Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’


22.7.2017 - Bu Yazı 1033 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Irak askerleri, Erbil’den, Süleymaniye’den peşmergeler Musul’u ele geçiren IŞİD’e karşı yola koyulmuşlardı.

Büyük bir heyecan yaşanıyordu bölgede. Herkesin gözü, kulağı televizyon ekranlarındaydı.

Yeni açılan bir cephenin heyecanı yaşanıyordu.

İşte o günlerde, bundan tam dokuz ay önce buluşmuştuk Kürdistan Nwe’nin Genel Yayın Yönetmeni ve Başyazarı Stran Abdullah ile.

Kürdistan Nwe Süleymaniye bölgesinin en güçlü, tirajı en yüksek gazetelerinin başında geliyor.

Abdullah’ın odasında bölgenin lideri Celal Talabani ile çekilmiş fotoğrafları var.

O günlerde Musul’da karşı karşıya kalınan çözümsüzlüğü anlatmak için bir ironi yapmıştı Abdullah:

“Şimdi görünen o ki Musul’da ya toprak değişecek ya da halk değişecek!”

Dokuz ay sonra bir kez daha buluştuk Stran Abdullah’la. Birkaç gün önce Musul IŞİD’in elinden alınmıştı. Görünen o ki Stran Abdullah’a göre ne toprak değişmişti Musul’da, ne de insan.

“Irak merkezi hükümeti sadece askeri çözüm düşündü Musul için. Hiçbir siyasi çözüm üretilmedi. Bence Musul’da var olan sorunlar şu anda daha fazlasıyla mevcut. İleride daha büyük sorunlarla da karşı karşıya kalacağız.”

Abdullah’ın en büyük endişesi, bölgede yaşanan gerilimin daha büyük bir mezhep çatışmalarına yol açması.

Musul’ın IŞİD’den temizlenmesinin bile bu tehlikeyi bertaraf etmesi bir yana daha da arttırdığı görüşünde.

Bu arada Abdullah’la görüşürken çevirmenliğimizi Heja Dilşad yapıyor. Sohbet sırasında Hasan Cemal’in Barışa Emanet Olun kitabının Kürtçe’ye çevrildiğini, yakında kitabın Süleymaniye’de piyasaya çıkacağını anlatıyor.

Dokuz ay önceki “Musul sorunu nasıl çözülür?” sorusunun yerini “kriz” ve “referandum” sözcükleri almış.

Şu anda bölgede yaşanılan krizi “daha da kötüye gidiyor” diye tanımlıyor Abdullah:

“Halk ekonomik krize alışmaya, ona göre yaşantısını düzenlemeye çalışıyor. Yakın bir zamanda krizin çözülebileceğini, normale dönebileceğimizi tahmin etmiyorum. Bir taraftan Bağdat’tan gelen kaynak kesilmiş, diğer taraftan da Kürdistan yönetimi bu soruna alternatif bir çözüm bulabilmiş değil. Siyasi partiler arasındaki rekabet ve çözülmemiş sorunlar bu ekonomik krizin daha da kötü yönetilmesine yol açıyor. Kürdistan’da taraflar birbirlerine güvenlerini kaybetmişler.”

Abdullah yaşanan ekonomik ve siyasi krize değindikten sonra sözü referanduma getiriyor:

“Elbette ekonomik kriz bağımsızlık referandum sürecini engellemiyor. Bir Kürt devleti, her Kürdün isteğidir eskiden beri. Ancak sorun şu; referandum için siyasi partiler arasında bir alt yapı oluşturulmadı. Parlamento iki senedir çalıştırılmıyor. İlk aşamada parlamentoyu tekrar çalışır hale getirmek gerekiyor. Ancak o zaman uluslar arası zeminde saygı gösterilir referandum sonucuna. Zaten öncelikle biz kendi irademize saygı göstermeliyiz. Bağımsız bir Kürdistan ilan edilebilir örneğin Atatürk ya da Bismarc gibi. Herhangi büyük bir lider bunu dile getirebilir. Ama referandum yoluyla bağımsızlık ilan etmek için demokratik bir altyapıya ihtiyaç vardır. Eğer sen demokrasiye inanıyorsan bunu yapabilmek için demokratik şartları yerine getirmen gerekir. Gerek parlamentonun kapalı olması, gerekse de başkanlık krizinden dolayı demokratik ortam ortadan kalkmış durumda.”

Stran Abdullah, referandumun stratejik bir hedef olduğunu, siyasi bir kart olarak kullanılmaması gerektiğini anlatıyor.

 

‘BARZANİ IŞİD’İN YANINDA OLDU’

Süleymaniye’deki Siyaset ve Demokratik Düşünce Akademisi’nde Rekawt İsmail İbrahim ile buluşuyoruz. Rekawt çevirmen ve yazar. Aynı zamanda akademi üyesi.

Şu anda Irak Kürdistanı’nın içinde bulunduğu durumu anlatırken 1990’lı yıllara gidiyor:

“Sokaktaki insanlara bile sorsanız, size aynı tespiti yapacak. Diyecek ki ‘Gerek ekonomisi, gerek insanların durumu gerekse de siyaseti açısından Kürdistan 1993’ün 1994’ün de gerisine düşmüş’. Yani tam bağımsızlık öncesi bir süreç ve aynen o psikoloji yaşanıyor. O yıllarda da Kürdistan’ın statüsü belirsizdi, o zaman da Kürdistan Parlamentosu KDP’nin yani Barzani’nin elindeydi. Türkiye ile ilişkiler de o zaman sıkı fıkıydı, ekonomide kriz vardı, o zaman da işsizlik vardı. O zaman IŞİD yoktu ama Saddam Hüseyin vardı. Yani o zaman da belirsizlikler bekliyordu, şimdi de… Şimdi de KDP Kürdistan’da ne kadar kriz varsa referandumla aşmaya çalışıyor.”

Rekawt’a göre Barzani’nin istediği referandum tarzı tarihte görülmemiş. Batı Timor, İngiltere’den, İspanya’dan örnekler vererek anlatıyor hangi yöntemlerin, mekanizmaların kullanıldığını.

“Ama Barzani istiyor ki sadece kendi ajandası olsun. Biz üç örneğe baktık, Endonezya, İngiltere, İspanya… Hepsinde de geniş bir ittifak vardı. BM’nin bilgisi hatta gözlemciliği dahilindeydi çoğu. Halkın da bilgisi vardı, her şeyi öğrenmişti. Ama Barzani için böyle bir şey yok, ne gözlemci istiyor ne de örneklere bakılmasını… Oysa burada siyasi partilerin ittifakı yok, parlamento çalışmıyor...”

“Barzani şu an hem siyasi, hem askeri, hem ekonomik, hem de diplomatik bir krizin içersinde” diyen Rekawt’ın ciddi bir iddiası var.

“Bu krizin sebebi Barzani’dir. Musul’un düşmesinde IŞİD’in yanında oldular. Irak Hükümeti’nin elinde böyle bir belgenin olduğundan söz ediliyor. Eğer IŞİD’le savaş biterse Irak hem Türkiye’den hem de Barzani’den hesap soracak. Barzani’nin taktiği şu; onlar hesap sormaya kalkmadan ben referandumu yapayım. Hesap istemezlerse ben de bağımsızlık ilan etmem.”

 

‘YÜZDE 95 EVET ÇIKSA BİLE BAĞIMSIZLIK İLAN EDEMEYECEKLER’

Irak Kürdistanı’nda yaşanan süreci, bölgedeki gelişmeleri en yakından izleyenlerden biri de Türkiye kökenli gazeteci-yazar Necmettin Salaz.

Referandum kararıyla birlik gündeme yapay bir tartışmanın getirildiğini düşünüyor Salaz. Ona göre referandumda kesin olarak Kürtler bağımsızlığa “Evet” diyecek. Çünkü hiçbir Kürt bağımsızlığa “Hayır” demez.

Salaz, kapalı bir parlamentoyla, süresi çoktan dolmuş ve yerine yenisi seçilememiş bir başkanla, mecliste değil de Erbil’e bağlı bir kasabada yapılan dar kapsamlı bir toplantıyla ve uluslar arası koşulları yaratılmadan yapılacak referandum sonucu gelecek bağımsızlığı çok tehlikeli buluyor Kürdistan açısından.

“Referandumda yüzde 95’ten fazlası bağımsızlığı kabul eder. Kimse ‘Bağımsız bir Kürdistan istemiyorum’ demez. Ama bu bağımsızlık kararı uygulanamaz. Eğer uygularsan şimdi Katar’ın yaşadığının beş beteri başına gelir. Küçücük bir bölgede, hava sahası olmayan, kara çıkışı olmayan, deniz çıkışı olmayan bir bölgedeyiz. Bir yanımızda Araplar, diğer yanımızda İran, öbür yanımızda da Türkiye var. Bu üç ülke tarihsel süreç içersinde bizi bir kaşık suda boğmadılar mı? Türkiye karşı. Araplar savaş sebebi sayacaklarını ilan etti. İran da karşı.   Bağımsızlık kulağa hoş geliyor ama sağını solunu, önünü arkasını düşünmezseniz halkınızı bir felakete sürükleyebilirsiniz. Şimdi bu haldeyken, Araplarla ilişki varken, Türkiye ve İran’la ticaret sürerken, sağdan soldan kredi alıyorken, Rus petrol şirketleriyle anlaşma yapabiliyorken bile sen kendi memurlarının maaşlarını ödeyemez duruma düşmüşsün.”

Alınacak en az yüzde 95’lik oya rağmen Irak Kürdistanı’nın kesinlikle bağımsızlık ilan edemeyeceği görüşünde Salaz.

“Eğer bu koşullarda bağımsızlığa gidilirse bizi boğarlar. Açlıktan, susuzluktan ölürüz. İran bize elektrik vermezse, Türkiye de elektriğimizi keserse burada hayat durur. Elektriğimiz yok, petrol ülkesiyiz ama petrolümüzü Türkiye’ye gönderip orada işletip buraya geri getiriyoruz. Bu kadar zor koşullar varken sizin Erbil’in küçük bir kasabasında aldığınız dar kapsamlı bir kararla bağımsızlığa gitmeniz neredeyse imkansız.”

 

‘MERAKLISINA’ SON BİRKAÇ NOT

Kürdsat Televizyonu’nun davetlisi olarak beş-altı günlüğüne gitmiştim Süleymaniye’ye.

Orada hem Necmettin Salaz’ın Yurt Köprüsü programına konuk olarak katıldım hem de Kürdsat’ın teknik olanakları ve sıcak ev sahipliğinde Artı TV için bir program çekme fırsatı buldum.

Süleymaniye’de bulunduğum süre içersinde farklı siyasi çevrelerle temas etme, farklı görüşteki partililerle, akademisyenlerle, gazetecilerle bir arada bulundum.

Sağolsun sevgili dostum Necmettin Salaz hem mümkün olduğunca fazla insanla görüşmem, hem de hava sıcaklığının neredeyse 50 dereceye yaklaştığı Süleymaniye’de bana serin bir köşe bulmak için hayli çaba sarf etti. Emeğine sağlık Necmettin.

Süleymaniye’de tuttuğum notlardan bir fotoğraf çekmekti amacım. Bu yüzden “Bağımsızlık Referandumuna Doğru Kürdistan” başlıklı bir yazı dizisi hazırladım Artı Gerçek’e.

Yazının ilk bölümünde bağımsızlık referandumu kararı alan Barzani ve KDP çevresinin görüşlerini, bu kararı alma nedenini, amaçlarını yansıtmaya çalıştım.

Yazı dizisi, bu kararın yöntemine, biçimine, uygulamasına karşı çıkan farklı siyasi partilerin yöneticilerinin görüşleriyle devam etti.

Evet, bağımsızlık referandumuna geniş bir yelpazede itiraz vardı.

Lütfen bu noktaya dikkat edin, itiraz Kürtlerin bağımsızlığına değil. Bu referandum kararının parlamentoda alınmamasına…

Bu konuda KYB’sinden Komala’ya Goran’dan gazetecilere, yazarlara, akademisyenlere kadar geniş bir çerçevede objektif bir yansıtıcı olmaya çaba gösterdim. Gazeteciliğin ana kuralı da budur.

Yazı dizisi boyunca mümkün olduğu kadar siyasetçilerin, kamuoyu önderlerinin görüşlerini yansıttım, gözlemlerimi, izlenimlerimi yazdım. Hatta mümkün olduğunca yorum yapmamaya özen gösterdim. Yani aslında objektif bir ayna tutmaya çalıştım.

Ancak bütün bu özenime karşın ya kimileri anlayamadı ya anlamak istemedi ya da anlamadı ki “Kürtlerin bağımsızlığına karşı olduğum” algısı üzerinden hakaret etmeye, hatta küfretmeye çalıştılar.

Elbette “İyi ki yazıyorsun, biz de gerçeği öğreniyoruz” diyen çok insan vardı. Bunların büyük bölümü de Kürt’tü. Ancak bazıları belli ki yazılanları hiç anlamaya yeltenmeden, yazının içeriğini eleştirmek yerine hakaret ve küfür etmeyi yeğlediler.

Siyasi anlayışları ve gözlerini bürümüş milliyetçilikleri belli ki burada yazılanları anlamalarına engel oldu ya da ben yeteri kadar anlatamadım.

Son söz olarak bir kez daha belirteyim ki, hiçbir Kürt bağımsız olmayı reddetmez.

Benim gazetecilik anlayışımda da, siyasal geçmişimde de gözü dönmüş bazılarının yamamaya çalıştığı Ergenekon ya da JİTEM’in izi yoktur.

Sadece gerçeğin peşinde olan objektif bir gazetecilik anlayışı ve ulusların kaderlerini tayin hakkına sonuna kadar saygı duyan siyaset vardır.

Ben sadece gerçeğe ayna tuttum; gerisini, karşısında bulduğu görüntüyü beğenmeyenler düşünsün…

BİTTİ

.

Facebook Yorumları

Kod8
8.12.2018
Gezi İsyanı Erdoğan’a da lazım oldu!
4.12.2018
İzmirliler içerler ama yemezler!
1.12.2018
AKP’nin de kayyımı MHP oldu!
27.11.2018
Riyakârlıkları zirve yaptı!
23.11.2018
Ne yaptılarsa tam tersini söylüyorlar
20.11.2018
AKP iktidarı; suç icat etme makinası!
16.11.2018
Tutabilecekleri tek vaatleri; daha çok cezaevi!
13.11.2018
Türkiye, Hitler Almanyası üzerinden AB’ye girecek!
6.11.2018
Ahmet Altan Silivri Cezaevi’nden ayrılmış!
19.10.2018
Ah be Ara Güler!.. Yine bir eksildik hayattan
16.10.2018
AKP-MHP seçimleri Kürtler için ‘plebisit’e dönüştürdü
12.10.2018
Kürtlere seçme, HDP'lilere seçilme hakkı yok!
21.9.2018
İktidarın faşistine, yargının vicdansızına kaldık!
14.9.2018
Reyhanlı işinde bir ‘MİT yeniği’ var!
11.9.2018
Hazin bir macera; Kürt fobisinden İdlib bataklığına…
7.9.2018
Yazanı, okuyanı, ‘beğen’eni itinayla terörist yapılır!
5.9.2018
Ejder meyveli smoothie şarbonlu ete karşı
31.8.2018
‘Eski Türkiye’nin yeni sahibi!
28.8.2018
Çatladıkapı Diktatörlüğü’nün ar damarını aldırmış İçişleri Bakanı!
3.8.2018
‘Güvenoyu’ almadan Kılıçdaroğlu CHP’yi yönetemez!
27.7.2018
Yargı bağımsızmış gibi yapın ‘Saray tellalları’
20.7.2018
Alın size daha fazla demokrasi, daha geniş özgürlük!
17.7.2018
Bunlar iyi günler, bu hukuksuzlukla daha beterleri de gelecek!
14.7.2018
Bu mahkeme Erdoğan’a hakaret ediyor!
10.7.2018
CHP önce bu faturaların hesabını vermek zorunda!
6.7.2018
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete
3.7.2018
Türkiye’de medyaya artık çete reisleri ayar veriyor
30.6.2018
AKP-MHP devleti daha da ceberut olacak
22.6.2018
Erdoğan adaleti: Katiller cinayet işleyenleri yakalayacak!
19.6.2018
'Beyaz Toros’lar Suruç’a, Çiller AKP’ye gitti
16.6.2018
Erdoğan’ın ‘Türkiye’yi bölme projesi’ tutmadı
12.6.2018
İnce CHP’den, HDP Demirtaş’tan fazla oy alacak
8.6.2018
Batsın senin buzdolabın!
5.6.2018
Basın özgür değilse cumhurbaşkanı bile yalancı olur
1.6.2018
Kendini imha eden bir ‘gazeteci’nin hazin öyküsü
29.5.2018
Taşıma sandıkla başkan olamaz, olsa da fazla kalamaz
25.5.2018
Baskın seçimle kendini vurdu; Reiz tepetaklak gidiyor
22.5.2018
Milletvekili aday listeleri; ‘yaylalar, yaylalar’
19.5.2018
Bahçeli, Erdoğan’a Rus ruleti oynatıyor
11.5.2018
Bir ‘TAMAM’lık canları varmış!
8.5.2018
Kendini yiyen canavar ‘Başkan’ olmak isterse…
27.4.2018
Bu bir seçim değil, hileli 16 Nisan referandumunun rövanşıdır
24.4.2018
Erdoğan kendi oyunuyla yeniliyor!
20.4.2018
Savaşı barışa dönüştürmek, Euro’yu TL’ye çevirmekten daha kolay
17.4.2018
Yunanların 'Erdoğan bize saldırırsa' korkusu
3.4.2018
Medyanın kötülüğünden kötülüğün medyasına
30.3.2018
Edoğan’ın ‘metal’i Kılıçdaroğlu’nu yordu
27.3.2018
HDP’nin sırrını Erdoğan çözemedi
24.3.2018
Cumhurbaşkanı alkışlanacak... Alkışla!
20.3.2018
Kenan Evren’in güncellenmiş modeli Recep Tayyip Erdoğan
16.3.2018
Kılıçdaroğlu seçimleri Çiftlik Bank’a yatırdı
13.3.2018
Türkiye; ‘kasvetli totaliter bir hapishane’
9.3.2018
AKP’nin karanlık yüzü: Ceylanpınar
6.3.2018
‘Cemil Bayık olmadı Salih Müslim’i alalım’
2.3.2018
CHP yönetimi Erdoğan’a ‘Allah’ın bir lütfu'
27.2.2018
Ölüler gezegeninde seçim var
23.2.2018
Hayaller yerli ve milli, gerçekler Afrin!
20.2.2018
Osmanlı tokadı sandık meğer davulcu yellenmesiymiş
13.2.2018
Başbakan’a Rojava’dan mektup getiren ‘Akil’ de gözaltında
9.2.2018
Bahçeli püskevit yerken Kobaneliler Afrin’e vardı
6.2.2018
Kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den bekleme!
2.2.2018
AKP iktidarı bir insanlık sorunudur
26.1.2018
Erdoğan tabuta yaslanınca erken seçim oluyor!
23.1.2018
DEAŞ çetelerinin moralini yükseltmek serbest!
19.1.2018
Olağanüstü Hal’de ‘özgür olmayan ülke’
16.1.2018
AKP’lilerin ve gizli AKP’lilerin kimyasını bozan kadın
9.1.2018
Fadıl’ı o nezarethaneye sığdıramazsınız!
5.1.2018
2018’de basın özgürlüğü 2017’den de beter olacak
29.12.2017
Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
22.12.2017
Bunlar ‘yandaş medya’ bile değil, ‘saray tellalı’
19.12.2017
Başları dimdik, çünkü boğazlarına kadar pisliğin içindeler
15.12.2017
Bu ülkede eskiden ‘Kürt’ demek de yasaktı
12.12.2017
KHK’lar Reza’nın, hırsızların, rüşvetçilerin işine yarıyor
8.12.2017
Kahrolsun Reza emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri!
1.12.2017
Yoksa Erdoğan savunmasını mı hazırlıyor?
28.11.2017
Vicdanını yitirmiş bir ülke cehennemdir!
24.11.2017
Erdoğan Kürtlerden rol çalmaya teşebbüs etti
21.11.2017
Reza’dan bahşişi peşin alanlar ‘milli kahraman’ ilan edilsin!
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8