Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?


15.02.2015 - Bu Yazı 2774 Kez Okundu.
Yorum : 2 - Onay Bekleyenler : 0

 Bilmiyorum kaç kuşağın çocukluğunun iç ısıtıcı kahramanıdır Heidi. O çıplak ayaklı, tatlı gülüşlü, yardım sever minik kızı kim unutabildi ki?

Fakat niye çıplak ayaklıydı? Orası mühim.

Olay İsviçre'de geçiyor. İsviçre, yeşil çayırların, bankacılığın ve Batıcı refahın ülkesi...

Peynir, çikolata ve Alpler 'den sonra İsviçre'nin simgelerinden biri de Heidi!

Kırmızı yanaklı, basit elbiseli, hiç yorulmadan herkesin iyiliği için koşturan bu kız çocuğu daima çıplak ayaklarıyla geçer gözümüzün önünden.

Büyükbabası olarak izlediğimiz yaşlı çiftçiyle arkadaşı Peter'in ayakkabıları varken Heidi, keskin taşların üzerinde, dağda tepede, karda kışta hep çıplak ayak koşar keçilerin peşinden.

Aslında yazarı Johanna Spyri 53 yaşında yazdığı bu öykü aracılığıyla, "çıplak ayaklı çocuklar" gerçeğinin üzerindeki toplumsal riya örtüsünün bir ucunu kaldırmak istemiş!

Küçük kahramanı aracılığıyla çocuk kölelerin mazlum dünyalarına dikkat çekmek istemiş.

Heidi, İsviçre'nin toplumsal tarihinde hatırlanmak istenmeyen bir gerçeğin simgesi. Onun çıplak ayakları bugün çocuklara karşı işlenmiş büyük bir suçun yarattığı utancın simgesi. Heidi çıplak ayaklıydı; çünkü çıplak ayaklar, erkek ya da kız "köle çocukları" diğer çocuklardan ayıran bir simgeydi!

İsviçre'nin karanlık yüzüdür bu.

İsviçre, 18. yüzyılın sonundan 1960'lı yılların başına kadar çocuk sömürüsünün örneğine az rastlanan bir biçimini uyguladı. Devlete borcu olan boşanmış çiftlerin, fakir ailelerin çocukları, öksüzler, yetimler, ebeveyni cezaevinde olan ya da suça bulaşmış çocuklar, devlet ve kilise vasıtasıyla çalıştırılmak üzere başka ailelerin yanına yerleştirilirdi. Bu uygulamaya göre, papazların önderliğinde ailelerden toplanan çocuklar çiftliklere "kiralık" olarak verildi. Veya şehirlerde kurulan çocuk pazarlarında dört yaşındaki çocuklar satışa çıkarıldı. O andan itibaren de sahipsiz çocukları arayan, tecavüze uğradıklarında ya da işkence gördüklerinde sahip çıkan olmadı.

Çünkü toplumun gözünde onlar, suç işlemiş, boşanmış fakir ailelerin sözde 'kurtarılmış' çocuklarıydı!

Böylece, ahırlarda hayvanlarla birlikte yaşayan, çoğu kez bir çuvaldan ibaret elbiseleri içinde hemen her zaman aç olan bu çocuklar toplumsal hayatın olağan bir parçası olarak kabul gördü. Bunun bir tür kölelik sistemi olduğu idrak edildikten sonra uzun zamanlar boyunca İsviçre'nin sözünü etmekten dahi kaçındığı bir tabu halinde üstü örtüldü.

Bir süredir İsviçre'de bunlar konuşuluyor, sözlü tarih çalışmaları, hayatta kalmış torunlarla, yaşlı insanlarla belgeseller yapılıyor.

Çiftliklerde tecavüz edilerek öldürülen çocuklar hakkında rapor yazma cesareti gösteren doktorların susturulduğu medeni İsviçre şimdi bu acı ile yüz yüze.

Yazarı tarafından çıplak ayaklarıyla anlatılan Heidi'nin saklı trajedisinin buralara geleceğini kimsenin bilmesine imkân yoktu. Ama geldi.

Hiçbir günah fazla saklı kalamıyor artık.

Tıpkı, ateist görünümlü militan islamofobyakların kaşıyıp durdukları sözde "din", özde Müslüman düşmanlığı, ayıya benzetilmesi ayıya ayıp bir Zombi'nin Amerika'da üç narin fidanı katletmesiyle sonuçlanınca, Batı basının nafile susuşu gibi!

Üç güzelliğin, muhtaç insanlara, evsizlere yardım için didinen, göçmenler için Türkiye'ye gelmek isteyen iyilik meleklerinin kafalarından vurulmalarına dilsiz kalanlar bir tabuyu daha ortaya çıkardılar:

Müslümanlar bu dünyanın çıplak ayaklılarıdır! Görünmezleridir ve ancak suçlanmak için hatırlanırlar.

"İnsanların, Yahudileri ya da Filistinlileri öldürün demelerini duymak korkunç üzücü! Sanki bu bir şeyi çözecekmiş gibi" diye yazan alnı ışıklı genç insanlar, halkını varil bombalarıyla yakan bir diktatörün zulmünden Amerika'ya kaçmışlar. Okumaya...

En büyük kayıp ise bizim tabii! Biz, o "sabah rüzgârlarının" güler yüzlü, barışçı yeni fikirleriyle tanışamadan elimizden alınmış olmaları. Esas kayıp bu.

Onu diyorum. Hepimiz çıplak ayaklıyız diyorum. O Suriyeli badem gözlü çocuklar kadar mazlum.

Çıplak ayaklıyız ve artık eşitlik istiyoruz.

Zarif kardeşlerimizle, Razan Muhammed ile Deah Barakat ile Yusor Muhammed ile birlikte yalın ayak, kol kola Beyaz Adam'ın yaktığı zalim ateşe basıyoruz.

Ve o taş kafanın yüzüne -nefretten yana değil- canımız yana yana "Hepimiz Heidi'yiz!" diye bağırıyoruz...

Kaynak: Heidi'nin ayakları neden çıplaktı? Yazar, Sevim Akyürek

.

Facebook Yorumları

Emlak8
6.05.2019
Tatava
28.04.2019
Burnumu kıran o yumruk
21.4.2019
Kanadı kırıklar, bohemler, kıyıdakiler
8.4.2019
Çürük ihtiraslar
31.3.2019
İstanbul, acar bir karasevda
25.3.2019
Bir uzaylı açısından İslam Medeniyeti
18.3.2019
İstismar etme beni
4.3.2019
Seni Robinson ettiler
24.2.2019
Yorulduk patron
30.12.2018
Hudayinabit
16.12.2018
Herkes ayrılıktan bahsetti, ben kavuşmaktan
2.12.2018
Kozmik durumlar
26.11.2018
Geri dönen cüzdan
11.11.2018
Mülteci olmak şereftir burada
4.11.2018
Hepsi bizden
21.10.2018
Kaynamayan kazlar
14.10.2018
Merâsim aydınları
7.10.2018
Gösteri dini
30.9.2018
İndir sırtındakini
23.9.2018
Az yağmur bir İstanbul
16.9.2018
Yıkılma sakın
9.9.2018
Deli olmak belki de en iyisi
2.9.2018
Öldün sen
26.8.2018
My Lord Vedat Milor
19.8.2018
Kaç paralık adamsın
12.8.2018
Linda’nın utancı
5.8.2018
Öfke ve sükûnet
29.7.2018
Hatta Necati Tahta
22.7.2018
Adnancılar Kemalist projenin prostatı
15.7.2018
15 Temmuz: Yalan bitti
8.7.2018
Akrebi teşhir etmek
1.7.2018
Kadınların Türkiye devrimi
24.6.2018
Hâkim Senai her şeyin başı
17.6.2018
Boyacı küpüne düşen çakal
10.6.2018
Poşetli Hızır
3.6.2018
Keçiboynuzu
27.5.2018
Dinle Çekirge
20.5.2018
Beyaz Adam Filistin’de
13.5.2018
İstanbulluluk martıyla konuşmaktır
6.5.2018
Karl Marks’ın foyası
29.4.2018
SABAH için gece müziği
22.4.2018
Derken sabah erken
15.4.2018
‘Yeni Moğollar’a karşı rotalar
8.4.2018
Sosyal medya nikahı
1.4.2018
Yeni Moğollara karşı birlikte
25.3.2018
Kadınlar güncelliyor
19.3.2018
Sansür
11.3.2018
Kadınlar
4.3.2018
Darbesi yenilmiş bir yazarın homurtusu
11.2.2018
Pertevniyal Valide Sultan’ın çağrısı
4.2.2018
Sürgündeydik geri dönüyoruz
28.1.2018
Batı cephesinde değişen bir şey yok
21.1.2018
İstanbul, illa ki
7.1.2018
Rengârenk işaretler
24.12.2017
İnsan bitkin bir hayvan değildir
17.12.2017
Tavus kuşunun ayakları
10.12.2017
Nihayet dünyaya konuşan bir sanat buğday
3.12.2017
Mahmutpaşa medeniyeti
26.11.2017
Üstad
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
2 0
önemsiz 25.4.2015 - 08:51:29
Heidi ile konuya girilmiş hiç alakası olmayan bir olayla noktalanmış. Yazı içindeki konular bağlantısız.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,43
Hrac Madooglu 16.02.2015 - 06:37:41
isvicre'nin tarihindeki karanlik olayla ilgilenmeniz goz yasartici. Ama bakin onlar kendi tarihleri ile yuzlesiyor. Siz Ermeni soykirimi ile, Suryani soykirimi ile ne zaman yuzleseceksiniz? Ne zaman Adana katliamini, Trakya Yahudi pogromunu, Nafia Olayini, Varlik Vergisini, Askale Surgununu, 6-7 Eylul poromunu, 1966 Rum tehcirini tarih kitaplariniza yazip cocuklariniza anlatacaksiniz? ABDde 3 Musluman gencin oldurulmesi elbette uzucu. Eger Musluman olduklari icin oldurulmuslerse daha da vahim. Onlari anmak ve katili lanetlemek hakkiniz. Fakat, ISiD'in oldurdugu, tecavuz ettigi binlerce gayrimuslume dair kac kelime yazdiniz bugune kadar? Bakin bugun yine 21 Misirli Hristiyan'i vahsice oldurup filmini cekmisler. Ne zaman iki cumle de onlar icin yazacaksiniz?
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%55,63
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8.Net