Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!


1.8.2017 - Bu Yazı 659 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Anayasaya göre “Matbuat kanun dairesinde serbest”ti.

Ama öyle kanunlar, öyle nizamnameler çıkmıştı ki ortada bir gıdım serbestlik kalmamıştı.

Bu durumu hicveden bir karikatür çizdi Teodor Kasap.

Elleri kocaman zincirle bağlanmış Karagöz’ü görünce şaşırır Hacivat.

“Nedir bu hal Karagöz?”

Cevabı hazırdır:

“Kanun dairesinde serbesti Hacivat”

Her gün yeni bir yasak konuyordu II. Abdülhamit döneminde.

Matbaa açmak isteyenler padişahın kutsal haklarına ve devletin çıkarlarına dokunur eserler basmayacağına dair bir senet imzaladıktan sonra alabiliyorlardı ruhsatnameyi.

Matbaaların kapısını kapatmak yasaktı. İçeride işçiler baskı yaparken kapıların sadece bir zembille örtülmesi şart koşulmuştu. Yanındaki binalara, dükkanlara geçit veren bir kapının ya da pencerenin olması da yasaktı. Çünkü her an sansür memurları ve zabıtalar basabilmeliydi matbaayı.

Bir nizamname vardı ki, evlere şenlik.

Her şeyden önce dünya değer Padişah Hazretlerinin sağlığı, ürünün bolluğu memlekette sanayi ve ticarin ilerlemesi üzerine haber verilecekti.

Dizi yazılarda “Arkası Var”, “Devamı Var” gibi ifadelerin (Mabadı Var) kullanılması yasaktı.

Bir takım uygunsuz varsayımlara ve zihinleri karıştırmaya sebep olacağı için bir makalede beyaz yerler ve noktalarla geçilen boş yerler kesinlikle bırakılmayacaktı.

Valilerin ve kaymakamların hırsızlıkları, yiyicilikleri, cinayetleri kesinlikle yayınlanmayacaktı.

Yabancı hükümdarlar aleyhinde yapılan suikast girişimlerinin ve yabancı memleketlerde yapılacak kargaşa çıkarıcı gösterilerin sadık ve kendi halinde ahalimizce bilinmesi uygun olmadığından, bunların kesinlikle yayınlanmaları yasaktı.

Bu yasaklar çerçevesinde İran’da ilan edilen yeni anayasayı öğrenememişti Osmanlı ahalisi.

Çarlık Rusyası’nda Duma’nın yani parlamentonun kurulduğundan da haberdar olamadılar.

Yabancı hükümdarlara yapılan suikastları haber yapmak yasak olduğu için II. Abdülhamit’in tebaası Fransa Cumhurbaşkanı’nın kalp durmasından, Amerika Başkanı’nın çıbandan, Avusturya İmparatoriçesi’nin göğüs darlığından öldüğünü sanıyordu. Oysa hepsi suikasta kurban gitmişti.

Öyle çoktu ki yasaklar, bu nizamnameyi yayınlamak bile yasaktı.

Bir yandan sansür memurları, diğer yanda zaptiyeler, öte yandan jurnalciler göz açtırmıyordu gazetecilere.

Gazeteler basılıyor, gazeteciler sürgüne gönderiliyor; Muhbir, Vatan, İbret, Handika, Sirac, Diyojen gibi gazeteler, dergiler kapatılıyor, “sakıncalı” kitaplar hamamların külhanlarında yakılıyordu.

Sözcükler de yasaklanıyordu sık sık; ıslahat, hürriyet, müsavat, vatan, cumhuriyet, bomba, dinamik, burun..

II. Abdülhamit’in burnu çok büyük ve çirkin olduğu için yasaklanmıştır bu sözcük. Ama bakın ucu nereye kadar varmıştır.

Hüseyin Cahit (Yalçın) Pierre Loti’den çevirdiği İzlanda Balıkçısı’nda coğrafi bir tanım olan “burun” yerine “karaların denizlere doğru ilerlediği yer” der.

Tahtan indirilen V. Murat’ı akla getirir diye Murat ve Muradiye sözcüklerini kullanmak da yasaktı.

Bursa’daki Muradiye Camisi’nin onarım işi bitmiştir ve açılış töreni yapılacaktır. Yıl 1904. Bu haber gazetelere “Muradiye” sözcüğü geçmeden girer:

“Ebülfeth Sultan Mehmet Han Hazretlerinin pederi cennet mekanlarının Bursa’daki cami-i şerifi mükemmelen tamir edilmiş…”

1901’de bir Fransız tiyatro topluluğunun oynamak istediği Cyrano de Bergerac oyunu, Cyrano’nun büyük ve çirkin bir burnu olduğu ve oyunda buna ilişkin bir tirad olduğu için yasaklandığı bile anlatılır.

Örneğin “tahtakurusu” yazmak da yasaktı, çünkü “tahtı kurusun” biçiminde okunabilirdi.

Hatta II. Abdülhamit sansürü bu coğrafyanın ilk resmi gazetesi Takvim-i Vakayi’yi bir dizgi hatası nedeniyle 12 yıl boyunca kapatmıştır.

Bunca yasak, bunca sansür bile günün birinde II. Abdülhamit’in tahtan düşmesine engel olamamıştır.

İşte bütün bunlardan dolayıdır ki, ilkokuldan ortaokula, liseden üniversiteye kadar II. Abdülhamit sansürü bize hep bu coğrafyanın basın özgürlüğü açısından yaşadığı en karanlık süreç olarak öğretilmiştir.

En ufak sansürde “Abdülhamit geri mi geldi” diye sormaktan kendimizi alamadık. Tepkimizi “Bu resmen Abdülhamit sansürü” diyerek gösterdik.

1908’de İkinci Meşrutiyet’in en gözde sloganıydı “Kahrolsun İstibdat, Yaşasın Hürriyet”.

Müstebit II. Abdülhamit yüz yılı aşkın bir süre önce tahttan indirildi.

Ancak bugün bakıyoruz aradan geçen onca zamana kadar basın ve ifade özgürlüğü savaşımı veren Türkiyeli gazeteciler bu yüz yıllık sloganı dillerinden düşürmüyorlar:

“Kahrolsun İstibdat, Yaşasın Hürriyet”

Çünkü şu anda Türkiye hapishanelerinde 150’den fazla gazeteci ve yazar yatıyor.

123 gazeteci aranıyor.

46 gazetecinin pasaportu iptal edilmiş.

54 gazetecinin mal varlığına el konulmuş.

800’e yakın gazetecinin Sarı Basın Kartı iptal edilmiş.

Sadece son bir yıl içinde 62 gazete, 29 televizyon, 19 dergi, 34 radyo, 30 dağıtım ve yayınevi kapatılmış. 20 haber sitesine erişim engeli konmuş.

Ama bu ülkede iktidar sahipleri hala “İddia ile konuşuyorum. Ne Avrupa’sında ne de diğer ülkelerinde, Türkiye’deki basın kadar özgür bir medya yoktur” demekten kendilerini alamıyorlar.

Oysa bu ülke II. Abdülhamit istibdadını aşmış, III. Abdülhamit sansürüne sıçramış.

Bu yüzden “Bütün zamanların en büyük sansürcüsü” olarak andığımız II. Abdülhamit’e bu saatten sonra bir özür borcumuz var.

Görünen o ki, önümüzdeki süreçte bu borcumuz daha da artacak.

Bakmayın Cumhuriyet’ten yedi arkadaşımızın serbest bırakılmasına. Bu şu andaki iktidar için “hapishanelerde yedi gazetecilik boş ranza var” anlamına geliyor.

Bazen çok duyulmuyor ama, özellikle Kürt gazetecilere yönelik gözaltılar, tutuklamalar tüm hızıyla sürüyor.

Bu durum da bize şimdiki iktidar tarafından, “cezaevinde hiç gazeteci yok”, “dünyanın en özgür basını bizde var” yalanlarıyla yutturulmaya çalışılıyor.

Bu II.Abdülhamit’in değil, III. Abdülhamit’in istibdadı ve sansürüdür.

Bugün yaşadıklarımız yüz yıl önceki “II.Abdülhamit istibdadı”na rahmet okutuyor.

O zaman yüz yıl önceki “Kahrolsun İstibdat, Yaşasın Hürriyet”i günün koşullarına uyduralım:

“Yaşasın II. Abdülhamit İstibdadı, Kahrolsun III. Abdülhamit Hürriyeti.”

.

Facebook Yorumları

Kod8
20.7.2018
Alın size daha fazla demokrasi, daha geniş özgürlük!
17.7.2018
Bunlar iyi günler, bu hukuksuzlukla daha beterleri de gelecek!
14.7.2018
Bu mahkeme Erdoğan’a hakaret ediyor!
10.7.2018
CHP önce bu faturaların hesabını vermek zorunda!
6.7.2018
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete
3.7.2018
Türkiye’de medyaya artık çete reisleri ayar veriyor
30.6.2018
AKP-MHP devleti daha da ceberut olacak
22.6.2018
Erdoğan adaleti: Katiller cinayet işleyenleri yakalayacak!
19.6.2018
'Beyaz Toros’lar Suruç’a, Çiller AKP’ye gitti
16.6.2018
Erdoğan’ın ‘Türkiye’yi bölme projesi’ tutmadı
12.6.2018
İnce CHP’den, HDP Demirtaş’tan fazla oy alacak
8.6.2018
Batsın senin buzdolabın!
5.6.2018
Basın özgür değilse cumhurbaşkanı bile yalancı olur
1.6.2018
Kendini imha eden bir ‘gazeteci’nin hazin öyküsü
29.5.2018
Taşıma sandıkla başkan olamaz, olsa da fazla kalamaz
25.5.2018
Baskın seçimle kendini vurdu; Reiz tepetaklak gidiyor
22.5.2018
Milletvekili aday listeleri; ‘yaylalar, yaylalar’
19.5.2018
Bahçeli, Erdoğan’a Rus ruleti oynatıyor
11.5.2018
Bir ‘TAMAM’lık canları varmış!
8.5.2018
Kendini yiyen canavar ‘Başkan’ olmak isterse…
27.4.2018
Bu bir seçim değil, hileli 16 Nisan referandumunun rövanşıdır
24.4.2018
Erdoğan kendi oyunuyla yeniliyor!
20.4.2018
Savaşı barışa dönüştürmek, Euro’yu TL’ye çevirmekten daha kolay
17.4.2018
Yunanların 'Erdoğan bize saldırırsa' korkusu
3.4.2018
Medyanın kötülüğünden kötülüğün medyasına
30.3.2018
Edoğan’ın ‘metal’i Kılıçdaroğlu’nu yordu
27.3.2018
HDP’nin sırrını Erdoğan çözemedi
24.3.2018
Cumhurbaşkanı alkışlanacak... Alkışla!
20.3.2018
Kenan Evren’in güncellenmiş modeli Recep Tayyip Erdoğan
16.3.2018
Kılıçdaroğlu seçimleri Çiftlik Bank’a yatırdı
13.3.2018
Türkiye; ‘kasvetli totaliter bir hapishane’
9.3.2018
AKP’nin karanlık yüzü: Ceylanpınar
6.3.2018
‘Cemil Bayık olmadı Salih Müslim’i alalım’
2.3.2018
CHP yönetimi Erdoğan’a ‘Allah’ın bir lütfu'
27.2.2018
Ölüler gezegeninde seçim var
23.2.2018
Hayaller yerli ve milli, gerçekler Afrin!
20.2.2018
Osmanlı tokadı sandık meğer davulcu yellenmesiymiş
13.2.2018
Başbakan’a Rojava’dan mektup getiren ‘Akil’ de gözaltında
9.2.2018
Bahçeli püskevit yerken Kobaneliler Afrin’e vardı
6.2.2018
Kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den bekleme!
2.2.2018
AKP iktidarı bir insanlık sorunudur
26.1.2018
Erdoğan tabuta yaslanınca erken seçim oluyor!
23.1.2018
DEAŞ çetelerinin moralini yükseltmek serbest!
19.1.2018
Olağanüstü Hal’de ‘özgür olmayan ülke’
16.1.2018
AKP’lilerin ve gizli AKP’lilerin kimyasını bozan kadın
9.1.2018
Fadıl’ı o nezarethaneye sığdıramazsınız!
5.1.2018
2018’de basın özgürlüğü 2017’den de beter olacak
29.12.2017
Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
22.12.2017
Bunlar ‘yandaş medya’ bile değil, ‘saray tellalı’
19.12.2017
Başları dimdik, çünkü boğazlarına kadar pisliğin içindeler
15.12.2017
Bu ülkede eskiden ‘Kürt’ demek de yasaktı
12.12.2017
KHK’lar Reza’nın, hırsızların, rüşvetçilerin işine yarıyor
8.12.2017
Kahrolsun Reza emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri!
1.12.2017
Yoksa Erdoğan savunmasını mı hazırlıyor?
28.11.2017
Vicdanını yitirmiş bir ülke cehennemdir!
24.11.2017
Erdoğan Kürtlerden rol çalmaya teşebbüs etti
21.11.2017
Reza’dan bahşişi peşin alanlar ‘milli kahraman’ ilan edilsin!
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8