geçmeyelim, önemli. Artık kimse vesayet kelimesini duymak istemese de yakın tarihimize damga vuran ve yaklaşık altmış yılımızı esir almıştı bu kavram. Kurtulduk sanmayalım günümüz ve geleceğimizi şekillendirmeye devam edecek bu kavram zira şu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi vesayetin padişahı.

24 Haziran seçim sonucuna göre, sistemin parlamentoda şekillenmesi aşamasında başlayıp seçim sürecinde netleşen Cumhur İttifakı sayesinde yasama, yürütmenin vesayeti altında. Cumhur İttifakı’nda olası çatlakların gözlenmesi bu nedenle kaçınılmaz. Son günlerde gerek af teklifi (Çakıcı affı) gerek yerel seçim ittifakı gibi konularla MHP’nin, AKP üzerinde vesayet kurma hamleleri, doğal olarak ülke gündeminin ilk sıralarında yer buluyor. Halk arasında MHP’nin, seçim kazanmadan iktidar olan parti ismiyle anılmasına yol açan kritik çıkışlar, Cumhur İttifakı’nı ne denli etkiler merak konusu. Parlamentonun işlevi ve işleyişi açısından hayli önemli ittifakın, meclis araştırmalarını mümkün kılacak bir gevşekliğe dönüşmesi. Bahçeli, her ne kadar “Cumhur İttifakı sürüyor, yerelde ittifak yok” kısa beyanıyla tartışmalara son vermek istemiş olsa da bugün (Çarşamba) meclis oylaması başka bir şey söylüyor.

EYT kısa adıyla gündem olan önerge, emeklilik yaşını sorun olarak gören partilerin oylarıyla, Erdoğan’ın açık ve net itirazıyla şekillenen, AKP ret oylarına rağmen meclis gündemine girdi. Dört muhalefet partisinin ortak hareket edebildiği durumlarda, hükümete rağmen araştırma komisyonu kurulması yasama erkinin güçlenmesi açısından çok önemli. Komisyon önergesinin içeriğinden ve MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta’nın görevden alınmasıyla belirginleşen akıbetinden de önemli, ancak ittifak içi çatışma ve partiler arası rekabete dayalı, muhtemel pazarlıklarla alınan pozisyonların değişebileceği kolaylıkla tahmin edilebilir. Ancak bu oylama milletvekillerinin kendi iradelerini kullanmalarına örneklik de teşkil edebilir. İYİ Parti önergesine MHP, HDP ve CHP vekillerinin oy verebildiğini görmek hoş oldu, sonucu ne olursa olsun. Tekil sorunlarda geçici pozisyon alışlara güvenerek sistem sorunlarını aşamayacağımız açık ama yine de güzel bir tavır alış bu. Sistem sorunlarını, parlamentonun işlevini güçlendirecek kalıcı düzenlemelerde vekiller ortaklaşabildiği takdirde neler yapılabileceğini düşündürüp umut verdi bu oylama.

Boş umut deyip geçmeyelim, önemli. Artık kimse vesayet kelimesini duymak istemese de yakın tarihimize damga vuran ve yaklaşık altmış yılımızı esir almıştı bu kavram. Kurtulduk sanmayalım günümüz ve geleceğimizi şekillendirmeye devam edecek bu kavram zira şu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi vesayetin padişahı. TBMM, siyaset dışı bürokratik oligarşinin vesayeti altındaydı. Şimdi ise kendi yaptığı anayasa değişikliğiyle yürütmenin vesayeti altına girmiş durumda. Yürütme dediğimde de bakanlar kurulunu anlamak pek yerinde olmaz. Sadece cumhurbaşkanına karşı sorumlu oldukları için tek seçicili ve tek karar vericili yürütmenin asıl şekillendiği yer danışmanlar ordusu ve onların komisyonları. Bürokratların vesayetinden çıkıp danışmanların vesayeti altına girmiş olan meclis, her iki durumda da siyaset dışı aktörlerin baskısı altında ama her seçimde kendisi okkanın altında kalmaya devam edecek. Bu durum seçilmişlerin, halka hesap verecek olanların, parlamentoyu güçlendirecek adımlar atmasını zorunlu kılıyor. İktidar vekillerinin takkeyi önlerine koyup düşünmesi gerek. Ama muhalefet vekillerinin harekete geçip, sistemin kendilerine tanıdığı hareket alanlarını, etkin denetim mekanizmasına dönüştürecek düzenlemelere yöneltmeli.

Parlamento etkinliğinin güçlendirilmesi gereken mekanizmalardan birisi soru önergesi verme hakkı. Bir diğeri meclis araştırma komisyonları kurma yetkisi. Yazılı soru önergelerinin gerçekten etkin bir denetim aracına dönüşerek, demokrasinin güçlenmesine katkı sunması mümkün. Ancak yaptırımı olmayan bir hakkın böylesi dönüştürücü güçte olacağını düşünemeyiz elbette. Yazılı soru önergelerini cevaplandırma süresiyle ilgili yapılan düzenleme yeterli değil. Süresinde ve tam olarak sorulan sorulara yanıt teşkil edecek makul cevapların gelmesini sağlamak gerekiyor. Yürütmenin yazılı soru önergelerine zamanında ve konuyu açıklamak bakımından doyurucu ve gerçek beyanlarla cevap vermesini sağlayacak yaptırım parlamentoda düzenlenmeli.

Milletvekillerinin araştırma önergesi vererek yürütme üzerinde yasamanın denetim imkanlarını kullanması konuşanda meclisin en aktif üyesi HDP. Demokrasinin gereğini yerine getirecek, bakanları cevaplandırmak zorunda bırakarak, hükümeti denetleme imkanlarını hayli etkin kullanıyorlar. Pek çok yazılı soru önergesi var HDP’li vekiller tarafından verilmiş, cevaplarını merakla beklediğim. Ancak cevaplar ya gelmiyor, ya verilen önergenin içerdiği sorulara cevap teşkil etmiyor ya da milli güvenlik ve devlet sırları başta olmak üzere çeşitli gerekçelerle ilgili bakanlık tarafından yanıtlanması ret ediliyor. Diğer yandan araştırma önergeleri de toplumsal sorunların boyutunun ve soruna ilişkin idari hataların tespiti ve çözüm önerileri geliştirip, gerekiyorsa yasal düzenleme yapmak açısından parlamentonun yetkisinde. Meclis bu yetkisini etkin kullanmak için araştırma önergelerinin oylama biçiminde bazı değişiklikler yapabilir.

Bugün (24 Ekim Çarşamba) verilen bir önerge mesela şahsen ülkenin en önemli bulduğum iki sorunundan birine ait. Bence ataerki cinayetleri ve iş cinayetleri en önemli iki sorun. Araştırılmalı meclis tarafından. Eminim iktidarı muhalefetiyle pek çok milletvekili de benim kadar merak ediyordur iş cinayetleri sorununu. Ali Kenanoğlu tarafından verilen önerge 3. Havalimanı inşaat şantiyesindeki rögarda bulunan cenazeyle ilgili. Rögarda tesadüfen temizlik esnasında, işçiler tarafından bulunan cansız bedenin kimliğini öğrenmek, ölümüyle ilgili ihmaller silsilesini anlamak, ölüm sebebi ve havalimanı inşaatıyla ilgili iş cinayetlerine yol açan sorunlara çözüm önerileri geliştirmek için meclis araştırma komisyonu kursa, patronlar kan parasıyla iş cinayetlerini gizleme yoluna gidemez hale gelir kuşkusuz.

Meclis İnsan Hakları Komisyonu, iş güvenliği ve işçi sağlığı konusu bir alt komisyonla incelese çok yerinde bir iş yapmış olur. Ancak Ömer Faruk Gergerlioğlu, alt komisyon talebinin başkanın hafifsemesi sonucu AKP oylarıyla ret edilişinden yakınıyor. İş kazalarında Avrupa birincisi olan Türkiye’nin bu kafayla iş cinayetlerini önleyemeyeceği görüşünde onunla ortaklaşacak her partiden pek çok vekil vardır kuşkusuz. Nafaka karşıtlığının gündeme gelişi, 100 günlük eylem planına alınışı ve Adalet Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından konuya ilişkin düzenleme yapılması gayretleriyle ilişkili soru önergesi verdi Filiz Kerestecioğlu. Konuya ilgili tarafların cevabını merakla beklediği önergelerden birisi bu da. Ancak önerge verme hakkının yaptırım yokluğu nedeniyle sudan bahanelerle geri çevrilmesi gibi önergeyle alakasız cevaplarla geçiştirilmesi de iktidarın taktiklerinden. Emeklilik yaşı konusunda yaşanan muhalefet ortaklaşmasının iş cinayetlerinde, ataerki cinayetlerinde yaşanması pek mümkün görünmüyor. Ataerkinin en önemli kozlarından birine dönüşmüş olan nafaka karşıtlığını önlemek için bir uzlaşı bekleyemeyiz. Ancak parlamento, kendisini yürütmenin vesayetinden kurtarma çabasına düşerse o başka. Güçlü demokrasiler, bu türden parlamento denetimini işlevsiz kılan oylama sorunlarını aşmak için çeşitli yöntemler geliştirilmiş halde. Parlamenter sistemin doğal sonuçlarından birisi bu iktidar vekillerinin çoğunlukta olmasıyla yaşanan oylama sorunları. Demokrasisini güçlendirmek isteyenler parlamentoyu etkinleştirmek amacıyla sorunu aşma yollarını arıyor, buluyor ve uyguluyor. Ne tuhaftır ki biz parlamenter sistemden çıktık ama parlamenter sistemin en önemli handikabından çıkamadık.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
18.06.2019
Beka tutmadıysa FETÖ ithamı cepte
29.05.2019
Açlık grevi hakkında söylenmeyenleri söyleme zamanı
23.05.2019
Müzeyyen Boylu’nun çocukları nerede?
21.05.2019
Allah kadını dövün demiyor
16.05.2019
İYİ Parti'nin sessizliği
9.05.2019
İmamoğlu kolları sıvadığında
30.04.2019
İçinde sığınma evi geçmeyen bir sığınma evi çığlığı
23.4.2019
Bodrum, Bodrum Kadın Dayanışması ve KöyBox
18.4.2019
Kışlar var baharlar içre
4.4.2019
Biraz da dertleşelim
2.4.2019
Şiddet dili out sükûnet ve güleryüz in
28.3.2019
İmama küsüp camiye gitmemezlik yapmayın
19.3.2019
Hıristiyan terörist ve Ayasofya
14.3.2019
Dindar algıda EŞcinsellik terörü(!)
26.2.2019
Uygur’un ve Kürt’ün çile kardeşliği
19.2.2019
Çift hukukluluk tehlikesi kapıda mı?
14.2.2019
Erken evlilik lobisine dinden bakış
12.2.2019
Medya hukuk siyaset kıskacında kız çocuğu
5.2.2019
Kadınsız yerellerde bağımsız kadın meclisleri
29.1.2019
Sivil toplum, demokratik yönetişim, Turan Hançerli
24.1.2019
Kadınlar belediye başkanı olmalı! Çünkü…
22.1.2019
İktidarların beden politikası ve başörtülü kadın
15.1.2019
'Belediyeleri Kadınlarla Sınamak'
10.1.2019
Birine mansıp birine cezaevi
4.1.2019
Eşcinsellere şiddeti reva gören dindarlık
27.12.2018
Boşanma, nafaka, erken evlilik aynı tezgahın ürünü
25.12.2018
Çocuk koruma yerine şiddet savunuculuğu
20.12.2018
Psikolojik şiddet politikasıyla seçime doğru
18.12.2018
Kadın beyanı karşıtlığında Dilipak aşaması
13.12.2018
Kent yaşamı için kadınlar ve hak savunucuları
11.12.2018
Fişlemenin resmileştiği ülkenin değerler eğitimi
6.12.2018
Hak verilmez teslim edilir
4.12.2018
Engel biziz
29.11.2018
‘Şehrin anası, analar’ devrini açma zamanı
27.11.2018
Sosyo-klinik arıza olarak eşitlik ve adalet karşıtlığı
22.11.2018
Kendimizi emanet edemediğimiz hukuk
20.11.2018
Basit bir ziyaret mi misyon-vizyon sorunu mu?
16.11.2018
Avrupa Ordusu, kime yarar?
15.11.2018
Yeni mücadele alanı uzlaştırmaya direnmek
13.11.2018
İktidarın kadınlara uyguladığı psikolojik şiddet
8.11.2018
Ya saymayı bilmiyorsunuz…
6.11.2018
Hanife’nin katilleri saymakla bitmez!
1.11.2018
İstihdam, ekonomik eşitlik, nafaka
30.10.2018
Yasama maratonu ve nafaka karşıtlarının ikna turları
25.10.2018
Ret edilen EYT önergesinin düşündürdükleri
23.10.2018
Hanımlar beyleri ikna edecek, marş marş!
18.10.2018
Kürtler muhtar bile mi olamayacak?
16.10.2018
İki tabut
12.10.2018
Nafakada yeni politika: Boşanmayın barışın!
9.10.2018
Nafaka çalıştayı, sistem, demokrasi
4.10.2018
Nafakayı 217 yıl sonra konuşalım!
2.10.2018
McKinsey danışmanlığı ve eril şiddet aynı aklın ürünü
25.9.2018
Çakıcı affı ya da siyasetin açmazı
23.9.2018
Aşure mesajı ne yana Alevi açılımı ne yana düşer?
19.9.2018
Siyasetin sağı solu
15.9.2018
Karma eğitim, cinsiyetçilik ve sosyo-biyoloji
12.9.2018
İnsanın primat yanı
8.9.2018
Dünya malı erkeğe ahlak kadına mülk!
5.9.2018
Devleti, otoriteyi put edinen dindarlık
1.9.2018
Çocuk feryadıyla yürütülen kampanya
29.8.2018
Nafaka 'sorun' değil, sorumluluk mecburiyeti
25.8.2018
Sektörde ve dizide taciz
22.8.2018
Gözü yaşlı bayram
4.8.2018
Keşke yürüselerdi, keşke herkes yürüse
1.8.2018
İktidarın kadın haklarıyla imtihanı
28.7.2018
Din-Devlet çatışmasında turnusol: Kadın Hakları
25.7.2018
Devşirilen Din: Milli Görüşten Ulusalcı İslama Evriliş
21.7.2018
İdeoloji ve akçeli işler
18.7.2018
Soykırımın ayak sesi: Assam yeni Arakan mı?
14.7.2018
Patronları ve eril zihniyeti koruma bakanlığı
11.7.2018
Bindiğimiz alamet gittiğimiz…
7.7.2018
Yazar onur için değilse ne için yazar?
4.7.2018
İdam, hadım, kayıplar ve deli sorula
30.6.2018
Rant ekonomisinin düsturu: Çıkınca merdiveni çek!
27.6.2018
Galip sayılır bu yolda mağlup
23.6.2018
Kadınların sandık motivasyonu
20.6.2018
Seçimden önce yardımcısını, ekibini tanıtan kazansın
16.6.2018
Nefisle imtihan sonrası şükür bayramı
13.6.2018
Vesayetin İnce ayarı
9.6.2018
Erdoğan Demirtaş'ı neden desteklemeliydi?
6.6.2018
Cumhur İttifakının seçim vaadi: FETÖ’ye, tacizciye af; Kürde inkâr
2.6.2018
İYİ Parti ve 2K sorunu
31.5.2018
HDP'de organizasyon değil ama moral, motivasyon yerinde
30.5.2018
Seçim beyannamelerinde kadın ve eşitlik -2 - CHP
23.5.2018
Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
4.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8
Emlak8.Net