AK Parti cephesinde büyükşehir adayları büyük oranda belirlendi.

Bugün yarın açıklanacak görünüyor.

Merakla beklenen bakanlar konusunda ise üç ismin adaylığı kesinleşmiş durumda: Binali Yıldırım -İzmir, Fatma Şahin -Gaziantep ve Sadullah Ergin -Hatay.

İzmir seçimi, AK Parti açısından zor bir seçim olacak. Ama aday kabinenin en başarılı bakanı Binali Yıldırım, il de yatırım açlığı çeken İzmir olunca sürprize hazır olmak gerekiyor. Tam da bu nedenle AK Partililer, şimdiden 10-14 arası ilçeye garanti gözüyle bakıyor.

Nüfusu 1.5 milyona ulaşan Hatay'a gelince...

Yerel ve genel son iki seçimde AK Parti çok rahat görünüyor. Ancak iki yıldır yaşanan Suriye olayları var ve seçimi nasıl etkileyeceği bilinmiyor. Sanıyorum bu nedenle AK Parti işi sıkı tutuyor ve Sadullah Ergin gibi son dönemin en başarılı ismiyle seçime giriyor.

En rahat şehir ise Gaziantep.

Bakanlığı başarılı biçimde yürüten Fatma Şahin'in neden belediye başkanı yapıldığı sorusu soruluyor ama şu da biliniyor; mevcut büyükşehirler arasında kadın aday gösterilebilecek en ideal şehir Gaziantep. Şahin, AK Parti'nin ilk kadın büyükşehir başkanı olacağı gibi en yüksek oyu alarak rekor kırması da sürpriz olmayacak.

Bu seçimlerin kıran kırana geçeceği bir il de Antalya. Burada AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Menderes Türel'in adaylığı kesin gibi. Mevlüt Çavuşoğlu veya Suriye sınırında görev yapan Koordinatör Vali Veysel Dalmaz gibi başka aday adayları da var ama Başbakan Erdoğan, 2009 yenilgisini bizzat Türel'le aşmak istiyor. Bir anlamda "yiğit düştüğü yerden kalkar" düşüncesiyle hareket ediliyor. Yanlış da sayılmaz.

CHP'de İstanbul bilmecesi sürüyor

 CHP birçok ili açıkladı ama hâlâ üç büyük şehir duruyor. En önemlisi de İstanbul.

İstanbul'da tam anlamıyla bir bilinmezlik sürüyor.

Gelmesi yılan hikâyesine dönen Mustafa Sarıgül CHP'ye geldi ama hâlâ adaylığını açıklamaması ilginç. Geziyor, miting yapıyor, ön seçim istiyor ama adaylığını açıklamıyor.

Neden acaba?

Kulislerde TDH Genel Sekreteri Hasan Aydın'ın hâlâ CHP'ye üye olmaması da manidar bulunuyor. Tüm bunlar bir taktik mi yoksa geri dönüş kapısı mı açık bırakılıyor belli değil. Bir de şu ihtimalden söz ediliyor:

İstanbul sermayesi Türkiye'nin genel siyasi gidişini izliyor ve ona göre karar verecek.

CHP'de olup bitenlere akıl sır erdirmek zor. Partinin sadece İstanbul adayı değil, ilçe adaylarını belirleme yöntemleri de tartışmalı.

Mevcut 13 belediye hiç hesaba katılmıyor.

Etkili olup olmayacağı bilinmeyen 17 ilçede ise sandık konularak eğilim yoklaması yapılıyor.

Yapılacak ama çıkacak ilk 6 aday içinden biri başkan adayı olarak atanacak. Yani ne tam ön seçim olacak ne de atama. Ucube bir durum. Dahası 9 belediye neden ayrı tutuldu o da bilinmiyor.

Kadıköy ve Bakırköy gibi güçlü ilçeler bu kategoride olmadığı için kendi içinde bir yarış sürüyor. Kadıköy'de dört dönemi tamamlayan Selami Öztürk, "Yola devam" dese de Gürsel Tekin'in desteklediği Zafer Nuhoğlu peşini bırakmıyor. Şimdi bu yarışa sürpriz bir isim daha katılıyor; Sarıgül'e de Tekin'e de yakınlığıyla bilinen eski Çekmeköy Belediye başkan adayı Hüseyin Sipahi. "Nasıl olur?" demeyin siyasette her an her şey olabilir.

Bakırköy'de ise Sarıgül'le barıştırılan Ateş Ünal Erzen şansını koruyor. Ancak Bakırköy'ün iki dönem sonra yeni yüz arayışı da güçlü. Öne çıkan isim Show TV'nin kurucularından ve Net Holding'in CEO'su Ceyhun Yağlıcıoğlu. Bakırköyspor'un asbaşkanlığını da yapan Yağlıcıoğlu hayli iddialı: "Gerçek bir Bakırköylü olarak ilçemi dünyayla buluşturup çağ atlatmak istiyorum."

  • Abone ol