Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’


20.7.2017 - Bu Yazı 314 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sokağın bir ucunda Peyam TV var. Yanında da Sünnet Radyo. 

Sokağın başında da bölgenin en büyük İslamcı partilerinden Komala İslam’ın genel merkezi bulunuyor.
İslamcı partilerin Irak Kürdistan Parlamentosu’nda 17 milletvekili var. Bunlardan altısı Komala İslam’dan seçilmiş. Ayrıca merkezi Irak Parlamentosu’na üç üyeyle girmeyi başarmışlar.

Komala İslam’ın parti binasında bizi Merkez Komite üyesi Rebwar Muhammed bekliyor.
Dışarıda sıcak 50 dereceye yaklaşmış. Bizi klimaların çalıştığı büyük bir salona alıyorlar.
Geniş koltuklara oturuyoruz. Rebwar Muhammed ile aramızda bir sehpayla yan yana konulmuş bir parti bayrağı bir de Irak Kürdistanı’nın üzerinde sarı bir güneş olan yeşil, beyaz, kırmızı bayrağı yer alıyor.

Bugünlerde Irak Kürdistanı’nda hangi muhalife “referandum” derseniz, söze hemen “parlamento” diye başlıyor.
Rebwar Muhammed de bu eğilime uygun davranıyor:

“Şu an parlamentomuz kapalı, çalışmıyor. Kürdistan’daki siyasi partiler birbirlerine uzaklar. İlişkileri kötü. Ciddi biçimde bir yönetim krizi var. Kürdistan Hükümeti’yle halkın ilişkisi hiç iyi değil. Biz İslami topluluk olarak ulusal birlik istiyoruz. Bunu hayata geçirmeye çalışıyoruz. Kürdistan Parlamentosu’nu çalıştırmak, hayata geçirmek istiyoruz. Yasaların parlamentodan çıkmasını istiyoruz. Bağdat’la ciddi bir diyaloğun olması gerekiyor. Referandum isteniyorsa komşu ülkelerle; İran, Irak ve Türkiye ile iyi ilişkiler içinde olmamız gerekiyor. Uluslararası güçlerle, ABD ve AB ile sıcak ilişkilerin geliştirilmesi gerekiyor.”

'EKONOMİK ANLAMDA ŞEFFAFLIK YOK'

Hangi eğilimden olursa olsun Irak Kürdistanı’nda görüştüğüm bütün muhalifler, yaşanılan krizlerin nedenleri konusunda hemen hemen aynı teşhisi koyuyorlar. Hatta çözüm önermeleri bile birbirlerine çok yakın. 
Yaşanan krizin ana nedenini “yönetim” diye açıklıyor Rebwar Muhammed:

“Ekonomik anlamda hiçbir şeffaflık yok bölgede. Üçkağıtlar, çalma, çırpma, hırsızlık, yolsuzluk çok fazla. Her tarafta servet konusunda çok ciddi adaletsizlikler var. Bunlar krizin ana kaynağıdır. Hükümetin içinde adaletli bir dağıtım mekanizması yok. Hükümette olan partiler gerek hükümet olmanın, gerek parlamentoda olmanın sorumluluklarını yerine getiremediler. Bu yüzden de kriz her geçen gün boyutlanıyor.”

Goran Hareketi yöneticileri, Barzani’nin aldığı bağımsızlık referandumu kararının parlamentodan geçmemesi durumunda tabanlarını serbest bırakacaklarını açıklamıştı. 
Komala İslami yöneticisi Rebwar Muhammed’e mevcut koşullarda referandum yapılması durumunda tavırlarının ne olacağını sorunca “Tartışmamız sürüyor, henüz bir karar almış değiliz” diyor.
“Ama inanıyoruz ki bu koşullarda yapılacak bir referandum başarılı olmaz. Bizim şu anda var olan mekanizmaya ciddi müdahale kararımız var. Bu referandumun parlamentoya taşınmasını bekliyoruz.”

Rebwar Muhammed’e son olarak Türkiye’ye ilişkin yaklaşımlarını soruyoruz.
“Bizim geçmişte de, şimdi de düşüncemiz şudur ki Türkiye’de barış süreci olmazsa hiçbir şey olmaz. Yapılması gereken şey barıştır. Biz hem HDP’ye hem de AKP’ye, ‘lütfen barış sürecine girin ve o yolda devam edin’ diyoruz.”

‘PARLAMENTO KARAR ALMAZSA REFERANDUMA KATILMAYIZ’

Irak Kürdistan bölgesinde Erbil’de yani bölgedeki adıyla Hewler’de mi yoksa Süleymaniye’de mi olduğunuzu anlamanın en kolay yolu ana caddelerde, kavşaklarda, bazı binalarda asılı fotoğraflara bakmak. 
Eğer buralarda Mesud Barzani’nin dev fotoğraflarını görüyorsanız Erbil’de, yok Celal Talabani’nin posterlerini, sactan yapılmış dekupe fotoğraflarını görüyorsanız kesin Süleymaniye’desiniz demektir.

Asayişin, Peşmerge’nin kontrol noktalarında da Barzani bölgesine mi, Talabani bölgesine mi girdiğinizi ayırt etmek için üniformalara bakmak gerekiyor.
Çünkü Irak Kürdistan’ında bir tek parlamentoda ortaklaşılmış. O da iki yıldır kapalı. 

Onun dışında iki ayrı peşmerge ordusu, iki ayrı istihbarat örgütü var.
Erbil bölgesinde en önemli siyasi güç Barzani’nin KDP’si. Süleymaniye bölgesine ise Celal Talabani’nin KYB’si hakim.
Ancak KYB’den ayrılan Goran Hareketi bu örgütten önemli bir güç koparmış. Son seçimlerde Goran 24 milletvekili çıkartırken KYB’nin kazandığı sandalye sayısı 18’de kalmış. Ancak kabul etmek gerekir ki, Süleymaniye bölgesinde yine de en önemli siyasi güç KYB.
Bizim de randevumuz KYB Başkanlık Divanı üyesi Saman Germiyani ile…

Germiyani bizi evinde bekliyor ama çok kolay olmasına rağmen bulmakta zorlanıyoruz. Çünkü Germiyani’nin konutunun olduğu arazi dev beton bloklarla kuşatılmış. Çok yüksek bir güvenlik uygulaması var. Kapıdaki nöbetçi kulübesi bile ancak içeri girdikten sonra fark ediliyor.
Kapı girişinde uzun namlulu otomatik silahlarıyla peşmergeler var. Bu güvenlik önlemlerini aşıp bahçeye girdiğimizde belki de Süleymaniye’nin en güzel villalarından biri karşılıyor bizi.

Germiyani, geçmişte partisinin Ortadoğu, Avrupa sorumluluklarında bulunmuş, KYB’nin dış ilişkiler sorumluluğunu yürütmüş.
“Referandum” der demez buradaki diğer muhalifler gibi içinde “parlamento” sözcüğünün geçtiği cümleler kuruyor.

“Referandum öncelikle yasayla gündeme gelmeli ve parlamentodan geçmeli. 2014 yılında bir yasa çıkardık parlamentodan. Dördüncü maddesi referandum için parlamentonun yasa çıkarmasını öngörüyor. Geçenlerde referandum için bir toplantı vardı. KYB olarak temsilcimiz yoktu. Sadece KYB’den seçilen Kerkük Valisi Necmettin Kerim ile Hükümet Başkan Yardımcısı Kubat Talabani bulundu. Ancak biz resmi temsilci göndermedik. 16 Haziran’da yaptığımız Başkanlık Konseyi toplantısında bir karar aldık. Referandum konusu parlamentoda karar altına alınmadan YNK’nın bu tür toplantılara katılmamasını kararlaştırdık. Bizim kaidemiz kanundur. KDP bu kararı tek başına aldı. KDP’ye kalırsa parlamentoya gerek yok. Hemen referanduma gideceğiz. Eğer parlamentoda karar alınmazsa biz sandığa gitmeyeceğiz. Eğer düzeltilirse gideriz. Aksi durumda İslamcılar gitmiyor, Goran gitmiyor, KYB gitmiyor. Şu an kesin olarak kararımız, önce yasa olacak, parlamentoda karar alınacak, sonra referandum yapılacak. Bizim istediğimiz hem Kerkük’ün hem de Şengal’in referanduma dahil olması. Ancak KDP istemiyor bunu.”

Kürdistan’ın ekonomik ve siyasal açıdan genel görüntüsünü anlatırken, biraz da şakayla karışık ama pek de parlak olmayan bir tablo çiziyor Germiyani:
“Kürdistan’ın durumu gerçekten çok iyi. Bir paramız yok, iki elektriğimiz yok, üç yakın zamanda suyumuz da bitecek, dört yolumuz vesairemiz yok. Durumumuz bu. Sen maaş ödeyemiyorsun, elektrik veremiyorsun, yol yapamıyorsun, hizmet sunamıyorsun bu durumda nasıl devlet kuracaksın?”

“Neden parlamentodan geçirilmeden bir bağımsızlık referandumuna gidiyor Kürdistan” sorusuna herkes farklı yanıt veriyormuş gibi çok değişik, üstü örtülü cümleler kuruyor ama aslında söyledikleri aynı; “Eğer referandum için yasa çıkarılırsa bu parlamentonun açılması anlamına gelir. O zaman bir şeffaflık mecburiyeti ortaya çıkar. O zaman biz çıkar rahatlıkla ‘Sen petrol satıyorsun, nerede bu para, ne kadar paramız var, nasıl yöneteceksiniz bu ülkeyi’ diye soracağız.”

Bu denli sıkıntılı, krizlerin yoğun olduğu bir süreçte referanduma gidilmesini de Germiyani “KDP bir kriz içersindedir. Bir yönetim anlayışına göre bir krizi bertaraf etmek için eskisinden de büyük bir kriz çıkarmak gerekiyor. Parlamento krizi var, KDP-Goran krizi var, Irak krizi var, para krizi var, Ortadoğu krizi var… Bu şartlarda öyle bir kriz çıkartacaksın ki, diğer bütün krizleri unutturacaksın. KDP’nin izlediği politika bu” diye açıklıyor.

Germiyani normal şartlar altında bağımsızlık ilanı için Bağdat’la oturup konuşulması gerektiğini savunuyor ama O’na göre “biz bağımsızlık istiyoruz” deyince Bağdat’tan alınacak yanıtın da ne olacağını net biçimde aktarıyor:
“Ekmek yok, su yok, aş yok, elektrik yok, neyle bağımsızlık yapacaksınız?”

25 yıldır Hewler-Süleymaniye, Halepçe-Süleymaniye, Ranya-Süleymaniye, Germiyan-Süleymaniye yollarının yapılmadığı, çeyrek asırdır elektrik sorununun çözülemediği, tren yolu projesini gerçekleştiremediklerini anlatıyor Germiyani, ama arkasından da ekliyor;
“ben de elbette istiyorum ki Kürdistan bağımsız olsun, halk özgür olsun ve mutlu yaşasın. Ama bir yanda diktatörü, bir yanda yoksul bir halkı istemem. Ben de böyle düşünüyorum, partim KYB de. Biz de Kürdistan’ın bağımsızlığını istiyoruz ama yasal yollarla, parlamento kararıyla getirilecek bir referandumdan ve bağımsızlıktan yanayız. Daha 1992 yılında KDP basit bir muhtariyet isterken biz federasyon istiyorduk.”

DEVAM EDECEK

(Dördüncü Bölüm, 22 Temmuz 2017, Cumartesi günü)

.

Facebook Yorumları

reklam
21.11.2017
Reza’dan bahşişi peşin alanlar ‘milli kahraman’ ilan edilsin!
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı