Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

Az yağmur bir İstanbul


23.9.2018 - Bu Yazı 179 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İnsan kaç kere tekrarlarsa tekrarlasın kifayetsiz geliyor: Yağmur 'a çok yakışıyor.

Emirgan sahilinde sarı yağmurluklu balıkçılar suskun, denize dalmışlar. Termosta çaylar ve mütevazı insanların gözlerine has o mahur düşünce.
Sarıyer'de banklar su içinde  romanı. Bebek, gösterişin kenarında 'ini yitirince anlamsız.
Sahil kafelerinde bıdı bıdı bir sıkıntı. Ortaköy Camiinde sağanak bir naat söylüyor. Turgut Uyar'la oturup çay içmek şimdi ham hayal.
Çengelköy trafik sıkışıklığıdır. Üsküdar, Allah aşığı hippileriyle gece muhabbetinde.
Teori dersen zehir gibi, pratik dersen sallanmakta.
Beykoz'da bacakları şiş bir adam kundura fabrikasını arıyor. Fabrika mı kaldı demiyor, yüzü bulutlu bir gazete bayi adresi tarif ediyor.
Beyoğlu eski düşlerinin peşinde ama ne o kontesler kaldı, ne de Hüsn ü Aşk! Mevlevihane epeydir turistlik bir ilgiye düğmesini ilikliyor.
Nişantaşı derseniz, mesafeli bir afitap. Etiler-Ulus, bilgimiz yok. Sütlüce, uykuluk ızgara...
Eyüp Sultan'da AK Şemseddin'in asasını arıyorum, kayıp. İki rekât. Selam verilmeli şehrin manevi sultanına.
Merkez Efendi çoktan tarihten silinmiş bahçeli evlerin arasında dolaşıyor. Zeytinburnu dev binalarıyla başka bir zuhurat. Felsefe hastası işportacılar torun gezdiriyorlardır belki. Topkapı da Yedikule, dolaştığım sokaklar.
Bir kız hatırlıyorum, adı Hasret. Fındıkzade, öğrenciliğimin şizofrenisi. 'Yağmur Apartmanlarından' bir orman. Ormanda bir gezginin içinde Halveti Tekkesi kıpırdıyor. Sümbül Efendi mi desem, ne desem? Birden çatık kaşlarıyla Ebussuud Efendi! Aman, bismillah.
Haseki'de bir sardunyadan kel kafama tek damla su. 'da doğduğum mahalle yok. Modernleşme sanki bir vantilatör, hatıralarımızı paralamakta. Kumkapı'da göçmenlerin, kulağı kesiklerin oksijenini yitirmiş havası suratımda.
Beyazıt'ta Asaf Halet Çelebi'yim. O bermuda pantolon, benim yakamda hüsnüzan. Yenikapı ergenliğimin öfkeli devrimi kadar tenha.
Anneannem Abdulkadir Geylani pir kadar suskun, aklım ermez diye bütün sırları söylemiyor. Onun tombul ellerini arıyorum, boşuna!
Çemberlitaş'ta, Çorlulu Ali Paşa Medresesi'nde oturup duruyorum. Arkadaki mescit ile birlikte tadilattayım. Hiçbir şey eskisi gibi değil. O konuşkanlar bürokrat, serdengeçtiler kızakta.
Bir çimento kokusu yayılıyor. Gökdelenler, taş meydanlar ve beton, hepsi takaza bana! Sultanahmet'te temiz pak bir Beatnik'im, paçalarım İspanyol. İstanbul Ansiklopedisi açılıyor önüme, ağaçlar su içinde yeşil. Reşat Ekrem Koçu köfte ekmek ısmarlıyor sonra.
Yağmur, hep söylüyorum yaratıcı bir nevroz. Göğsümde kumrular, Gülhane Parkı'nda bir ceviz ağacıyım. Sarayburnu'ndaki kış yüzücüleriyle Sezai Karakoç gibi zinde. Yeni hatırlanmış bir  sevinci uhdemde.
Eminönü'nde Ahmet Rasim, , Mısır Çarşısı'nda lafa tutuyor beni. Ahmet Haşim geçiyor önümden filesiyle. Kaçırıyorum onların yüzünden. Oturuyorum kaldırım kahvesine. Madam Anahit ile sakızlı kahve içiyorum.
Yaşlı bir kadın, bildim bileli asker oğlu için çorap satıyor. Mide ameliyatı geçirince kaşık kadar kalan garson kulağıma eğiliyor, "Abi bunun oğlu 20 yıldır askerde, genelkurmay başkanı olmuştur değil mi garanti!"
Espriye çorapçı Anahit Hanım gülüyor. Ben gülüyorum.
Hayat kendi yolunda akıyor...
Yandaki aktarda imzalı romanlarım. Zencefil ile keten tohumunun üst rafında duruyor. Bir eleştirmene göndermiştim, geri geldi, ben de orda bıraktım. Yerini buldular diye düşünüyorum.
Sonra yanık bir ezan. Yağmur duruyor,  kızıl. Uzun saçlı gençliğim orda  dinleyip efkarlanıyor.
Mendil uzatıyorum o gence bir başka yazıda. Efkâr fikirlerin sağanağı. Üstüme yağıyor.
Akşamları serin, kapüşonu kafama geçiriyorum.
Hayatı tanımlamak nafile gayret. Seyretmek mühim meşgale. 'İdrak' demek diye düşünüyorum, aczini idrak!
Bir güneş ufukta, kalbime doğru batıyor.
Yağmur diyorum, bu şehre çok yakışıyor...

.

Facebook Yorumları

Kod8
21.10.2018
Kaynamayan kazlar
14.10.2018
Merâsim aydınları
7.10.2018
Gösteri dini
30.9.2018
İndir sırtındakini
23.9.2018
Az yağmur bir İstanbul
16.9.2018
Yıkılma sakın
9.9.2018
Deli olmak belki de en iyisi
2.9.2018
Öldün sen
26.8.2018
My Lord Vedat Milor
19.8.2018
Kaç paralık adamsın
12.8.2018
Linda’nın utancı
5.8.2018
Öfke ve sükûnet
29.7.2018
Hatta Necati Tahta
22.7.2018
Adnancılar Kemalist projenin prostatı
15.7.2018
15 Temmuz: Yalan bitti
8.7.2018
Akrebi teşhir etmek
1.7.2018
Kadınların Türkiye devrimi
24.6.2018
Hâkim Senai her şeyin başı
17.6.2018
Boyacı küpüne düşen çakal
10.6.2018
Poşetli Hızır
3.6.2018
Keçiboynuzu
27.5.2018
Dinle Çekirge
20.5.2018
Beyaz Adam Filistin’de
13.5.2018
İstanbulluluk martıyla konuşmaktır
6.5.2018
Karl Marks’ın foyası
29.4.2018
SABAH için gece müziği
22.4.2018
Derken sabah erken
15.4.2018
‘Yeni Moğollar’a karşı rotalar
8.4.2018
Sosyal medya nikahı
1.4.2018
Yeni Moğollara karşı birlikte
25.3.2018
Kadınlar güncelliyor
19.3.2018
Sansür
11.3.2018
Kadınlar
4.3.2018
Darbesi yenilmiş bir yazarın homurtusu
11.2.2018
Pertevniyal Valide Sultan’ın çağrısı
4.2.2018
Sürgündeydik geri dönüyoruz
28.1.2018
Batı cephesinde değişen bir şey yok
21.1.2018
İstanbul, illa ki
7.1.2018
Rengârenk işaretler
24.12.2017
İnsan bitkin bir hayvan değildir
17.12.2017
Tavus kuşunun ayakları
10.12.2017
Nihayet dünyaya konuşan bir sanat buğday
3.12.2017
Mahmutpaşa medeniyeti
26.11.2017
Üstad
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8