Cansu Çamlıbel

[email protected]



Bookmark and Share

Trump'ın karanlık ilişkileri potasına Halkbank da girerken.


1.12.2019 - Bu Yazı 873 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Hakkındaki azil soruşturmasındaki gelişmelere efsanevi Rocky Balboa karakterinin bedeni üzerine kendi kafasının yerleştirildiği film afişi havasındaki akıllara zarar fotoğrafla yanıt veren bir başkan Donald Trump. Yiğitliğe toz kondurmayan bir havada şovuna devam etse de aslında soruşturmanın tam olarak nereye evrileceğinden emin olamamanın gerilimi içinde. Zira Demokratlar Trump’ın ulusal çıkar yerine kendi çıkarlarını önceleme pratiğini sadece Ukrayna skandalında değil bazı diğer yabancı liderlerle ilişkilerinde de devreye soktuğunu kanıtlama derdinde. Demokratlar Trump yönetiminin yolsuzluk peşinde olan yabancı liderlerin bir numaralı adresi haline geldiği savını işlemeye devam edecek. Bu süreçte Trump’ın ‘diğer karanlık ilişkileri’ listesinin başına Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkisinin yerleştirilmesi an meselesi olabilir.

Oregon’dan Demokrat Senatör Ron Wyden içinden Trump, Erdoğan ve Rudy Giuliani geçen bir Halkbank soruşturması başlattığını yaklaşık bir ay önce kamuoyuna açıklamıştı. Wyden ‘skandal’ diye nitelendirdiği Halkbank dosyasında Trump’ın hukuku engellemeye dönük bir dizi talimat verdiği iddiasından yola çıkmıştı. Resmen yanıtlanması talebiyle ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin’in ofisine bir dizi soru gönderdi. Hazine Bakanlığı Wyden’ın sorularına 20 Kasım 2019 tarihli dört sayfalık bir mektupla yanıt verdi. Mektubun altında Hazine Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muavini Frederick Vaughan’ın imzası vardı.

Wyden’ın yanıt aradığı temel soru şuydu: ‘ABD Başkanı Donald Trump Hazine Bakanı Mnuchin’e Halkbank dosyasına müdahil olması yönünde bir talimat verdi mi?’

Wyden’a Hazine Bakanlığı’ndan gönderilen resmi yanıtın ekinde Mnuchin’in 2017’den bugüne kadar Türk yetkililerle yaptığı toplam 7 görüşmenin dökümüne verilmişti. Hazine Bakanlığı bu görüşmelerin bazılarında Türk tarafının Halkbank konusunu gündeme getirdiğini doğruluyordu. Dahası bakanlığın Wyden’a mektubu, Erdoğan’ın 2017 yılında konuyu bizzat Trump’ın gündemine getirmesinin ardından Başkan’ın konuyu Hazine ve Adalet bakanlıklarına yönlendirdiğini de teyit ediyordu.

Mnuchin’in Nisan 2017’dan bugüne Türk yetkililerle yaptığı temasların sonuncusunun Beyaz Saray’da 13 Kasım’daki Trump-Erdoğan zirvesinin heyetler arası bölümünde gerçekleştiği hatırlatılıyordu. Hazine Bakanlığı’nın resmi yanıtında bir de 15 Nisan 2019’da Oval Ofis’te Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın kendisinin eşliğinde Başkan Trump ile yaptığı görüşme vardı. O görüşmenin geleneksel Amerikan diplomasisinde eşine pek rastlanmayan bir formatta gerçekleştiği ise elbette belirtilmemişti.

Bakanlıktan gelen resmi yanıtı Senatör Wyden ve ana akım Amerikan medyası “Hazine, Başkan Trump’ın Steven Mnuchin’i Halkbank’a yönelik ceza soruşturmasına müdahale etmekle görevlendirdiğini yalanlamadı” diye yorumladı. Hatta Wyden işi bir adım daha ileri götürdü; Trump’ın 13 Kasım’da Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından Hazine Bakanı Mnuchin ve Adalet Bakanı Barr’ın sürece müdahil olmaları yönündeki talimatı yenilediğinin anlaşıldığını söyledi.

ABD Hazine Bakanlığı’nın 20 Kasım tarihli mektubunda gerçekten de Trump’ın bakanlarına Halkbank dosyasına müdahil olmaları yönünde talimatlar verdiğini yalanlayacak herhangi bir ifade yok. Tam tersine Mnuchin’in Türklerle temaslarında Halkbank’ın sürekli gündemde olduğu dolaylı ifadelerle de olsa teyit ediliyor. Halkbank aleyhine 15 Ekim’de New York’taki Güney Bölge Federal Mahkemesi’nde İran’a yönelik yaptırımları delme suçlamasıyla dava açılmış olduğu için de Trump’ın adalete doğrudan müdahale girişiminde bulunduğu tezinin altı boş değil.

Kongre kanadından gelen Wyden’ınki gibi girişimlerle medyadaki Trump’ın devamlı Erdoğan’a bir takım jestler yapma derdinde olduğuna ilişkin yorumlar kol kola gidiyor. Demokratların da, Amerikan medyasının da Trump-Erdoğan ilişkisinde bir bit yeniği aramayı sürdüreceği şüphesiz.

Benim sürece müdahil olan sağlam kaynaklarımdan bildiğim şu; Donald Trump koltuğa oturduğu 2017 yılının ilk aylarından itibaren avukatı Giuliani’nin de etkisiyle Erdoğan’ın Halkbank konusundaki taleplerine kendince yanıt vermeye çalıştı. Giuliani’nin gündeme getirdiği ‘Andrew Brunson’a karşı Reza Zarrab’ formülünün bir oluru olup olmadığına baktırdı. Olmadığını da 22 Eylül 2017’de BM Genel Kurulu sırasında buluştuklarında Erdoğan’a hissettirdi. Zaten Reza Zarrab’ın savcılıkla anlaşması da umutların tükendiği o görüşmenin hemen sonrasında geldi.

2018’de ise Trump bu kez yine Erdoğan’ın bastırması üzerine bürokratlarına ‘Andrew Brunson’a karşı Hakan Atilla’ formülünü çalışmaları için talimat verdi. O formül de işlemedi. Bu arada Hakan Atilla cezasının tamamını yattı çıktı, geri döndü bile.

Bugün Trump’ın Halkbank dosyasında -ki artık Amerikan hukuk sistemi içinde resmen bir davanın konusudur- Erdoğan’ın talep ettiği gibi bir müdahalede bulunması kolay değil. Çünkü Ankara’nın istediği davanın tamamen ortadan kalkması. Trump böyle bir garanti veremez ancak süreç yönetimi konusunda Adalet Bakanlığı üzerinden taktik müdahaleleri olabilir. Bu tür bir müdahale için ise ‘ulusal çıkar’ silahını kullanması gerekir ki bu tür bir tavizin Amerikan mantığında tek anlamlı karşılığı Türkiye’nin S-400’lerden vazgeçmesi olabilir. S-400 radarının kurularak Ankara’da F-16’lara karşı test edilmeye başlandığı şu ortamda Trump’ın hâlâ böyle bir kişisel risk alıp alamayacağını tahmin ediyorum herkesten çok Cumhurbaşkanı Erdoğan merak ediyordur.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
27.10.2020
Ötelendikçe köpüren bir kriz
15.10.2020
İkinci Zarrab vakası korkusunu tetikleyen adam
10.10.2020
Trumpland’de bir varsın, bir yok
7.08.2020
Nursuna Memecan: Tayyip Bey bunları söyletmezdi eskiden
15.07.2020
Adalet Ağaoğlu’na veda… 'Bir de yumurta yedim'
24.06.2020
Adam her şeyi yazmış!
27.05.2020
ABD’nin Suriye jargonuna son hediyesi
13.05.2020
Yılan hikayesine dönen Flynn davasının Türkiye boyutu
28.04.2020
COVID-19 ve Trump'sız bir ABD ihtimali
10.04.2020
Korona günlerinde video konferans tehlikesinin farkında mıyız?
5.03.2020
TSK’nin Esad rejimini daha kuvvetli vurmasını bekleyenlerde bugün
25.02.2020
Amerikalı senatörlerin Ankara’yı by-pass ettikleri ziyaret
19.02.2020
Abdullah Gül’ün hatırlattığı kitaptaki detay
5.02.2020
ABD’nin yaptırım saati işliyor işlemesine de...
28.01.2020
Eğer İncirlik’te nükleer silah varsa..!
22.01.2020
ABD’de 2020 model Türkiye senaryoları
14.01.2020
Irak’a var da Türkiye’ye yok mu?
7.01.2020
Resmi sırlardan resmi yalanlara
27.12.2019
Brüksel'in Türkiye için yeni jargonu: ‘İçinde ya da birlikte’
14.12.2019
Beştepe’nin derin Uygur sessizliği
13.12.2019
Beştepe’nin derin Uygur sessizliği
6.12.2019
Washington’la S-400 pazarlığının 50 tonu
1.12.2019
Trump'ın karanlık ilişkileri potasına Halkbank da girerken.
23.11.2019
Ukrayna skandalının Trump-Erdoğan ilişkisine dair düşündükleri
16.11.2019
Oval Ofis’teki PR şovuyla satın alınan bir nefeslik zaman
9.11.2019
Vazgeçilemeyen 13 Kasım randevusunun hikmeti
26.10.2019
Ortadoğu'nun yeni siyasi aktörleri: İlham Ahmed, Mazlum Kobani
17.10.2019
Dost Donald kaş yapayım derken göz çıkarttı
10.10.2019
Bu operasyon daha çok pazarlık kaldırır
4.10.2019
Fırat’ın doğusuna operasyon azil soruşturmasını bekler mi?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive