Cansu Çamlıbel

[email protected]



Bookmark and Share

Adalet Ağaoğlu’na veda… 'Bir de yumurta yedim'


15.07.2020 - Bu Yazı 441 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Adalet Ağaoğlu… Kelimelerin zarif efendisi.

Hakkında kalem oynatmak -hem de bu dünyadan çekip gittiği gün- çetrefilli mesele. Benim gibi gönüllü olarak güncel siyasal gelişmelerin esaretinde hayat sürmeyi seçmiş bir gazeteci için edebiyat çoğu kez bir arınma odası. Yaşandığı dönemin kodlarına sadık karakterleri ziyadesiyle politik olsa da bazı yazarların bize sunduğu hikayeler nedense gerçeğin kendisi kadar çirkin olamıyor. Adalet Ağaoğlu tarif etmeye çalıştığım o yazarın ta kendisidir benim için.

Adalet Ağaoğlu ile tam anlamıyla bir bibliyofil olan babacığım Tansu Çamlıbel’in kütüphanesi sayesinde en ergen yaşlarımda tanıştım. Efsane üçlemesine tam orta yerinden, “Bir Düğün Gecesi”nden dalmış olmam da benimle ilgili bir şeyler söylüyor elbet. Hiç sevemediğim bir kavram olan “düğün”ü delik deşik etmesine bayılmıştım. Ankaralılığın çakallıkla mahcubiyet arasında gidip gelen kendine özgü halini roman karakterlerinin ruhuna nasıl da öyle ince ince nakşedebildiğine hayret etmiştim Ankaralı bir çocuk olarak. Ankaralı kimliği de epey örselendi son yirmi yılda; eminim Adalet Hanım roman yazmaya devam etmiş olsaydı yine en iyi o yorumlardı yeni tip Ankaralıyı.

Edebiyat eleştirmenliğine soyunma hevesim hiç olmadığı gibi Ağaoğlu derinliğinde bir kişiliği Türkiye’nin siyasal yalpalamaları karşısında aldığı ya da almadığı tutumlar üzerinden yargılamayı ne adil ne de ahlaki buluyorum. Kendisiyle sekiz sene önce geçirdiğimiz yarım gün sonunda o dönem yazdığım Hürriyet Gazetesi’nde kaleme aldığım röportajda ortaya koyduğu hakikiliğin kendisi bir yaşam dersidir benim için.

Fotoğraflar: Levent Kulu

Yazarlığının 65. yılında şahsi kütüphanesini Boğaziçi Üniversitesi Vakfı’na bağışladığı için düzenlenen törenin hemen öncesinde ziyaret etmiştim evinde. Düğmelerini açık bıraktığı oduncu gömleğinin içine giydiği siyah tişörtle gerçek yaşından on beş yaş kadar eksik gösterdiğini düşünmüştüm. Bir “İstanbul fırlaması” edası da vardı üzerinde ama çenesinin biraz üzerinde kesilmiş gümüş rengi saçlarındaki hafif fön Ankaralılığını ele veriyordu. Sanırım bir röportajcı olarak en sevdiğim şey röportaj yaptığım kişilerin mahremine davet edilmektir. Yüreğin mahremini açmadan çoğu zaman atlatırlar da röportajları yine de ev hayatlarına ucundan tanık olmak eşsiz ipuçlarıyla doludur. Adalet Hanım’ın mütevazı hayatının her köşesine sindiği o evde çocukluğuma dönmüştüm. Hoşuna gitmediğini bildiğim bazı sorularımı geçiştirmek yerine “büyükanneden toruna hafıza aktarımı” tonunda yanıt vermeyi yeğledi. Bana biçtiği rol sayesinde kırgınlığa mahal vermeden atlattık çapaklı mevzuları.

Utanacak sıkılacak bir şeyi yoktu. Hem, okuru aldatmaya çalışmanın en büyük ihanet olacağını en iyi o bilirdi. Evet… İnanmak istemişti ülkenin ceberut anayasasının sonunda değişeceğine. Öyle yalın anlatmıştı ki “yetmez ama evet”çiliğinin gerekçesini, neresine kızacaksınız…

“Yeni Başbakan gelmiş ‘1982 anayasası değişecek’ diyor. Ben ilk defa bir başbakandan böyle bir laf duymuşum. ‘Millet yapacak yeni anayasayı’ diyor. Öyle de karizmatik bir hali var ki inandırıyor insanı. TİP’i nasıl desteklediysem bunu da öyle destekledim. Anayasa toplantılarına gittim, çalışma grubuna kendim müracaat ettim. Katıldım toplantılara, bir de yumurta yedim. Fakat yavaş yavaş umudum kesildi. Demokrasi, açılım diyor. İki adım gidiyor sonra tekrar vesayetin dümenine giriyor. Kopamıyorlar bir türlü.”

Bu sözleri üzerine ben “Yalnız bu hikayede karizmatik biri varsa o bahsettiğiniz kişi değil, sizsiniz” deyiverince tam bir Ankaralı kahkahası patlatmıştı. Nihayetinde farklı yollardan vardığımız sonuç aynıydı Adalet Ağaoğlu ile; Tayyip Erdoğan da kendisinden önceki siyasetçiler gibi vesayete teslim olmuştu.

Adalet Ağaoğlu’nu yandaşlardan dramatik biçimde ayıran şey şu cümlesinde gizliydi: “Katıldım toplantılara, bir de yumurta yedim.”

Bu sabah ölüm haberini aldığımda içim cız etti. Röportaj vesilesiyle uzun bir balkon sefası yaptığımız ılık bir Kasım gününde beni geçirirken kapıda “Bir dahaki sefere yazmak için değil de sadece sohbete gel” demişti. Vedat Türkali öldüğünde de aynı derin pişmanlıkta kaybolmuştum. Onu da bir daha ziyaret edememiştim araya iki tur kıtalararası taşınma girince.

Adalet Hanım, ben de sizin gibi bir şeyi kafaya koyduğumda saatlerce yürüyorum. Bugün sizin güzel ruhunuza değsin diye şöyle sağlam bir yürüyeceğim. Yukarıda alıntı yaptığım röportajımızın bugün Türkiye’nin ana akım medyasında sansürlenmeden yayınlanmasının imkansız oluşuna hayıflanmamaya çalışarak yürüyeceğim…

.

Facebook Yorumları

Emlak8
27.10.2020
Ötelendikçe köpüren bir kriz
15.10.2020
İkinci Zarrab vakası korkusunu tetikleyen adam
10.10.2020
Trumpland’de bir varsın, bir yok
7.08.2020
Nursuna Memecan: Tayyip Bey bunları söyletmezdi eskiden
15.07.2020
Adalet Ağaoğlu’na veda… 'Bir de yumurta yedim'
24.06.2020
Adam her şeyi yazmış!
27.05.2020
ABD’nin Suriye jargonuna son hediyesi
13.05.2020
Yılan hikayesine dönen Flynn davasının Türkiye boyutu
28.04.2020
COVID-19 ve Trump'sız bir ABD ihtimali
10.04.2020
Korona günlerinde video konferans tehlikesinin farkında mıyız?
5.03.2020
TSK’nin Esad rejimini daha kuvvetli vurmasını bekleyenlerde bugün
25.02.2020
Amerikalı senatörlerin Ankara’yı by-pass ettikleri ziyaret
19.02.2020
Abdullah Gül’ün hatırlattığı kitaptaki detay
5.02.2020
ABD’nin yaptırım saati işliyor işlemesine de...
28.01.2020
Eğer İncirlik’te nükleer silah varsa..!
22.01.2020
ABD’de 2020 model Türkiye senaryoları
14.01.2020
Irak’a var da Türkiye’ye yok mu?
7.01.2020
Resmi sırlardan resmi yalanlara
27.12.2019
Brüksel'in Türkiye için yeni jargonu: ‘İçinde ya da birlikte’
14.12.2019
Beştepe’nin derin Uygur sessizliği
13.12.2019
Beştepe’nin derin Uygur sessizliği
6.12.2019
Washington’la S-400 pazarlığının 50 tonu
1.12.2019
Trump'ın karanlık ilişkileri potasına Halkbank da girerken.
23.11.2019
Ukrayna skandalının Trump-Erdoğan ilişkisine dair düşündükleri
16.11.2019
Oval Ofis’teki PR şovuyla satın alınan bir nefeslik zaman
9.11.2019
Vazgeçilemeyen 13 Kasım randevusunun hikmeti
26.10.2019
Ortadoğu'nun yeni siyasi aktörleri: İlham Ahmed, Mazlum Kobani
17.10.2019
Dost Donald kaş yapayım derken göz çıkarttı
10.10.2019
Bu operasyon daha çok pazarlık kaldırır
4.10.2019
Fırat’ın doğusuna operasyon azil soruşturmasını bekler mi?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive