Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Kendini imha eden bir ‘gazeteci’nin hazin öyküsü


1.6.2018 - Bu Yazı 265 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Klasik bir Milli Görüşçü olarak başlamıştı meslek hayatına.

Hareketin bazı gazete ve dergilerinde yazılar yazıyordu.

2001 yılında gömleğini çıkartan ya da çıkarmış taklidi yapan Milli Görüşçüler yeni kurulan AKP’ye doğru akıyordu. Çünkü ufukta iktidar görünüyordu.

İşte bu süreçte bir “gazeteci” olarak AKP’nin kuruluş öyküsünü kaleme aldı. Kitabına da “Yenilikçi Hareket” adını verdi.

Kitapta Erdoğan’a karşı sanki biraz mesafeli, biraz da eleştirel bir dil kullanılmıştı.

Bir süre AKP içinde bulunmuş, partinin kuruluş sürecini ve sonrasını yakından bilen politikacıya göre bu yaklaşım o dönemdeki Milli Görüşçülerin düşüncelerinden kaynaklanıyordu:

“Onlar şöyle düşünüyorlardı, ABD ve Batı AKP’ye yol verdi, onlar AKP’yi kurdular ama bizim parti içindeki adamlarımız zamanı gelince işleri ele alır, bağımsızlığı ilan ederler. Bu köprüyü geçene kadar ayıya dayı deme meselesiydi. Bu durumda her şeyin Erdoğan’da bittiğini o zaman kestiremiyorlardı… Bu yüzden zaman zaman eleştirdikleri de olurdu Erdoğan’ı. Dilipak ekolü yani. Önce ABD kurdu AKP’yi, Erdoğan her şeye ‘evet’ demeye mecburdu. Sonra güçlendik, Batı’ya tekmeyi bastık, düşüncesi. Bu dönemlerde AKP içindeki Milli Görüş ekolü bu arkadaş gibi tipleri Erdoğan’a ve çevresine biraz olsun ayar vermek için kullanırdı.”

İktidarın “gazeteciliğine” doğru ilk büyük adımını, Ankara’nın “ihalelerden yüzde 10 alma işini iyi bilmesiyle” ün yapan AKP’li bir ilçe belediye başkanının danışmanı olarak attı.

Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Davutoğlu ile çok yakınlaşmıştı bu iktidar “gazetecisi”. Kendinin görünmediği yapım şirketleri üzerinden TRT’ye yüksek miktarda paralarla iş yaptığı da kulaktan kulağa anlatılıyordu Ankara’da.

Üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen yazdığı Yenilikçi Hareket kitabını savunma mecburiyeti hissetmişti 2012 Ocak’ında attığı bir twitle:

“… Yenilikçi Hareket kitabında ve geçmişte yazdığım her şeyin arkasındayım.”

İşte böyle bir dönemde bu “hazin öykü”ye şimdilerde Erdoğan’ın Başbakan Yardımcılığını, Bakanlığını yapan Numan Kurtulmuş da karışıyor.

O yıllarda Erdoğan’ı “AKP, Amerika’nın mandasıdır”, “Ya aslına dön ya da işi aslına devret”, “Müslümanlık iddiasında olanlar iki şeye çok dikkat etmeli; parayı nereden kazandılar, parayı nasıl harcadılar. Bu kadar insanın fakirlik çektiği ortamda şaşaalı, lüks içinde yaşamak doğru değil” diye eleştiren Kurtulmuş, iddiaya göre Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı olduğu dönemde, bu “gazeteci”nin yazdığı kitaptan yaklaşık 20 bin tane aldırıp teşkilatlarına bedava dağıtmış.

Daha sonra partisini bırakıp Erdoğan’a “iltica eden” Kurtulmuş hala Saray’ın bakanı olarak görevini sürdürüyor.

Neyse, gelelim bizim “gazeteci”ye…  Yalçın Akdoğan döneminde TRT Haber Dairesi Başkanı oldu. Yandaş gazetelerde de köşe yazıyordu.

Bir gün bir televizyonun canlı yayınında, hem de Davutoğlu başbakanken “AK Parti artık Davutoğlu ile yoluna devam edemez” dedi.

Bu cümleyi kurduktan yaklaşık bir ay sonra Davutoğlu görevinden istifa etmiş ve yerini Binali Yıldırım’a bırakmıştı.

Yine de kendi mahallesinde ağır eleştiriye uğramaktan, “fitnecilikle” suçlanmaktan kurtulamadı. Bir süre sonra da TRT’deki görevinden istifa etti.

Dönelim partinin içini yakından bilen eski AKP’liye:

“Yalçın Akdoğan ve Davutoğlu gözden düştükçe bu ‘gazeteci’ de gözden düştü. Kendini kurtarmak için Davutoğlu’na ilk saldıran ve ‘artık Davutoğlu’yla gitmez’ diyen ilk kişidir. Bunu zaten Davutoğlu’nun gideceğini öğrendikten sonra söylediği için Reis’in ve Reisçilerin gözüne giremedi. O gün bugündür atıl biri.”

İşte o günden bu yana “atıl biri” olan “gazeteci” Muharrem İnce ve Erdoğan tartışmasında yeniden gündeme gelmişti.

Cumhurbaşkanı adayı İnce, Erdoğan’la ilgili olarak “AKP’yi kurmadan önce Fetullah Gülen’den icazet aldı” iddiasını gündeme getirdi.

Erdoğan da İnce’ye “Fethullah Gülen’le görüşen namerttir, ispat etmezsen namertsin” karşılığını verdi.

Önceki gün İnce Kırşehir mitingine elinde bir kitapla çıktı. Elinde “gazeteci”nin Yenilikçi Hareket kitabı vardı. Erdoğan-Gülen görüşmesini 2001 yılında yayınlanan kitabına aynen şöyle yazmıştı “gazeteci”:

“Erdoğan, 2000 yılı Mayıs ayında ABD’ye yaptığı gezide, uzun süredir orada yaşayan Fetullah Gülen’le de bir araya geldi.”

İnce’nin sahaya sürdüğü bu kanıt gündeme bomba gibi düştü. Bırakın AKP sözcülerini, yandaşlarını Erdoğan bile henüz “gık” diyemedi.

Ancak, bu iddianın üzerinden daha 5-10 dakika bile geçmeden yalanlama bu satırların yer aldığı kitabın yazarı olan “gazeteci”den geldi.

Hayır, hayır, İnce’yi yalanlamıyordu, “O kitabı ben yazmadım” demiyordu, o “gazeteci” kendini yalanlıyordu;

“Kitapta geçen ‘Tayyip Erdoğan-Fetullah Gülen görüşmesi’yle ilgili iddialar, ne yazık ki somut herhangi bir bilgiye ve belgeye değil, tamamen o dönemdeki bazı dedikodulara dayanmaktadır. Zaten kitapta da buna dair hiçbir bilgi ya da belgeye atıf yoktur.”

O kadar korkmuş, o kadar korkmuş ki  “Vallahi dedikodu yazdım, billahi hiçbir kanıtım yoktu” diye çırpınıyor.

Bununla da yetinmiyor, “gazeteciliğini” bile inkar ediyor, kendini, geçmişini adeta imha ediyor:

“Üzülerek ifade edeyim ki, bizzat kendi yazdığım bu iddiaların kamuoyuna bilgi ya da belge gibi sunulacak hiçbir yanı yok. Ne gazeteciliğim ne de bugüne kadar yaptığım herhangi bir görev bu kitaptaki söz konusu iddiaları doğru kılmaz.”

Bu nokta aslında tek başına İslamcı “gazeteciliğin” sonu değil. Aynı zamanda İslamcı cumhurbaşkanlığının, başbakanlığın, siyasetçiliğin, İslamcı bürokratlığın, İslamcı devlet yöneticiliğinin, İslamcı yazarlığın, İslamcı diplomatlığın da kendini imha ettiğinin açık kanıtı.

AKP iktidarının, Erdoğan’ın politikalarının geldiği son noktadır bütün İslamcıların teker teker kendilerini imha etmesi.

Ama yine de, korkusundan kendini, bütün mesleki ve entelektüel varlığını inkar etmek mecburiyetinde kalan bu “gazetecinin” hazin sonu bu ülkenin bütün İslamcılarını bekliyor.

Allahları yardımcı olsa da çocuklarına daha iyi bir miras bırakabilseler!

.

Facebook Yorumları

Kod8
14.7.2018
Bu mahkeme Erdoğan’a hakaret ediyor!
10.7.2018
CHP önce bu faturaların hesabını vermek zorunda!
6.7.2018
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete
3.7.2018
Türkiye’de medyaya artık çete reisleri ayar veriyor
30.6.2018
AKP-MHP devleti daha da ceberut olacak
22.6.2018
Erdoğan adaleti: Katiller cinayet işleyenleri yakalayacak!
19.6.2018
'Beyaz Toros’lar Suruç’a, Çiller AKP’ye gitti
16.6.2018
Erdoğan’ın ‘Türkiye’yi bölme projesi’ tutmadı
12.6.2018
İnce CHP’den, HDP Demirtaş’tan fazla oy alacak
8.6.2018
Batsın senin buzdolabın!
5.6.2018
Basın özgür değilse cumhurbaşkanı bile yalancı olur
1.6.2018
Kendini imha eden bir ‘gazeteci’nin hazin öyküsü
29.5.2018
Taşıma sandıkla başkan olamaz, olsa da fazla kalamaz
25.5.2018
Baskın seçimle kendini vurdu; Reiz tepetaklak gidiyor
22.5.2018
Milletvekili aday listeleri; ‘yaylalar, yaylalar’
19.5.2018
Bahçeli, Erdoğan’a Rus ruleti oynatıyor
11.5.2018
Bir ‘TAMAM’lık canları varmış!
8.5.2018
Kendini yiyen canavar ‘Başkan’ olmak isterse…
27.4.2018
Bu bir seçim değil, hileli 16 Nisan referandumunun rövanşıdır
24.4.2018
Erdoğan kendi oyunuyla yeniliyor!
20.4.2018
Savaşı barışa dönüştürmek, Euro’yu TL’ye çevirmekten daha kolay
17.4.2018
Yunanların 'Erdoğan bize saldırırsa' korkusu
3.4.2018
Medyanın kötülüğünden kötülüğün medyasına
30.3.2018
Edoğan’ın ‘metal’i Kılıçdaroğlu’nu yordu
27.3.2018
HDP’nin sırrını Erdoğan çözemedi
24.3.2018
Cumhurbaşkanı alkışlanacak... Alkışla!
20.3.2018
Kenan Evren’in güncellenmiş modeli Recep Tayyip Erdoğan
16.3.2018
Kılıçdaroğlu seçimleri Çiftlik Bank’a yatırdı
13.3.2018
Türkiye; ‘kasvetli totaliter bir hapishane’
9.3.2018
AKP’nin karanlık yüzü: Ceylanpınar
6.3.2018
‘Cemil Bayık olmadı Salih Müslim’i alalım’
2.3.2018
CHP yönetimi Erdoğan’a ‘Allah’ın bir lütfu'
27.2.2018
Ölüler gezegeninde seçim var
23.2.2018
Hayaller yerli ve milli, gerçekler Afrin!
20.2.2018
Osmanlı tokadı sandık meğer davulcu yellenmesiymiş
13.2.2018
Başbakan’a Rojava’dan mektup getiren ‘Akil’ de gözaltında
9.2.2018
Bahçeli püskevit yerken Kobaneliler Afrin’e vardı
6.2.2018
Kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den bekleme!
2.2.2018
AKP iktidarı bir insanlık sorunudur
26.1.2018
Erdoğan tabuta yaslanınca erken seçim oluyor!
23.1.2018
DEAŞ çetelerinin moralini yükseltmek serbest!
19.1.2018
Olağanüstü Hal’de ‘özgür olmayan ülke’
16.1.2018
AKP’lilerin ve gizli AKP’lilerin kimyasını bozan kadın
9.1.2018
Fadıl’ı o nezarethaneye sığdıramazsınız!
5.1.2018
2018’de basın özgürlüğü 2017’den de beter olacak
29.12.2017
Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
22.12.2017
Bunlar ‘yandaş medya’ bile değil, ‘saray tellalı’
19.12.2017
Başları dimdik, çünkü boğazlarına kadar pisliğin içindeler
15.12.2017
Bu ülkede eskiden ‘Kürt’ demek de yasaktı
12.12.2017
KHK’lar Reza’nın, hırsızların, rüşvetçilerin işine yarıyor
8.12.2017
Kahrolsun Reza emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri!
1.12.2017
Yoksa Erdoğan savunmasını mı hazırlıyor?
28.11.2017
Vicdanını yitirmiş bir ülke cehennemdir!
24.11.2017
Erdoğan Kürtlerden rol çalmaya teşebbüs etti
21.11.2017
Reza’dan bahşişi peşin alanlar ‘milli kahraman’ ilan edilsin!
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8