Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!


16.5.2017 - Bu Yazı 838 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kendini yüz yıldır "Ermenilerin öldüklerini, Kürtlerin yaşadıklarını" kanıtlamaya çalıştığı bir ülkenin "asıl sahibi" sananlara "Ermeni soykırımı" deyince, hışımla ayağa kalkıyorlar:

"Sen benim ecdadıma 'katil' mi diyorsun?"

O zaman bir karar ver ecdadının kim olduğuna.

Ermeni katliamının kapısını açan, planlayan ve uygulamayı organize eden İttihat ve Terakki'nin şefleri Talat ya da Enver'dir belki.

Cezaevlerinden özel emirlerle salıverilen kana susamış caniler arasından "özenle" seçip çeteler kuran, sürgüne gönderilen Ermenileri eşine az rastlanan bir vahşilikle katlettiren İttihat ve Terakki'nin Merkez Komitesi üyesi Dr. Nazım ya da Bahaddin Şeker olmasın senin ecdadın?

Önce Ermeni zenginlerini Kürt aşiret reislerine öldürtüp malını yağmalayan, kent merkezindeki 120 bin Ermeni'yi yok eden, bir yılda 200'den fazla Ermeni din adamını kestiren Diyarbakır Valisi Dr. Mehmet Reşit'tir belki de ecdadın.

Adı "Sopalı Mutasarrıf"a çıkan Trabzon Valisi Cemal Azmi, teşkilatın tetikçisi Yakup cemil ya da Giresunlu Topal Osman Ağa ile Trabzonlu Yahya Kahya gibi eşraftan bozma eşkıyalar mı ecdadın yoksa?

Eğer "ecdadının" bir üyesi olarak; örneğin Ermeni "tehciri" sırasında Halep ve Konya Valiliği yapan Celal Bey'i görüyorsan...

Hani "tehcir"e karşı çıkınca kendisine "milli mefkure" diyen İttihatçılara "Hangi milli mefkure? Böyle ölümlere milli mefkure demek, millet için en büyük iftira ve hakarettir" diyen, görevden alınıncaya kadar çevre illerden gelen pek çok kişinin Suriye çöllerine gönderilmesini engelleyen Vali Celal Bey'se senin "ecdadın..."

Sadece kendi bölgesindeki Ermenileri sürgüne göndermeyi reddetmekle kalmayan, çevre şehirlerden gelen Ermenilere de her türlü yardımı yapan, göçertilenleri meslek ve sanatlarına göre çevre ilçelere ve köylere gönderen Kütahya Mutasarrıfı Faik Ali (Ozansoy)'yi ecdadın olarak görüyorsan...

Eğer senin "ecdadın" Ermenileri imha emirlerini uygulayamayan Kastamonu Valisi Reşit Bey, Yozgat Mutasarrıfı Cemal Bey ve Erzurum Valisi Tahsin Bey'se...

Tehcir emirlerini uygulamayı reddettikleri için Diyarbakır'ın İttihatçı Valisi Mehmet Reşit tarafından öldürülen Lice Kaymakamı Hüseyin Nesimi Bey, Beşiri Kaymakam Muavini Sabit Bey ise senin "ecdadın..."

Yüzlerce misyoneri evinde saklayan Savur Kaymakamı Sıtkı Bey, Midyat Kaymakamı Nuri Bey ve daha nice onurlu insansa senin "ecdadın..."

Korkma, "Ermeni soykırımı" deyince kimse senin "ecdadının" katil olduğunu söylemiyordur.

Onun için önce bir karar ver "ecdadının" kim olduğuna.

Bir vicdansızlar sürüsü müdür senin "ecdadın", yoksa hayatları pahasına vicdanlarının sesini dinleyen namuslu insanlar mıdır?

‘CEMAL AZMİ BEY BÜYÜKBABAMIN BABASI’

Yukarıdaki satırlar 21 Kasım 2014’te o zaman yazarı olduğum T24.com.tr sitesinde yayınlanmıştı.

Ertesi gün bir mail geldi. Gönderen Aydın Selcen’di. Kendisiyle hiç tanışmamıştık.

Ben onu Türkiye’nin ilk Erbil Başkonsolosu olarak biliyordum. Bir süre önce de dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile anlaşamayarak istifa etmişti.

Mesajında Selcen, yazıda “Ermeni soykırımında başrolü oynayan devlet görevlileri” arasında adını geçirdim Trabzon Valisi Cemal Azmi Bey’le ilgili olarak “O benim büyükbabamın babası” diyordu.

Anlattığına göre ilk kez 45 yaşına girdiği yıl Berlin’e yaptığı bir iş ziyareti sırasında Cemal Azmi Bey’in mezarını ziyaret etmişti.

“Ama” diyordu Aydın Selcen “Eğer barışa katkısı olacaksa Ermeni Soykırım Anıtı’na da çiçek koymaya hazırım”.

Telefonlaşıp buluştuk. O günden bu yana da arkadaşlığımız, dostluğumuz hala sürer. Hatta şimdilerde Artı TV’nin ekranını paylaşıyoruz.

Geçtiğimiz 24 Nisan’da Ermeni Soykırımı’nın 102. yılı nedeniyle yaptığım Meselenin Aslı programına Aris Nalcı konuk olmuştu.

Aydın Selcen’i arayıp programa telefonla konuk olup olmayacağını sordum.

“Elbette genel olarak bir şeyler söyleyebilirim. Ama Cemal Azmi Bey’le ilgili bağlantıyı gizleyerek bunu yapmak da istemem. Ancak henüz ne zaman açıklayacağım konusunda kesin karar vermedim. O yüzden katılmasam daha iyi olur” demişti.

İki gün önce, 14 Mayıs’ta yazarı olduğu gazeteduvar.com sitesindeki yazısına “Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey” başlığını atmıştı Aydın Selcen.

“Tamam işte” dedim kendi kendime “Demek ki Aydın Selcen için zamanı gelmiş.”

Yazısında sondan başa doğru sıralıyordu Aydın Selcen “Cemal Azmi Bey benim büyükbabamın babasıdır” deme ilhamını veren insanları, olayları.

HOLLANDE, BRANDT, HASAN CEMAL

Fransa’da önceki gün görevini halefi Macron’a devreden cumhurbaşkanı Hollande, son resmi konuşmasını 10 Mayıs kölelik, köle ticaretinin ve bunların kaldırılmasının ulusal anma gününe ayırmıştı.

Konuşmasında Fransa’nın sömürgecilik, köle ticareti ve Cezayir Bağımsızlık Savaşı gibi günahlarını sıralamıştı.

Bu güne değindikten sonra şöyle yazmıştı Aydın Selcen:

“Hollande, bazılarının tarihi kurcalamamak, unutmak ve geleceğe bakmak gerektiğini söylediğini ancak tarihin orada ısrarlı, talepkar, aceleci biçimde yerinde durduğunu hatırlattı, ‘nereden geldiğimizi bilmek zorundayız’ dedi. Hollande, anıların yarıştırılmaması gerektiğini, acıların hiyerarşisinin olamayacağını, zira bunların tamamının günün birinde gelip bizi sorguladıklarını vurguladı. Fransa’nın büyük hikayelere, kahramanlara gereksinimi olduğu denli gerçeğe de ihtiyacı olduğunun altını çizdi. Tarih bilmenin, geleceği olanaklı kıldığını belirtti.”

Aydın Selcen  Hollande’ın sözlerinden etkilendiğini aktardıktan sonra “Hasbelkader canlı denk geldiğim bu tören beni yine bizi, bizim dolaptaki iskeletlerimizi düşünmeye götürdü” diyordu.

Belli ki Aydın Selcen’in bu yüzleşmesinin yolunu açan iki kişi daha var.

"Dönemin Almanya Şansölyesi Willy Brandt, 1970'de Varşova'yı ziyaretinde kentin Yahudi gettosundaki Nazi işgaline direniş anıtı önünde beklenmedik biçimde diz çökmüş ve yarım dakikalık bu kendiliğinden saygı duruşu tarihe geçmişti. O tarihte yapılan kamuoyu yoklamaları, Almanların yüzde 48'inin bu davranışı abartılı ve yüzde 41'i de aşırı bulduğunu gösteriyor. Tarih Brandt'ın yaptığı siyasi liderliği haklı çıkardı. Bizde seçkin gazeteci Hasan Cemal, 2008 yılı Eylül ayında Erivan'daki Ermeni Soykırımı Anıtı'nı ziyaret edip bir karanfil bırakmıştı. Bununla yetinmedi, büyük cesaret göstererek '1915 Ermeni Soykırımı' adlı bir de kitap yazdı. Hasan Cemal'in dedesi Cemal Paşa'nın kim olduğunu ve Tiflis'te 22 Temmuz 1922'de öldürüldüğünü belirtmeye gerek yok."

2013 yılında Dışişleri Bakanlığı'ndan istifa etmesinin ardından Hrant Dink Anma Günü'ne ilk kez 19 Ocak 2014'te katıldığını, o gün bir tarafı Türkçe, diğer tarafı Ermenice yazılmış "Hepimiz Hrant'ız, Hepimiz Ermeni'yiz" yazılı yuvarlak bir döviz taşıyarak fotoğraf çektirdiğini anlatıyor Aydın Selcen yazısında. Sonra sözü Cemal Azmi Bey'e getiriyor.

"Osmanlı'nın son (1914-18) Trabzon Valisi Cemal Azmi Bey, soykırım suçundan 1920 yılında İstanbul'da kurulan mahkemede idama mahkum olan az sayıdaki üst düzey yetkiliden biri. Cemal Azmi, Taşnaklar Nemesis Harekatı'nı başlatınca, 15 Mart 1921'de Berlin'de Talat Paşa ve 5 Aralık 1921'de Roma'da Sait Halim Paşa'nın ardından Bahaeddin Şakir'le birlikte Berlin'de ilk öldürülenlerden. Son üçünün katili Arşavir Şıracıyan. Görev yaptığı dönemde 'Sopalı Vali' olarak da tanınan Cemal Azmi, ulusal kaynaklarda bir kahraman, Ermeni ve uluslararası kaynaklarda ise kuzeydoğu bölgesinde çoluk çocuk tüm Ermeni nüfusu katleden bir cani olarak anılıyor. Kendi babası Hacı Osman Nuri de Arapgir mutasarrıfı olan ve dolayısıyla oralı olduğu varsayılan Cemal Azmi Bey, benim büyükbabamın babası."

Kişisel öyküsünü anlatmasının Ermeni Soykırımı konusunda  bir katkı sağlamayacağını biliyor Aydın Selcen. Bugün Türkiye'de "Ermeni Soykırımı'nı tanıyorum" diyecek bir yurttaşın yargılanmayacağının güvencesi olmadığının da farkında. Ama yine de "Soykırım" diyor:

"Ama bildiğim, ister ABD'deki gibi diplomatik bir sözcük oyunuyla 'soykırım' sözcüğünü devreden çıkaralım, ister konuyu Ermenistan'la sınır kapılarının yeniden açılmasına bağlayalım, bugün ülkemiz olarak toprak parçasında yüzyıllarca birlikte yaşadığımız Ermeni nüfusunun yok edilmesiyle yüzleşmemizin bize ortak geleceğimizin kapısını açacak anahtarlardan biri hatta başlıcası olduğu. İhtiyaç duyduğumuz ise Brandt gibi, o değilse Hollande kadar tarih bilinci ve siyasi sorumluluk sahibi, Hasan Cemal'in uzgörü ve medeni cesaretini benimseyebilecek bir lider. Bir diğer Cemal'in torunu olan ben de, Hasan Cemal büyüğüm gibi, kendi adıma Ermenilerin soykırım acısını paylaşıyorum."

Aydın Selcen'i bu yürekli davranışından dolayı kutlamak gerek; hem bu ceberrut devletin hem de toplumun çok geniş bir kesiminin  illeti olan "geçmişle bir türlü yüzleşememe" surlarında koskocaman bir gedik açtığı için...

.

Facebook Yorumları

Kod8
14.7.2018
Bu mahkeme Erdoğan’a hakaret ediyor!
10.7.2018
CHP önce bu faturaların hesabını vermek zorunda!
6.7.2018
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete
3.7.2018
Türkiye’de medyaya artık çete reisleri ayar veriyor
30.6.2018
AKP-MHP devleti daha da ceberut olacak
22.6.2018
Erdoğan adaleti: Katiller cinayet işleyenleri yakalayacak!
19.6.2018
'Beyaz Toros’lar Suruç’a, Çiller AKP’ye gitti
16.6.2018
Erdoğan’ın ‘Türkiye’yi bölme projesi’ tutmadı
12.6.2018
İnce CHP’den, HDP Demirtaş’tan fazla oy alacak
8.6.2018
Batsın senin buzdolabın!
5.6.2018
Basın özgür değilse cumhurbaşkanı bile yalancı olur
1.6.2018
Kendini imha eden bir ‘gazeteci’nin hazin öyküsü
29.5.2018
Taşıma sandıkla başkan olamaz, olsa da fazla kalamaz
25.5.2018
Baskın seçimle kendini vurdu; Reiz tepetaklak gidiyor
22.5.2018
Milletvekili aday listeleri; ‘yaylalar, yaylalar’
19.5.2018
Bahçeli, Erdoğan’a Rus ruleti oynatıyor
11.5.2018
Bir ‘TAMAM’lık canları varmış!
8.5.2018
Kendini yiyen canavar ‘Başkan’ olmak isterse…
27.4.2018
Bu bir seçim değil, hileli 16 Nisan referandumunun rövanşıdır
24.4.2018
Erdoğan kendi oyunuyla yeniliyor!
20.4.2018
Savaşı barışa dönüştürmek, Euro’yu TL’ye çevirmekten daha kolay
17.4.2018
Yunanların 'Erdoğan bize saldırırsa' korkusu
3.4.2018
Medyanın kötülüğünden kötülüğün medyasına
30.3.2018
Edoğan’ın ‘metal’i Kılıçdaroğlu’nu yordu
27.3.2018
HDP’nin sırrını Erdoğan çözemedi
24.3.2018
Cumhurbaşkanı alkışlanacak... Alkışla!
20.3.2018
Kenan Evren’in güncellenmiş modeli Recep Tayyip Erdoğan
16.3.2018
Kılıçdaroğlu seçimleri Çiftlik Bank’a yatırdı
13.3.2018
Türkiye; ‘kasvetli totaliter bir hapishane’
9.3.2018
AKP’nin karanlık yüzü: Ceylanpınar
6.3.2018
‘Cemil Bayık olmadı Salih Müslim’i alalım’
2.3.2018
CHP yönetimi Erdoğan’a ‘Allah’ın bir lütfu'
27.2.2018
Ölüler gezegeninde seçim var
23.2.2018
Hayaller yerli ve milli, gerçekler Afrin!
20.2.2018
Osmanlı tokadı sandık meğer davulcu yellenmesiymiş
13.2.2018
Başbakan’a Rojava’dan mektup getiren ‘Akil’ de gözaltında
9.2.2018
Bahçeli püskevit yerken Kobaneliler Afrin’e vardı
6.2.2018
Kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den bekleme!
2.2.2018
AKP iktidarı bir insanlık sorunudur
26.1.2018
Erdoğan tabuta yaslanınca erken seçim oluyor!
23.1.2018
DEAŞ çetelerinin moralini yükseltmek serbest!
19.1.2018
Olağanüstü Hal’de ‘özgür olmayan ülke’
16.1.2018
AKP’lilerin ve gizli AKP’lilerin kimyasını bozan kadın
9.1.2018
Fadıl’ı o nezarethaneye sığdıramazsınız!
5.1.2018
2018’de basın özgürlüğü 2017’den de beter olacak
29.12.2017
Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
22.12.2017
Bunlar ‘yandaş medya’ bile değil, ‘saray tellalı’
19.12.2017
Başları dimdik, çünkü boğazlarına kadar pisliğin içindeler
15.12.2017
Bu ülkede eskiden ‘Kürt’ demek de yasaktı
12.12.2017
KHK’lar Reza’nın, hırsızların, rüşvetçilerin işine yarıyor
8.12.2017
Kahrolsun Reza emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri!
1.12.2017
Yoksa Erdoğan savunmasını mı hazırlıyor?
28.11.2017
Vicdanını yitirmiş bir ülke cehennemdir!
24.11.2017
Erdoğan Kürtlerden rol çalmaya teşebbüs etti
21.11.2017
Reza’dan bahşişi peşin alanlar ‘milli kahraman’ ilan edilsin!
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8