Acı bir hesaptır bu. Devletlerin hesapları acımasız ve duygudan yoksundur. Hatta insanların öldüğü savaşlarda ve krizlerde bile şunu sorar: ‘Ne kazandık, ne kaybettik?’ Terazi hangi tarafa ağır basmışsa hesap ona göre kesilir. Tuhaf ama politik bir gerçektir bu.

Devletimiz böyle bir soru sordu mu henüz bilmiyorum. Biz bir liste denemesi yapalım.

KAYBEDENLER KULÜBÜ

Mesut Barzani ve KDP:

Referandum krizinin bir numaralı kaybedeni kuşkusuz Mesut Barzani ve partisi, KDP’dir. İnadı, egosu ve öngörüsüzlüğü yüzünden bölgede çok derin ve yaygın bir kaosa neden oldu. En büyük kaybı ise, zor günlerin dostu Türkiye’dir.

Sanırım Mesut Barzani’nin siyaseti ve yönetimi bırakma vakti geldi. Yoksa zorla devirmeyi bile deneyebilirler.

Talabani’nin partisi KYB:

Referandumun bir diğer kaybedeni Talabani’nin partisi KYB’dir. Önce referanduma destek verdiler, Kürt halkının duygularını okşadılar. Ardından referandumdan hemen sonra Barzani’yi suçlamaya başladılar. Üstüne, Kerkük’te Bağdat hükümetiyle gizlice anlaşıp, 4 saat içinde Kerkük’ü onlara teslim ettiler. Böylece KDP ile kan davalarını yeniden açtılar, güvenilmez imajlarını güçlendirdiler.

Onların açısından bakarsanız, ilkesiz davranarak kazananlar kısmına yazdılar kendilerini. Haklılar.

Peşmerge:

Kürtlerin efsane silahlı gücü Peşmerge, daha önce IŞİD saldırısı nedeniyle, Musul’dan savaşmadan kaçmıştı. Şimdi, ‘Kerkük Kürtlerin kalbidir’ diye slogan atıp, o kalbi 4 saat içinde Irak ordusuna ve Haşdi Şabi’ye savaşmadan teslim etti. Karizması yerle bir oldu. 

Şivan Perver bir daha Peşmerge için şarkı söyler mi bilmem. Ancak bundan sonra bir sokak çetesi bile Erbil’e saldırıp, orayı ele geçireceğini düşünecektir. Buna eminim.

KAZANANLAR

İran:

Belki de rüyasında görmeyeceği bir fırsatı Barzani altın tepside ona sundu. Başından beri Süleymaniye gibi, Kerkük ve Erbil’i de kontrol etmek istiyordu, bu emeline ulaştı. Başından beri Barzani ile Türkiye’nin arasının açılmasını, Türkiye etkisinin bitmesini istiyordu, bu olacak gibi.

En büyük projesi olan Haşdi Şabi’nin nüfuz alanı, Güneyden, Kuzey’e tüm Irak’a yayıldı.

Kerkük petrollerinin kendi toprakları üzerinden akması, ticaretin oradan devam etmesi bonus olarak ona yazacak.

Kendi kontrolünde olan Talabani’nin partisi KYB, Goran ve Komela’nın çok yakında Erbil’de iktidara gelmesiyle, Türkiye’nin buradaki etkisi sıfıra inmiş olacak. Daha ne olsun. İran büyük kazandı.

Bağdat hükümeti ve İbadi:

Kendileri de şaşkınlar. Yıllardır uğraşıp başaramadıkları şey, bir bayram hediyesi gibi onlara sunuldu. Barzani’dan ve Türkiye ile yakın olmasından nefret ederlerdi, bu yüzden iktidardan devirmek için uğraşırlardı. Hatta Türkiye ile savaşın eşiğine gelecek kadar ilişkiler gerildi.

Şimdi Türkiye-Barzani ilişkileri bozuldu, Ankara-Bağdat ilişkileri düzeldi. Kerkük 4 saatte kontrollerine geçti, hem de Türkiye’nin gözleri önünde. Hatta Kerkük’te durmayıp, Sincar, Mahmur, Telafer, sonunda Erbil’i alsa kimse bir şey demeyecek sanki.

Tüm petrol ve enerji merkezleri kontrolünde. Allahtan daha ne istesinler. Tüm bunlar Başbakan İbadi’nin elini güçlendirdi (lakin yakında İran ve Maliki onu yer).

PKK:

K. Irak’ta PKK’nın en büyük düşmanı Barzani’dir. Kandil’de, diğer bölgelerde PKK’ya rahat vermedi, yayılmasına engel oldu. Zayıflayan Barzani sayesinde PKK Irak’ta daha rahat edecek. Zira Talabani ve Goran en yakın dostudur.

ARAFTA KALANLAR

Türkiye:

Türkiye kazandı mı, kaybetti mi, belli değil henüz.

Barzani ile arası bozuldu ama Mesut Barzani’nin iktidardan çekilmesi ve partisi KDP’nin hemen yeni bir lider çıkartarak, Türkiye ile ilişkileri düzeltmesi halinde kaybedenler kısmına girmeyecek Türkiye.

Kerkük’te İbadi, verdiği sözler tutulup, Haşdi Şabi şehre girmezse, çatışma olmazsa, Türkmenlere yönetimde söz hakkı verilirse, Kerkük-Yumurtalık hattı kapatılmazsa kaybedenler listesine girmeyecek.

Barzani’nin dengelediği PKK güç kazanmazsa, Sincar, Şengal, Kandil bölgelerinde kök salmazsa, Bağdat ve İran sözünde durursa, kaybetmeyecek.

Talabani-Goran-Komela iktidara gelmezse, kaybetmeyecek.

Beşika ve diğer 6 askeri üs kapatılmazsa, kaybetmeyecek.

Görüldüğü gibi kazanmamız, bu bölgedeki en büyük hasmımız, İran ve Bağdat’ın verdiği sözleri tutmasına bağlı!

ABD-İsrail:

ABD, Barzani’nin güç kaybetmesi ve İran etkisinde olan Talabani, Goran, Komela, Bağdat yönetiminin güç kazanmasından memnunsa, kazananlar kısmına almak lazım. Bence kafası karışık.

Suriye’nin Kuzeyi ile, Irak’ın Kuzeyini İran, Rusya, Türkiye ve Bağdat’a rağmen yapacağını düşünüyorsa kazanlara yazalım. Ama çok zor.

İsrail, kendine benzer bir devleti, K. Irak gibi gösterip, aslında Suriye’de kurduracaksa, kazananlar kısmına yazmak lazım. Ama o da İran’ın K. Irak’ta bu kadar güçlenmesinden dolayı şaşkın.

Türkiye, ABD ve İsrail’in hangi kulüpte yer alacağı önümüzdeki gelişmelere bağlı.

  • Abone ol